mahkeme 2023/2676 E. 2024/1678 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/2676
2024/1678
6 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2023/2676
KARAR NO: 2024/1678
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/02/2023
NUMARASI: 2022/364 E - 2023/109 K
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 06/06/2024
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının kullanımında olan tesisatta müvekkili tarafından yapılan kontrolde kaçak elektrik enerjisi kullanıldığının tespit edilmesi üzerine zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereği Kaçak Elektrik Tespit Tutanağının tanzim edildiğini, iş bu tutanağa istinaden kaçak elektrik tüketim tahakkuku yapıldığını, davalı aleyhine tahakkuk ettirilen kaçak elektrik bedeline gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si ilave edilerek 17.993,16TL'nin tahsili için İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyası ile ödeme emri gönderildiğini, davalının ödeme emrine itiraz ettiğini ve takibin durduruğunu beyan ederek itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı cevap vermeme suretiyle davayı inkar etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; "Her ne kadar kaçak elektrik tespit tutanakları, düzenlendiği tarih itibariyle maddi olgulara ilişkin tespitleri içermekte olup, aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan belgelerden ise de davalının icra dosyasına yapmış olduğu itirazın ekinde ibraz etmiş olduğu kira sözleşmesi, dosyaya celp edilen müzekkere cevapları bir bütün olarak incelendiğinde gerek tutanağın tek taraflı herhangi bir tanık olmaksızın tutulmuş olması gerekse de davalı ile tutanak tarihinden sonraki bir süreçte abonelik sözleşmesinin akdedilmiş olması, davacının, tutanak tarihinde (abonelik kaydından önce) davalının fiili kullanıcının olduğuna ilişkin herhangi bir belge ibraz edememiş olması karşısında mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 2020/1575 Esas, 2021/2826 Karar Sayılı, 27/10/2021 Tarihli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda davacının davasını ispat edemediği" gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; kararı gerekçesiz olduğunu, eksik inceleme ile ve bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın karar verildiğini, kaçak elektrik kullanım tespiti ve tahakkukunun mevzuata uygun olduğunu, kaçak tespiti için tespit anında mahalde fiili kullanıcının varlığı yeterli olduğunu, davalı adına daha sonra da düzenlenen 14/07/2016 tarih ve 23/02/2017 tarihli mükerrer kaçak elektrik tespit tutanaklarının davalının kaçak elektrik kullanımını alışkanlık haline getirdiğini gösterdiğini, davalının cevap dilekçesi sunmadığı gibi kaçak elektrik kullanmadığını, dosyasına iddiasını ve tutanakların aksini kanıtlar nitelikte, tespit tutanağı ve sair belgelerle aynı kapsam ve mahiyette herhangi bir somut delil de sunmadığını, kaçak elektrik tutanaklarının düzenlendiği tarih itibariyle maddi olgulara ilişkin tespitler içermekte olup, aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğunu, alacağın likit olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, kaçak elektrik kullanımından kaynaklı tahakkuk edilen bedel ve cezalardan dolayı başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir Dosya kapsamından, 09/08/2015 tarihli tutanakla perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma imzalanmadan elektrik kullanım tespit edilerek tutanak düzenlenmiş olduğu, tutanağın el ile yazılmadığı, kullanıcı olarak davalının isim ve kimlik bilgilerinin yer aldığı anlaşılmaktadır. Davalı davaya cevap vermemiş, icra dosyasına itirazında ise ".. Cad. No:... adresinde hırdavat malzemeleri ve makine satışı ile ilgilendiğini, tutanağa konu adreste "... / ...ve No:..." ile hiçbir ilgilisinin bulunmadığını, faaliyette bulunduğu adresi 01.07.2017 tarihinde kiraladığını, kiradan önce hazırlık sırasında 13.06.2016 tarihinde davacı kuruma başvuru yaparak abonelik müracaatında bulunduğunu, kiradan önce eski kiracılar tarafından yapılmış tüketimin kendisinden tahsil edilmeye çalıştığını, borcunun bulunmadığını" ileri sürmüş, kira sözleşmesini dilekçesin eklemiştir. Mahkemece fiili kullanıcın tespiti için İTO kayıtları getirtilmiş, zabıta araştırması yapılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar. " Özel hukuk tüzel kişisi olan davacı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.). Bu halde, davalının tutanakta belirtilen adreste fiili kullanıcı olduğu ve kaçak elektrik kullandığı hususu yasal deliller ile ispatlanamamıştır. Buna göre, davalı kaçak kullanımdan kaynaklanan dava konusu borçtan sorumlu tutulamayacaktır.Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değerlendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Davacıdan alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL'nin istinaf eden davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili vergi dairesine yazılmasına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.06/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.