mahkeme 2023/2927 E. 2024/1015 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/2927
2024/1015
2 Nisan 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2023/2927
KARAR NO: 2024/1015
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2022/446 Esas - 2023/495 Karar
TARİHİ: 20/06/2023
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)
KARAR TARİHİ: 02/04/2024
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahke- mesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından kullanımda olan ... sayaçta ekipler tarafından 21.06.2022 tarihinde yapılan incelemede;" sayacın S fazına ait akım trafosunun gerilim kablosunun kesilmiş olduğu ve birleştirilerek temas etmeyecek şekilde üze- rinin bantlandığı, S fazında kayıt yapamaz hale getirildiği"nden bahisle kaçak tespit tutanağı düzen- lendiğini, söz konusu tutanağın gerçeğe aykırı olduğunu, müvekkiline para cezası kesilebilmesi için düzenlendiğini, İstanbul'a elektrik sağlayan davalı firma çalışanları tarafından bu denli bariz, çekin- cesiz ve hayretler uyandıracak şekilde suç işlendiğini, bilahare bu tutanak gereğince müvekkili aley- hine 22.06.2022 tanzim ve 04.07.2022 son ödeme tarihli ... fatura numaralı 93.549,30 TL ve ... fatura numaralı 22.140,78 TL bedelli iki adet fatura düzen- lendiğini, müvekkili bu bedelleri ödemeyince elektriği kesildiğini beyanla, müvekkilinin davalı kuruma herhangi bir borcunun olmadığının tespitini, elektrik kesintisinin ve icra takibinin durdurul- masını talep etmiştir.Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının gerçeklerle bağdaşmayan soyut iddialarda bulunduğunu, dosyada bulunan 21.06.2022 tarihli Kaçak/ Usulsüz Elektrik Kullanım Tutanağı ile .... Tic. Ltd. Şti.'nin sayaca müdahale etme suretiyle kaçak elektrik kullandığının açıkça tespit edildiğini, tutanağının aksini kanıtlar nitelikte herhangi bir belge/ görüntünün sunulmadığını, davalı şirket tarafından görevlendirilen yetkililerin sayaca müdahale etmek sureti ile davacıyı zarara uğratmaları için her hangi bir sebebin bulunmadığını, diğer yandan dava konusu faturalar davalı şirket tarafından düzenlenmediği için takibinin davalı şirket tarafından yapıl- masının hukuken mümkün olmadığını, elektrik kesintisinin müsebbibinin de davalı şirket olmadığını, davacının aynı zamanda mahkemenin 2022/448 Esas sayılı dosyası üzerinden ... A.Ş. ("...") aleyhine menfi tespit davası ikame ettiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
BİRLEŞEN DAVADA: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; asıl davadki ididalarını aynen tekrarla- yarak, kaçak elektrik kullanımına ilişkin sayaca her hangi bir müdahalede bulunmadıklarını, fatura ödemelerini düzenli olarak yaptıklarını, davalı şirket çalışanlarının sayaca müdahalede bulunduğunu ve gerçeğe alkırı tutanak düzenlediklerini , konuyla ilgili olarak İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahke- mesi'nin 2022/446Esas sayılı dosyası üzerinden ... aliyhine dava açıldığını beyanla, önce- likle her iki dosyanın birleştirilmesini, müvekkilinin 04/07/2022 son ödeme tarihli 93.549,30-TL ve 22.140,78-TL bedelli iki adet fatura nedeniyle davalı ...'a borçlu olmadığının tespiti ile fatura- ların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/448 Esas sayılı dosya- sında birleşen davalı ... A.Ş vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın talepleri ve davası haksız olduğunu, dava açılmadan arabulucuya başvurulmadığını, kaçak elektrik kullanım tespiti ve tahakkukunun mevzuata uygun olduğunu, kurum işlemlerinde herhangi bir hata bulunmadığını, ilgili mevzuat hükümleri uyarınca davacının kaçak elektrik kullandığı sabit olduğunu, davacı her ne kadar kaçak elektrik kullanmadığını iddia etmişse de, iddiasını ve tutanakların aksinin kanıtlar nitelikte, tespit tutanağı ve sair belgeler aynı kapsam ve mahiyette herhangi bir somut delil de sunmadığını, davacı lehine verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılması, tedbirin devamına karar verilmesi halinde ise -kabul anlamına gelmemek kaydıyla- alacak miktarının %100'nün teminat olarak depo edilmesininin gerektiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesi'nce: asıl davanın pasif husumet yokluğundan, birleşen davanın esastan reddine karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu: Hüküm asıl ve birleşen davanın davacısı tarafından istinaf edilmiştir. Asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde: Müvekkili firma büyük bir işletme olmayıp sipariş üzerine çalışma şeklinde bir sisteminin bulunduğunu, bu nedenle aylık kullanım miktarının farklılık gösterdiğini, bilirkişinin gerçek olmayan vardiya ve çalışma saati üze- rinden yaptığı hesaplamanın doğru olmadığını, sayaca her hangi bir müdahalelerinin bulunmadığını, davalı tarafından gönderilen görevlilerin etrafta kamera bulunup bulunmadığını gizli davranmaya özen göstererek pense yardımı ile mühürü kestiklerini, akabinde sayaç içerisinde birtakım müdahalelerde bulunulduğunu, bu durumun ceza hukuku açısından suç teşkil ettiğini ve kamera kayıtları ile tespit edilebileceğini, davalı taraf çalışanı olan ekipler şirkete geldiğinde, şirket yetkilisinin babasının kendileri ile ilgilendiğini,denetimin tamamında yanlarında bulunduğunu, bir aksaklık olup olmadığını sorduğunda kendisine "bir aksaklığın bulunmadığı, yalnızca kablonun değişmesinin gerektiği"nin bildiril- diğini, bu konuşma akabinde görevlilerin pense yardımı ile mührü kestiklerini, panoyu açarak işlem yaptıklarını, gerçeğe aykırı olarak mühür yokmuş gibi ve kablo kesikmiş gibi tutanak düzenlediklerini, ayrıca tutanağın davacının iş yerinde düzenlenmediğini, görevliler tarafından iş yerinden ayrıldıktan sonra tutulduğunu, müvekkilinin davalı tarafa borcunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere, bilirkişi raporunda çalışma saati ve vardiya yönünden yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Asıl ve birleşen dava , menfi tespit talebine ilişkindir. Dosya içeriğinden; ... çalışanları tarafından ,davacı şirketin faaliyet gösterdiği "... Mh. .... No: ... Bayrampaşa/ İstanbul" adresinde, 21.06.2022 tarihinde yapılan dene- timlerde, "tesisatta bulunan ... marka 2014 imalat tarihli ... nolu kayıtlı sayacın S fazına ait akım trafosunun gerilim kablosunun kesilmiş olduğu ve birleştirilerek temas etmeyecek şekilde üzeri bantlanarak sayacın S fazında kayıt yapmaz hale getirildiği"nden bahisle ... nolu tutanağın düzenlendiği, ayrıca mevcut durumun video ile kayıt altına alındığı, söz konusu tutanak gereğince davacı adına 93.549,30-TL kaçak tüketim bedeli ve 22.140,78-TL ek tahakkuk olmak üzere iki adet fatura düze lendiği, davacının ... aleyhine açtığı asıl dava ve ... aleyhine açtığı birleşen davada söz konusu faturalar ile ilgili menfi tespit talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.1-ASIL DAVA YÖNÜNDEN; Dava konusu kaçak tespiti, tahakkuk ve faturalama işlemi birleşen davanın davalısı ve dağıtım şirketi durumundaki ... tarafından yapılmış olup söz konusu faturalar nedeniyle ... karşı açılan asıl davada pasif husumet sıfatı bulunma- maktadır. Bu yönüyle asıl dava yönünden verilen karar isabetlidir.2- BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN; Tutanak tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 30.05.2018 tarihli ''Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği" nde;Kaçak elektrik enerjisi tüketimi halleri-MADDE 42 – (1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak;a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi,b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi,c) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi,ç) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir.Kaçak elektrik enerjisi tespit süreci-MADDE 43 – (1) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bendi kapsamında doğrudan dağıtım sistemine yapılan müdahalelerde dağıtım sistemine olan bağlantılar ortadan kaldırılır. Kullanım yerinde EK-5’te yer alan kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenir ve kullanım yerinin elektriği kesilir. (2) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sayaca müdahale edildiğine ilişkin şüpheye sebep olacak bir bulguya rastlanılması halinde aşağıda belirtilen kaçak tespit süreci başlatılır;a) Sayaç sökülerek yerine uygun bir sayaç takılmak sureti ile mevcut sayaç incelemeye alınır.b) Sökülen ve takılan sayaçlarla ilgili EK-6’da yer alan sayaç değiştirme tutanağı düzenlenir.c) İnceleme sonucunda sayaca müdahale edilerek tüketimin doğru tespit edilmesinin engellenmesi suretiyle elektrik enerjisinin eksik veya hatalı ölçülerek veya hiç ölçülmeden tüketildiğinin laboratuvar raporu ile tespiti halinde EK-5’te yer alan kaçak tespit tutanağı düzenlenir.ç) Laboratuvar raporu, kaçak elektrik tespit tutanağı ve ödeme bildirimi beraber tüketiciye bildirilir ve aynı süre içerisinde kesme bildirimi düzenlenmek suretiyle kullanım yerinin elektriği kesilir. (3) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi kapsamında kullanım yerinde EK-5’te yer alan kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenir ve kullanım yerinin elektriği kesilir. (4) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişi, kaçak tespit süreci sonucunda kaçak elektrik enerjisi tüketimi tespit edilen gerçek veya tüzel kişiler ile ilgili Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunur.(5) Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesi esastır.(6) Bu madde kapsamında düzenlenen kaçak elektrik tüketim faturası en geç 3 iş günü içerisinde tüketiciye gönderilir.(7) Bu madde kapsamında yapılan tespit ve işlemler kullanım yerini de içerecek şekilde fotoğraflanır ve iletişim bilgilerinin bulunması halinde kalıcı veri saklayıcısıyla da tüketiciler bilgilendirilir. Kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanması-MADDE 44 – (1) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bendi kapsamındaki kaçak olarak tüketilen elektrik enerjisi miktarı, tüm tüketiciler için; a) Öncelikle tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerine göre,b) Tüketimi doğru olarak kaydetmiş yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerinin bulunmaması durumunda, ihtilafsız aynı dönemki tüketim miktarına göre, hesaplanır. (b) bendi kapsamında, kaçak kullanım tespitinin yapıldığı tarihten geriye dönük olarak yapılan incelemeler sonucunda, tüketim değerlerinin düşmeye başladığı tarih tespit edilebiliyorsa, bu tarihten önceki aynı dönem, ihtilafsız dönem olarak kabul edilir.(2) Birinci fıkra kapsamında doğru tespit edilmiş tüketim değeri yoksa, kullanım yerinin müstakil trafolu olup olmamasına bakılmaksızın;a) Meskenlerde, proje varsa projesinde belirtilen gücün kullanma faktörü olan 0,60’ı, projesi yok ise, basit yapılarda 3 kW, diğerlerinde 5 kW’nın altında olmamak üzere bağlantı gücüne ve ortalama günlük çalışma saatine göre, yöresel özellikler ve benzer yapılar göz önüne alınarak,b) Diğer tüketici gruplarında, tespit edilen kurulu gücün kullanma faktörü olarak alınan 0,60 ile çarpımı sonucu bulunan değer bağlantı gücü olarak kabul edilir ve bu değer 3 kW’nın altında olmamak üzere ortalama günlük çalışma saatlerine göre, hesaplanır. Bu tür hesaplamaların yapılamaması durumunda, tüketilen elektrik enerjisi miktarı aynı yörede bulunan benzer kullanım yerlerinin ortalama tüketimlerine göre hesaplanarak tespit edilir.(3) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında, mühürlenmiş sayaçtan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazlar kaçak olarak beslenmiş ise, tüketilen elektrik enerjisi sadece bu hat üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınarak hesaplanır. (4) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi çerçevesindeki tespitlerde; elektrik enerjisinin kesildiği tarihteki endeks değeri ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihteki endeks değeri arasındaki fark dikkate alınarak hesaplama yapılır.Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalanmasında esas alınacak süre-MADDE 45 – (1) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalan- dırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır;a) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır.b) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresi esas alınır, bu süre 180 günü geçemez.c) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesindeki tespitlerde; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez.ç) Birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır.(1) Kaçak tüketimi ile kaçağa ilişkin normal tüketim hesabında esas alınacak sürelerin toplamı, 12 ayı geçemez. Yapılacak hesaplamada tüketimin yapıldığı kabul edilen dönemlerdeki birim fiyatlar dikkate alınır ve gecikme zammı alınmaz.(2) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre, tüketicinin tespite konu elektrik enerjisinin kesildiği tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süredir.(3) Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ortalama günlük çalışma saatleri;a) Meskenlerde; 5 saat,b) Tarımsal sulama tüketici grubunda yer alan tüketicilerde; ilgili Tarım İl Müdürlüğünden ürün bazında alınacak sulama sezonu saati bilgisi çerçevesinde belirlenen saat,c) Sanayi tüketici grubundan enerji alanlar ile turistik tesisler, akaryakıt istasyonları, hastaneler, alışveriş merkezleri gibi vardiyalı hizmet veren tüketicilerden, tek vardiyalı çalışanlar için 7 saat, iki vardiya çalışanlar için 14 saat, üç vardiya çalışanlar için 21 saat,ç) Diğer tüketicilerde; 8 saat, olarak kabul edilir.(4) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması olmayanlara, çalışma saatleri % 20 oranında artırılarak uygulanır. Üç vardiya çalışanlar için bu süre 24 saat olarak kabul edilir.(5) Üçüncü fıkranın (c) bendinin uygulanmasında, vardiya sayısının tespitinde kaçak tespiti yapan kuruluşun görevlilerinin tespiti ve şirket kayıtları, bunun mümkün olmaması halinde kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen resmi belgeler göz önüne alınır. Çalışma saatlerinin üçüncü fıkranın (c) bendinde belir- tilenlerden daha fazla olmasının tespiti durumunda ise, tespit edilen saatler esas alınır." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Davacı abonenin sayaca müdahale suretiyle elektrik enerjisi kullandığı kullandığı davalı ... ekiplerince düzenlenen kaçak tutağı ile tespit edilmiştir. Davaya konu tutanağın, özel hukuk tüzel kişisi olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde, 6100 sayılı Kanun'un 204. maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2022/7569E.- 2023/658 K. nolu 16.03.2023 tarihli ve 2021/4894 E., 2021/ 10580 K. Sayılı 21.10.2021 tarihli ilamı da aynı yöndedir.Ancak somut olayda davacının kaçak kullanımına ilişkin olarak kaçak tespit tutana- ğından başka tespit anında çekilen video görüntüleri ve dosyaya ibraz olunan fotoğraflar sunulmuştur.Davacı kadar ... görevlilerince kasten sayaca müdahale edildiği, suç işlendiği ve gerçeğe aykırı tutanak düzenlendiğini iddia etmiş ise de, Elektrik Mühendisi ... tarafından düzenlenen 08.01.2023 tarihli bilirkişi raporunda ; Dava dosyasına sunulan video kaydında 3 fazlı elektrik sayacı bağlantısında orta “S” fazının gerilim bağlantısının temas etmediği, geçici olarak açılıp kapatılabilen bir bağlantı şeklinde yapıldığı görülmektedir. Elektriksel güç değeri formülü akım ve gerilimin çarpımı ile elde edilir. Ölçüm devresinde gerilim O iken o fazdaki akım aksa bile güç değeri "0" olarak ölçülür. Dolayısı ile bu tesisattaki sayaç için tüketilen elektrik miktarını doğru olarak ölçen bir sayaç olarak değerlendiremez. Orta "S" fazı bağlantısı oksitlenmiş olarak video kaydında görülmektedir. Yani bu bağlantı şeklinin çok önceden yapıl- mış olduğu anlaşılmaktadır. Bakır yüzey hava ile temas ettiğinde kararmakta olup bu kararma oksitlenmesi nedeni ile olmaktadır. Çıplak bakır kablo ilk açıldığında parlak yüzeye sahip iken zamanla kararmaktadır. Bu nedenle davacı yanın izah ettiği gibi video kayıdı esnasında davalı yan elemanlarınca kablo soyularak video kaydının yapıldığı iddiası asılsız bir iddiadan ibarettir. Buradaki video kaydının da gösterdiği gibi davacı yanın kaçak kullandığı açık olarak bellidir." şeklinde değerlendirme yapılmıştır.Bundan başka raporda; Sayaç bağlantı tesisatı oynandığı için tüketilen elektriği kayıt altına alan bir sayaç mevcut değildir. Bu durumda davacı yanın kullandığı elektriksel yüklerinin kurulu güç ve iş koluna göre çalışma vardiya sayısı öngörülerek elektrik tüketim hesabı yapılabilir. Davalı yanın davacı yana çıkardığı fatura tutarlarınında davacı yanın kurulu gücüne göre olması beklenir. Bu türde dava dosyasında bilgi ve belge olmadığı için herhangi değerlendirme yapılamamıştır. Davacı yanın EPTHY mevzuatına atıfta bulunduğu elektriksel güçler mesken ve küçük ticarethaneler için geçerlidir. Bu dava dosyasındaki gibi davacı türü işletmeler için geçerli değildir. " denilmiştir.Bilirkişi ek raporunda; davacının kullandığı elektrik yüklerinin kurulu gücü ve iş koluna göre çalışma vardiya sayısı öngörülerek elektrik tüketim hesabı yapılabilir. Kaçak tespit tutanağında işletme esnasında devreden geçen akımlar Ir= 197A, Is=201A, It=198A olarak kayıt altına alınmıştır. Bu akım değerlerine göre şebekeden çekilecek anlık güç (197+201+ 198) x220 = 131.120 kwh olacaktır. Günlük 5 saat ve 1 vardiya çalışması için : 131.120 kwh x 5= 655,6 kh, 90 günlük tüketim için 59004 kwh, eş zaman faktörü 0.6 alınırsa şebekeden çekilecek güç 35.402,40 kwh , buna göre davacı tarafça kaçak + tüketim olarak ödenmesi gereken toplam tutar 303.921,59 TL olacaktır. " şeklinde görüş bildirilmiştir.Mahkemece bu rapor esas alınmak suretiyle hüküm tesis edilmiş ise de, dava konusu mahallin ticarethane olduğu ve davanın aboneliğinin bulunduğu, dava konusu kaçak kullanım nede- niyle hem kaçak tüketim hem ek tahakkuk hesabı yapılmasının gerektiği , ayrıca dosyada mevcut raporda ulaşılan rakam ile davalı tarafça yapılan tahakkuk miktarı arasında büyük fark bulunduğu gözetilerek konusunda uzman başka bir bilirkişiden tüketim ekstreleri de dikkate alınmak suretiyle itirazları giderici yeni rapor alınarak hasıl olacak sonuç dairesinde hüküm tesisi gerekirken hükme ve denetime elverişli olmayan rapor doğrultusunda hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle; davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dava dosyasının mahkemesine gönderilmesi gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yukarıda izah edilen şekilde, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine,Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 02/04/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.