mahkeme 2024/2512 E. 2025/1691 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/2512

Karar No

2025/1691

Karar Tarihi

24 Haziran 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2024/2512
KARAR NO:2025/1691
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:15/05/2024
NUMARASI:2022/137 E - 2024/286 K
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit
KARAR TARİHİ:24/06/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkilinin cafe işlettiğini, davalı şirketçe kendisine tahakkuk ettirilen elektrik fatura bedellerinin düzenli olarak ödendiğini, dünya genelinde ve ülkemizde yaşanan Covid-19 salgını nedeniyle müvekkiline ait işyerinin kapalı mekan yiyecek satan cafe şeklinde olduğundan dolayı uzun süre kapalı kaldığını, müvekkiline ait işyerinde gel al şeklinde paket servisi çalışması da yapılmadığını, dava konusu fatura bedellerinin davalı şirket tarafından müvekkiline usul ve yasalara aykırı olarak tahakkuk ettirildiğini, dava şartı olan arabuluculuk görüşmesinde uzlaşma sağlanamadığını, müvekkili şirket tarafından kaçak elektrik kullanımını zımnen kabul anlamına gelmeksizin uzun süre kapalı olan müvekkiline ait işletmede dava konusu kaçak elektrik faturalarında talep edilen miktar kadar elektrik enerjisi kullanımıda fiziken mümkün olmadığını beyan ederek, müvekkili aleyhine davalı şirket tarafından usul ve yasalara aykırı olarak tahakkuk ettirilen 06.11.2020 son ödeme tarihli 66.474,07 TL bedelli ,22.02.2021 son ödeme tarihli 21.933,34 TL bedelli, 12.03.2020 son ödeme tarihli 11.580,87 TL bedelli,14.06.2021 son ödeme tarihli 10.843,48 TL bedelli dört adet kaçak elektrik faturalarından dolayı müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespiti ile işbu faturaların iptaline karar verilmesini talep talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ;müvekkili şirket kayıtlarında yapılan incelemeler sonucunda; ... nolu tüketim noktasında, davacının görevli tedarik şirketine ait zamanında ödenmeyen fatura borçları sebebiyle 20.01.1010 tarihinde enerjisi kesilerek görevli tedarik şirketi tarafından da 14.09.2020 tarihinde sözleşmesi sonlandırılmıştır. 02.03.2020-27.10.2020-11.10.2021 ve 03.06.2021 tarihinde müvekkil şirket ekiplerince yapılan kontrollerde davacının yükümlülüklerini yerine getirmeden müvekkil şirket tarafından kesilen enerjiyi açarak enerji kullandığı tespit edilmiş olup, davacı adına ...- ...- ...- ... nolu kaçak tespit tutanağı tanzim edilmiş olduğu, tutanaklara istinaden sayaç tüketim bilgilerine göre 11.560,87-TL, 66.474,07-TL, 21.933,84-TL ve 10. 843,48-TL kaçak faturaların tahakkuk edildiğini, bu nedenlerle, davacının 20.01.2020 tarihinde enerjisi kesildikten sonra yükümlülüklerini yerine getirmeden sözleşme veya ikili anlaşma olmadan enerji kullanmış olması sebebiyle tanzim edilen kaçak tutanağı ve faturasının mevzuata uygun olduğunu davanın tamamen hukuki dayanaktan yoksun, mesnetsiz ve yersiz olduğunu, davacı tarafça kaçak elektriğin kullanılmadığının iddia edildiğini, tutulan tutanakların inkar edildiğini ancak dosyasına iddiasını ve tutanakların aksini kanıtlar belge, delil sunulmadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda ;yargılamada alınan bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere, davalı yanca kesilen elektriğin davacı yanca izinsiz olarak yeniden açılarak kullanılmış olduğu açıkça belirtilmiş olmakla, davacının davasında haksız olduğu gerekçesiyle;açılan Davanın Reddine karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı,davacı vekili istinaf etmiştir.Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle ;dava dilekçesindeki iddia ve beyanlar tekrar edilerek, müvekkili şirket tarafından kaçak elektrik enerjisi kullanılmadığını, müvekkili tarafından, davalı şirketçe kendisine tahakkuk ettirilen elektrik fatura bedellerini düzenli olarak ödenmiş olduğunu, bilirkişinin aksi yöndeki tespit ve beyanlarını usul ve yasalara uygun olmadığını, usul ve yasalara aykırı olarak ve eksik inceleme neticesinde oluşturulan ve hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle hüküm kurulduğu ve bu kapsamda hukuka aykırı karar verildiğini beyanla,kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava, menfi tesbit talebine ilişkindir.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; Dosya kapsamına sunulan, 27.10.2020 , 11.02.2021 , 02.03.2020 ,03.06.2021 tarihli kaçak elektrik tespit tutanak içeriklerinden, borcundan dolayı elektriği kesilmiş tesisatta kullanıma devam edildiği gerekçesi ile kaçak elektrik tespit tutanakları düzenlenmiş olduğu, sözkonusu kaçak elektrik tespit tutanağına istinaden 27.10.2020 tarihli tutanak için 66.474 07 TL.,11.02.2021 tarihli tutanak için 21.933,34 TL.,02.03.2020 tarihli tutanak için 11.560,87 TL.,03.06.2021 tarihli tutanak için 10.843 48 TL.,Toplam 110.831,7/6 TL. bedelli kaçak elektrik tüketim tahakkukları yapılarak, fatura edildiği anlaşılmaktadır.Mahkemece yargılamada alınan bilirkişi raporunda özetle; "Dava konusu tutanaklar öncesinde elektrik kesilmesine ilişkin sunulan Kesme ve Mühürleme belge içeriğinden, kesmeye ilişkin kayıtların (6625,70 TL. borç bilgisi, kesme mühür numarası, kesme tarihi, saati, kesmeyi yapan görevliye ait sicil bilgisi, sayaç işaret bilgisi vb) varlığı tespit edilmiştir. Tespitler doğrultusunda dava konusu tutanak tarihleri öncesinde 20.01.2020 tarihinde davalı tarafça kullanılan elektriğin ödenmemiş borçlarına binaen kesilmiş olduğu tespit edilmiştir. .. çizelgede görülebileceği üzere her bir tutanak için bir önceki tutanak tarihinde tespit edilen sayaç işareti dikkate alınarak mahalde bilfiil tüketilen elektrik miktarı üzerinden kaçak tahakkuk hesaplamaları yapılmıştır.Mahalde bilfiil tüketilmiş olan elektrik miktarlarından kullanıcı- davacı sorumlu tutulabilecektir. Davacı sayacı, davacı vekilinin dava dilekçesinde belirttiği gibi 02.03.2020- 14.09.2020 tarihler arasında 9717 kwh işaret değerinde sabit kalmıştır. Bu dönem aralığında (pandemi) davacıya fatura tahakkuku yapılmamıştır. Ayrıca tutanaklarda sayaç tarafından tespit edilen yüksek güç değerleri elektrik tüketiminin göstergesidir.Dava konusu 4 adet faturanın, sözleşme ve mevzuata uygun şekilde davacının mahaldeki bilfiil tüketimleri gözetilerek düzenlenmiş oldukları"sonuç ve kanaati beyan edilmiştir. Somut olayda uygulanması gereken 30.05.2018 tarihli Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği; Kaçak elektrik enerjisi tüketimi hallerini düzenleyen , MADDE 42 – (1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak;a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi, b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi, c) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi,ç) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir. "şeklinde düzenleme bulunmaktadır.Dosya kapsamına sunulan deliller ,bilirkişi raporundaki tesbitler itibarıyla ,davalı tarafça usulüne uygun olarak kesilmiş elektriğin, davacı tarafça izinsiz olarak yeniden açılarak kullanılmış olduğu sabit olduğundan,davacı taarfın bu yönlere ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Yargılamada alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına ve mevzuata uygun hazırlandığı,denetime elverişli olduğu, hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla ,davacı tarafın bu yönlere ilişkin istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir. Böylece ,mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla,davacı tarafın istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf masrafının istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 24/06/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim