Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/512

Karar No

2024/3375

Karar Tarihi

10 Aralık 2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2024/512
KARAR NO:2024/3375
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:12/12/2023
NUMARASI:2022/785 E - 2023/1048 K
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali
KARAR TARİHİ:10/12/2024
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin ,müvekkilinin ... numaralı müşterisi olarak, ... Çankaya/Ankara adresindeki ... sözleşme hesap numaralı ve ... tesisat numaralı aboneliğinde elektrik enerjisi kullanımı yaptığını, bu elektrik enerjisi kullanımı neticesinde tahakkuk eden faturalara konu borcun ödenmediğini, ... A.Ş. ile müvekkili ... A.Ş. arasında akdedilen 01.03.2017 devir tarihli Alacakların Temliki Sözleşmesi uyarınca; ... A.Ş.'nin alacaklısı olduğunu, alacakların temliki sözleşmesinin ekindeki listede davalı şirketten olan 37.709,43 TL tutarındaki fatura alacaklarının da davacı müvekkili ... A.Ş'ye devredildiğinin görüldüğünü, alacağın devrinden sonra ilgili fatura borçlarının ödenmemesi üzerine davalı aleyhine ... sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı tarafın abonelik uyarınca yaptığı kullanımdan kaynaklanan 20.04.2016, 20.03.2013, 20.05.2013, 18.07.2013, 24.10.2013, 20.02.2013, 22.08.2013, 22.04.2013 ve 20.06.2013 tarihli faturalara konu borcun ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını, faturalarda da görüleceği üzere davalı adına olan abonelikte yapılan elektrik kullanımından kaynaklanan bir borç bulunduğunu, davalı tarafın, arabuluculuk görüşmelerine katılmadığı ve süreç görüşme yapılamadan anlaşamama ile sonuçlandığını, e-imzalı fazlaya ilişkin talep ve dava haklar saklı kalmak kaydıyla; asıl alacak, gecikme faizleri, KDV ve takip sonrasında işleyecek faizi ile birlikte davalarının kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamına, takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmiş olan davalıya , alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı tarafın, davacı firmanın, müvekkil firmaya ait olduğunu iddia ettiği borcun dayanağını ve müvekkilin taraf olduğu iddia ettiği abonelik sözleşmesini dosyaya sunmadığını, müvekkil firmaya ait olduğu iddia edilen borcun dayanağı temlik sözleşmesi olmadığını, müvekkil firmanın, davacı tarafa bir borcu olmadığını, takip konusu yapılan abonelik sözleşmesinin müvekkil firmaya ait olduğu iddiasının ispata muhtaç olduğunu, varsa bu abonelik sözleşmesinin dosyaya sunulmasından sonra beyanda bulunma haklarını saklı tuttuklarını, dava şartı olan arabuluculuk başvurusu ve süreci ile ilgili müvekkil firmanın hiçbir şekilde bilgisi ve haberi olmadığını, müvekkili firmanın ... adresine de bu dosya ile ilgili olarak başlatıldığı iddia edilen arabuluculuk ile ilgili davet mektubunun da gelmediğini, davanın reddine ve takibin iptaline, haksız ve kötüniyetli açılan dava nedeniyle, davacının % 20 'den aşağı olmamak üzere icra tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesi talep edilmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonunda ;Davacının davasının kısmen kabulü ile; ... takip sayılı icra dosyasına davalının 17.348,50 TL asıl alacak, 13.439,38 TL işlemiş faizi ile 2.419,08 TL KDV toplamı 33.206,96 TL yönünden yaptığı itirazın iptaline; takibin 33.206,96 TL alacak üzerinden aynı koşullarla aynen devamına, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine,Kabul edilen alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı, davalı vekili istinaf etmiştir. Davalı vekilince verilen istinaf dilekçesinde; "Davacı taraf, takip konusu yapılan borcun dayanağı olan Abonelik Sözleşmesini dosyaya sunmamış , Abonelik Sözleşmesinin ve dolayısı ile takip konusu borcun müvekkil firmaya ait olduğunu ispat edememiştir. Davacı taraf sadece temlik sözleşmesi sunarak , müvekkil firmanın bu borcun borçlusu olduğunun kabul edilmesini talep etmiş ise de borcun dayanağıTemlik Sözleşmesi değildir. Sadece Temlik sözleşmesi sunularak , borcun varlığı iddia ve ispat edilemez.Müvekkil firmanın, davacı tarafa bir borcu yoktur. Davacı, sözleşme ilişkisinden kaynaklı alacağı olduğu iddiasında olup, bu sözleşmeyi sunmak ve borcun müvekkil firmaya ait olduğunu ispatla mükellef olan taraf olmasına rağmen , bu hususu mahkemece verilen kesin sürelere rağmen yerine getirmemiştir.Davacı taraf, davasını ispat edemediğinden davanın öncelikle bu gerekçe ile reddine karar verilmesi gerekirken , davanın kabulüne karar verilmesi haksız ve hukuka aykırı olup, dava şartı olan " Arabuluculuk" başvurusu süreci müvekkil firmanın hiç bir şekilde bilgisi ve haberi olmadan tamamlanmıştır.Dava şartı olan Arabuluculuk süreci kanunen olması gereken şekilde işletilmediğinden , dava şartı yerine getirilmemiştir.Dosya kapsamında yapılan bilirkişi incelemelerinde; Faturalarda yer alan Tesisat numarası , müşteri numarası ve sözleşme hesap numaralarının müvekkil firmaya ait olmadığı belirlenmiştir. Mahkemece dosya'da iki farklı bilirkişi incelemesi yapılmış ve her iki raporun içeriğinde müvekkilin takip konusu borcun borçlusu olarak kabul edilmesine ilişkin en başta sözleşme ve diğer belgelerin dosyaya sunulmadığı ortaya konulmuştur.Davacı tarafından borcun dayanağı olarak sunulan faturalarda yer alan müşteri numarası ile ile müşteri tahliye dilekçesinde yer alan müşteri numarasının farklı olduğu, Aynı şekilde tesisat numarası , müşteri numarası ve sözleşme hesap numaralarının farklı olduğu belirtilmiştir. Davacının müvekkil şirket ile yapması gereken serbest tüketici sözleşmesi olmadığından müvekkil firmaya satış yapamayacağı açıkça tespit edilmiştir. 22.02.2023 tarihli Bilirkişi raporunda yukarıdaki tespitler yapılarak , davacı tarafın Abonelik Sözleşmesini sunması gerektiği açıkça belirtilmiştir. Ancak mahkemece, her iki tarafın da bu rapora itirazı olmamasına rağmen ve bu raporun hangi gerekçe ile esas alınmadığı açıkça belirtilmeden , başka bir bilirkişiden yeniden rapor alınması yoluna gidilmişse de , yeni bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 29.09.2023 tarihli bilirkişi raporunda da bu hususlar açıkça tespit edilmiştir.29.09.2023 tarihli Bilirkişi raporunda da, tesisat numarası , müşteri numarası ve sözleşme hesap numaralarının farklı olduğu tespit edilmiş olmasına rağmen, bilirkişinin raporun sonuç kısmında bu bilgilerin farklı olmasına gerekçe olarak müvekkil tarafından Aboneliğin taşınmış olma ihtimali olabileceği belirtilerek , yani yorum ve ihtimal çerçevesinde müvekkilin bu borçtan sorumlu olabileceğini kabul etmesi hukuki dayanaktan yoksun ve kanuna aykırıdır.Her iki bilirkişi raporunda , takip konusu fatura alacaklarının müvekkil firmaya ait olduğuna dair dosyada hiç bir hukuki dayanağın bulunmadığı tespit edilmiş olmasına rağmen, yerel mahkemece tüm bu husular değerlendirmeye alınmadan , davanın kabulüne karar verilmesi haksız , kanunlara ve hukuka aykırıdır.Müvekkil firma lehine olan ilk raporun değerlendirilme dışı bırakılıp, sonuç kısmına itibar edilip müvekkil firma aleyhine olan 2.raporun hükme esas alınması kanuna aykırıdır. Zira birbirinden iki farklı rapor varken, en azından bu raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi gerekirken , mahkemece bu gereklilik yapılmayarak karar verilmesi kabul edilemez.Yerel Mahkemece gerekçeli kararda da bu husus "....tahliye talep dilekçesindeki bilgiler ile faturalardaki bilgiler karşılaştırıldığında , Tesisat Numarası, Müşteri Numarası ve sözleşme hesap numaralarının farklı olduğu ..." kabul edilmiş, ancak gerekçeye dayanak olarak " aboneliğin taşınması esanasında bu numaraların güncellenmiş olduğu anlamına gelebileceği...!! " gerekçesi ile ve yorum yoluyla ve adeta karara zorlama bir gerekçe yaratılmaya çalışılmış ve neticesinde davanın kabulüne karar verilmiş olması, hatalı ve hukuki dayanaktan yoksundur. Davacı şirketin müvekkil şirkete enerji satabilmesi için ikili anlaşma yapması gerekiği ve davacı ... A.Ş.'nin davalının bulunduğu bölgede ... Şirketi olmadığı açıkça tespit edilmiş olmasına rağmen mahkemenin bu gerekliği görmezden gelmesi kabul edilemez. Davacı, davasını ispat edememiş olup, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesi gerekirken , davanın kabulüne karar verilmesi haksız ve yanlıştır " şeklinde istinaf sebepleri ileri sürülmüştür.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava , itirazın iptali talebine ilişkindir. Davanın dayanağı olan ... sayılı esas sayılı dosyasında ; davalı- borçlu aleyhine 14/11/2017 tarihinde asıl alacak + işlemiş faiz+KDV toplamı 33.213,23 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik 9 adet faturaya dayanılarak genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, borçlu vekili tarafından verilen itiraz dilekçesinde zamanaşımı, borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu görülmüştür.Davalı vekilinin arabuluculuk sürecinin yasaya uygun şekilde yürütülmediğine ilişkin istinaf sebepleri yönünden ,mahkeme kararının gerekçesinde de açıklandığı üzere ; arabulucunun arabuluculuk faaliyeti sırasında uyması gereken kurallara uymaması yahut sorumluluklarını yerine getirmemesinin arabulucu açısından doğuracağı sonuçların 6325 sayılı Kanun’da ayrıntılı olarak düzenlendiğine göre arabulucunun kusuru sebebiyle arabuluculuk toplantısından haberdar olmadığını iddia eden tarafın kanuni düzenlemeler çerçevesinde hak arama hürriyetini kullanabileceği konusunda tereddüt olmaması gerektiği, arabulucunun taraflara ulaşma ve toplantıya davet etme sorumluluğunu usulünce yerine getirmeden arabuluculuk faaliyetini sonlandırması hâlinde dahi 7036 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında öngörülen arabuluculuk dava şartının gerçekleşmiş sayılacağı kabul edilmesi gerektiğinden arabuluculuk sürecine yönelik itirazının reddine karar verilmesinde usul ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır.Diğer istinaf sebeplerinin incelenmesiyle ;Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; Dava dışı ... A.Ş. ile davacı şirket arasında "Kartal ...Noterliğince onaylanmış 24 Mart 2017 tarihli ve ... yevmiye numaralı Alacakların Temliki Sözleşmesi" imzalandığı, sözleşme eki listelere göre , dava dışı şirketin alacağının davacı şirkete temlik edilmiş olduğu görülmektedir.Davacı şirketçe ,dava dışı... A.Ş. ile davalı ... Şti. arasında, ...Çankaya/Ankara adresinde kurulu bulunan ... numaralı tesisatta, ...numaralı müşteri ve ... sözleşme hesap numarası üzerinden “Perakende Satış Sözleşmesi” imzalandığı,ancak arşiv çalışmaları sebebiyle dosyaya Abonelik sözleşmesi sunulamadığı bildirilmiştir. Mahkemece yargılamada bilirkişi raporları alınmıştır. Bilirkişi ...'in 22/02/2023 tarihli rapor içeriğine göre; davacının davalı ile yapması gereken serbest tüketici sözleşmesinin dosyada görülemediği için satış yapamayacağı, eğer daha sonra sözleşme Mahkemeye ibraz edilir ise gecikme cezası vb. diğer masraflar hariç toplam tutarın 17.355,56 TL olduğunu bildirmiştir. Bilirkişi ...'nin 29/09/2023 tarihli rapor içeriğine göre; dava dosyasındaki bilgi ve belgelere göre, dava dışı ... A.Ş. ile davalı .... Şti. arasında, ...Çankaya/Ankara adresinde kurulu bulunan ... numaralı tesisatta, ... numaralı müşteri ve ... sözleşme hesap numarası üzerinden “Perakende Satış Sözleşmesi” imzalandığı, davacı şirket tarafından arşiv çalışmaları nedeniyle abonelik sözleşmesinin dosyaya sunulmadığı, davalıya ait tahliye talep dilekçesinin, davalının daha önceden dava dışı ... A.Ş. 'den elektrik hizmeti almış olduğunun ve aboneliğinin olduğunun en önemli göstergesi olduğu, tahliye talep dilekçesindeki bilgiler ile faturalardaki bilgiler karşılaştırıldığında, tesisat numarası, müşteri numarası ve sözleşme hesap numarasının farklı olduğu, fakat sayaç seri numarası ve abonelik adresinin değişmemiş olması, aboneliğin taşınması esnasında tesisat numarası, müşteri numarası ve sözleşme hesap numarasının güncellemiş olduğu anlamına geleceği, davalı ... Şti.'nin ... Çankaya/Ankara adresinde kurulu bulunan ... seri numaralı sayaç ile elektrik enerjisi kullandığının açık olduğu, davacı tarafından, arşiv çalışmaları nedeniyle abonelik sözleşmesine ulaşılamaması ve dava dosyasına sunulamamasının, davacının elektrik tüketimi yapmadığı anlamına gelmediği, fakat davalının, Tablo-1'de davaya konu edilen faturalardan sorumlu olup olmayacağı hukuki bir değerlendirme olacağından, abonelik sözleşmesinin dosyaya sunulmaması durumda, davalının Tablo-1'deki faturalardan sorumlu olup olmayacağının taktirinin Mahkemeye ait olacağı, davalının, geçerli bir abonelik sözleşmesi Tablo-1'deki tüketim faturalarından sorumlu olduğuna karar verilmesi durumunda, davacı alacağının, 17.355,56 TL asıl alacak, 13.443,72 TL gecikme faizi ve 2.419,87 TL Faizin KDV'si olmak üzere, toplam 33.219,15 TL olacağı " yönünde görüş bildirilmiştir. Davalı ,davacı şirket ile abonelik sözleşmesinin bulunmadığını,bu sebeple elektrik borcu bulunmadığını savunmaktadır.Davalı şirket temsilcisi icra dosyasına verdiği itiraz dilekçesinde borca itiraz etmiş,alacağın zamanaşımına uğradığını belirtmiştir.Dava dosyasına sunulan, davalının 05.12.2013 tarihli tahliye dilekçesi ,“Yukarıda bilgileribulunan adıma kayıtlı müşterilik hesabımın tahliye işlemini yaptırmak istiyorum. Aşağıda tarafımca tespit edilen endeks değerlerinin ve diğer tüm bilgilerin doğruluğunu beyan ve kabul ederim. Herhangi bir yanlış bilgiden dolayı ortaya çıkacak tüm yasal sorumluluklar tarafıma ait olup müşteriliğimin sonlandırılması için gereğini bilgilerinize arz ederim.” şeklindedir.Davalıya ait tahliye talep dilekçesine göre ,davalının daha önceden dava dışı ... A.Ş. elektrik hizmeti satın almış olduğunun ve aboneliğinin olduğunun ve davalının davalı ... Çankaya/Ankara adresinde kurulu bulunan ... seri numaralı sayaç ile elektrik enerjisi kullandığının kabulünü gerektirmektedir.Tahliye talep dilekçesine verilen cevabi yazıda ;Tesisat numarası, Müşteri numarası ve sözleşme hesap numarasının farklı olduğu görülmektedir. Fakat sayaç numarası ve adres aynıdır. Mahkemece de ,dosyaya sunulan Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinden yapılan incelemede ..., ..., ..., ..., ..., ... tarihli ilan metinlerinde davalı şirket adresinin faturada görünen adres olan ...Çankaya/Ankara adresinin göründüğü, 21/10/2013 tarihli ilan ile davalı şirket adresinin değiştiğinin bildirilmiş olduğu, davalının başka bir abonelikten söz etmediği, tüm bu hususlar gözetildiğinde davalı ile dava dışı temlik eden şirket arasında abonelik ilişkisinin bulunduğu kanaatinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ;davalının, dava konusu adreste elektrik kullandığı, Aboneliğinin, Dava dışı ... A.Ş.'den, davacı ... A.Ş.'ye taşındığı ve dava dışı ... A.Ş. ile aboneliği olduğu dönemde kullanmış olduğu elektrik tüketiminden kaynaklı geçmiş dönem borçlarının Temlik Sözleşmesiyle davacıya geçtiği ,ödenmeyen faturalarla ilgili olarak davalının davacıya borçlu bulunduğu, yeterli inceleme içeren bilirkişi raporunun hükme esas alınması ile mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı tarafın istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 2.268,37 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 567,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.701,27 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf masrafının istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 10/12/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim