mahkeme 2024/2961 E. 2025/2119 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/2961

Karar No

2025/2119

Karar Tarihi

16 Eylül 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2024/2961
KARAR NO:2025/2119
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:16/05/2024
NUMARASI: 2022/346 E -2024/294 K
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit
BİRLEŞEN DAVA: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (2022/690 ESAS)
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 16/09/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından müvekkili şirketin elektrik kullanımının kaçak olduğu iddiasıyla tutulan ve müvekkiline tebliğ edilmeyen tutanaklardan kaynaklı elektrik tüketim ve ceza bedeline ilişkin iki adet kaçak fatura düzenleyerek müvekkiline tebliğ ettiğini, davalı kurum tarafından uyuşmazlık konusu 1.589.738,29 TL bedelli ...Fatura seri nolu 20/05/2022 son ödeme tarihli ve 342.174,84 TL bedelli ...Seri nolu 20/05/2022 son ödeme tarihli kaçak faturalarındaki bedellerin neye göre belirlendiğine ilişkin herhangi bir yazılı tutanak verilmediğini, geçmişe dönük kaçak kullanım iddiası söz konusu olacaksa bunu kabul etmediklerini, müvekkilinin hiçbir şekilde kaçak elektrik kullanmadığını, müvekkili şirketin kaçak elektrik kullandığını kabul anlamına gelmemek kaydıyla kaçak bir kullanımın var olduğunun kabulü halinde mezkur bedellerin fahiş ve haksız olduğunu, dayanaktan yoksun olduğunu ve gerçeği yansıtmadığını beyan ederek uyuşmazlık konusu faturalardan dolayı müvekkili şirketin davalı kuruma borçlu olmadığının tespitine, dava sürecinde uyuşmazlık konusu faturaların icra tehdidi altında ödenmesi durumunda alacaklıya ödenecek bedelin ödeme tarihi itibariyle ticari faiziyle geri alınmasına, davalı kurumun icra takibi yapması halinde müvekkilinin uğramış olduğu zararların karşılığı olarak haksız ve kötü niyetli davalı aliyline %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiği, öncelikle henüz icra takibi yapılmayan 20.05.2022 son ödeme tarihli 1.589.738,29 TL bedelli ... Fatura Seri No'lu faturada ve 20.05.2022 son ödeme tarihli 342.174,84 TL bedelli ...Seri No'lu faturada belirtilen toplam 1.931.913,13 TL miktar borç yönünden icra takibinin durdurulması bakımından öncelikle teminatsız olarak, bu mümkün değilse nakit yada banka teminat mektubu olarak yatırılmak üzere teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesine bu doğrultuda müvekkiline ait dava konusu iş yerinin elektrik enerjisinin kesilmemesine ve Elektrik Enerjisi Hizmetinin sağlanmasının devamına akabinde dava konusu faturalardan dolayı müvekkili şirketin davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine, dava sürecinde dava konusu faturaların icra tahdidi altında ödenmesi durumunda alacaklıya ödenecek bedelin ödeme tarihi itibariyle ticari faizi ile birlikte geri alınmasına, davalı şirketin icra takibi yapması halinde müvekkilinin uğrayacağı zararların karşılığı olarak davalı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle : müvekkili şirket çalışana tarafından 05/05/2022 tarihinde ... nolu tüketim noktasına ait adreste yaptığı kontrolde şebeke giriş hattından alınan sigorta vasıtasıyla harici hat çekilerek sayaçtan geçirilmeden enerji tüketildiğinin tespit ederek davacı adına ... seri numaralı kaçak elektrik kullanımı tespit tutanağı düzenlediğini, söz konusu tespit neticesinde tutanağı ilişkin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği maddeleri kapsamında tesisatın kurulu güç bilgilerine göre 290152 kWh karşığılı 1.589.738,29 TL kaçak kullanım faturası tahakkuk edildiğini, 298212 kWh karşılığı ise 342.174,84 TL kaçak kullanım ek tahakkuk faturası düzenlendiğini, düzenlenen tutanağı 30/05/2018 tarihli Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine uygun olduğunu, davacı taraf her ne kadar dava dilekçesinde kaçak elektrik faturalarının tebliğ edilmediğini iddia etmiş ise de davacı taraf 15/05/2022 tarihli dilekçe ile kaçak kullanım iddiasına ve ücretlendirmesine itirazları hakkında yeniden gözden geçirilmesi ve mağduriyetinin giderilmesi hususunda kendi el yazısıyla imzaladığı dilekçesinde dava konusu faturalardan haberdar olduğu ve kaçak elektrik faturalarının fahiş olduğu yönünde itirazda bulunduğunu, bu itibarla davacının faturalardan bilgisi olduğunun açık olduğunu, ayrıca dosyaya ibraz ettikleri video görüntüleri, fotoğraflar ve kaçak tespit tutanaklarından da görüleceği üzere davacının kaçak elektrik kullandığının açık ve ortada olduğunu beyan ederek davanın öncelikle usulden, neticeten davacının haksız ve mesnetsiz davasının esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen Davada:Davacı vekili dava dilekçesinde:Davalının kullanımındaki ..Mah. .. Blv. ..Eyüp, İstanbuladresinde müvekkili şirket kaçak kontrol ekiplerinin 05.05.2022 tarihinde yaptığı kontrolde, şebeke giriş sigortasından ek alınarak harici hat üzerinden sigorta vasıtası ile kontrol etmek suretiyle enerji kullanıldığı tespit edilerek davalı unvanına ... seri numaralı zabıt düzenlendiğini, işbu zapta istinaden 290152 kWh kaçak kullanım için 1.589.738,29-TL tutarında kaçak faturası ve 298212 kWh eksik tüketim için 342.174,84 -TL tutarında kaçak ek tarifesinden fatura tahakkuk ettirildiğini, müvekkili şirket tarafından yapılan tespit ve tahakkuklar, yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42.maddesi ve devamı hükümlerine uygun olarak yapıldığını, Tanzim edilen faturalar neticesinde davalı aleyhine kaçak elektrik bedeline gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si ilave edilerek 1.269.718,17-TL'nin tahsili amacıyla İstanbul 6. İcra Müdürlüğü nün ...Esas sayılı takip dosyası ile ödeme emri gönderildiğini, davalı tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu beyanla itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle : Davacı tarafın dava dilekçesinde ileri sürdüğü kaçak kullanım iddiasının hiçbir şekilde gerçeği yansıtmadığını, bahse konu kaçak kullanım iddiasına ilişkin tutanak ve diğer evrakların davacı kurumaca tek taraflı olarak haksız şekilde düzenlenen evraklar olduğunu beyan ederek haksız ve dayanaktan yoksun davanın reddine, davacı tarafın tazminat taleplerinin ve ihtiyati haciz taleplerinin reddine, icra takibi dolayısıyla müvekkilinin uğradığı zararların karşılığı olarak haksız ve kötü niyetli davacı aleyhine %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda ; Mahkememizin 2022/346 esas sayılı asıl dosyası yönünden;1- Davacının davaya konu 20.05.2022 son ödeme tarihli 1.589.738,29 TL bedelli ... Fatura Seri No'lu fatura ve 20.05.2022 son ödeme tarihli 342.174,84 TL bedelli ... Seri No'lu faturalardan dolayı (1.931.913,13 - 616.401,32= 1.315.511,81 TL) davalıya 1.315.511,81 TL Borçlu Olmadığının Tespitine,2- Fazlaya ilişkin istemin (616.401,32) REDDİNE3- Kötü niyet tazminatı talebinin reddine,Birleşen İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/690 Esas sayılı dosyası yönünden;1- Davalının, İstanbul 6. İcra Müdürlüğü'nün . E. sayılı takip dosyasına konu alacağa yönelik itirazının; 585.401,66 TL asıl alacak, 6.729,48 TL takip tarihine kadar işlemiş gecikme faizi, 1.211,30 TL gecikme faizi KDV si olmak üzere toplam 593.342,44 TL bakımından iptali ile, takibin beliritlen miktarlar üzerinden Takip Talebinde Yazılı Şartlarla Devamına,2- Fazlaya ilişkin (676.375,73 TL) istemin REDDİNE,3- Alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı,davacı vekili ve davalı vekili istinaf etmiştir.1- Davacı-birleşen dosyada davalı şirket vekilince verilen istinaf dilekçesinde ; " davacı müvekkil şirketçe ödenen faturalar hesaplamadan mahsup edilmemiştir. Buna göre, tarafımızca evvelce birden fazla defa dosyaya sunulan, abonelik sözleşmeleri ibraz edilen, hatta tarafımızın Mahkemece de celbini talep ettiği faturalarda ödenen miktarlar hesap edilerek yapılan hesaplamadan düşülmemiştir...Bu nedenle eksik ve hatalı tespit ve değerlendirmelere dayanan bilirkişi raporunun dayanak alınması suretiyle eksik ve hatalı gerekçe tanzimi ile hüküm tesis edilmiştir. Yine gerekçeli karara dayanak teşkil eden bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaya dayanak olarak ileri sürülen enerji gücü Tüm Kurulu Güç esas alınarak yapılmıştır. Bu açıkça hatalıdır, zira iş yerinde yer alan ve dosyada da tespit edilen söz konusu elektrik kablolarının kurulu gücün tamamını taşıma imkanı yoktur. Bu hata ile elde edilen sonuç gerçeğe aykırı olduğu gibi varsayımdan hareketle elde edilmiş olduğundan haksız ve hukuka aykırıdır. Çünkü mevcut kabloların tüm kurulu gücü taşıması imkansızdır.Bu kapsamda belirtmemiz gerekir ki; söz konusu iş yerinin bulunduğu binanın ana giriş kablosu / ana enerji hattı 4x16 NYY anatermik manyetik kablo olup bunun gücünün uygun olduğu maximum amper Yine gerekçeli karara dayanak teşkil eden bilirkişi raporunun 4.sayfasında 6.maddede belirtilen "düşüş dönemi" ile ilgili tespit ve değerlendirme açıkça isabetsizdir. Bu konuda, kaçak kullanımı kabul anlamına gelmemek kaydıyla olsa olsa ; 28.02.2022 tarihi ile 05.05.2022 tarihleri arasındaki 184,00 kwh - 170,48 kwh - 169,67 kwh - 168,20 kwh kullanımların olduğu , daha öncesinden farklı ve daha düşük olan ve benzerlik gösteren bu dönemin dikkate alınması gerekmektedir. Zira bu dönemden hemen önce artış da azalış da olmuş ve 31.12.2021 dönemi hariç rutinin altında kalan bir kullanım olmamıştır. 31.12.2021 dönemi ise pandemininvaryantlarının tekrar arttığı ve hatta insanların aşılanmaya daha çok yöneldiği bir dönemi olup bu dönemde müvekkil işletme zaten çok iş yapmamıştır.Yani kaçak kullanımı kabul anlamına gelmemek kaydıyla olsa olsa ; 28.02.2022 tarihi ile 05.05.2022 tarihleri arasındaki dönemin dikkate alınması gerekmektedir.Ancak kaçak kullanımı hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bu yöndeki itirazlarımız dikkate alınmayarak hatalı değerlendirme ile rapor tanzim edilmiş ve gerekçeli kararda da bu hatalı tespitlere dayanılarak hatalı şekilde gerekçeli karar tanzim edilmiştir.Gerekçeli karara dayanak teşkil eden bilirkişi raporunda, dava konusu uyuşmazlıkla ilgili olarak "harici hat çekilmesinden" söz edilmiştir. Ancak somut uyuşmazlıkta iddia edilen eylem harici hat değildir. Davacı müvekkil şirketçe evvelce yapılan itirazda da belirtilmiş olduğu gibi, somut olayda jeneratörü kuran ustanın transfer hattına kurmuş olması nedeniyle kaçak kullanım iddia edilmektedir. Oysa somut olayda harici hat çekilerek sigortaya bağlanmış değildir. Bu nedenle kaçak kullanım iddiasını tümüyle reddediyoruz. Ancak kabul anlamına gelmemek kaydıyla kaçak kullanım oldu ise bile "harici hat çekilerek sigortaya bağlanmış gibi" tümüyle bir kullanım olmayacağı açıktır. Bu husustaki itirazlarımıza itibar edilmeyerek eksik ve hatalı gerekçe tanzimi ile müvekkil şirket hakkındaki aleyhe hükümlerin tesis edilmesi hukuka aykırıdır.Yerel Mahkeme gerekçeli kararına dayanak tesşkil eden bilirkişi raprounun 5.sayfasında yer alan, davacı adına 31.07.2019 tarihinde başka bir kaçak kullanımının olduğu iddiası gerçeğe aykırıdır. Böyle bir kaçak kullanımının var olduğuna dair bir delil dosyada mevcut değildir. Kaldı ki böyle bir iddiada bulunulabilmesi ve hesabın buna göre 2 katı üzerinden yapılması için bu kaçak kullanımın kesin delil ile ispat edilmesi gerekmektedir. Müvekkil şirket hakkında iddia edilen davaya konu kaçak kullanım iddiası gerçeği yansıtmamaktadır. Müvekkil şirketin hiçbir şekilde kaçak elektrik kullanımı söz konusu olmamıştır. Davalı/Karşı Dava Davacısı ... kaçak kullanım ile ilgili olarak kesin bir delil sunamamıştır. Bu nedenle davacı müvekkil şirketin kaçak elektrik kullandığına dair iddiaların, düzenlenen tek taraflı tutanak ve faturaların dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olduğu tartışmasızdır. Ayrıca davalı / birleşen dava davacısı ... A.Ş. tarafından söz konusu icra takibi kötü niyetli olarak açılmış olduğundan, davalı ... tarafından açıkça kötü niyetle ve keyfi olarak faturalar düzenlenip gönderildiğinden, %20'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken bu talebimizin reddine karar verilmesi hukuka aykırıdır. Bu nedenle kötü niyet tazminatı talebimizin kabulüne karar verilmesi gerekmektedir." şeklindeki istinaf sebepleri ile kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.2- Davalı-Birleşen Dosya Davacısı.... A.Ş. vekilince verilen istinaf dilekçesinde ; "Davalı-birleşen dosya davacısı müvekkil şirket tarafından gerçekleştirilen Kaçak Elektrik Tespit ve Tahakkuku mevzuata uygundur.Davalı-birleşen dosya davacısı müvekkil şirket personellerince, ... hizmet numaralı adreste, 05/05/2022 tarihinde yapılan kontrolde, şebeke giriş sigortasından ek alınarak harici hat çekmek sureti ile elektrik enerjisi tüketildiğinin tespiti üzerine, işbu tüketimin, zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42/1-b maddesi, ''b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi,'' şeklindeki hükmü kapsamında olduğunun kabulü ile dava konusu, 05/05/2022 tarihli ve ... seri nolu kaçak elektrik tespit tutanağı tanzim edilmiştir. İlk derece mahkemesince de davacı-birleşen dosya davalısının, harici hat çekmek sureti ile kaçak elektrik kullandığı ve davalı-birleşen dosya davacısı müvekkil şirket tarafından gerçekleştirilen kaçak elektrik tespitinin mevzuata, mevcut delil durumuna ve somut olaya uygun olduğu yönünde hüküm tesis edilmiş olup bu yönü ile hüküm yerindedir. Dava konusu ... seri nolu tutanağa istinaden, davalı-birleşen dosya davacısı müvekkil şirket tarafından, zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin ilgili maddeleri ışığında tespit edilen (06/11/2021-05/05/2022=180 gün; 180 gün x 115,14 kw [10 kw/0,6=16,66 kw; 131,80 kw-16,66 kw=115,14 kw] x 14 h üzerinden) 290152 kwh kaçak elektrik tüketim miktarı karşılığı olarak 1.589,738,29 TL kaçak elektrik ve (06/11/2021-05/05/2022=185 gün; 185 gün x 115,14 kw [10 kw/0,6=16,66 kw; 131,80 kw-16,66 kw=115,14 kw] x 14 h üzerinden) 298212 kwh kaçak elektrik tüketim miktarı karşılığı olarak 342.174,84 TL ek tüketim faturası tahakkuk edilmiştir. Akabinde dosyada mübrez komisyon raporu ile görüleceği üzere, tüketicinin itirazı üzerine yapılan incelemede, ilgili kaçak tespitinde tüketicinin harici hat ve sayaçtan sigorta vasıtasıyla kontrollü kullanım yaptığı belirtildiğinden, harici hattan kullanılmayan cihazlar, sayaç demant bilgisine göre düşülerek hesaplanmış ve fakat ilgili sayacın sadece tespit esnasındaki demant bilgilisi olan 10 kW düşülmüş ve tahakkuk dönemine ait son 12 ay demant ortalaması alınarak 33,9 kW düşülmesi gerektiği görülerek harici hattaki gücün 131,8 - (33,9/0,6) = 75,2 kW olarak hesaplanması gerektiğinden bahisle yeniden (06/11/2021-05/05/2022=180 gün; 180 gün x 75,2 kw x 14 h üzerinden) 189504 kwh kaçak elektrik tüketim miktarı karşılığı olarak dosyada mübrez 31/07/2019 tarihli ve ... seri numaralı mükerrer kaçak elektrik tespit tutanağına istinaden ve zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 46/1-3. maddesi,hükmü ışığında, ceza kat sayısı 2 olarak nazara alınmak suretiyle 1.038.296,41 TL kaçak elektrik ve (06/11/2021-05/05/2022=185 gün; 185 gün x 75,2 x 14 h üzerinden) 194768 kwh kaçak elektrik tüketim miktarı karşılığı olarak 223.480,98 TL ek tüketim faturası tahakkuk edilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda yer alan hesaplamada günlük ortalama çalışma saati olarak esas alınan 8 saat, mevzuata ve mevcut delil durumuna aykırıdır. Zira tüketici tarafından, dava konusu kaçak ve ek tüketim faturalarının tahakkuk edildiği 2021/05 - 2022/05 dönemleri ve 30/04/2021 - 05/05/2022 tarihleri arasında, sayaçtan T1 zaman diliminde 52487 kWh, T2 zaman diliminde 28124 kWh ve T3 zaman diliminde 35707 kWh tüketim yapıldığı, en yoğun dönemdeki saatlik tüketimin 28127/5 saat = 5624,8 kWh olduğu tespit edilerek ve en yoğun tüketimin T2 zaman dilimde olduğu görülerek en yoğun çalışma dönemindeki ortalamasına göre toplam tüketimin yaklaşık (116318/5624,8) = 20 saatte kullanılabileceği ve dolayısıyla ilgili tüketim noktasındaki tüketimlerin dağılımına göre, tüketim noktasında en az 2 vardiya döneminde faaliyet olduğu görüldüğünden, günlük 14 saat çalışma süresi üzerinden kaçak tüketim hesaplaması yapılması gerekmektedirYine hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda kaçak kullanım süresi olarak, tüketim ekstrelerine göre tespit edilen 31/10/2021 - 05/05/2022 tarihleri arasındaki 186 günden, 180 günün mahsubu ile kalan 6 günlük süre esas alınarak hesaplama yapılmışsa da söz konusu hesaplama mevzuata aykırıdır. kaçak kullanım süresi olan 180 günlük süreden 12 ayı tamamlayacak şekilde bakiye kalan 185 gün üzerinden ek tüketim hesabı yapılması gerekmektedir. ..Her ne kadar davacı-birleşen dosya davalısı yan, huzurdaki dava bakımından, ispat yükünün müvekkil şirkete ait olduğunu iddia etmişse de dava konusu kaçak elektrik tespit tutanağı, Yargıtay' ın yerleşik içtihatları gereği, aksi ispat edilene kadar geçerli belge niteliğinde delillerden olup esasen işbu tutanağın aksini iddia eden davacı-birleşen dosya davalısı yan ispat yükü altındadır. Sayın mahkemede aksi kanaatin ve tutanak muhteviyatının gerçeğe uygun olup olmadığında tereddütün hasıl olması ihtimalinde ise dosyada mübrez ve davacı-birleşen dosya davalısı yanın harici hat çekmek sureti ile kaçak elektrik kullandığının açık bir ispatı olan video kaydının nazara alınması yahut tutanak mümzi tanıkların dinlenmesi gerekmektedir.İcra inkar tazminatı talebimizin de kabulü gerekmektedir.Mevzuat hükümleri uyarınca hesaplanan ve aksi ispat edilemeyen Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı ve müvekkil şirketimiz tarafından İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile gönderilen ödeme emrinde Kaçak Elektrik Tüketim Bedeli'nin açıkça belirtilmiş olması alacağımızın likit olduğunu ve icra inkar tazminatı istemimizin hukuka uygun olduğunu açıkça göstermektedir. Kaldı ki davalı borçlu adına müvekkil şirket ekiplerimizce tahakkuk ettirilen faturada da borç miktarı açıkça belirtilmiştir. Bu sebeple icra inkar tazminatı talebimizin kabulü gerekmektedir." şeklindeki istinaf sebepleri ile kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; asıl dava dava ,menfi tesbit ve birleşen dava itirazın iptali talebine ilişkindir.Davanın dayanağı olan İstanbul 6. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasında, asıl alacak, takip tarihine kadar işlemiş gecikme faizi, gecikme faizi KDV si olmak üzere toplam 1.269.718,17-TL'nin tahsili bakımından ilamsız takip yapıdığı görülmüştür. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; Davalı-birleşen dosya davacısı müvekkil şirket personellerince, ... hizmet numaralı adreste, 05/05/2022 tarihinde yapılan kontrolde, şebeke giriş sigortasından ek alınarak harici hat çekmek sureti ile elektrik enerjisi tüketildiği tespiti ile dava konusu, 05/05/2022 tarihli ve ... seri nolu kaçak elektrik tespit tutanağı tanzim edilmiştir.Bu tutanak akabinde davalı kurumca 290152 kwh tüketim için 20.05.2022 son ödeme tarihli 1.589.738 ,20 TLlik kaçak tüketim faturası ve 290152 kwh tüketim için 20.05.2022 son ödeme tarihli 342.174,84 TL lik Ek Tüketim ( Eksik Tüketim ) faturası düzenlendiği anlaşılmıştır.Mahkemece yargılamada bilirkişi kurulundan kök ve ek raporlar alınmıştır.Bilirkişi kurulu kök raporunda ;Dava konusu .. Mahallesi ..Bulvarı No ..Eyüp İstanbul adresindeki .... adına düzenlenen Kaçak Tespit Tutanağı ve dosya içinde bulunan belgelere göre Davacı , Hizmet No ... no ile sözleşmeli abonedir. Kaçak Tutanağı ile tespit edildiği üzere ve tespit anındaki video ve fotoğraflar incelendiğinde davacının sayaçtan geçirmeden, harici hat çekmek ve bu hattı da kontrollü kullanmak sureti ile kaçak enerji tükettiği anlaşılmaktadır...Dosyaya sunulan belgelere göre ; Davacı adına 31.07.2019 tarihinde yani dava konusu kaçak tespitinden önce ... seri no lu bir kaçak tespit tutanağı daha düzenlendiği anlaşıldığından aktif enerji ve dağıtım bedelinin 2 katı alınarak kaçak tüketim hesaplaması yapılacaktır... Sözleşmeli Sayaç harici hat çekerek, iş yerindeki bir kısım cihazları bu harici hatta bağlamak suretiyle enerji kullandığı anlaşılan davacının bu şekildeki tüketiminin EPTHY nin 42. Maddesine göre kaçak elektrik tüketim olduğu, ...Davacının, kaçak tüketim tespit tarihi olan 05.05.2022 tarihinden geriye dönük yapılan tüketim ortalamaları incelemesine göre 31.10.2021 tarihinden sonra günlük ortalama tüketimlerde düşüşler başladığı bu düşük tüketimin kaçak tespit tarihine kadar devam ettiği 05.05.2022 tarihinden sonra tekrar 31.10.2022 tarihindeki seviyelere döndüğü görüldüğünden 31.10.2021 – 05.05.2022 tarihleri arasındaki 186 günlük sürenin 180 gününün kaçak tüketim, 6 gününün de eksik tüketim olduğu, 3-Kök rapordan sonra dosyaya sunulan davalı kurum Komisyon Kararına göre kaçak tahakkukunda yapılan düzeltme itibarıyla, davacının kaçak tüketim bedeli ödeme yükümlülüğünün - Birleşen, İstanbul 6.İcra Müdürlüğü’nün ... E Sayılı dosyasındaki İtirazın iptali davası bakımından ... ŞTİ nin Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. ne ödemekle yükümlü olduğu kaçak elektrik Bedelinin takip tarihi itibariyle; Kaçak elektrik Bedeli/asıl alacak 585.401,66 TL, Gecikme faizi 26.270,90 TL, Gecikme Faiz KDV( 26.240,31 TL X %18) 4.728,76 TL olmak üzere TOPLAM 616.401,32 TL olduğu, görüşü bildirilmiştir.Kök bilirkişi raporuna taraf vekillerinin itirazı üzerine alınan ek raporda ;Davalı ... tarafından kök raporumuz dosyaya sunulduktan sonra 18.07.2023 tarihinde komisyonlarınca yapılan değerlendirmede dava konusu .. nolu kaçak tespit tutanağına tüketicinin itirazına istinaden yapılan incelemede ilgili kaçak tespitinde tüketicinin harici hat ve sayaçtan sigorta vasıtasıyla kontrollü kullandığı , bu sebep ile harici hattan kullanılmayan cihazlar (sayaç demant bilgisine göre) düşülerek hesaplandığı , ilgili sayacın sadece tespit esnasındaki demant bilgileri (10 kW) düşüldüğü, tahakkuk dönemine ait son 12 ay demant ortalaması alınarak 33.9 kW düşülmesi gerektiği , harici hattaki gücün 131,8 — (33,9/0,6)- 75,2 kW olarak hesaplanması gerektiği , yeniden yapılan hesaplamada 180günXx 75,2 kW x 14h — 189504 kWh karşılığı kaçak 185 x 75,2 kW x 14h — 194768 kWh karşılığı ek tüketim tahakkuk edilmesi gerektiği hesaplandığı, .. nolu tutanağa ait 1.589.738,29 TL tutarında kaçak ve 342.174,84 TL tutarındaki ek tüketim faturası iptal edilerek yerine 189504 kWh karşılığı kaçak 194768 kWh karşılığı ek tüketim faturaların tahakkuk ettirildiği bildirilmiştir.Kök raporumuz teslim edildikten sonra dosyaya sunulan belgelere göre , ... komisyonunca hesaplanarak değiştirildiği anlaşılan 75,2 kw lık kurulu güce göre hesapların yeniden yapılması gerekmektedir.Buna göre yapılan değerlendirmede ; 1 - Sözleşmeli Sayaç harici hat çekerek , iş yerindeki bir kısım cihazları bu harici hatta bağlamak suretiyle enerji kullandığı anlaşılan davacının bu şekildeki tüketiminin EPTHY nin 42. Maddesine göre kaçak elektrik tüketim olduğu, davacının, kaçak tüketim tespit tarihi olan 05.05.2022 tarihinden geriye dönük yapılan tüketim ortalamaları incelemesine göre 31.10.2021 tarihinden sonra günlük ortalama tüketimlerde düşüşler başladığı bu düşük tüketimin kaçak tespit tarihine kadar devam ettiği 05.05.2022 tarihinden sonra tekrar 31.10.2022 tarihindeki seviyelere döndüğü görüldüğünden 31.10.2021 - 05.05.2022 tarihleri arasındaki 186 günlük sürenin 180 gününün kaçak tüketim, 6 gününün de eksik tüketim olduğu,kök rapordan sonra dosyaya sunulan davalı kurum Komisyon Kararına göre kaçak tahakkukunda yapılan düzeltme itibarıyla kaçak elektrik Bedelinin takip tarihi itibariyle;Kaçak elektrik Bedeli/asıl alacak 585.401,66 TL,Gecikme faizi 26.270,90TL,Gecikma Faiz KDV( 26.240,31 TL X 618) 4.728,76 TL olmak üzere,Toplam 616.401.332 TL olduğu görüşü beyan edilmiştir.Kaçak tutanaklarının hukuki bağlayıcılığı hususunun incelenmesinde; Davaya konu tutanağın, bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde, 6100 sayılı Kanun'un 204. maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. ( Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 21.10.2021 tarihli ve 2021/4894 E., 2021/10580 K. sayılı kararı da aynı yöndedir.)Dosyadaki delillerin değerlendirilmesi sonucunda; davacının abone olduğu ve adına kayıtlı sayaç bulunduğu, ancak kaçak elektrik tutanağına,ibraz edilen fotoğraflara ,video kaydı ve bilirkişi kurulu tesbitlerine göre kaçak elektrik kullanıldığının kabulünde isabetsizlik bulunmamaktadır.Vardiya ile ilgili istinaf sebepleri yönünden yapılan değerlendirme sonucunda ;ek bilirkişi raporunda da ifade edildiği gibi ," Kaçak Tüketim Hesabı yapılırken , davalı kurum tarafından davacının günlük ortalama çalışma süresi 14 saat alınmış yani 2 vardiya çalışma yapılıyormuş gibi hesaplama yapılmıştır. Dosya içinde davacının iş yerinde vardiyalı çalışma yapıldığına dair EPTHY “nin 45-1-c de yapılan açıklama kapsamında bir belge bilgi görülmemiş olup davacının iş yerine ait sözleşmenin Ticarethane kapsamında olması sebebiyle günlük ortalama çalışma süresi 8 saat alınarak hesaplama yapılmıştır.Yönetmelikte vardiyalı çalışma tarifi “Sanayi tüketici grubundan enerji alanlar ile turistik tesisler, akaryakıt istasyonları, hastaneler, alışveriş merkezleri gibi vardiyalı hizmet veren tüketicilerden, tek vardiyalı çalışanlar için 7 saat, iki vardiya çalışanlar icin 14 saat. üç vardiya çalışanlar için 21 saat.” şeklinde vapılmıştır." şeklindeki tesbit ve gerekçe dosya kapsamına ve mevzuata uygun bulunmuştur.Yine dosya kapsamı itibarıyla kaça ve ek kaçak kullanım miktar ve sür hesabında da mevzuata aykırılık bulunmadığı,mükerrer kaçak kullanım sebebiyle ceza katsayısının 2 olarak alınmasında da hukuka aykırılık bulunmamaktadır.Yargılamada alınan bilirkişi raporunun kök ve ek raporunun Elektrik Pivasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin ilgili maddelerine uygun olarak hazırlandığı ve denetime elverişli olduğu, ek raporda taraf vekillerinin itirazlarının gerekçelendirilerek karşılandığı, böylece ek raporun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla , asıl dosya davacısının sübuta yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Diğer istinaf sebeplerinin incelenmesiyle ; İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, diğer yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birliktedeğerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.Somut olayda,kaçak elektrik kullanımı haksız fiil niteliğinde olup,alacağın varlığı ve miktarı yargılama gerektirdiğinden ,mahkemece birleşen dava yönünden icra inkar tazminatına hükmedilmesinde de hukuka aykırılık bulunmamaktadır.İcra ve İflas Kanunu’nun 72.maddesi gereğince alacaklının kötü niyet tazminatına mah- kûm edilebilmesi için takibin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması ve bu durumun borçlu tarafından ispatlanması gerekmektedir. Öğretide ve Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu hâlde, icra takibine girişen alacaklının kötüniyetli olduğu kabul edilmektedir.Anılan yasa hükmünde düzenlenen ve ‘kötü niyet tazminatı’ olarak adlandırılan taz- minat, yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde takibe girişmekte kötü niyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsa- mından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Alacağının varlığına maddi hukuk kuralları çerçevesinde inanarak icra takibine girişen, ancak bunu usul hukuku kurallarına uygun şekilde kanıtlayamayan bir alacaklı, İİK’nın 72. maddesi anlamında ‘haksız’ ise de, ‘kötü niyetli’ olarak kabul edilmesine ve dolayısıyla, bu iki koşulun birlikte gerçekleşmesini açıkça şart koşan söz konusu hüküm çerçevesinde tazminatla sorumlu tutulmasına hukuken olanak yoktur. Başka bir ifadeyle; İİK’nın 72. maddesi hükmüne göre, menfi davasının (borçlu) lehne sonuçlanması üzerine, alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin haksız ve kötü niyetli olması hâlinde,talep varsa, borçlu lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gereklidir. Burada takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötü niyetli olması da gerekmekte olup, ispat yükü; takibin kötü niyetli olduğunu iddia eden davalı (borçlu)’nun üzerindedir. ( Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/(19911-2837 E, 2021/1271 K. sayılı 19/10/2021 tarihli ilamı)Somut olayda , koşulları oluşmadığından asıl davada davacı lehine haksız icra tazminatına hükmedilmemesinde de hata bulunmamaktadır.Böylece ,mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, tarafların asıl ve birleşen davalar ile ilgili istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Asıl ve birleşen dosyaların taraflarının istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine,Asıl dosya yönünden davacıdan alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin asıl dosya davacısı-birleşen dosya davalısından alınarak hazineye irat kaydına, Asıl dosya yönünden dosya davalısından alınması gereken 89.862,61 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 22.465,65 TL harcın mahsubu ile bakiye 67.396,96 TL'nin asıl dosya davalısından alınarak hazineye irat kaydına, Birleşen dosya davacısından alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin birleşen dosya davacısından alınarak hazineye irat kaydına, Birleşen dosya davalısından alınması gereken 40.531,22 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 10.133,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 30.398,22 TL'nin birleşen dosya davalısından alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf masrafının istinaf eden taraflar üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.16/09/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim