Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/821

Karar No

2025/130

Karar Tarihi

21 Ocak 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/821
KARAR NO: 2025/130
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 24/01/2024
NUMARASI: 2022/626 E - 2024/88 K
DAVANIN KONUSU: Tazminat -İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 21/01/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl dava yönünden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait tekstil atölyesinde 04/02/2022 tarihinde davalıların sorumluluğunda bulunan elektrik tesisatından kaynaklı çıkan yangın nedeniyle müvekkiline ait makine ve sair malzemenin yandığını, ayrıca yangın nedeniyle gelir kaybı olarak toplam 15.884.782-TL zararların oluştuğunu, iş bu zararın olay tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalılardan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... AŞ vekili dosyaya sunmuş olduğu cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin satış şirketi olduğunu, dağıtım haklarından sorumlu olmadığını, bu nedenlerle yangın olayıyla müvekkili şirketin ilgisi bulunmadığından müvekkili şirket yönünden davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın, müvekkili şirketin adresi itibariyle bakmaya yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemesi olduğunu, bu nedenlerle yetkisizlik kararı verilmesini, esas yönünden de hasarın dağıtım şebekesinden kaynaklandığının tespit edilmesi gerektiğini, kendilerine göre hasarın davacıya ait elektrik iç tesisatından kaynaklandığını, oluşan zarardan müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, bu nedenlerle yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dava; davacı vekili Bakırköy 7.ATM'ye sunmuş olduğu 30/12/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketine sigortalı iş yerinde meydana gelen yangın nedeniyle binada hasar meydana geldiğini, sigorta poliçe kapsamında oluşan zarar nedeniyle sigortalıya ödeme yaptıklarını, yapılan ödemenin tahsili amacıyla davalı aleyhine yapılan icra takibine davalı tarafın haklı bir neden olmaksızın itiraz ettiğini, bu nedenlerle davalının haksız itirazının iptali ile %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen dava yönünden ... vekili dosyaya sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; "1-Mahkememiz dosyası ile birleşen Bakırköy 7.ATM 2022/1194 esas 2023/1301 karar sayılı dosyanın tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesine, 2-Asıl dava yönünden; a)Davacı tarafından davalı ... AŞ aleyhine açılan davanın PASİF HUSUMET NEDENİYLE REDDİNE, b)Davacı tarafından davalı ... aleyhine açılan davanın KISMEN KABULÜNE, 15.279.449-TL'nin olay tarihi olan 04/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte iş bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, c)25/01/2023 tarihli ara karar ile hükmedilen 1.000.000-TL geçici ödemenin TBK 76/2 md gereğince infaz aşamasında hükmedilen tazminattan mahsubuna" şeklinde karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararı, davalı ... vekili istinaf etmiştir. Davalı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; davanın kısmen kabulüne ve birleşen davanın ayrılmasına dair kararının usul ve hukuka aykırı olduğu, mahkemece bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiği, dava dosyasında birbiri ile çelişik iki adet heyet raporu bulunduğu, bunlardan ilkinin ... ve 3 arkadaşından oluşan heyet tarafından verilen rapor olup bu heyet arasında yangının çıkış sebebi ve kusur oranlarına ilişkin görüş birliği oluşmamış, 3 bilirkişi yangının müvekkil şirket kaynaklı ve kusurlarının % 100 olduğunu belirtirken, 4. bilirkişi yangının davacı kaynaklı olduğunu ve müvekkili şirketin %30 kusurlu olduğunu belirttiği, heyet tarafından alınan ek raporda da aynı görüşlerin tekrarlandığı, bu kez mahkemece ... ve 2 arkadaşından oluşan 3 kişilik heyetten rapor alınmış ve bu raporda müvekkil şirkete % 100 kusur atfedildiği, ayrık bilirkişi raporunda yangının davacı yan çıkışlı ve davacının % 70 kusurlu olduğu (kabul anlamına gelmemek kaydı ile) teknik yönleri ile ve ayrıntılı olarak açıklanmasına rağmen bu görüşe neden itibar edilmediğinin de iş bu raporda açıklanamadığı, mahkemece birbiri ile son derece çelişkili iki heyet raporuna göre ve bunlardan birinin diğerine neden üstün kılındığı belirtilmeden müvekkilini %100 kusurlu bulan rapora göre karar verilmiş olduğu, somut olayda yangının çıkış yeri, sebebi ve müvekkili şirket kaynaklı olduğu usulünce belirlenemediği halde zararın tümünden müvekkilinin sorumluluğu yoluna gidilmesinin hatalı olduğu,hükme esas alınan rapor ile yangının bina dışında müvekkil ...’a ait yer altı kablolarında elektriksel teknik arıza ile başlayıp davacı işyerine sirayet ettiği yönünde görüş belirtilmiş ise de; 14.10.2022 tarihli İtfaiye Yangın Raporunda, yangının başlangıç yeri ve nedeninin davacı yan elektrik iç tesisatı olduğu belirtilmiş ve ihtilaf konusu olay bakımından davacı yanın kusurlu ve sorumlu olacağı açıkça ortaya konulmuş olduğu,ayrıca davacı tarafından yaptırılan delil tespiti bilirkişi raporunda yangının başlangıç yerinin, havalandırma fanlarının bulunduğu alan olduğunun bildirilmesi ve ''...Yangının başlangıç noktasının iş yerinin (bodrum kata inen merdivenlere göre sağ taraftaki) havalandırma fanlarının bulunduğu bölge olduğu'' şeklindeki belirleme de İtfaiye raporundaki görüşleri doğrular nitelikte olup hükme esas alınan bilirkişi raporunu çürüttüğü,dava konusu yangın davacı yan işletmesi kaynaklı olduğu gibi aksinin kabulü halinde dahi yangının çıkmasında davacı yanın da kusurlu olduğu, zararın doğumu kadar artmasına da etki eden davacı yan kusuru ve davacının azaltma külfetini yeri getirmediği hususu da yerel mahkemece nazara alınmadığı, delil tespiti kök ve ek raporlarında, yangını fark eden iş yeri çalışanlarının, portatif yangın söndürücülerle yangına müdahale etmelerine rağmen, başarısız oldukları belirtilmişse de yangın türü itibari ile portatif yangın söndürücü ile müdahalenin yerinde olmadığı, bu bakımdan yangına yeterli şekilde ve usulünce müdahale etmeyen davacının yangının ve yangın dolayısıyla meydan gelen zararın artmasında etkisinin de olduğunun açık olduğu, mahkemece hüküm altına alınan tazminata yönelik olarak davacı tarafça ispat yükü yerine getirilmediği gibi tazminata yönelik itirazlarımız karşılanmadan karar verildiği, zarar kalemlerine yönelik olarak tarafımızdan ayrıntılı itirazda bulunulmuş ise de, ne bilirkişi raporlarında ne de sayın mahkemece bu itirazlar incelenmemiş ve davacının dava konusu ettiği tazminat peşinen doğru kabul edildiği, bu bağlamda dosya içinde zarar hesabı yapılan tek raporun 02.10.202023 tarihli heyet raporu olup bu rapora ayrıntılı olarak itiraz etmelerine rağmen daha sonra alınan ve hükme dayanak yapılan 20.11.2023 tarihli raporda tazminat hesabına ilişkin inceleme yapılmamış ve tazminata yönelik itirazlarının karşılanmadığı,dava konusu edilen 12 adet makinenin kullanılamaz hale gelmesi nedeniyle leasing bedeli karşılığı 2.786.982,46 TL davacı zararı olduğu kabul ile hüküm altına alındığı, bu makinalar için davacı yanın ödemiş olduğu finansal kiralama bedelini sigortadan aldığı bedeli indirmek suretiyle zarar olarak istediğini, hükme esas alınan raporda da bilirkişi tarafından davacının anılan makinalar için ödediği döviz cinsinden finansal kira bedelinin dava tarihindeki Türk Lirası karşılığının 2.786.982,46 TL olduğu belirlenmiş ve mahkemenin bu bedele hükmetmiş olduğu, oysa davacı tarafın bu makinelerin yangın sırasında işyerinde bulunduğunu ispat yükü olup,bunun yerine getirilmediği, ayrıca bu makineler 2007-2008 yıllarında alınmış olup yaklaşık 10 yılı aşın süredir kullanıldıkları ve hatta ekonomik ömürlerini tamamladıkları açık iken, bunlara ödenen bedellerin tümü kadar davacının zarara uğradığının kabulünün hatalı olduğu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile bu makinaların ekonomik ömürlerini tamamlayıp tamamlamadıklarının belirlenmesi ve olay tarihi itibarıyla ikinci el fiyatlarının belirlenmesi gerekirken bunun yapılmadığını,ayrıca döviz üzerinden makine bedeli istenemeyeceği gibi zararın olay tarihi yerine dava tarihindeki kurdan hesaplanması ve bu bedele bir de geriye dönüp olay tarihinden faize hükmolunmasının da hatalı olduğu, öte yandan kullanılamayacağı söylenen makinelerin hurda olarak satılması mümkün olup, delil tespiti raporu ile de bu husus belirlenmesine rağmen hesaplamada hurda bedellerinin indirilmemesinin de doğru olmadığı, kullanılmaz hale gelen demirbaş ve diğer eşyalar için hüküm altına alınan 157.450,00 TL'nin neye göre belirlendiğinin belli olmadığı gibi bunların hurda olarak satılması veya başka bir şekilde değerlendirilmesi mümkün olup, bu nedenle elde edilecek bedellerin zarar miktarından indirilmesi gerekirken indirilmediği, bu kalem zarar hesabında KDV’nin de hesaba dahil edilmesinin de hatalı olduğu,yanan iplik, yarı mamul ve mamul ürün zararı davacı yanca usulünce ispatlanamadığı halde hüküm altına alındığı, dayanak bilirkişi raporunda davacı yanın kebir defteri bulunmamakta ve karşılaştırması yapılamamakla ticari kayıt ve defterlerinin kendi lehine delil olması söz konusu olmadığı gibi ayrıca gerek davacı yan defter ve kayıtları, gerek bu miktar malzemenin anılan alanda depolanmasının mümkün olup olmadığı belirlenmeden hesap yapılmasının kabul edilemeyeceği,davacının kendi lehine delil olması imkansız ticari defter ve kayıtlarına göre 287.278,99 TL kâr kaybı zararı olduğunun kabulü ile verilen kararın kabul edilemez olduğu,hükme dayanak bilirkişi raporunda davacının 6 aylık dönem için kâr kaybı hesabı yapılmışsa da bu husus gerekçelendirilmeden ve itirazları da karşılanmadan karar verildiği, mahkemenin itirazlarına rağmen mükerrer olarak hüküm altına aldığı zarar kalemi elektrik tesisatı zararı olup ,bu kalem için 376.384,60 TL’nin tahsiline karar verildiği, ancak davacı yan kiracı olup bu kalem zararı isteme hakkına ve aktif dava ehliyetine sahip olmadığı, kabul anlamına gelmemek kaydı ile, elektrik tesisatı gibi imalatlar sonradan sökülüp götürülebilecek imalatlar olmadığından zaten işyerinde kalacak olup, davacının bunlara yönelik bedel talebinin yersiz olduğu, davacının kiraladığı binanın sahiplerinin elektrik tesisatı zararını sigorta şirketlerinden aldıkları ve sigorta şirketlerince müvekkili şirket aleyhine Bakırköy 8. ATM 2022/1194 E. ile Bakırköy 3. ATM 2023/874 E. sayılı dosyalar ile rücu davası açılmış olduğu, bu husus yerel mahkemeye bildirilmiş ise de inceleme yapılmadığı,zarar hesapları dava tarihindeki kurdan yapıldığı halde bu bedellere olay tarihinden itibaren faize hükmolunmasının hatalı olduğu gibi faizin türü ve başlangıcının da yanlış belirlendiği, mahkemece geçici ödemeye ve geçici ödemenin mahsubuna dair verilen yasal mevzuata aykırı olduğu, geçici ödemenin yerel mahkemece faiziyle birlikte belirlenen tazminattan indirilmesi suretiyle bakiye miktarın hüküm altına alınması gerekirken, yanlış değerlendirme ile faizin göz ardı edilmesi ve geçici ödemenin mahsubunun infaz aşamasına bırakılmasının da doğru olmadığı, bu sebeplerle kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir. HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava ,tazminat talebine ilişkindir. Birleşen davanın tefrikine ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesinde; Mahkemece ,hükümle birlikte , dosyası ile birleşen Bakırköy 7.ATM 2022/1194 esas 2023/1301 karar sayılı dosyanın TEFRİKİ ile ayrı bir esasa kaydedilmesine ,şeklinde karar verilmiştir. Birleşen davanın dava dilekçesinde davacı ... SİGORTA A.Ş vekili özetle; müvekkili sigorta şirketine sigortalı iş yerinde meydana gelen yangın nedeniyle binada hasar meydana geldiğini, sigorta poliçe kapsamında oluşan zarar nedeniyle sigortalıya ödeme yaptıklarını, yapılan ödemenin tahsili amacıyla davalı aleyhine yapılan icra takibine davalı tarafın haklı bir neden olmaksızın itiraz ettiğini, bu nedenlerle davalının haksız itirazının iptali ile %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. HMK'nın 167. maddesine göre,yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak üzere, mahkemenin birlikte açılmış veya sonradan birleştirilmiş davaların ayrılmasına davanın her aşamasında talep üzerine veya kendiliğinden karar verebileceği düzenlenmiştir.Davalar arasında bağlantı olduğu, biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği durumlarda usul ekonomisi ve daha isabetli bir karar verilmesi açısından, davanın tefriki usule aykırı olacaktır. Somut olayda ,her iki dava arasında bu şekilde sıkı bir bağlantı bulunmadığı ,her iki davanın müstakilen yürütebileceği dikkate alındığında bu yöne ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Diğer istinaf sebeplerinin incelenmesiyle; Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; Davacı ... İnşaat Otomotiv Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından kiracı konumunda kullanılan ... Mah. ... Cad. ... Merkezi No:... sayılı adreste işyerinde 04.02.2022 tarihinde yangın meydana geldiği, işyeri dahilinde bulunan demirbaş makine ve ekipmanlarında, hammadde, mamul ve yarı mamul ürünleri ile işyerinin elektrik tesisatı ve aydınlatma armatürlerinde ağır hasar meydana geldiği anlaşılmaktadır. İtfaiye Yangın Raporunda dava konusu yangının müvekkil şirkete ait aspiratör motorlarının etrafında birikmiş olan tektsil tozlarının aspiratörün elektrik aksamından çıkan bir kıvılcım ya da motorun aşırı ısınmasından dolayı tutuşarak yanmanın başladığına dair tesbit yapıldığı görülmüştür. Davacı tarafından dava açılmadan önce Bakırköy 12.SHM 2022/19 D.İŞ sayılı dosyasında yaptırmış olduğu tespit ve bilirkişi heyeti Yangın Uzmanı ..., Makine Mühendisi ..., Mali Müşavir ..., Tekstil Mühendisi ... İnşaat Yüksek Mühendisi ..., Elektrik Yüksek Mühendisi ... tarafından hazırlanan 22.04.2022 tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda özetle; “ Yangın anında iş yerinde bulunmakta olan 62 adet örgü makinesinin, iplik, ham madde ve muhtelif ekipmanların olduğu, iş yerinde bulunmakta olan 62 adet örgü makinesinden leasing ile alımı yapılmış olan 12 adet makinenin kullanılamaz şekilde yanmış olduğu ve pert olduğu, bahsi geçen 12 adet makinenin leasing alım bedelinin 312.090,00 Euro ve hurda değerinin 55.000 TL. olduğu, iş yerinde bulunmakta olan 62 adet örgü makinesinden 50 adet örgü makinesinin revizyon ve tamiratlar ile tekrar kullanılabileceği yapılan araştırmalar neticesinde revizyon bedellerinin toplamının KDV Dahil 6.936.595,04 TL bedel olacağı, iş yerinde yangın anında bulunmakta olan ve kullanılamaz olan diğer malzeme ve ekipmanların ikinci el piyasa değerlerinin KDV Dahil 157.450 TL. bedel olacağı, yangından kaynaklı iş yerinde meydana gelen inşaai hasarların toplam bedelinin KDV Dahil 623.747 TL. olacağı, yangından kaynaklı iplik, yarı mamul ve mamul ürün hasarının fili tespitle yapılmasının mümkün olmadığı taraf beyanından hareketle yapılması durumunda 3.806.100,00-TL olarak hesap edilebileceği, Yangından kaynaklı iş yerinde meydana gelen elektrik hasarların toplam bedelinin KDV Dahil 376.384,600 TL. olacağı, yangından kaynaklı hasarlar sonucunda makina ve diğer tamir-tadilat gerektiren işler nedeniyle işyerinin yeniden faaliyete geçmesi için gerekli olan 6 ay sure için firmanın bir önceki yılla aynı üretimi yaptığı varsayımıyla 481.319, 16.-TL vergi öncesi gelir kaybı olacağı, dosya konusu yangın olayının başlamasının asıl sebebinin ...'a ait olan ve iş merkezini besleyen metal zırhlı yer altı kablosundaki elektriksel yanma olduğu, bu nedenle de yangının başlamasında ve hasar oluşmasında ...'ın asli sorumlu ve kusurlu olduğu, diğer taraftan iş yerindeki hasarın ve zararın artmasına iş yeri çalışanlarının yangını itfaiyeye geç haber vermesinin sebep olduğu, bu nedenle de iş yeri çalışanlarının da iş yerinde yangın nedeniyle oluşan hasarın, buna bağlı olarak da oluşan maddi zararın artmasında tali kusurlu olduğu görüş, sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır" şeklinde görüş bildirilmiştir. Mahkemece yargılamada bilirkişi heyet raporları alınmıştır. İtfaiyecilik ve Yangın Güvenliği Uzmanı bilirkişi ..., Makine Mühendisi ... ve Mali Müşavir ... tarafından düzenlenen 07/07/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda: dava konusu yangının çıkış sebebinin ... Merkezinin giriş kapısı önünde, yerin altında iş merkezini besleyen ...'a ait elektrik enerjisi bulunan kablolarda bilinmeyen sebepten herhangi bir teknik arızaya bağlı meydana gelen kısa devre (elektriksel kontak) neticesinde kablo izolelerinin yanmasından kaynaklandığı, dava konusu yangın olayının meydana gelmesinde davalı ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu ve yangın sebebiyle davacı şirkete atfı kabil bir kusur bulunmadığı görüşü bildirilmiştir. Bilirkişi heyetinde yer alan Elektrik Mühendisi Bilirkişi ... tarafından 10/07/2023 tarihli ayrık görüşlü rapor düzenlenmiş,sözkonusu raporda ; yangın olayına ilişkin itfaiye raporu içeriğinin dikkate alındığı , "resmi bir kurum olan itfaiye müdürlüğünün yangın konusunda ülkemizin en uzman kurumu olduğunu" beyanla , yangın sebebiyle davalı ... %30, davacı şirketin ise %70 oranında kusurlu olduğu görüşü bildirilmiştir. Bilirkişi heyeti 02/10/2023 tarihli ek raporda; "Meydana gelen yangının, bina dışında, kofra öncesi, davalı kurum ...’a ait yer altı elektrik kablolarında elektriksel nedene bağlı bir arıza (kablo bağlantılarında hata, gevşeklik, kablolarda ezilme-yıpranma sonucu oluşan deformasyon sonucu ark, kısa devre vb…) sonucu oluştuğu ve bina içerisine doğru gelişerek büyüdüğü, yangının meydana gelmesinde davalı ...'ın %100 kusurlu olduğunu, davalı ... AŞ'ye kusur izafe edilemeyeceğini, davacının da yangının çıkmasında herhangi bir kusuru bulunmadığını, davacı tarafın çıkan yangın nedeniyle talep edebileceği maddi hasara dayalı tazminatın gelir kaybı ile birlikte toplam 15.279.449-TL olduğu görüşü bildirilmiştir.(ayrık görüş yönünden ayrı rapor düzenlenmiştir) Mahkemece ,kusur yönünden raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla dosya akademisyenlerden oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 20/11/2023 tarihli raporlarında yangın olayının meydana gelmesinde ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu, diğer davalı ... AŞ ile davacıya herhangi bir kusur izafe edilemeyeceğini kanaat olarak bildirmiştir. Mahkemece ,olayın çıkış sebebi ve kusur durumları yönünden yapılan inceleme ve bu hususta uzlaştırıcı rapor da alındığı gözetildiğinde,bu yöne ilişkin davalı tarafın istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Davacı şirketin kazanç kaybı ile ilgili olarak,sunulan ticari defter ve belgeleri incelenmek suretiyle bu yönden zarar hesaplaması yapılmıştır. Dava konusu edilen 12 adet makinenin kullanılamaz hale gelmesi nedeniyle leasing bedeli karşılığı 2.786.982,46 TL davacı zararı olduğu kabul ile hüküm altına alınmış olup, bu makinalar için davacı yanın ödemiş olduğu finansal kiralama bedelini sigortadan aldığı bedeli indirmek suretiyle zarar olarak istemiştir. Bilirkişi tarafından davacının anılan makinalar için ödediği döviz cinsinden finansal kira bedelinin dava tarihindeki Türki Lirası karşılığının 2.786.982,46 TL olduğu belirlenmiş ve mahkeme bu bedele hükmetmiştir.Bu makinelerin olay tarihinde işyerinde bulunduğu tesbit raporu ile anlaşıldığından bu yöne ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Yangında zarar gören iplik, yarı mamul ve mamul ürün zararına ilişkin olarak,dosyaya sunulan delillere göre hesaplama ve tesbit yapıldığından bu husustaki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Elektrik tesisatı gibi imalatlar sonradan sökülüp götürülebilecek imalatlar olmadığından zaten işyerinde kalacak olup, davacının bunlara yönelik bedel talebinin yersiz olduğu, davacının kiraladığı binanın sahiplerinin elektrik tesisatı zararını sigorta şirketinden aldığına ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesiyle ,bilirkişi kurulunca işyerinin tekrar kullanılması için revizyon gerektiği,bu hususta yapılan masrafın hesaplandığı,bina maliki tanık olarak verdiği ifadesinde bu hususta kendisine ödeme yapılmadığını beyan ettiği, kiracının yaptığı ek tadilatlar bulunduğunu beyan ettiği gözetildiğinde bu yöne ilişkin istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir. Geçici ödeme ile ilgili olarak; TBK'nun 76. Maddesinde "Zarar gören, iddiasının haklılığını gösteren inandırıcı kanıtlar sunduğu ve ekonomik durumu da gerektirdiği takdirde hâkim, istem üzerine davalının zarar görene geçici ödeme yapmasına karar verebilir. Davalının yaptığı geçici ödemeler, hükmedilen taz minata mahsup edilir; tazminata hükmedilmezse hâkim, davacının aldığı geçici ödemeleri, yasal faizi ile birlikte geri vermesine karar verir." denilmiştir. Bu düzenlemeye göre ; yargılamayı yapan hakim karar öncesinde ön ödemenin mahsu- bunu yaptıktan sonra hüküm kurmayacak, hükümde tazminatı belirtmekle yetinecek ,ara kararına atıfla verdiği ön ödemelerin mahsubunun yapılacağına işaret edecektir. (Gökhan Antalya- 6098 sayılı TBK 76. Md düzenlemesi- geçici ödeme) Dosya kapsamından; mahkemenin tarihli ara kararı ile 1.000.000,00 TL, geçici ödeme yapıldığı ve bu ödeme yönünden " 25/01/2023 tarihli ara karar ile hükmedilen 1.000.000-TL geçici ödemenin TBK 76/2 md gereğince infaz aşamasında hükmedilen tazminattan mahsubuna " şeklinde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.Netice itibariyle ;TBK'nun 76. Maddesi hükmüne göre; tazminatın denkleştirilmesi aşa masında davalı tarafça yapılan geçici tazminat ödemelerinin de güncelleneceği gibi bir sonucuna varılmadığından bu hususta ileri sürülen istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak,Mahkemece sözkonusu makinelerin ekonomik ömürlerini tamamlayıp tamamlamadıklarının belirlenmesi ve olay tarihi itibarıyla ikinci el fiyatlarının belirlenmesi yapılmamıştır. Yine ; bilirkişi raporları ile , kullanılmaz hale gelen demirbaş ve diğer eşyalar yönünden bunların hurda olarak satılması veya başka bir şekilde değerlendirilmesi halinde ,bu nedenle elde edilecek bedellerin zarar miktarından indirilmesi gerekirken bu yönde bir inceleme yapılmamıştır. Yukarıda açıklanan ve tesbit edilen eksik hususlar yargılama yapılmasını gerektirdiğinden , davalı ...'ın istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalı ...'ın istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine, Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.21/01/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim