Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/968

Karar No

2024/3293

Karar Tarihi

3 Aralık 2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2024/968
KARAR NO:2024/3293
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:09/05/2023
NUMARASI:2021/755 E - 2023/420 K
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali
KARAR TARİHİ:03/12/2024
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin toptan ve perakende elektrik satışı ve tedariki alanında faaliyet gösterdiğini ve davalı/borçluya elektrik tedariki sağladığını, bu tedarik karşılığında davalı adına düzenlenen;(01.03.2021 Tanzim ve 12.03.2021 Vâde Tarihli A Seri ve ... Sıra No lu 3.883,65- TL Bedelli , (01.03.2021 Tanzim ve 12.03.2021 Vâde Tarihli A Seri ve ... Sıra No lu 5.322,50- TL Bedelli , (02.04.2021 Tanzim ve 15.04.2021 Vâde Tarihli A Seri ve ... Sıra No lu 4.033,19- TL Bedelli, (01.04.2021 Tanzim ve 15.04.2021 Vâde Tarihli A Seri ve ... Sıra No lu 5.569,39- TL Bedelli, (03.05.2021 Tanzim ve 17.05.2021 Vâde Tarihli A Seri ve ... Sıra No lu 4.492,32- TL Bedelli , (03.05.2021 Tanzim ve 17.05.2021 Vâde Tarihli A Seri ve ... Sıra No lu 6.568,59- TL Bedelli, (17.05.2021 Tanzim ve 31.05.2021 Vâde Tarihli A Seri ve ... Sıra No lu 4.492,32- TL Bedelli ,Faturaların keşide edilerek davalı/borçluya iletildiğini, müvekkili şirketin davalıdan anılan faturalar nedeniyle faiz dahil 44.646,81 TL tutarında alacaklı olduğunu, dava konusu fatura tu- tarların ödenmesi konusunda davalı ile müteaddit defalar görüşme gerçekleştirilmiş ise de, ödeme yapılmadığından davalı/borçlu aleyhine .... sayılı dosyası üzerinden takibe girişildiğini, davalı/borçlu tarafından takibe, borcun tamamına ve faize haksız ve mesnetsiz olarak itiraz edildiğini beyanla; İtirazın iptali ile takibin devamına, davalı/borçlunun en az %20 icra-inkâr tazminatı ile mahkumiyetine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı/borçluya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının talep ve dava ettiği tüm alacağın zaman aşımına uğradığını davalının müvekkili şirkete elektrik tedarik ettiğini, uyuşmazlık tüketici işleminden kaynaklandığından davanın tüketici mahkemesinde görülmesinin gerektiğini, Davacı şirket tarafından müvekkili şirkete elektrik satışı ve tedariki sağlandığını, sunu- lan hizmetler karşılığında düzenlenen faturaların müvekkili şirket tarafından vade tarihlerinde önce veya vadelerinde ödendiğini, dava dilekçesinde yer verilen faturalardan 3 adedine ilişkin Banka Ödeme dekontlarının mevcut olduğunu ve dilekçe ekinde dosyaya sunduklarını, 01.03.2021 TT. 12.03.2021 VT. 3.883,65 TL Bedelli faturanın 11.03.2021 T de, 02.04.2021 TT. 15.04.2021 VT. 4.033,19 TL Bedelli faturanın 06.04.2021 T de, 03.05.2021 TT. 17.05.2021 VT. 4.492,32 TL Bedelli faturanın 17.05.2021 TL de davacı şirket hesabına gönderildiğini, Müvekkili şirketin davacı şirkete hiçbir borcunun bulunmadığını, ... incelendiğinde davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu tüm faturaların müvekkili şirketin ekstresinde olduk- larının görüleceğini, taraflar arasında devam eden uzun süreli ilişkide davacı şirket tarafından müvek- kili şirkete fazladan yansıtılmış 36.375,27 TL tutarında bedel olduğunun fark edildiğini, müvekkili ile davacının görüşmeleri ve karşılıklı mutabakat ile müvekkilinin işbu iade faturasını keserek davacı şirkete gönderdiğini, davacının iş bu iade faturasına faturanın tebliğinden itibaren 8 gün içinde itiraz etmediğini ve fatura içeriğinin doğru olduğunu kabul etmiş sayıldığını, asıl alacağa faize vs ferilere itirazlarının yerinde olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesi'nce: "1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, Davalının... sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 25.192,51-TL asıl alacak ve 5.133,54-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 30.326,05-TL üzerinden takipte belirtilen faiz cinsinden ve oranında devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya öden- mesine" karar verilmiştir. İstinaf Başvurusu: Hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; 1- 24.03.2023 tarihinde dosyaya vekaletname sunduklarını ve 09.05.2023 tarihli duruş- maya -aynı gün birden fazla mahkemede duruşmalarının bulunması nedeniyle- mazeret dilekçesi sun- duklarını, mesleki mazeretlerinin gerekçesi de belgelendiğini, duruşmanın ileri bir tarihe ertelenmesi gerekirken aynı duruşmada karar verildiğini, müvekkilinin adil yargılanma, cevap ve hukuki dinle- nilme hakkının ihlal edildiğini, 2- Müvekkili ile davacı şirket arasındaki elektrik tedarik sözleşmesinin niteliği gereği süreklilik arz eden bir sözleşme olduğunu, dolayısıyla müvekkili ile davacı şirket arasında belirli bir süreden beri devam eden cari hesap ilişkisinin bulunduğunu, taraflar arasındaki bu cari hesap ilişkisini gösteren banka hesapları, dekontlar, ödemeler, hesap hareketleri gibi unsurların mahkemece dikkate alınmadığını, 3- Bilirkişi tarafından hazırlanan raporda 31.12.2021 tarihi dikkate alınarak taraflar arasındaki cari ilişkiye göre borç-alacak hesabı yapıldığını, ancak bu raporun sadece dava açılmadan önce yapılan ödemeleri ve banka hesap hareketleri esas alınmak suretiyle düzenlendiğini, Her ne kadar davanın açıldığı tarihte müvekkilin davacı şirkete borcu görünüyor olsa da, yargılama devam ederken, davacı ile yapılan görüşme sonucu müvekkili tarafından takip mikta- rının 45.000,00 TL olarak kabul edildiğini, bu kapsamda davacıya 30.05.2022 tarihinde 15.000,00 TL, 30.06.2022 tarihinde 15.000,00 TL ve 29.07.2022 tarihinde de 15.000,00 TL ödeme yapıldığını, 29 Temmuz 2022 itibari ile müvekkilin cari hesaba dayanarak yaptığı fazla ödemeler sonucu davacıdan 8.999,30TL alacaklı olduğu banka hesap hareketleri, dekontlar incelendiğinde rahatlıkla görüldüğünü, Müvekkili şirket merkezi ... Ataşehir adresinde olup ayrıca ... Kadıköy adresinde franchise verdiği işletmesinin bulun- duğunu, her iki işletmenin elektriğinin de davacı şirketten temin edildiğini, müvekkili faturaların ayrı ayrı hesaplanıp gönderilmesini istemiş ise de davacı şirketin bu konuya yeterince önem vermediğini, bilirkişi raporunda da bu hususun göz ardı edilmesine ve raporun hatalı olmasına sebebiyet verdiğini, 4- Davacının dava dilekçesinde ... Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali talep ettiğini ve bu takip dosyasında takip miktarının 44.646,81 TL olduğunu, hal böyle iken davacının ıslah dilekçesi ile anılan miktarı 65.695,31 TL'ye yükselttiğini, mahkemece "DAVANIN KISMEN KABULÜNE, 25.192,51 TL asıl alacak ve 5.133,54TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 30.326,05 TL'nin tahsiline" karar verildiğini, neticede toplam 35.369,26 TL'nin reddine karar verildiğini, mahkemece reddedilen miktar dikkate alınarak müvekkili lehine toplam 2.970,00 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmiş ise de ilk derece mahkemesi tarafından bu miktarın nasıl bulunduğunun anlaşılamadığını, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi dikkate alındığında reddedilen miktar Asliye Mahkemelerince hükmedilecek maktu vekalet ücretinden yüksek olup en azından maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken müvekkili lehine eksik vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, 5- İcra inkar tazminatının amacı borçlu olduğu ve bunu bildiği halde icra müdürlüğü tarafından gönderilen ödeme emrine itiraz edilmesi konusunda borçluları caydırarak mahkemelerin iş yükünü azaltmak olduğunu yargılamanın devam ettiği Temmuz 2022 itibariyle müvekkilinin davacı şirkete borcunun bulunmadığını, hatta davacı şirketten 8.999,30TL alacaklı olduğunu, buna göre mü- vekilinin itirazının haksız olmadığını, ayrıca mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı şirketin alacağının 65.695,31 TL değil 25.192,51 TL olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle icra inkar tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığını, Kaldı ki ilk derece mahkemesi tarafından reddedilen miktar yönünden de kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken bu hususun değerlendirilmediğini beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; 1.Yargılama usulü ile ilgili olarak; HGK'nun 2013/21-1655 Esas- 2014/558 Karar nolu 30.04.2014 tarihli ilamında belirtil- diği üzere; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)’nda iki temel yargılama usulü düzenlenmiştir. Bunlar; yazılı (m.118-186) ve basit (m.316-322) yargılama usulleridir.Davanın açıldığı mahkemeye veya uyuşmazlığın niteliğine göre uygulanacak yargılama usulü farklılık göstermektedir. Örneğin, Asliye Hukuk mahkemelerinde kural olarak yazılı yargılama usulü uygulanırken, Sulh Hukuk Mahkemelerinde basit yargılama usulü uygulanır. 6100 sayılı HMK’nun “Basit Yargılama Usulüne Tabi Dava Ve İşler” başlıklı 316. maddesinin (g) bendi düzenlemesi uyarınca; “Diğer kanunlarda yer alan ve yazılı yargılama usulü dışındaki yargılama usullerinin uygulanacağı belirtilen dava ve işler” basit yargılama usulüne tabidir. Bu aşamada öncelikle belirtilmelidir ki, TTK 'nun 4/2 maddesinde "(Değişik: 28/2/2018- 7101/61 md.) Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muha- kemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri beş yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır." denilmiştir. Dava tarihi olan 04.11.2021 itibariyle de Ticaret Mahkemele- rinde basit usul/ve tek hakimle görülme sınırı 500.000,00 TL 'dir. Dava dilekçesinde belirtilen ve ıslah ile artırılan dava değeri bu sınırın altında kalmakla davanın basit usule tabi olduğu tartışmasızdır. 6100 sayılı Kanun’da yazılı yargılama usulü ayrıntılı olarak düzenlenmiş, basit yargılama usulü ise temel özellikleri ve farklı noktalarıyla belirtilmiş, hüküm bulunmayan hallerde yazılı yargılama usulüne ilişkin hükümlerin uygulanacağı ifade edilmiştir (m. 322/1). Basit yargılama usulü, daha çabuk sonuçlandırılması gereken, daha kısa bir incelemeye ihtiyaç duyan ve daha kolay bir inceleme ile sonuçlandırılabilecek dava ve işler için kabul edilmiş daha basit, daha seri bir yargılama usulüdür. Basit yargılama usulünde, dava ve davaya cevap verilmesi yazılı yargılama usulünde olduğu gibi dilekçe ile olur (m. 317/1). Ancak dava ve cevap dilekçeleri, yönetmelikte belirlenecek formun doldurul- ması suretiyle de verilebilir (m.317/4). Burada amaç, basit işlerde avukat tutamayanlara kolaylık ve böyle bir durumda dahi dava ve cevap dilekçelerinin bir düzen içinde mahkemeye verilmesini sağlamak, ayrıca hak kayıplarının önüne geçmektir. Basit yargılama usulünde cevap süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki hafta- dır. Ancak, mahkeme duruma göre, bu sürede cevap dilekçesi verilmesi zor ise, bu süre içinde başvurulmak kaydıyla bir defaya mahsus olarak ve iki haftayı geçmeyecek ek bir süre verebilir (m. 317/2). 6100 sayılı HMK'nun 317. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, basit yargılama usulünde, dava ve cevap dilekçesi dışında cevaba cevap (replik) ve ikinci cevap (düplik) dilekçesi verilemez. Bu çerçevede, taraf- lar dilekçeleriyle birlikte, tüm delillerini açıkça ve hangi vakıanın delili olduğunu da belirterek bildirmek, elle- rinde bulunan delillerini dilekçelerine eklemek ve başka yerlerden getirtilecek belge ve dosyalar için de, bunların bulunabilmesini sağlayacak bilgilere dilekçelerinde yer vermek zorundadırlar.Dilekçe sayısı, bu usul- de görülecek işlerin basit olması ve kısa sürede karara bağlanmasını sağlamak amacıyla sınırlandırıldığından, birer defa dilekçe vermek durumunda olan tarafların daha dikkatli davranmaları gerekmektedir.Basit yargılama usulünde iddia ve savunmanın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağı, yazılı yargılama usulünden farklı olarak dava açılmasıyla ve cevap dilekçesinin mahkemeye verilmesiyle başlar (m. 319). 6100 sayılı HMK’nun basit yargılama usulünde “Ön İnceleme ve Tahkikat” başlıklı 320. Mad- desi uyarınca; “Mahkeme, mümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verir. Daha önce karar verilemeyen hâllerde mahkeme, ilk duruşmada dava şartları ve ilk itirazlarla hak düşürücü süre ve zamanaşımı hakkında tarafları dinler; daha sonra tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları tek tek tespit eder.”Görüldüğü üzere basit yargılama usulünde, yazılı yargılama usulünden farklı olarak ön ince- leme ve tahkikat işlemleri de basitleştirilmiştir. Bu kapsamda eğer, dosya üzerinden karar verilmesi mümkünse (örneğin, geçici hukuki korumalarda), taraflar duruşmaya çağrılmadan sadece dilekçe ve delilleri dikkate alınarak karar verilebilir. Buna göre; HMK’nun 320. maddesinin açık düzenlemesi karşısında mahkeme, basit yargılama usulüne tabi dava ve işlerde, dava şartları yoksa davayı usulden reddedilebilir; ilk itirazlar hakkında karar verilebilir ya da dilekçelere eklenen deliller yeterli görülürse davanın esası hakkında karar da verilebilir. Dilekçeler aşamasının tamamlanmasından sonra, tarafların dilekçelerine ekledikleri ya da ilgili yerlerden getirtilmesini istedikleri delillerin toplanması ile mahkemece tarafların iddia ve savunmaları ile delilleri incelenmiş olacaktır. Bu nedenle ön inceleme duruşması yapılmadan dosya üzerinden, mevcut deliller ile dava şartları ve ilk itirazlardan başka, davanın esası hakkında da karar verilmesi mümkündür. Bu şekilde dosya üzerinden karar verildiğinde, taraflara dava ve cevap dilekçesinin tebliği ile bu dilekçelerinde bildirdikleri deliller toplanmış olacağından, hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğinden de söz edilemeyecektir. Yukarıda açıklandığı üzere, dosya üzerinden karar verilemiyorsa, bu durumda mahkeme ön inceleme yapar. Burada da, mahkeme dava şartları ve ilk itirazların varlığını inceleyerek, hak düşürücü süreler ve zamanaşımı süreleri hakkında tarafları dinler. Bundan sonra hakim, tarafların iddia ve savunmaları çerçe- vesinde, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları tek tek tespit ederek, tarafları sulhe teşvik eder.Tarafların sulh olup olmadıkları; sulh olmamışlarsa anlaşamadıkları hususların nelerden ibaret olduğu tutanağa yazılır ve tutanak hazır bulunanlarca imzalanır. Tahkikat bu tutanağa göre yürütülür (m. 320/2). Yukarıda belirtilen ön incelemeden sonra mahkeme, tarafların dinlenmesi, delillerin ince- lenmesi ve tahkikatın yürütülmesi için en fazla iki duruşmada yargılamayı tamamlamak zorundadır ve duruşmaların arası da en fazla bir ay olmalıdır (m. 320/3-c.1). Basit yargılama usulünde tahkikat tamamlandıktan sonra, yazılı yargılama usulünde olduğu gibi sözlü yargılama için ayrı bir kesit öngörülmemiştir; bunun için ayrıca süre verilmez. Hakim tahkikatın tamamlandığı duruşmada, tarafların son beyanlarını alır ve yargılamanın sona erdiğini belirterek hükmünü tefhim eder (m. 321/1). Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 26.03.2014 gün ve 2013/10-777 E. 2014/396 K. ile 26.06.2013 gün ve 2013/18-18 E. 2013/891 K. sayılı kararlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir. Somut uyuşmazlığın incelenmesinde; davanın basit usule tabi olup davalı tarafa dava dilekçesinin tebliğ edildiği, cevap dilekçesinin ve delillerin sunulduğu, bilirkişi raporunun da tebliğ edildiği, taraflara beyan ve itiraz imkanı verildiği, tahkikatın tamamlandığı anlaşılmakla duruşmanın bitirilerek hükmün açıklanmasında isabetsizlik görülmemiştir. 2-Dosya içeriğine göre taraflar arasında elektrik aboneliğine ilişkin akdi ilişki bulun- duğu tartışmasızdır. Davacı bu sözleşme gereğince davalı tarafça sarf olunan elektrik bedeline ilişkin dava konusu faturaların ödenmediğinden bahisle davalı aleyhine .... sayılı dosyası üzerinden takibe girişmiş, toplam 46.323,99 TL alacağın tahsilini talep etmiş, borçlunun itirazı nedeniyle takip durduğundan itirazın iptali talebiyle eldeki davayı açmıştır.Bilahare davacı vekili yargılama sırasında mahkemece SMMM bilirkişiden aldırılan 10.02.2023 tarihli rapora istinaden 07.03.2024 tarihli "ıslah" dilekçesini ibraz ederek itirazın iptali olarak açılan davasını alacağın tahsiline çevirmiş ve dava değerini 65.695,31 TL'ye yükselterek neti- cede dava dilekçesinde belirtilen 44.646,81 TL'nin dava tarihi olan 04.11.2021 tarihinden , ıslah tutarı olan 21.048,50 TL'nin ise ıslah tarihi olan 07.03.2023'ten itibaren işleyecek %5 akdî faizi ile davalıdan TAHSİLİNE karar verilmesini istemiş, ıslah harcını yatırmıştır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 176 ve devamı maddelerinde ıslah müessesi düzen- lenmiş olup, davanın tamamen ıslahı da mümkündür. O halde mahkemece, anılan yasal düzenlemeler dikkate alınarak gerekli usuli işlemlerin yapılması gerekirken ıslah beyanı hiç değerlendirilmeden hüküm kurulmuş olması, HMK 26. ve 297 maddesine aykırıdır. (Yargıtay 3. HD'nin 2023/1219 E. 2023/3600 K. Nolu 07.12.2023 tarihli ilamı) Hal böyle olunca, dava tarihi itibariyle davacının tahsili gereken alacağının tespiti, yargılama sırasında yapılmış ödeme varsa bu ödemeler ile borcun tamamen sona erip ermediğinin değerlendirilmesi, kısmi ödemelerin ise TBK'nun kısmi ödemede mahsup ile ilgili 100. Maddesinde yer alan; "Borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir. Aksine anlaşma yapılamaz. Alacaklı, alacağın bir kısmı için kefalet, rehin veya başka bir güvence almış ise, borçlu kısmen yaptığı ödemeyi, güvence altına alınan veya güvencesi daha iyi olan kısma mahsup etme hakkına sahip değildir." hükmü doğrultusunda ela alınması, hasıl olacak sonuç dairesinde karar tesisi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırıdır.Açıklanan nedenlerle, davalının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK 353/1-a-4-6 md gereğince tespit edilen eksiklikler yeniden yargılama gerektirdiğinden dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf talebinin kabulü ile HMK 353/1-a-4-6 maddesi gereğince kaldırılması ile yeniden yargılama yapılmasını temin için dosyasının ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine, Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf eden taraflara isteği halinde iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa istinaf edenlere ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi 03/12/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim