Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/1082

Karar No

2025/386

Karar Tarihi

11 Şubat 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/1082
KARAR NO: 2025/386
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 10/01/2024
NUMARASI: 2023/380 E - 2024/6 K
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 11/02/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkili şirket tarafından davalı aleyhine Merkezi Takip Sistemi ... E. Sayılı Dosyası ile ilamsız takiplerde haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, davalının tüm fer'ileri ile birlikte borca itiraz ettiğini, takibi durdurulduğunu, ticari arabuluculuğa başvurulmuş ise de davalı şirket ile anlaşma sağlanamadığını, bunun üzerine arabuluculuk son tutanağı düzenlendiğini, davalı/borçlu şirketin, müvekkili şirket ile elektrik abonelik sözleşmesi imzaladığını, daha sonra davalı/borçlu müvekkil şirket ile yapmış olduğu sözleşme süresi bitmeden başka tedarik firmaya geçiş yaparak sözleşmeyi ihlal ettiğini, bu nedenle davalı/borçluya cayma bedeli faturası tahakkuk ettirildiğini, davalı-borçlunun tamamen haksız ve kötüniyetli olarak işbu icra takibine itirazıyla sözleşmeye aykırı hareket etmesi sebebiyle doğan borcundan kurtulmaya çalışmakta olduğunu beyanla , borçlunun yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20’sinden az olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ; davalı şirket yetkilisinin davacı şirket ile imzalamış olduğu sözleşme ile davalı şirket büyük bir külfet ve sorumluluk altına sokarak taahhütde bulunduğunu, davalı şirket tarafından verilen yetkinin sadece sözleşme imzalamaktan ibaret olduğunu, bu nedenle davacı şirket basiretli bir tacir gibi davranmamış olduğunu, davalı müvekkilinin şirket yoğun elektrik tüketimi yapan bir firma olup, dava konusu sözleşme ile daha uygun bir fiyat ile elektrik kullanmayı amaçlamakta olduğunu, ancak söz konusu sözleşme sonrasında gelen fatura bedeli ile de daha uygun elektrik faturası ödemeyeceğini anlamış olduğunu, iş bu durumun daha önceki dönem faturalar ile kıyaslama yapıldığında anlaşıldığını, davacı firmaca ile müvekkil davalı şirket arasında imzalanan sözleşmenin; Sözleşmenin Sona Ermesi B maddesinde gereğince davalı şirkete sözleşme süresinde taahhuk eden en yüksek fatura bedeli tutarında cayma bedeli faturalandırılarak Cezai Şart Ödemesi talep edildiğini, davacı şirketin dava konusu sözleşmeye koymuş olduğu cayma bedeli ile basiretli bir tacir gibi davranmadığını, söz konusu bedelinin afaki miktarda yüksek olduğunu, bu nedenle söz konusu cayma bedelini kabul etmelerinin mümkün olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda ; davalı şirketin Türk Ticaret Kanunu uyarınca tacir olup sözleşmeyi serbest iradesi ile imzaladığını, Sözleşmede taahhütlerinin yerine getirilmemesi üzerine cayma bedeli ve faiz oranı kararlaştırıldığı, davalı tacirin sözleşme ile kararlaştırılan hususlara Ticaret Kanunun 22.maddesi ve devamında belirtilen hükümleri uyarınca uymakla yükümlü olup, davalı şirket tarafından takibe konu fatura bedelinin ödendiği ispatlanamadığı gerekçesiyle; Davacı tarafından açılan davanın kabulü ile; 1-Davalının Tekirdağ İcra Müdürlüğünün ... sayıl Merkezi Takip Sistemi dosyasında yaptığı itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, 2-Asıl alacağın %20 si oranı üzerinden hesaplanan 49.175,46-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararı, davalı vekili istinaf etmiştir. Davalı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; cevap ve beyan dilekçesindeki hususlar tekrar edilerek, davacı şirket ve davalı müvekkili şirket arasında serbest tüketici sözleşmesi imzalanmış olduğu, ancak bu sözleşmesinin sona ermesi halindeki cezai şartın afaki miktarda belirlendiği,kaldı ki müvekkili şirketin kullanım yaptığı süre de düşünüldüğünde bu cezai şartın miktarının fahiş olduğu, TBK m. 182/f.3’te “Hâkim,aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir.” şeklindeki düzenleme gereğince karar verilmesi gerektiği, diğer yandan davalı şirket yetkilisinin davacı şirket ile imzalamış olduğu sözleşme ile davalı şirket büyük bir külfet ve sorumluluk altına sokarak taahhütte bulunduğunu ,davalı şirket tarafından verilen yetkinin sadece sözleşme imzalamaktan ibaret olduğu, bu nedenle davacı şirketin basiretli bir tacir gibi davranmadığı,davalı müvekkili şirketin yoğun elektrik tüketimi yapan bir firma olup dava konusu sözleşme ile daha uygun bir fiyat ile elektrik kullanmayı amaçladığı,ancak söz konusu sözleşme sonrasında gelen fatura bedeli ile de daha uygun elektrik faturası ödemeyeceğini anladığını, bu durumu daha önceki dönem faturaları ile kıyaslama yapıldığında anlaşıldığını, davacı firmaca ile müvekkil davalı şirket arasında imzalanan sözleşmenin 5. Maddesinde ''müşteri faturayı son ödeme tarihine kadar ödemezse, Müşteriye ikinci ihbarname gönderilir. İkinci ihbarnamenin yasal tebligat adresine (yazılı veya e- posta veya sms ile )ulaştırılmasını izleyen 5(beş) iş günü içerisinde borç ödenmediği taktirde sözleşme ... tarafından feshedilerek elektrik tedarikine son verilebilir. '' şeklinde hüküm olmasına rağmen müvekkili şirkete bildirim yapılmadığı,buna göre davacı şirketin sözleşmeyi sözleşme hükümlerine uygun olmayarak feshettiğini beyanla ,kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir. HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava , elektrik aboneliği sözleşmesinden kaynaklı cayma bedeli faturası nedeniyle başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir. Uyuşmazlık, davacı ve davalı tarafça sözleşmenin ihlal edilip edilmediği, ödenmeyen fatura borçları, tacir olan taraflar arasında imzalanan elektrik enerjisi satış sözleşmesinde kararlaştırılan cezai şart talep edilme şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Davanın dayanağı olan Merkezi Takip Sisteminin ... Esas sayılı dosyasında; alacaklısının ... Anonim Şirketi olduğu, borçlusunun ... Pazarlama Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, 266.186,79 TL TL alacak üzerinden takip başlatıldığı, davalı-borçlunun süresi içinde borca ve tüm ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu anlaşılmıştır. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; 19.09.2022 Tarihli 12 ay tedarik süreli ve Enerji tedarik başlangıç tarihi 01.11.2022 tarihi olacak şekilde Elektirk Enerjisi Satış Sözleşmesi anlaşması yapıldığı görülmektedir. Taraflar arasındaki Sözleşmenin , "Sözleşmenin Feshi" başlıklı 8. Maddede ; a. Müşteri'nin Sözleşme hükümlerini yerine getirmemesi veya Serbest Tüketici hakkını kullanmasına engel bir durumun tespiti ya da tüketici grubunun değişmesi halinde ... Sözleşme'yi derhal feshedebilir. Müşteri, Sözleşme'nin bu nedenlerle feshedilmesi durumunda, ...'tan herhangi bir hak ve talebinin olmayacağını kabul, beyan ve taahhüt eder. b. Müşteri, Sözleşme'ye konu Tesis'in tahliyesi hariç olmak üzere Sözleşme'yi sona erme tarihinden önce feshederse ya da ...'a olan borcunu ödememesi sebebi ile ... tarafından sözleşmesi feshedilirse, ... tarafından Sözleşme süresi boyunca tahakkuk etmiş en yüksek fatura bedelinin erken fesih cezası olarak Müşteri'ye tek seferde fatura edileceğini kabul, beyan ve taahhüt eder.Müşteri bu faturayı tebliğ tarihinden itibaren 10 (on) gün içerisinde ödemekle yükümlüdür.Faturanın ödenmemesi durumunda 5. madde hükümleri uygulanacaktır. Sözleşmenin 5. Maddesi “ Fatura ve Ödeme” kısmının (f) şıkkında “ Müşteri, faturayı son ödeme tarihine kadar ödemezse, Müşteri'ye ikinci ihbarname gönderilir. İkinci ihbarnamenin yasal tebligat adresine (yazılı veya e-posta veya sms ile) ulaştırılmasını izleyen 5 (beş) iş günü içerisinde borç ödenmediği taktirde Sözleşme ... tarafından feshedilerek elektrik tedarikine son verilebilir. ..., varsa teminatı ve/veya Müşteri'nin ... ile imzaladığı diğer sözleşme/sözleşmelerden doğmuş/doğacak alacaklarını Müşteri'nin borcuna mahsup edebilir. Teminatın veya Müşteri alacağının borcu karşılamaması halinde ..., kalan kısım için icra takibi başlatabilir. Müşteri, bu duruma muvafakat ettiğini kabul ve beyan eder.” düzenlemesi bulunmaktadır.Mahkemece yargılamada alınan bilirkişi raporunda özetle; Taraflar arasında Serbest Tüketici sözleşmesi imzalandığı,dosyada yer alan tesisat tahakkuk görüntüsünde sözleşmede yer alan enerji tedarik sürecinin başlangıcı olan 01.11.2022 tarihinden sonra 01.11.2022-30.11.2022 tarihleri arasını kapsayan 246.377,82 TL lik bir tahakkuk olduğu ve 01.11.2022 tarihinden sonraya ait başka tahakkukun olmadığı ,davalı taraftan istenen son dönemlere ait elektrik faturaları olan Ağustos, Eylül ve Ekim 2023 dönemine ait faturalardan davalı tarafın elektriği dava dışı ... Satış A.Ş. Firmasından aldığının anlaşıldığı, cayma bedeli faturasının sözleşme maddelerine uygun olarak kesildiği, Müşteri'nin faturayı ödememesinden sonra ikinci tebligatın çekildiğine dair belgenin dosyada olmadığı, Sözleşme maddesinde ikinci tebligat çekildikten sonra 5 iş gün içerisinde faturanın ödenmemesi durumunda icra takibine başlanabileceği şeklinde görüş bildirilmişitr. Dosyadaki belgelere göre ,davalı şirket adına vekaleten sözleşme imzalayan kişinin şirketi temsile yetkili olduğu, bu yetki ile sözleşme imzaladığı ,sözleşmenin geçersizliğine sebep olacak bir husus bulunmadığı,yetkinin aşılması hususlarının davalı şirket ve yetkilisi arasındaki iç mesele olduğu,bu yöne ilişkin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Somut olayda, özellikle tacir olan tarafların ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmekle yükümlü bulunmasına, sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ceza koşu- lunu da içeren sözleşmeyi imzalayan tarafların karşılıklı borç ilişkisi kurarak edimlerini ifa ile yükümlü hâle geldikleri anlaşılmakla cezai şarttan indirim yapılmasını gerektirir bir yön bulunmadığından bu yöne ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Nitekim, Dairemizin 2022/2753 E., 2023/1074 K. Nolu 06.04.2023 tarihli ilamı ile Yargıtay 3. HD'nin 2023/3198 E., 2024/1438 K: nolu 29.04.2024 tarihli ilamları da bu yöndedir. Tacir olan tarafların serbest iradeleri ile meydana getirdikleri sözleşmede yer vermiş oldukları ceza koşullarına ilişkin düzenlemelere aynen uymak zorunda oldukları, bu bağlamda davacının hizmet bedeline ilişkin faturanın ödenmeyen kısmı ile sözleşmede kararlaştırılan ifaya ekli ceza koşulundan kaynaklanan alacağı ve cezai şart için takip başlattığı dikkate alınarak ,bu alacak kalemlerinin sözleşmeye göre istenebilir olduğu anlaşılmakla davalı tarafın bu yönlere ilişkin istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamına göre ; taraflar arasında 19.09.2022 Tarihli 12 ay tedarik süreli ve Enerji tedarik başlangıç tarihi 01.11.2022 tarihi olacak şekilde Elektirk Enerjisi Satış Sözleşmesi imzalanmıştır. Ağustos, Eylül ve Ekim 2023 dönemine ait faturalardan davalı tarafın elektriği dava dışı ... Satış A.Ş. Firmasından aldığının anlaşıldığı böylece sözleşme hükümlerini ihlal ettiği anlaşılmıştır. Davacı şirketçe, ibraz edilen SMS kayıtlarına göre davalıya sözleşme uyarınca bildirimlerin yapıldığı görülmüştür. Enerji tedarik sürecinin başlangıcı olan 01.11.2022 tarihinden sonra 01.11.2022-30.11.2022 tarihleri arasını kapsayan 246.377,82 TL lik bir tahakkuk olduğu tesbit edilmekle, cezai şart faturasının sözleşmeye uygun olarak düzenlendiği anlaşılmıştır. Böylece ,mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı tarafın istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 18.183,22 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 4.545,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 13.637,37 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf masrafının istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 11/02/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim