mahkeme 2024/2999 E. 2025/2107 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/2999

Karar No

2025/2107

Karar Tarihi

16 Eylül 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2024/2999
KARAR NO:2025/2107
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:17/04/2024
NUMARASI:2021/630E-2024/411K
DAVANIN KONUSU:ALACAK
KARAR TARİHİ:16/09/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalılar arasında .. ilçesi ...mahallesinde kain ..ada ..nolu parsel üzerinde yapılacak inşaatla ilgili Beyoğlu 27.Noterliğinin 11/12/2013 tarih .. yevmiye numaralı "Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Yapımı ve Yapılacak İnşaatta Yer Alacak Alışveriş Merkezi İnşaatının Ahara Satılmama Esaslarına Havi Sözleşme" düzenlediklerini, sözleşmeye göre müvekkilinin yüklenici, davalıların ise arsa sahibi olduğunu, sözleşmenin mahiyeti itibariyle adi ortaklık hükmünde olduğunu, sözleşmeye göre davalı taraf taşınmaz üzerinde bulunan kiracıları tahliye edip taşınmazı arsa olarak boş vaziyette müvekkiline teslim etmesi gerekirken bu yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bu bağlamda sözleşme kapsamında inşaata hiç başlanılmadığını, sözleşme kurulurken davalı tarafa ödenen 500.000-USD ile 192.028-TL olarak ödenen emlak vergisinin faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı... yönünden dosyaya sunulan cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin temsilcisi olduğunu, temsilci sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığını, bu nedenlerle müvekkili aleyhine açılan davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... AŞ vekili dosyaya sunmuş olduğu cevap dilekçesi ve karşı dava dilekçesinde özetle; sözleşmeye göre davacı yüklenicinin inşaata ait projeyi hazırlayıp kendilerine sunmadığını, taşınmazda bulunan kiracıların tahliye edilebilmesi için TBK 350/2 maddesi gereğince en azından avan projeye ihtiyaç bulunduğunu, avan proje sunulmadığından kiracılar aleyhine tahliye davası açamadıklarını, uzun süre inşaata başlanılmaması nedeniyle sözleşmeyi haklı nedene dayalı olarak feshettiklerini, sözleşmenin feshedilmesinde kusurlu tarafın davacı yüklenici olduğunu, bu nedenlerle asıl davanın reddine; karşı dava yönünden müvekkili şirketin haklı nedenle sözleşmeyi feshetmiş olması nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla cezai şart ve tazminat olarak toplam 6.000-TL ile gecikme cezası olarak aylık 1.000-USD'nin davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonunda ;
ASIL DAVA YÖNÜNDEN;1-Davacı B.. AŞ tarafından davalı ... aleyhine açmış olduğu davanın PASİF HUSUMET NEDENİYLE REDDİNE,2-Davacı-karşı davalı ...AŞ tarafından davalı-karşı davacı ... AŞ aleyhine açılan davanın sübuta ermediğinden REDDİNE karar verilmiştir.
KARŞI DAVA YÖNÜNDEN;Davalı-karşı davacı ...AŞ tarafından, davacı-karşı davalı ...AŞ aleyhine açılan davanın sübuta ermediğinden REDDİNE, karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı,davacı-karşı davalı vekili ve davalı-karşı davacı ... Gayrimenkul A.Ş. vekili istinaf etmiştir.1-Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ifa etmeyen taraf davalı taraftır. Dava konusu gayrimenkul hiçbir zaman müvekkil firmaya boş olarak teslim edilmemiştir. Tarafların sözleşmeye dair yükümlülüklerini yerine getirebilmesinin en önemli koşulu olan dava konusu gayrimenkulün müvekkil firmaya boş bir şekilde teslimi hiçbir zaman gerçekleşmemiştir. Zira davalılar, mevcut kiracıları tahliye etmeleri gerekirken, etmedikleri gibi, taşınmazı başka üçüncü kişilere yeniden kiralamış, sözleşmeyi apaçık ihlal etmişlerdir. Bu husus gerekçeli kararda da sabit olup, bu hususa iştirak ediyoruz. Bu bağlamda karşı davanın reddi kararı usul ve yasaya uygundur. Müvekkil tarafından proje davalıya sunulmuştur. Ancak davalılar sebebiyle süreç uzamıştır. Bu husus mail kayıtları ile de sabittir. Müvekkilin herhangi bir kusuru bulunmamaktadır. Ayrıca "dava konusu inşaatla ilgili kesin veya avan projenin onaylanıp onaylanmadığı hususu Zeytinburnu ve İBB'den sorulmuş; İBB İmar Şube Müdürlüğünün 20/02/2024 tarihli cevabi yazısına göre dava konusu taşınmazla ilgili herhangi bir avan proje onayı yapılmadığı bildirilmiştir". Denilmektedir. Yargılama aşamasında defalarca yinelediğimiz üzere "proje onayı için arsanın boş olarak teslimi gerekmektedir. Arsa, davalıların kusuru ile hiçbir zaman boş olarak teslim alınmadığı için, Belediye'den onay alınması da mümkün olmamıştır. Ancak müvekkil tarafından belediyeden ön onay alınmıştır. İşbu belge de dosyada mübrezdir. Müvekkil üzerine düşen edimlerini yerine getirmiştir. Mimari projenin hazırlanması ve onayı için müvekkil şirket tarafından ...Mimarlık ile anlaşılmış ve hazırlanan proje üzerine davalılarla defalarca görüşülmüş ancak daha sonra davalıların istekleri doğrultusunda kendi buldukları ... şirketi tarafından ilgili proje hazırlanmış, taraflar arasında mutabakat sağlanmış ve Belediyeden onay alınmıştır. Tüm bu proje bedelleri de müvekkil firma tarafından ödenmiştir. 02.12.2021 tarihli dilekçemiz ekinde sunulan e-posta kayıtları -bilhassa aşağıdaki e-posta yazışmaları-; müvekkil şirketin yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davalıların da sürece dahil olduklarını, proje hazırlığı ve Belediyeden alınacak onay sürecinde tarafların birlikte hareket ettiklerini, müvekkil şirketin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ifa ettiğinden davalıların da haberdar olduğunu ortaya koymaktadır.Nitekim İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığı İmar Müdürlüğü, "Zeytinburnu ...ada.. parsel" konulu yazısında "Avan projeler için ön inceleme yapılmış olup, projenin plan, plan notları ve imar yönetmeliği açısından uygun olduğu görülmüştür. Meri imar planına göre gerekli parselasyon işlemlerinin (tevhit, ihdas, terk vs.) neticelendirilmesine müteakip güncel parsel durumuna ait tapu belgesi, aplikasyon krokisi, imar durumu, inşaat istikamet rölevesi ve kot kesit belgesinin de tarafımıza iletilmesi akabinde parsel için TAKS ve KAKS hesapları yeniden değerlendirilerek avan proje onayı yapılabilecektir" şeklinde, tanzim edilen avan projesinin projelere uygun olduğu yönünde onay alınmıştır. Gerekçeli karardaki, proje onayı alınmadığından müvekkilin edimini yerine getirmediği yönündeki kabulü açıkça hatalıdır.Davaya konu taşınmazdaki kiracıların tahliyesi için açılacak davada işbu onaylı proje yeterlidir. Üstelik bunun dava açılmadan evvel hazırlanıp ibraz edilmesi şart olmayıp; dava açıldıktan sonra da ibraz edilmesi mümkündür. Bu bağlamda karşı davanın reddi kararı da hukuka ve hakkaniyete uygundur. Davalı kendi kusuru ile sözleşmenin feshine sebep olduğundan, müvekkilin ödediği bedellerin aynen iadesi gerekir. Dava kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporu açıkça hatalıdır. zira davalı tarafça ödendiği iddia edilen emlak vergileri, müvekkilin sorumluluğunda olan bir durum olmamakla, sözleşmenin varlığı veya yokluğu ile de bir ilgisi yoktur. Miras yoluyla intikal sebebiyle davalıların katlanmak zorunda olduğu bir masraf kalemidir. raporda bu ödemelerin dolara çevrilerek, tarafımızca ödenen bedelden düşülmesi açıkça hatalıdır.Taraflar arasındaki sözleşmeye göre müvekkilin fesih bildirim tarihine kadar yaptığı hiçbir masraf ve ödemeyi arsa sahibinden talep edemeyeceği yönündeki kabul kesinlikle sözleşmeyle örtüşmemekle, usul ve yasaya da aykırıdır. müvekkilin hiçbir kusuru bulunmadığı gibi, işbu husus hakkaniyete aykırıdır.Protokol gereği müvekkilin davaya konu taleplerde bulunamayacağı gerekçesinin hiçbir geçerliliği ve hukuki dayanağı bulunmamaktadır. Zira Protokolün 3. maddesi aynen "Yüklenici tarafından ....'na borç olarak verilen 300.000-USD'nin geri ödenmesi ekteki sözleşmenin 9.3. maddesinde belirlenmiştir. Ekteki sözleşmenin yükleniciden kaynaklanan herhangi bir sebeple noterlik nezdinde imzalanamaması halinde, borç verilen tutar ... tarafından yapılmış ve yapılacak masraflara (zarar/ziyan) karşılık sayılacak ve yükleniciye geri ödenmeyecektir..." şeklinde tanzim edilmiştir. Görüldüğü üzere müvekkilimin borç olarak verdiği tutarın geri ödenmemesi "sözleşmenin müvekkilden kaynaklanan bir sebeple noterlik nezdinde imzalanamaması hali" için düzenlenmiştir. Bir diğer ifadeyle, olur da sözleşme, müvekkil sebebiyle imzalanmazsa, borç olarak müvekkilden alınan para, sadece bu durumda geri verilmeyecektir. Somut olayda mezkur hükmün hiçbir uygulama alanı bulunmamaktadır. Çünkü davalıların da delillerinde gösterdiği üzere zikredilen sözleşme, 11/12/2013 tarihinde Beyoğlu 27. Noterliğinde .. yevmiye numaralı işlemle imzalanmıştır. Haklı davamızın reddinin gerekçesi olarak "onaylı avan projeyi ve kesinleşmiş projeyi hazırlamadığından müvekkilin yaptığı hiçbir ödemeyi talep edemeyeceğinin hükme bağlandığı" gösterilmiştir. Yukarıda detaylıca açıkladığımız ve yerel mahkemede de defalarca yinelediğimiz üzere müvekkil üzerine düşen edimlerini yerine getirmiş ve mimari projeye Belediye'den ön onay dahi almıştır. Tamamen davalı kusuru ile dava konusu taşınmaz müvekkile teslim edilmemiş ve projeye onay alınamamıştır. Bilindiği üzere, üzerinde bina bulunur halde iken projeye onay verilmemektedir. Ayrıca adi ortaklığın tasfiyesi hükümlerine göre müvekkilin herhangi bir kusuru dahi yokken, ödemiş olduğu bedellerin iadesinin reddine karar verilmesi müvekkilin yıllardır yaşadığı mağduriyeti arttırmıştır." şeklindeki istinaf sebepleri ile kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.2- Davalı-karşı davacı ...A.Ş. vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle;Davacı/karşı davalı şirket, işbu davaya konu kat karşılığı inşaat sözleşmesi 2013 yılında imzalanmış olmasına rağmen, sözleşmenin müvekkil şirket tarafından feshedildiği 2018 yılına kadar, müvekkilin yazılı ve sözlü ihtarlarına ve iyi niyetle defalarca ek süreler vermesine rağmen, sözleşmenin ifasına yönelik hiçbir işlem yapmamış, işin ifası için sözleşme ve işin gereği ilk etapta yapılması gereken avan projeyi hazırlatıp tasdik ettirmemiş, Proje Hazırlık ve Tanıtım ile ilgili hiçbir yükümlülüğünü yerine getirmemiş, sözleşmede öngörülen proje hazırlama ve tasdik ettirme yükümlülüğünü ve sözleşmede yer alan sair yükümlülüklerini yerine getirmemiştir. Kat karşılığı inşaat sözleşmesinde de öngörüldüğü üzere; sözleşme akdi esnasında inşaatın yapılacağı arsa üzerinde kiracılar ve fuzuli işgalciler bulunduğundan, müvekkil şirket tarafından kiracıların ve işgalcilerin tahliye edilmesi amacıyla TBK m. 350/2. Maddesine göre kiralananın yeniden inşa ve imarı sebebine dayalı tahliye davaları ikame edilmesi gerekmiştir. Tahliye davalarında, Mahkemeye sunulması gerekli olan Belediye tarafından Nihai onaylanmış (kesinleşmiş) projenin sözleşmenin imzalanması tarihinden itibaren en geç altı ay içinde yüklenici davacı/karşı davalı şirket tarafından arsa sahibi müvekkil şirkete teslim edileceği sözleşmede taahhüt altına alınmıştır.Davacı/Karşı Davalı Şirket, müvekkil şirketin sözlü ve yazılı ihtarlarına rağmen, tahliye davaları için gerekli bulunan nihai onaylanmış projeyi müvekkil şirkete sunmamıştır. Ancak buna rağmen müvekkil şirket sözleşmenin ifasına yönelik her türlü çabayı göstererek ve sözleşme konusu işin yüklenici tarafından ifa edileceğine güvenerek sözleşmenin akdedilmesi esnasında var olan kiracı ve işgalcileri tahliye edebilmek amacıyla başka hukuki sebeplerle dayalı olarak birçok hukuki işlem başlatmış ve bu işlemler sonucu 2016 yılı başı itibarıyla taşınmazdaki kiracıların biri dışında tamamını tahliye etmiş ve bu durumu da davacı yüklenici şirkete göndermiş olduğu ihtarnamelerde bildirmiştir.Bütün bu hukuki işlemler büyük miktarda dava harç ve masrafları ile avukatlık ücreti giderlerine mal olduğu gibi, sözleşmenin imzalanmasından sonra kiracıların tahliyeleri nedeniyle müvekkil şirketin ciddi miktarda kira kaybı zararları da doğmuştur. Aşağıda belirteceğimiz üzere, karşı davamıza konu tazminat kalemlerinden birini de, müvekkil şirketin uğradığı bu kira kaybı zararları oluşturmaktadır. Müvekkil şirketin Beyoğlu 27. Noterliği kanalıyla davacı/karşı davalı şirkete gönderdiği yukarıda anılan 18.09.2018 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamede vermiş olduğu üç aylık süre de geçmesine rağmen, davacı/karşı davalı şirketin proje hazırlama ve tasdik ettirme ile ilgili yükümlülüğünü ve sözleşmede yazılı sair yükümlülüklerini yerine getirmemesi, temerrüde düşmesi, sözleşmeye aykırı davranması, müvekkili zarara uğratması, sözleşme imzalandıktan itibaren geçen 5 yılı aşkın süre içerisinde işin ifasına yönelik hiçbir girişimde bulunmaması, müvekkil şirketin artık davacı/karşı davalı şirketin sözleşme konusu işi ifa edeceğine yönelik güvenini tamamen yitirmesi vesair tüm sebeplerle; müvekkil şirket tarafından davacı/karşı davalı şirkete Beyoğlu 27. Noterliği’nden gönderilen 24.12.2018 tarih ve ...yevmiye sayılı ihtarname ile taraflar arasında münakit sözleşme haklı nedenle feshedilmiştir. Tarafımızca başlatılan arabuluculuk görüşmelerinin sonlanması neticesinde davacı/karşı davalı şirket de “arabuluculuk yoluna başvurmuş ve “Müvekkil ..A.Ş.” ile arabuluculuk sürecini yürütmüştür. Ancak bahsi geçen görüşmeler 12.10.2020 tarihli son tutanak ile olumsuz sonuçlanmıştır.Yerel Mahkemenin vermiş olduğu kararda; sözleşme akdedildikten sonra davacı yüklenici şirket tarafından 6 ay içinde hazırlanması ve tasdik ettirilmesi gereken projeleri, sözleşme müvekkil tarafından feshedilene kadar 5 yılı aşkın bir süre boyunca davacı yüklenici şirketin hazırlayıp tasdik ettirmediğini ve davacı şirketin edimlerini yerine getirmediğini tespit etmiş iken; avan proje olmadan da tahliye davası açılabileceği ancak müvekkil tarafından dava açılmadığı, müvekkilin tahliye davası açmamak suretiyle edimini yerine getirmediğine hükmetmesi haksız ve hatalı olmuştur. Müvekkil şirket tarafından davacı/karşı davalı şirkete 2017 ve 2018 yıllarında gönderilen yukarıda anılan ihtarnamelerde, davacı yüklenici şirketin edimlerini yerine getirmesi ihtar olunurken, sözleşme akdi esnasında taşınmazda mevcut 1 işgalci ve 7 kiracıdan bir kiracı dışında tamamının 2016 yılı başı itibarıyla tahliye olunduğu ve müvekkilin kira kaybı zararlarının oluştuğu da bildirilmiştir.Dolayısıyla Yerel Mahkemenin müvekkil şirket tarafından kiracıların tahliyesine yönelik dava açılmadığı, kiracıların tahliye edilmediği yönünde verdiği karar hatalıdır, gerçeğe aykırıdır.Davacı/Karşı Davalı Şirket, müvekkil şirketin sözlü ve yazılı ihtarlarına rağmen, tahliye davaları için gerekli bulunan nihai onaylanmış projeyi müvekkil şirkete sunmamıştır. Taraflar arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesi müvekkil şirket tarafından haklı nedenle feshedildiğinden, davacı/karşı davalı şirketin sözleşmenin 12.6 maddesinde sabit ceza-cezai şart olarak öngörülen miktarı sözleşmenin 12.6 ve 12.4 maddeleri ve ilgili hükümleri gereği müvekkil şirkete ödemesi gereklidir. Tüm bu nedenlerle, karşı davamızda fazlaya ilişkin dava ve talep haklarımızı saklı tutarak müvekkil şirketin tasfiyesi ve dava konusu taşınmazın önceki maliklere devri sebebiyle oluşan vergi, harç ve masraflara yönelik zararlardan davacı/karşı davalının sorumlu olduğu açık olduğundan karşı davamızın kabulüne karar verilmesi gerekmektedir...Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m. 13/4 hükmü: “Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur.” şeklindedir. Dolayısıyla mezkur kararın 12. fıkrasında davacı/karşı davalı vekili lehine 659.401,00 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesi açıkça hukuka aykırıdır... " şeklindeki istinaf sebepleri ile kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava ,kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında yapılan ödemenin iadesi ve karşı davada sözleşme sebebiyle yapılan masrafların tahsili talebine ilişkindir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; davalı- arsa sahibi şirket ile davacı/karşı davalı yüklenici şirket arasında Beyoğlu 27. Noterliği’nin 11.12.2013 tarih ve ... yevmiye sayısı ile "Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Yapımı ve Yapılacak İnşaatta Yer Alacak Alışveriş Merkezi İnşaatının Ahara Satılmama Esaslarını Havi " başlıklı arsa payı kat karşılığı inşaat sözleşmesi akdedilmiştir. Taraflar arasında akdedilen kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre, Davacı/Karşı Davalı şirket, karşı davacı şirketin maliki olduğu İstanbul ili, .. İlçesi, .. Mahallesi, .. Caddesinde kain, tapuda .. pafta, .. ada, ..parsel de kayıtlı ve tapu alanı 4.121 m2 olan arsa üzerine; sözleşme ve eki teknik şartnameye, mevcut imar durumu ve imar mevzuatı çerçevesinde tasdikli plan ve projesine uygun olarak, kapalı ve açık alanlardan ibaret alışveriş merkezi, otoparkları ile eklentilerinden müteşekkil inşaatı kat karşılığı yapmayı ve anahtar teslimi olacak şekilde teslim etmeyi üstlenmiş, yüklenici davacı şirketin bu taahhüdünü yerine getirmesi karşılığında davalı arsa sahibi şirket tarafından arsanın % 50 payının sözleşmede belirtildiği şartlarla davacı/karşı davalı yükleniciye temliki taahhüt edilmiştir. Davacı/karşı davacı şirket tarafından gönderilen Fesih İhtarnamesi’ nde; Davalı/karşı davacı şirketçe aralarında münakit Beyoğlu 27 Noterliği’nden tanzimli 11.12.2013 tarih ve ... yevmiye sayı Düzenleme Şeklinde Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi’nin davalı Şirket tarafından haklı nedenle feshedildiği bildirmiştir. Mahkemece " taraflar arasında düzenlenen ve inkar edilmeyen Beyoğlu 27.Noterliğinin 11/12/2013 tarih .. yevmiye numaralı sözleşmenin konusu olan inşaata hiç başlanmamış olması nedeniyle sözleşmenin feshedildiği, inşaata başlanılmamasının nedenlerinin sözleşmede belirtilen edimlerin yerine getirilmemesinden kaynaklandığı, sözleşmeye göre davacı yüklenici ile davalı arsa sahibinin kendi edimlerini yerine getirmemeleri nedeniyle inşaat yapımı konusundaki ortak amacın gerçekleşmediği, bu bağlamda kendi edimlerini yerine getirmeyen tarafların sözleşmeden kaynaklı alacak talebinde de bulunamayacağından asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine " şeklindeki gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmiştir.Uyuşmazlığa konu hususlara ilişkin sözleşme hükümleri , taraflar araısndaki e-mail içerikleri, ihtarname içerikleri, kayyım raporu dikkate alındığında ,tarafların sözleşmedeki edim yükümlülüklerine uymadıkları ,mahkemece de bu gerekçe ile karar verildiği , mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla , tarafların istinaf taleplerinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacı-karşı davalı ve davalı-karşı davacının istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine, Davacı-karşı davalıdan alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin davacı-karşı davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Davalı-karşı davacıdan alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80TL'nin davalı-karşı davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,İstinaf masrafının istinaf eden taraflar üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edenlere ilk derece mahkemesince iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.16/09/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim