mahkeme 2024/1441 E. 2024/1432 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/1441

Karar No

2024/1432

Karar Tarihi

21 Mayıs 2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/1441
KARAR NO: 2024/1432
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN ARA KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/02/2024
NUMARASI: 2023/234 E -
DAVANIN KONUSU: Menfi Tesbit ve tedbir
KARAR TARİHİ: 21/05/2024
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; " Müvekkil ..., ... kurumsal müşterisidir. ... Merkezi tarafından müvekkil aranarak mevcut tarifesinin üzerine 9 data hattı ve 7 araç takip sistemi hattı açıldığında faturalarının sabit kalacağı ve ek ödeme yapmayacağı konusunda görüşme talebinde bulunulmuş ancak ... tarafından ne görüşmeye gelinmiş ne de bilgi verilmiştir.Daha sonraki süreçte müvekkil ile yüz yüze görüşme yapılmadan, imza alınmadan, müvekkilin bilgisi ve rızası dışında 9 adet data hattı ve 7 adet araç takip M2M hattı müvekkilin gıyabında müvekkil adına ve üzerine kullanıma açılmış ve bu hatların bedelleri faturalara yansıtılmaya başlanmıştır. Aynı zamanda bu hatlar müvekkile teslim de edilmemiştir. Müvekkil bu hatları ne kullanmış ne de teslim almıştır. Müvekkilin, bu data hatları ve m2m hatlarının açılması için talebi ve onayı yoktur. Müvekkilin herhangi bir talebi ve onayı olmamasına rağmen açılan ve müvekkile teslim dahi edilmeyen 9 adet data hattı ve 7 araç takip sistemi için her ay müvekkil ödeme yapmak durumunda kalmıştır. Müvekkilin talebi ve rızası olmadan açılan ve kullanmadığı hatlar sebebiyle her ay yüksek bedeller ödeyerek mağdur olmuştur. Mağduriyetimizin önlenmesi için dava sonuçlanıncaya söz konusu hatlara ilişkin abonelik sözleşmesinin durdurulmasına talep ediyoruz." şeklindeki iddia ve talepler ile dava açıldığı ve derdest olduğu görülmektedir. Mahkemece 10/05/2023 tarihli ara karar ile; Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin KABULÜNE; Davalı ... Hizmetleri A.Ş 'ye müzekkere yazılarak ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ,..., ..., ... ve ...1846 numaralı hatların abonelik sözleşmelerinin durdurulmasının istenilmesine, mahkememizin bu hususta bilgilendirilmesine, şeklinde ara karar verilmiştir. Sözkonusu ara karar istinaf edilmiş ise de ,Dairemizce sözkonusu dilekçenin ihtiyati tedbire itiraz mahiyetinde değerlendirerek ,bir karar verilmesi için dosya mahkemesine geri çevrilmiştir. Mahkemece ,dairemizin geri çevirme kararından sonra verilen 09/02/2024 tarihli ara karar ile , "davacı dava dilekçesinde özetle, taraflar arasında herhangi bir sözleşme olmamasına rağmen davalı tarafından davacı adına 9 adet data hattı ve 7 adet araç takip hattının davacı adına kullanıma açıldığını belirtmiş ve bu hatların durdurulması yönünde ihtiyati tedbir talep etmiştir. Davalı tarafından dosyaya davacı ile yapmış olduğu sözleşmeye ilişkin belgeler sunulmamıştır. Bu aşamada sözleşmenin varlığı davalı tarafından ispat edilemediğine göre ihtiyati tedbir için yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı kabul edilmiştir. İhtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde davalı tarafından dava konusu hatlar nedeniyle fatura düzenlenmeye ve bu faturaların tahsili için hukuki yollara müracaat edilmeye devam edileceğinden ve bu durumun yeni hukuki sorunlar yaratacağı "gerekçesiyle İhtiyati Tedbir Kararına İtirazın Reddine karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararı, davalı vekili istinaf etmiştir. Davalı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu hatlar bakımından abonelik sözleşmelerinin durdurulmasına dair karar verilmiş olmakla bu kararın kapsamının belirsiz olduğu, tedbir kararı verilmesinin dosya kapsamına uygun olmadığından itirazları neticesinde kaldırılması gerektiği, zira abone tarafından abonelik sözleşmelerinin iptalinin kendi tasarrufu ile yapılabilecek olup bu yola başvurulmaksızın ileri sürülen talebin hatalı olduğu, ihtiyati tedbir kararı verilmesi için davanın yaklaşık ispata yarayan deliller ile ispatı gerekmekte olup, davacı tarafından dosyaya yaklaşık ispata yarayan delil de sunulmadığı, salt davacının beyanına dayalı olarak tedbir kararı verilmesinin usul ve yasalara aykırı olduğu, mahkemece yaklaşık ispatın gerçekleştiği belirtilse de hangi kapsamda gerçekleştiğinin muallakta olduğu, . mahkeme kararında tedbirin hangi sebeple kabul edildiğine dair bir gerekçe dahi belirtilmediği, verilen tedbir kararının usul ve yasalara , yerleşik yargıtay içtihatlarına açıkça aykırı olup kaldırılması gerektiği, yerleşik yargıtay içtihatları ile de belirlendiği üzere mahkeme tarafından uyuşmazlığın esasını çözümleyecek ve davacının davanın sonunda elde etmesi gerekeni davanın başında elde etmesini sağlayacak şekilde ihtiyatî tedbir kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu, taraflar arasında hukukî bir uyuşmazlık bulunduğu, mahkeme'ce yargılama yapılıp deliller toplanmadan, dosya tüm unsurları ile incelenmeden verilen tedbir kararının hatalı olduğu, İhtiyati tedbir karar içeriğinin müvekkili şirket tarafından uygulanabilir bir yanı da bulunmadığından iş bu karar kapsamında davacının zarara uğrama ihtimali dahi bulunmadığı ,bu sebeplerle kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir. HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; derdest dava ,menfi tesbit talebine ilişkindir.Mahkemece dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş,henüz bilirkişi raporu dosyaya ibraz edilmemiştir.Davacı tarafça müvekkili ile yüz yüze görüşme yapılmadan, imza alınmadan, müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında 9 adet data hattı ve 7 adet araç takip M2M hattı müvekkilin gıyabında müvekkil adına ve üzerine kullanıma açıldığı ve bu hatların bedelleri faturalara yansıtılmaya başlandığı iddiası ileri sürülmüş olmakla, sözkonusu iddianın sahtelik iddiasını da içerdiği,bu sebeple bu yönden de yargılamada inceleme yaptırılması gündeme gelebilecek olup,teknik bilirkişi raporu da henüz dosyaya sunulmamıştır.Davacıya,sözkonusu hatlarla ilgili olarak faturalar düzenlendiği anlaşılmaktadır.İhtiyati tedbir ile ilgili olarak, HMK’nun 389. maddesinde '' Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır” hükmü düzenlenmekle ihtiyati tedbir açıklanmıştır. Amaç bakımından ihtiyati tedbir, aynı uyuşmazlık konusu olan taşınır veya taşınmaz malların devrinin önlenmesi, dava sonuna kadar aynen muhafaza edilmesi veya bir tehlike yahut zararın önlenmesi amacıyla HMK' nun 389 vd. maddelerinde öngörülen durumlarda baş vurulan bir yoldur. Geçici hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. HMK'nın ihtiyati tedbirle ilgili 390. maddesinin gerekçesinde geçici hukuki korumalarda ispat hususu üzerinde durulmuştur.İhtiyati tedbire karar verilmesi için "tam ispat" ölçüsü yerine "yaklaşık ispat" ölçüsü dikkate alınacaktır. Somut olayda ,dava konusu edilen hatlarla ilgili olarak davalı şirketçe faturalar düzenlenmekte olup,HMK 389. Madde kapsamında davacı yönünden doğması muhtemel zararın önlenmesi bakımından ,ihtiyati tedbir kararı verilmesi koşulları mevcut olduğundan, tedbir talebinin kabulünde usul ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Ancak Mahkemece 10/05/2023 tarihli ara karar ile; Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin KABULÜNE;Davalı ... Hizmetleri A.Ş 'ye müzekkere yazılarak ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ... ,..., ..., ... ve ... numaralı hatların abonelik sözleşmelerinin durdurulmasının istenilmesine" şeklindeki tedbir belirsizlik içerdiği ,ara kararının bu şekliyle infazda tereddüt yaratacağı anlaşılmakla, istinaf talebi bu sebeple kabul edilerek ve ara karar HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak yeniden , teminat karşılığında aşağıda yazılı olduğu şekilde tedbir kararı verilmesi gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf talebinin kabulü ile ara karar HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak, yeniden; 1-Davalı ... Hizmetleri A.Ş tarafından ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ,..., ..., ... ve ... numaralı hatlarla ilgili olarak (bu hatlarla ilgili mevcut ve geçerli olan tarife gereğince ödenmesi gereken alacak kalemleri dışındaki) uyuşmazlık konusu edilen döneme ait fatura borçlarının ödenmesinin tedbiren durdurulmasına, Dava değeri üzerinden takdiren 3.000,-TL teminatın davacı tarafça nakten iş bu kararın tebliğinden itibaren 1 hafta içinde mahkeme veznesine yatırılmasına, Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim