mahkeme 2023/656 E. 2023/3918 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/656
2023/3918
28 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2023/656
KARAR NO: 2023/3918
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/12/2022
NUMARASI: 2021/154 E - 2022/911 K
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
KARAR TARİHİ: 28/12/2023
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili olan davacının "... Mah. .... Sok. No:... B/... Merkez Ataşehir / İstanbul" adresini 2019 yılının ağustos ayında kiraladığını, ilk bir kaç ayın tadilat ve taşınma süreci ile geçtiğini, bu dönemde bir elektrik kullanımı söz konusu olmadığını, ardından elektrik bağlatmak için ... kurumunun mühendisine gerekli çizimler yaptırıldığını ve sözleşme imzalamak için onaya sunulduğunu. ... yetkililerinin de davacıya bu süreçte elektriklerini açacaklarını ancak kaçak kullanım olacağını ve bunun normal tarifeden yüksek olduğunu bu şekilde ödeme yapması gerekeceğini söylediklerini, müvekkilinin bu durumu kabul ederek sözleşmesi onaylanana kadar bu şekilde elektrik kullandığını, 22.01.2020 tarihinde müvekkili olan davacının ... kurumundan elektrik alımına yönelik ... tesisat numarası, ... sözleşme numarası, ... müşteri numarası, ... sözleşme hesap numarası ile resmi olarak hizmet alımına başladığını, ardından bahse konu kaçak kullanımlar için davacıya bir fatura kesilmiş olup bu fatura müvekkili olan davacı tarafından derhal ödendiğini, bu ödeme sonucunda davacıya artık bir borcun bulunmadığının sözlü olarak söylendiğini, davacı ile davalı kurum arasında sözleşme olmasına rağmen davacıya kaçak kullanım yaptığı iddiasıyla faturalar kesilmeye başlandığını, ilk olarak 57.000,00 -TL 'lik ayrı bir kaçak kullanım faturası kestiğini ve müvekkili olan davacının elektriğini keserek ticari hayatını bitirmekle korkutarak ödeme yapmaya zorladığını, bunun sonucunda da davacının ilgili kurumla 1+7 taksit olacak şekilde yapılandırma anlaşması yapıldığını ve bu gerçek olmayan kaçak kullanım sebebiyle ortaya çıkarılan borcu ödemeye mahkum edildiğini, bu olayın ardından kısa bir süre sonra tekrar gelen yetkililerin müvekkilini o tekrardan kaçak kullanım yaptığını söyleyerek kendisine aynı gün içinde 5.288,23 -TL 'lik bir kaçak kullanım faturası çıkarttıklarını ve bunu ödememesi halinde elektriğinin kesileceğini söylediklerini, davacıdan 26.08.2020 tarihinde bu borcu tahsil ettiklerini, müvekkilinin bir aksilik yaşanmaması için yetkili kurum ne derse yaptığını, ödemesi gereken bütün borçları ödediğini, davacının borç durumunu öğrenmek için 04.01.2021 tarihinde ... numarası ile başvuru yapıldığını, bu başvuruya ... (Müşteri İlişkileri Müdür V.) ve ... (Çözüm Merkezi Takım Yöneticisi) tarafından e-imzalı olarak hazırlanmış olan 22.01.2021 - E.6650 ile müvekkili olan davacının herhangi bir borcu olmadığına dair resmi evrak gönderdiklerini, bu evrakın davacı tarafından teslim alınmasının ardından yetkili kurumun saha çalışanları davacının şirketine gelerek davacının kiraladığı iş yerindeki bir önceki kiracı ... Takım Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'ne (...) ait olan kaçak kullanımı olduğunu bu sebeple de ortaya çıkan 25.187,42 -TL bedelli borcu müvekkili olan davacının ödemesi gerektiğini, ödemezse de elektriği keseceklerini söyleyerek davacıyı rahatsız ettiklerini, ilgili kurum tarafından yanlış düzenlenen faturaların revize edilmesi amacıyla Kadıköy ... Noterliğinden 12.01.2021 tarihinde ... Yevmiye Numarası ile ihtarname gönderildiğini, ancak yetkili kurumun revize işlemi yapmak yerine hemen ardından davacıyı adeta cezalandırırcasına kaçak kullanım iddiasıyla fatura kestiklerini, daha sonra hem müvekkili hem de avukatı olarak kendilerinin yetkili kurum ile yaptığı telefon görüşmelerinde kendileri tarafından davacıya borcu yoktur kağıdının verildiğini ve bu kağıdın da verildiği tarihten öncesi döneme ait herhangi bir borcu olmadığını yazdığını söylemelerine rağmen ilgili kurum tarafından 02.02.2021 tarihli, ... tutanak numaralı fatura ile davacıya 14.10.2019 - 09.01.2020 tarihleri arasında kaçak kullanım yaptığı iddiasıyla 25.187,42 -TL borcu olduğunun bildirildiğini, 1+7 taksite böldükleri ödemeyi yapmak isterlerken birdenbire ortaya çıkan bu borç sebebiyle davacının ödemesini kabul etmeyerek ya 25.187,42 -TL'lik meblağ için de anlaşma yapar ve ödemeyi kabul edersin ya da ödemeni almayız diyerek müvekkili olan davacı üzerinde baskı oluşturmaya çalıştıklarını, müvekkili olan davacı hakkında 02.02.2021 tarihli 5 adet 03.02.2021 tarihli 1 adet olmak üzere toplam 28.688,00 -TL bedelli fatura kestiklerini ileri sürerek davacı açısından içinden çıkılamayacak ve geri dönülemez zararlara sebebiyet vereceğinden davacının elektriğinin kesilmemesi için ivedilikle tedbir kararı verilmesini , davacının kaçak kullanımının olup olmadığının tespit edilmesini ve bu tespit sonucu müvekkili olan davacının borcu olmadığına, aksi halde ne kadar borçlu olduğunun tespit edilerek bu miktarın önceden tahsil edilen cezalardan mahsup edilerek kalan bakiyenin tespitinin yapılmasını ,huzurdaki davanın kabulüne, müvekkili olan davacının zarara uğramaması için elektriğinin kesilmemesi için ivedilikle tedbir kararı verilmesine, müvekkili olan davacının davalı kuruma borcunun olmadığının tespitine, aksi halde müvekkili olan davacının borç miktarının tespit edilerek önceden ödenen cezalardan mahsubuna karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kiralama yapması akabinde "perakende satış sözleşmesi imzalamaksızın" kullanım yapmaya başladığını, daha sonra abonelik sözleşmesi imzalamasına rağmen normal kullanım borcunu ödemediğini ve sözleşmesinin feshedilmesi üzerine yine kaçak kullanım yapmaya başlayarak; "kurum tarafından usulüne uygun olarak kesilen elektriği açıp kullandığını, davacının eylemlerinin yönetmeliğin farklı bentlerinde tanımlanmakta olup, bahsi geçen eylemler "kaçak elektrik tüketimi olduğunu, Elektrik Piyasasını düzenleyen 6446 Sayılı Kanun ve bu kanuna göre çıkartılan 30 Mayıs 2018 tarihli resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği' nin ilgili maddeleri, müvekkilim davalı şirket tarafından gerçekleştirilen işlemler değerlendirildiğinde; perakende satış sözleşmesi olmaksızın elektrik kullanmaya devam etmesi, bu sebeple kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenmesi, tutanak kapsamında süre ve hesaplamaya dair mevzuat dikkate alınarak kaçak elektrik tüketim bedelinin faturalandırılması işlemlerinin tamamının hukuka uygun olduğunun kabulü ile, Davacı kullanımlarının yönetmelik kapsamında kaçak elektrik kullanımı olarak kabul edildiği ve bu usule göre hesaplandığı, müvekkilim davalı şirketin kaçak tespiti, hesaplama ve faturalandırma sürecinde mevzuata uygun hareket etmesi sebebiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; "Davacının dava dilekçesindeki beyanlarından, kullanıma konu yeri 2019 yılının Ağustos ayında kiraladığının anlaşıldığı, taraflar arasında 22/01/2020 tarihinde sözleşmenin kurulduğu, bu halde 14.10.2019-19.02.2020 tarih aralığındaki kaçak kullanım için davalı tarafından keşide edilen 02.02.2021 tarihli e-faturanın davacının kiracı sıfatıyla kullandığı bağımsız bölümdeki tüketim nedeniyle olduğunun anlaşıldığı, Mahkememizce re'sen alınan bilirkişi raporu ile davacının Perakende Satış Sözleşmesi kurulmadan enerji açılarak tüketim yapılması ile elektrik kullandığı, bu durumun yapılan kontrollerde kaçak elektrik tespit tutanağı ile belgelendiği, ilgili dönemde tüketilen elektrik enerjisinin kaçak elektrik tüketimi olduğu, Davalının kaçak elektrik tespit konusundaki işlemleri ve tahakkuk ettirilen elektrik tüketim miktarına göre hesaplama yönteminin yürürlükteki mevzuatlara uygun yapıldığı ile faturanın mevzuata aykırı olarak geç düzenlenmiş olmasının ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı, hükümdeki ifadenin borcun doğumuna ilişkin olmadığı, ayrıca doktrinde kabul edilen görüşe göre anılan 43/6 hükmünün kenar başlığı'' kaçak elektrik enerjisi tespit süreci'' olmakla hükümde alacağın talep edilebilirliğine ilişkin bir zamanaşımı süresinin de belirlenmediği kanaatine varılabileceği yönünde görüş bildirildiği, alınan 18/01/2022 tarihli kök ve ek raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla Mahkememizce benimsendiği, 22/01/2021 tarihli borcun bulunmadığına ilişkin yazının dava dışı elektrik satış şirketi ... tarafından verildiği anlaşıldığından beyanın davalıyı bağlamadığı, davacının menfi tespit istemine konu borcun bulunduğu sonuç ve kanaatine varılmakla davanın reddine karar verilmesi gerekmiş, Mahkememizin 24/03/2021 tarihli ihtiyat tedbir kararının uygulanması nedeni ile davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmiştir. " gerekçeleriyle 1-)Davanın REDDİNE, 2-)Mahkememizin 24/03/2021 tarihli ihtiyat tedbir kararının uygulanması nedeni ile 5.037,00-TL kötüniyet tazminatının davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine karar verilmiştir. Karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekil istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nde kaçak elektrik tüketimi halinde bir tutanak düzenleneceği ve kaçak tüketimin olduğu yerin elektriğinin kesileceğini ve yine aynı kanun M.43/6; “Bu madde kapsamında düzenlenen kaçak elektrik tüketim faturası en geç 3 iş günü içerisinde tüketiciye gönderilir.” dendiğini, davalı tarafından herhangi bir tutanak tutma ya da elektriği kesme eylemi yapılmadığı gibi müvekkilinin ısrarları olmasa fatura dahi kesilmeyeceğini, yönetmelik gereği 3 iş günü içerisinde kesilmesi gereken fatura bir yıldan uzun süredir gönderilmeyerek sonradan gönderilmesinin de yönetmeliğe aykırı olduğunu, ... tarafından dava konusu faturanın tebliğ edilmediğini, davalı dağıtım şirketinin dava konusu ihtilafa ilişkin sürelere dair olmamasına karşın; ... tarafından fatura ödenmemesinden kaynaklı perakende şirketi tarafından müvekkilinin sözleşmesinin tek taraflı feshedildiğini iddia ettiğini, ancak dosyada da bu iddiaya ilişkin bir belge bulunmadığını, ... fatura kesimi yapmadığından müvekkilinin maillerde de görüleceği üzere ısrarları sonrası faturalandırma yaptığını, sonrasında müvekkili tarafından da ... Elektrik olarak bilinen, ... Satış A.Ş. DEN hizmet alımına başlandığını, taraflar arasında hiçbir ihtilaf olmadan hizmet alımı devam ettiğini, davalının kendi kurumsal maillerinden gönderilen kaçak kullanıma ilişkin faturalardan kaynaklı mailde de bu fatura bedelinden hiç bahsedilmemiş olmasının zımni bir kabul niteliğinde olduğunu, 14.10.2019 - 09.01.2020 tarihleri arasında kaçak kullanım yaptığı iddiasıyla 25.187,42 -TL borcun varlığından müvekkilinin Şubat 2021 tarihinden haberdar edilmesi - öncesinde aynı dönemlere ilişkin kesilen ve ödeme planına dahil borçlar mevcutken- kanuna aykırı olduğunu, ticari defterlerin bunu ispatladığını, bilirkişi değerlendirmesinde salt borcun varlığını kabul üzerinden değerlendirme yapıldığını, tebliğ edilmeyen bir fatura borcundan kaynaklı borcun var olmayacağı konusunun hukuki bir değerlendirme olduğunu, bilirkişi ek raporunda; 5. Teknik, analiz, tespit ve değerlendirme başlıklı bölümü g bendinde; dava konu 25.187,42-TL bedelli fatura 19.01.2019 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağı sonucunda olay tarihinden yaklaşık bir yıl sonra düzenlendiği şeklinde kanaat belirttiğini, bunun yönetmeliğe aykırı olduğunu, hükme esas teşkil eder nitelikteki son bilirkişi raporunda çelişkinin belirtilmiş olduğunu, dosyada mevcut deliller ve bilirkişi raporları nazara alındığında; davalının dürüstlük kuralına aykırı, çelişki oluşturacak nitelikte fiilleriyle; tespit ve faturalandırmaya ilişkin kanuni düzenleme hilafından kaçak tüketimden kaynaklı olduğu iddiası ile 1.5 sene sonra faturalandırdığı dava konusu tespiti istenen bedele ilişkin müvekkilinin borçlu olduğunun kabulünün mümkün olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, kaçak tahakkuku nedeniyle menfi tespit talebine ilişkindir.Dosya kapsamından, davacı tarafça bahse konu yerin 2019 yılı Ağustos ayı içerisinde kiralandığı, 08.10.2019, 14.10.2019 ve 19.01.2019 tarihinde Davalı ... Dağıtım A.Ş. (...) tarafından “Perakende Satış Sözleşmesi olmadan enerji açılarak tüketim yapılması gerekçesiyle” kaçak elektrik tespit tutanakları düzenlendiği, 22.01.2020 tarihinde Davacı ile dava dışı ... ... Perakende Satış A.Ş. (...) arasında Abonelik Sözleşmesi yapıldığı, 26.02.2020 ve 27.02.2020 tarihlerinde “Kayıtta olmayan sayaç ile tüketim yapılması gerekçesiyle” kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiği, 12.08.2020 ve 26.08.2020 tarihlerinde “Kesilen elektriği yükümlülüğü yerine getirmeden açarak kullanmaktan” (mühür fek'ki) kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiği anlaşılmaktadır. Mahkemece taraf delilleri toplanarak bilirkişi incelemeli yaptırılmıştır. 05/08/2021 tarihli raporda bilirkişiler özetle;''... Davacı ...San. Tic. Ltd. Şti."nin Davalı ... Dağıtım A.Ş.'ne 27.185,95 TL borçlu olduğu, Davacı ve Davalı şirkete ait BA-BS formlarında Davacı ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin Davalı ... Dağıtım A.Ş.'nden; 2020 / 02 dönemi içerisinde 3 adet fatura karşılığı 7.066 TL, 2020 / 08 dönemi içerisinde 1 Adet fatura karşılığı 48.753,00 TL, 2021 / 2 dönemi içerisinde 1 Adet fatura karşılığı 21.345,00 TL tutarında alım yaptığına dair beyanda bulunduğu, Davalı ... Dağıtım A.Ş.'nin Davacı ...San. Tic. Ltd. Şti.'ne 2020 / 2 dönemi içerisinde 3 adet fatura karşılığı 7.066 TL, 2020/ 08 dönemi içerisinde 2 adet fatura karşılığı 53.234 TL tutarında satım yaptığına dair beyanda bulunduğu, Dava konusu tutanak tarihinin 19.01.2020 tarihi olduğu, sayacın markasının Köhler, seri nosunun ise ... olduğu ve tespit edilen endeks değerinin 13.333 kWh olduğu tespit edilmiştir. Önceki tutanak tarihinin ise 14.10.2019 tarihi olduğu sayaç marka ve seri nosunun farklı olduğu görülmüştür. Bu nedenle kaçak elektrik kullanımın iki kat olarak alınması gerekmektedir. Tutanakta kayıt altına alınan sayacın seri numarasının ...'a kayıtlı olmadığı ve tesisata davacının kendi imkânları ile temin ettiği sayacın takılmış olduğu ve endeks değerinin ise 13.333 kWh olduğu ve davalı kurumun bu değeri doğru kabul ederek ve kabul edilen bu değerin doğru (ihtilafsız) olarak kabul ettiği için bu değer üzerinden hesaplama yapılması normaldir. Hesaplamalar EPDKMHY madde 42,-43,-44,-45., 46., ve 47. Maddelere göre davacının ödeyeceği vergiler dahil (965 BTV, 961 Enerji Fonu, 962 TRT fonu ve 9618 kdv), 25.187,42 TL olarak hesap edilmiştir. "şeklinde görüş bildirmişler, ek raporlarında da aynı görüşlerini tekrarlamışlardır. Rapora itiraz üzerine mahkemece ikinci kez bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişiler raporlarında ".. davacının ilgili adrese Ağustos 2019 da taşındığını, 08.10.2019, 14.10.2019 ve 19.01.2019 tarihinde davacıya Davalı ... Dağıtım A.Ş. (...) tarafından “Perakende Satış Sözleşmesi olmadan enerji açılarak tüketim yapılması gerekçesiyle” kaçak elektrik tespit tutanakları düzenlendiği, 22.01.2020 tarihinde Davacı ile dava dışı ... ... Perakende Satış A.Ş. (...) arasında Abonelik Sözleşmesi yapıldığı, 26.02.2020 ve 27.02.2020 tarihlerinde “Kayıtta olmayan sayaç ile tüketim yapılması gerekçesiyle” kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiği, 12.08.2020 ve 26.08.2020 tarihlerinde “Kesilen elektriği yükümlülüğü yerine getirmeden açarak kullanmaktan” kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiği, Davalı tarafından Davacıya toplam olarak 7 adet kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiği, Buna göre; h) 22.01.2021 tarihli ... ... Perakende Satış A.Ş. (...) 'ın yazısında “... Sözleşme Hesabının yapılacak son 'okuma öncesinde borcunuz bulunmamaktadır” ifade edildiği, davalının kaçak elektrik tespit konusundaki işlemleri ve tahakkuk ettirilen elektrik tüketim miktarına göre hesaplama yönteminin yürürlükteki mevzuatlara uygun yapıldığı, kaçak kullanım için davalı tarafından tanzim edilmiş olan 02.02.2021 tarihli e-faturanın davacının kiracı sıfatıyla kullandığı bağımsız bölümdeki tüketim nedeniyle olabileceği, TBK m. 299 hükmüne göre kira sözleşmesi kapsamında bağımsız bölümü kullanan ve ondan faydalanan kiracının dosya kapsamına sunulan ödemeleri ve beyanları da incelendiğinde menfi tespite konu edilen faturada belirtilen 14.10.2019-19.02.2020 tarihleri arasında kiralananda zilyet bulunması sebebiyle elektriği kaçak kullanma ihtimalinin bulunduğu kanaatine varılabileceği; 22.01.2021 tarihli, E.6650 sayılı, “Borç durumunuza ilişkin başvurunuz hakkında" konulu, antetli, e-imzalı yazıda bulunan “Yapılacak son okuma öncesinde borcunuz bulunmamaktadır." şeklindeki beyan incelendiğinde bu beyanın, davalı tarafından değil, dava dışı elektrik satış şirketi ... tarafından verildiği anlaşıldığından bu beyanın, borçlar mevzuatı kapsamında davalıyı bağlamayacağı, bu beyanın davalının irade beyanı ve irade özgürlüğü gereğince sunulmadığı, salt olarak dava dışı kişinin bu beyanı neticesinde davacının borçlu olup olmadığının tespit edilemeyeceği" mütalaa edilmiştir. Tüm bunlara göre abonelik kurulmasından önce davacının abone olmaksızın elektrik kullandığından bahisle tutanaklar düzenlenmiş olduğu, davacının dava dışı şirketle olan abonelik sözleşmesinin feshedilmesinden sonra abonelik olmaksızın elektrik kullanmaya devam ettiği, tutanak tarihinde dava dışı şirketle abonelik ilişkisinin olduğunun ispat edilemediği, davacı tarafça dayanılan e-mailin dava dışı perakende satış şirketi tarafından abonelik kapsamında gönderilmiş olması nedeniyle kaçak kullanımlar yönünden davalı açısından bağlayıcı olmadığı anlaşılmakla mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygundur. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Davacıdan alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 89,95 TL'nin istinaf eden davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 28/12/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.