Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/3478
2024/3362
10 Aralık 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/3478
KARAR NO: 2024/3362
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 01/07/2024
NUMARASI: 2024/407 E
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 10/12/2024
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde;Davalı/borçluların kullanımında bulunan ... hizmet numaralı, "... Mahallesi, ... Caddesi, No: ... Arnavutköy/İstanbul" adresinde bulunan tüketim noktasında 28.07.2022 tarihinde müvekkili şirket saha ekiplerince yapılan kontrol neticesinde; sayaç R-S fazlarına ait akım trafoları bağlantı noktalarından kablo vasıtasıyla şönt yapılarak şönt atılan kablo üzerinden R fazında 3A, S fazında 2A geçmekte olduğu tespit edilerek kaçak elektrik enerjisi kullanıldığı tespit edilmekle davalı şirket adına ... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlendiğini, davalı hakkında daha önce 17.10.2019 tarihli ... seri numaralı kaçak elektrik kulla- nım tespit tutanağının tanzim edildiğini, borçluların kaçak elektrik kullanımını alışkanlık haline getir- diğini ve mükerrer kaçak elektrik kullanıcısı olduğunu, H/553346 nolu kaçak kullanım tespit tutana- ğına istinaden Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri doğrultusunda 30.06.2022 - 28.07.2022 tarihleri arası 3.744 kwh karşılığı 24.351.45-TL kaçak elektrik kullanım faturası ve 28.07.2021 - 30.06.2022 tarihleri arası 42.678 kwh karşılığı 84.269.53-TL tutarında kaçak elektrik ek tüketim faturası düzenlendiğini, işbu faturalar son ödeme tarihinde ödenmediğinden dava- lılar aleyhine kaçak elektrik bedeline gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si ilave edilerek 109.368,65 TL'nin tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile takibe girişildiğini, borçluların itirazı nedeniyle takibin durduğunu, arabuluculuk sürecinin anlaşmazlık ile sonuçlandığını beyanla; Öncelikle Davalı/borçluların taşınır, taşınmaz malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine İİK m. 257 gereği dava ve takip kesinleşinceye kadar teminatsız veya mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına, Yargılama sonunda, davalı/borçluların İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamına, davalı/ borçlular aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde; Huzurdaki dava ve takipten önce müvekkilleri tarafından, dava-takip konusu 108.620,98-TL kaçak elektrik bedeli ile ilgili olarak davacı aleyhine İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/577 E. Sayısı dosyası üzerinden menfi tespit davası açıldığını, İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonunda "Davacı tarafından tüketilen kaçak elektrik bedeli 24.351,45 TL, kaçak elektrik ek tüketim bedeli ise 17.530,65 TL olmak üzere davacının davalı ... A.Ş.'ne dava konusu kaçak elektrik tespitine konu toplam borcunun 41.88,10 TL olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği, bilirkişi raporunun denetime uygun, hüküm kurmaya elverişli olduğu " gerekçesiyle "Davanın KABULÜNE, dava konusu davalı tarafından davacı adına düzenlenen ... nolu 84.269,53 TL bedelli faturanın 66.738,88 TL tutarı yönünden borçlu olmadığının tespitine," karar verildiğini, başka bir söylemle, müvekkilinin mezkür faturalarla borç olarak tahakkuk ettirilen dava ve takip konusu 108.620,98-TL kaçak elektrik bedelinin 66.738,88-TL kıs- mından sorumlu olmayıp,(108.620,98-TL- 66.738,88-TL=) 41.882,10-TL kısmından sorumlu oldu- ğunun tespit edildiğini, İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait kararın ... tarafından istinaf edildiğini, İstanbul BAM 3. Hukuk Dairesi'nin 2024/1949 E. sayısına kaydedildiğini istinaf incele- mesinin henüz sonuçlanmadığını, Müvekkili şirketin, icra takibe konu yapılabilmesi mümkün olan 41.882,10 TL kaçak elektrik bedelini ise ferileriyle birlikte icra takibinden sonra, huzurdaki davadan ise önce 23.05.2024 tarihinde 70.000,00 TL olarak icra dosyasına ödediğini, keyfiyetin icra dosyası içeriği ile sabit olduğunu, tahsilat makbuzunun da ekte sunulduğunu, Huzurdaki davaya konu icra takibinde, kaçak elektrik bedeli faizi olarak (EPTHY. M. 4/1-i, m.35/6 ve 6183 sayılı AATUHK.m.51 hükümlerine göre “gecikme zammı” oranında yıllık % 30 faiz talep edilmiş ise de; haksız fiil nitelikli kaçak elektrik kullanımından doğan 41.882,10 TL alacak için, EPTHY ve AATUHK.m.51 hükümlerine göre gecikme zammı değil, müvekkil şirket tacir sıfatını taşıdığından avans faizi istenebileceğini, Yine; icra takibinde ayrıca faizin KDV'si de talep edilmiş ise de; 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'na göre haksız fiilden kaynaklanan tazminat alacaklarına işletilecek faiz bu verginin matrahına dâhil olmayıp, haksız fiil nitelikli kaçak elektrik kullanım borcu olan 41.882,10 TL'nın işlemiş faizine KDV ilave edilerek alacak hesabı yapılması mümkün olmadığından; takipte alacak hesaplaması, faizin KDV'si dikkate alınmaksızın yapılmasının gerektiğini, Netice-i itibariyle; Huzurdaki davada, kesinleşinceye kadar bekletici mesele yapılması gereken İstanbul 18. Asliye Ticaret Mah.'nin 2022/577 E. ve 2024/234 K. sayılı hükmüne göre, icra takibine konu yapılabilecek olan 41.882,10 TL kaçak elektrik bedeli, davalı müvekkil şirket tarafından, icra takibinden sonra huzurdaki davadan ise önce ödenmiş olmakla, davacı tarafın takibe itirazın iptalini istemekte hukuki yararının bulunmadığını, Son olarak; davalı müvekkil şirket tarafından, İstanbul 18. Asliye Ticaret Mah.'nin 2022/577 E., 2024/234 K. sayılı hükmüne göre, dava ve takip konusu 108.620,98 TL kaçak elektrik bedelinin sorumlu olduğu 41.882,10 TL kısmı ödendiğini, ödenmemiş olsaydı bile, müvekkil şirketin temsil ve ilzama yetkili temsilcileri olan gerçek kişi davalı müvekkiller, bu kaçak elektrik bedelinden hukuken zaten sorumlu olmadıklarını beyanla; HMK.m.165 hükmü uyarınca; İstanbul 18. Asliye Ticaret Mah.'nin 2022/577 E. ve 2024/234 K. sayılı davasının kesin hükümle sonuçlanıncaya kadar bekletici mesele yapılmasına, Haksız ve hukuksal mesnetten yoksun davanın reddine, İİK.m.67/2 uyarınca; davacı tarafın, haksız ve kötü niyetle başlattığı İstanbul ... İcra Müd.' nün ... E. sayılı takibi sebebiyle, takip tutarının %20'sinden az olmamak üzere her bir davalı müvekkil için ayrı ayrı olmak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine, Yargılama giderleri ile her bir davalı müvekkil için ayrı ayrı olmak üzere vekâlet ücretinin de davacıya yüklenmesine karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi'nce 01.07.2024 tarihinde" ihtiyati haciz talep edenin karşı taraf borçludan alacaklı olup olmadığı ve alacağın miktarının tespiti yargılamayı gerektirdiği, ihtiyati haciz şartları oluşmadığı; mevcut dosya ve delil durumu itibariyle yaklaşık ispatın da belirlenemediği, İİK 257. maddesinde belirtilen şartlar oluşmadığı" gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu: ara karar davacı tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde: Davalı şirketin şönt yaparak kaçak elektrik kullan- dığının 28.07.2022 tarihli ... nolu tutanak ile tespit edildiğini, bu tutanak gereğince tahakkuk olunan faturalar ödenmediğinden takip başlatıldığını, davalıların itirazı nedeniyle takibin durduğunu, alacağın kamu niteliği arz ettiğini, vadesinin geldiğini ve rehin ile temin edilmediğini, yaklaşık ispatın sağlandığını, diğer ihtiyati haciz şartlarının da oluştuğunu Yargıtay 3. HD'nin 25.03.2024 tarih 2024/ 83 E:, 2024/1218 K. nolu ilamı gereğince ölçülülük ilkesi gözetilerek ihtiyati haciz kararı verile- bileceğini beyanla ara kararın kaldırılmasını istemiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava itirazın iptali talebine ilişkin olup davacı alacağını güvence altına almak üzere ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiş, mahkemece talep reddedilmiş ve bu ara karar istinafa geti- rilmiş olmakla,bu aşamada uyuşmazlık ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edil- memiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşı- nır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. Maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olması"ndan anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yarg. 19.HD 12/12/2019 Tar. 2019/2300 E-2019/ 5531 K). Yaklaşık ispat konusunda, ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muh- temel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranma- yacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar." Özel hukuk tüzel kişisi olan talep eden şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tara- fından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fık- rasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir (Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.). Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı ilamında gerekçeleri belirtilmek suretiyle kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olduğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu, kaçak elektrik kullanımının çeşitli yöntemlerle yapılabilmesi nedeniyle tespit işlemleri için farklı usuller ve buna bağlı olarak yapılacak çeşitli işlemler öngörüldüğünden her uyuşmazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında; somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğini belirtmiştir. Yukarıda belirtilmiş olduğu üzere, haksız fiile dayalı davalarda alacağın haksız fiil tarihinde muaccel olacağı, koşullarının bulunması halinde, ölçülülük ilkeleri de nazara alınarak, talep edilen alacağın tamamı üzerine olmasa da, bir miktar alacak için ihtiyati haciz kararı verilebileceği tartışmasızdır. Sonuçta; her talebin somut olayın özelliği, ibraz olunan deliller ve tüm dosya kapsa- mına göre değerlendirileceği gerçeği, mahkeme ve hakim önüne getirilen tüm uyuşmazlıklar için geçerlidir. Somut uyuşmazlıkta; kaçak kullanım türü ve yerinin niteliği, süresi, hesaplamada esas alınacak diğer unsurlar yönünden ispat yükünün davacı üzerinde olduğu noktasında duraksama yoktur. İhtiyati haciz talep eden ... alacağını yaklaşık ispat noktasında; kaçak tespit tutanaklarına, bu tutanağa dayanarak yaptığı tahakkuk ve faturalara, kaçak kullanımını gösterir fotoğraf, zabıt münzi tanık anlatımlarına dayanmaktadır. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahke- menin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterli olduğu hususu yukarıda açıklanmıştır. 1. ... çalışanları tarafından, borçlu şirketin kullanımında bulunan "... Mah. ... Cad. No:... Arnavutköy/İstanbul" adresinde bulunan tüketim noktasında 28.07.2022 tarihinde yapılan kontrol neticesinde; sayaç R-S fazlarına ait akım trafoları bağlantı noktalarından kablo vasıtasıyla şönt yapılarak şönt atılan kablo üzerinden R fazında 3A, S fazında 2A geçmekte olduğu tespit edilerek kaçak elektrik enerjisi kullanıldığı tespit edilmekle davalı şirket adına ... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlendiği, davalı hakkında daha önce düzenlenen 17.10.2019 tarihli ... seri numaralı tutanak mükerrere esas alınmak suretiyle; 30.06.2022 - 28.07.2022 tarihleri arası 3.744 kwh karşılığı 24.351.45 TL kaçak elektrik kullanım faturası ve 28.07.2021 - 30.06.2022 tarihleri arası 42.678 kwh karşılığı 84.269.53 TL tutarında kaçak elektrik ek tüketim faturası düzenlendiği, 2-İşbu faturalar son ödeme tarihinde ödenmediğinden davalılar aleyhine kaçak elektrik bedeline gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si ilave edilerek109.368,65 TL'nin tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile takibe girişildiği, borçluları temsilen vekillerinin ibraz ettiği 01/09/2022 tarihli dilekçe ile "müvekkillerinin takip alacaklısına hiç bir borcu bulunmadığı" gerekçesiyle borca, faize ve tüm ferilerine itiraz edildiği, icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, 3-Davadan önce baş vurulan arabuluculuk sürecinin anlaşmazlık ile sonuçlandığı, 4-Eldeki davada; ...'ın itirazın iptalini ayrıca alacağı teminen ihtiyati haciz kararı verilmesini istediği anlaşılmaktadır. 5-Davalıların cevap dilekçesi ile dosya kapsamından davalı tarafça söz konusu faturalarla ilgili olarak ... aleyhine İstanbul 18 ATM 2022/577 Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığı, yargılama sonunda kaçak elektrik bedeli 24.351,45 TL, ek tüketim bedeli ise 17.530,65 TL olmak üzere toplam borcun 41.882,10 TL olarak belirlendiği, kararın ... tarafından istinaf edildiği, dosyanın dairemizin 2024/1949 Esas sırasında kayıtlı ve ön inceleme aşamasında olduğu, henüz istinaf incelemesinin yapılmadığı, davalıların söz konusu dosyanın bekletici mesele yapılması taleplerinin olduğu, eldeki dosya için henüz bilirkişi incelemesinin yapılmadığı görülmüştür. Toplanan deliller ile dosya içeriğine göre, 41.882,10 TL tutarındaki alacak yönünden yaklaşık ispatın sağlandığı, alacağın muaccel olduğu ve rehin ile temin edilmediği anlaşılmakla bu miktar yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken talebin tümden reddi isabetsiz olmuştur. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda maddi vakıa ve hukuki değerlendirme noktasında usul ve yasaya aykırılık tespit edilmekle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, tespit edilen eksiklik yargılama gerektirmediğinden HMK 353/1-b-2 md gereğince, esasa ilişkin olarak yeniden, aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf talebinin kabulüyle HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince karar kaldırılarak yeniden esas hakkında; - Davanın kabulüne, davalı şirket önünden ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulüne, davalının dava konusu 41.882,10 TL'lik alacağa yeter miktarda taşınır ve taşınmazları ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine - dava konusu 30.06.2022 - 28.07.2022 tarihleri arası 3.744 kwh karşılığı 24.351.45 TL kaçak elektrik kullanım faturası ve 28.07.2021 - 30.06.2022 tarihleri arası 42.678 kwh karşılığı 84.269.53 TL tutarlı faturalar ile sınırlı olmak üzere ihtiyati haciz konulmasına, - Takdir olunan %15 teminatın ilk derece mahkemesince alınmasına, - Davalılar ... ile ... yönünden talebin reddine, Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 10/12/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.