Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/3477

Karar No

2024/3354

Karar Tarihi

10 Aralık 2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/3477
KARAR NO: 2024/3354
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2023/335 E
BİRLEŞEN DAVADA
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit /İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 10/12/2024
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVADA Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin Küçükçekmece Sefaköy mevkinde faaliyet gösteren küçük ölçekli bir işletme olduğunu, müşteri çevresinin daha çok özel bir üniversite- nin öğrencilerinden oluştuğunu, uzun dönem pandemi, okulların online eğitime geçmesi ve ekonomik kriz gibi bir çok sorunla mücadele ettiğini, davacının işletmesi için davalı taraf ile abonelik sözleşmesi akdettiğini ve düzenlenen faturaları düzenli olarak ödediğini, 2022 yılında davacının sayacındaki sorun nedeniyle davalı tarafça işletmedeki sayacın değiştirildiğini, 13.04.2023 tarihinde ise geceleyin işletmenin elektrik saatinde yangın meydana geldiğini,buna ilişkin itfaiye raporunun ekte sunuldu- ğunu,14.04.2023 tarihinde ... yetkililerince eski sayacın söküldüğünü ve yeni sayacın takıldığını, daha sonra "kaçak elektrik kullanıldığı" gerekçesiyle müvekkili adına 24. Nisan .2024 son ödeme tarihli 421.774,42 TL ve 404.299,67 TL bedelli faturaların tahakkuk olunduğunu, müvekkilinin kaçak elektrik kullanmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla fatura tutarlarının fahiş olduğunu, olay ma- hallinde bulunan cihazların fazla yazıldığını, hatalı hesaplama yapıldığını, faturaya itirazlarının redde- dildiğini,arabuluculuk sürecinin anlaşmazlık ile sonuçlandığını, iş bu davadan önce Bakırköy 5. ATM' nin 2023/150 D.iş sayılı dosyası üzerinden elektriklerin kesilmemesi hususunda tedbir kararı verildi- ğini,ancak takdir olunan teminat miktarı yüksek olduğundan işyeri dengesinin bozulduğunu ve işçilerin maaşlarının geciktiğini beyanla,elektriğin kesilmemesi için teminatsız olarak karar veril- mesini, yargılama sonunda müvekkilinin söz konusu faturalar nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava konusu mahalde kaçak elektrik kul- landığının kaçak tutanakları, OSOS kayıtları ve laboratuvar kayıtları ile sabit olduğunu, aksi yöndeki iddiaların gerçek dışı olduğunu ve ispatlamadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
BİRLEŞEN DAVADA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı ... Tic. Ltd. Şti'nin aboneliğinde olan ... Mh. ... Sok. No.... Küçükçekmece/İSTANBUL adresinde bulunan tesisatta 14.04.2023 tarihinde müvek- kil şirket ... çalışanlarının yapmış oldukları keşifte, "Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek sure- tiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçiri- lerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tükettiği" tespit edilmekle davalı şirket adına ... seri numaralı kaçak tutanağı düzenlendiğini, iş bu tutanağa istinaden EPTHY hükümleri çerçevesinde hesaplama yapılarak 15.06.2023-13.01.2023 tarihleri arasında 212 günlük süre için 24.04.2023 son ödeme tarihli 404.299,67 TL bedelli kaçak elektrik faturası, 13.01.2023-13.04.2023 tarihleri arasın- daki 90 günlük süre için 24.04.2023 son ödeme tarihli 421.774,42 TL bedelli kaçak elektrik faturası tahakkuk edildiğini, Faturalar son ödeme tarihinde ödenmediğinden söz konusu kaçak elektrik bedeline ge- cikmiş gün faizi ve faizin KDV'si ilave edilerek 833.384,85 TL'nin tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyası ile de ödeme emri gönderildiğini, davalı tarafça bor- ca itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, arabuluculuk sürecinin anlaşmazlık ile sonuçlandığını beyanla; Öncelikle davalı/borçlu tarafın taşınır, taşınmaz malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerinde İİK m. 257 gereği dava ve takip kesinleşinceye kadar teminatsız veya Mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına, Yargılama sonunda davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas numaralı dosyasındaki itirazının iptali ile takibin aynen devamına, davalı aleyhine takip konusu alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; abonelik sözleşmesinin davalı şirket ile akdedildiğini, müvekkilinin sözleşmenin tarafı olmadığı gibi bu adreste de ikamet etmediğini, eldeki davada müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, kaçak elektrik kullanımına ilişkin kesin bir delil sunulmadığını, bu hususun ispata muhtaç olduğunu, kaçak kullanım iddiasını kabul anlamına gelmemek kaydıyla düzenlenen fatura miktarlarının fahiş olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu beyanla davanın reddini, müvekkili lehine % 20 oranında tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesi'nce; A- ihtiyati tedbir ile ilgili olarak 22.05.2023 tarihinde 1-İhtiyati tedbir talebinin %15 teminat karşılığında (teminat miktarı :123.911,11 TL) kabulü ile; 2-Talep eden şirketin "... Mah, ... Sokak, No:... Küçükçekmece/İstanbul" adresinde, hesap numarası ..., sayaç seri nosu, 63543493 olan aboneliğe istinaden elektriğin kesim işleminin tedbiren durdurulmasına, kaçak elektrik bedellerinden dolayı elektrik kesim işlemi yapılmış ise elektriğin açılmasına, 3-Faturaların toplam bedeli olan 826.074,09 TL'nin %15'i oranındaki 123.911,11- TL nakit teminatın veya aynı tutardaki kesin ve süresiz teminat mektubunun HMK m.393/1 uyarınca 1 (bir) haftalık kesin süre içerisinde dosyaya sunularak tedbirin infazının talep edilmemesi halinde; kararın kendiliğinden kalka- cağının tedbir talep eden vekiline tebliğ ile ihtarına,", B- ihtiyati haciz talebi ile ilgili olarak 12.08.2024 tarihinde; " ihtiyati haciz talebinin ivedi- acil işlerden olduğu, dosyada alınan bilirkişi raporuna itirazda bulunulduğu, yargılamanın devam ettiği " gerekçesi ile " ihtiyati haciz talebinin bu aşamada reddine " karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu: 22.05.2023 ve 12.08.2024 tarihli ara kararlar ... tarafından istinaf edilmiştir. ... vekili istinaf dilekçesinde: Müvekkilinin alacağında haklı olduğunun ibraz olunun bilirkişi raporu ve dosya kapsamında toplanan deliller ile ispatlandığını, alacağın muaccel olduğunu ve rehin ile temin edilme- diğini, yaklaşık ispatın sağlandığını ve diğer ihtiyati haciz şartlarının oluştuğunu,ayrıca 22.05.2023 tarihli tedbirin % 15 teminat karşılığında verilmesinin doğru olmadığını beyanla ihtiyati haciz kara- rının reddine ilişkin ara karar ile ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını istemiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; 1.Asıl davada verilen 22.05.2023 tarihli ihtiyati tedbir kararı aleyhine ... tarafından itiraz yoluna başvurulmuş, mahkemece 05.06.2023 tarihli ara karar ile, "davalının ihtiyati tedbire itirazının bu aşamada reddine" karar verilmiştir. 05.06.2023 tarihli ara karar istinaf konusu yapılmış, dairemizce yapılan inceleme so- nucu 2023/3017 E., 2023/2933 K. nolu 12.10.2023 tarihli ilam ile " tedbire itirazın duruşma açılmadan incelendiği" gerekçesiyle 05.06.2023 tarihli karar HMK 353/1-a-4 md gereğince kaldırılmıştır. Kaldırma kararı üzerine ilk derece mahkemesince bu kez 14.11.2023 tarihli ara karar ile "davalının ihtiyati tedbir kararına itirazının reddine" karar karar verilmiştir. Bu ara kararın istinafı üzerine dairemizce yapılan inceleme sonucu dairemizin 2024/ 410 E. 2024/473 K: nolu 14.02.2024 tarihli ilamı ile " mahkemece takdir olunan teminat miktarının belir- lenen süre içinde yatırılmadığı " gerekçesi ile ilk derece mahkemesinin ara kararının kaldırıl- masına, HMK 353/1-b-2 md gereğince "davalının ihtiyati tedbir kararına itirazının kabulü ile teminat süresinde yatırılmadığından tedbirin kendiliğinden kalkmış sayılmasına" karar verilmiştir. Dairemizin 14.02.2024 tarihili ilamından sonra ; artık 22.05.2023 tarihli tedbir kararı ayakta değildir, verilmiş yeni bir tedbir kararı da bulunmamaktadır. 2.) Birleşen davada ihtiyati haciz talebi yönünden; Alacaklı vekili ; kaçak elektrik tüketim bedelinden kaynaklanan alacağını teminat altına almak üzere ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir. Mahkemece talebin reddine karar verilmiş ve bu karar istinaf edilmiş olmakla, istinafa gelen kararın niteliğine uyuşmazlık ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edil- memiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşı- nır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. Mad- desi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olması"ndan anlaşılması gere- ken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yarg. 19.HD 12/12/2019 Tar. 2019/2300 E-2019/ 5531 K). Yaklaşık ispat konusunda, ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muh- temel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranma- yacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mah- keme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar." Özel hukuk tüzel kişisi olan talep eden şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tara- fından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fık- rasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.). İstinaf eden tarafından dayanılan Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı ilamında gerekçeleri belirtilmek suretiyle kaçak elektrik tuta- naklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olduğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu, kaçak elektrik kullanımının çeşitli yön- temlerle yapılabilmesi nedeniyle tespit işlemleri için farklı usuller ve buna bağlı olarak yapılacak çeşitli işlemler öngörüldüğünden her uyuşmazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında; somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğini belirtmiştir. Yukarıda belirtilmiş olduğu üzere, haksız fiile dayalı davalarda alacağın haksız fiil tari- hinde muaccel olacağı, koşullarının bulunması halinde, ölçülülük ilkeleri de nazara alınarak, talep edilen alacağın tamamı üzerine olmasa da, bir miktar alacak için ihtiyati haciz kararı verilebileceği tartışmasızdır.Somut uyuşmazlıkta; 1. Elektrik dağıtım şirketi olan ... çalışanları tarafından ... hizmet nolu "... mah. ... Sk. No:... Küçükçekmece /İstanbul "adresinde "cafe" olarak faaliyet gösteren işyerinde,14.04.2023 tarihinde yapılan denetimlerde"Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcut iken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale edildiği, tüketimin doğru tespit edilmesinin engellendiği,eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirmesi suretiyle mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketildiği, laboratuvar sonucuna istinaden sayaç aşırı derece yanık olduğundan laboratuvar verileri alınamadığı OSOS verilerine göre yüksek elektromanyetik dalga uygulanarak sayacın belli saatlerde ölçüm yapmasının engellendiği tespit edildi." denilerek davalı şirket adına ... seri numaralı kaçak tutanağı düzenlendiği, Tespit anında borçlu şirketi temsilen hazır bulunan kişinin imzadan imtina ettiği yönünde açıklamanın yazıldığı, İş bu tutanağa istinaden 15.06.2023- 13.01.2023 tarihleri arasında 212 günlük süre için 24.04.2023 son ödeme tarihli 404.299,67 TL bedelli kaçak elektrik faturası, 13.01.2023-13.04.2023 tarihleri arasındaki 90 günlük süre için 24.04.2023 son ödeme tarihli 421.774,42 TL bedelli kaçak elektrik faturası tahakkuk edildiğini, 2.Faturalar son ödeme tarihinde ödenmediğinden söz konusu kaçak elektrik bedeline gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si ilave edilerek 833.384,85 TL'nin tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyası ile takibe girişildiği, borçluları temsilen vekilleri tarafından ibraz olunan dilekçe ile ; "Dosya alacaklısına müvekkillerin takip tarihi itibarıyla böyle bir borcu yoktur. Bu sebeple borcun tamamına, faize, faiz oranına, faiz başlangıç tarihine ve her türlü fer’ilerine itiraz ediyoruz." şeklinde itiraz etmesi üzerine takibin durduğu, 3. İtirazın iptali davasına esas arabuluculuk sürecinin anlaşmazlık ile sonuçlandığı, 4.Mahkemece Elektrik Mühendisi ...'dan alınan 26.06.2024 tarihli raporda;" Dağıtım sistemine veya sayaçlara veya ölçü sistemine yada tesisata müdahale ederek tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle eksik veya hatalı ölçü ilgili mahalde hatalı sayaçla elektrik kullanıldığından ve ilgili tutanağa E.P.D.K 'nın yürürlükteki tarifeleri gereği tahakkuk işlemi mevzuata uygun ve kurum tarafından yapılan hesaplamalar doğru olup Elektrik piyasası Müşteri Hizmetleri yönetmeliğinin ilgili maddeleri ve EPDK kararlarına ve Enerji Piyasası Kurulu tasdikli Satış Tarifesine.Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği'ne ve mevzuata uygun olarak hesaplama yapıldığı, her hangi bir hesaplama hatası da olmadığı " şeklinde görüş belirtilmiştir. Elektrik Mühendisi ... tarafından Küçükcekmece CBS'nın 2023 / 34392 nolu soruşturma dosyasına sunulan 12.07.2023 tarihli raporda borçlunun söz konusu tutanak kapsamındaki borcu 129.854,22 TL olarak tespit edilmiştir. Davalı tarafça 11.07.2024 tarihli dilekçe ile dosya kapsamında mübrez rapora itiraz edilerek, yeniden rapor alınması talep edilmiştir. Mahkemece 05.11.2024 tarihli duruşmada ceza dosyası da celp edilerek ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Mevcut delil durumu ve davanın bulunduğu aşama itibariyle dava konusu alacağın varlığı yargılamaya muhtaç olup somut olayda ihtiyati haciz yönünden yaklaşık ispat ve diğer unsurların gerçekleşmediği değerlendirilmiştir. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değerlendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, asıl davada davalı-birleşen davada davacı ...'ın istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddi gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Asıl davada davalı-birleşen davada davacı ...'ın istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 10/12/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim