mahkeme 2024/285 E. 2024/502 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/285
2024/502
9 Şubat 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
37. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/285
KARAR NO: 2024/502
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/12/2023
NUMARASI: 2023/1351 2023/1467
TALEP: Reddi Hakim Talebinin İncelemesi
Taraflar arasında görülen dava sırasında Davalı ... tarafından reddi hâkim yoluna başvurulmuştur. Ret talebini inceleyen merci tarafından verilen kararın Bölge Adliye Mahkemesince incelenmesi Davalı ... tarafından istenilmiş olmakla, süresi içerisinde verilen istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R Davalılar ... Tic. Ltd. Şti. adına dosyaya sunulan 10/11/2023 tarihli hakimin(heyetin) dosyadan çekilmesi talepli dilekçesi ile; ... Bankası Anonim Şirketi'nin 12/12/2022 tarihinde İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne müracaat ederek ... (Vergi no: ...) ve ... isimli şirket ve kişilerden 9.000.000,00-TL alacaklı olduğunu ileri sürdüğünü, dayanak olarak ... 29/04/2015 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin gösterildiğini, bahsi geçen 7. ATM'nin 2022/1675 D. İş sayılı dosyasından haberdar olunması ile birlikte sözde alacaklı bankanın sahtecilik yaptığı ve mükerrer tahsilat yapmak istediğinin, 18/12/2022 tarihinde ilgili dosyaya ihbar edilerek HMK 209 kapsamında sahte belgeye dayanılarak ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğinin söylendiğini, bu beyanlarının dikkate alınmayarak mahkeme heyeti tarafından ihtiyati haciz kararı verildiğini ve şirketin iflasın eşiğine getirildiğini, Mahkemenin 2022/1275 D. İş E. ve 2022/1709 D. İş K. Sayılı ihtiyati haczinin dayanaksız ve sahte olduğu, gerçeğe aykırı düzenlendiğinin mahkemeye bildirildiğini, Mahkemenin 19/07/2023 tarihindeki duruşmada 7, 8 ve 9 numaralı ara kararlarında sözleşmenin sadece 19. sayfasının üst kısmında yer alan ...'nun müteselsil kefil olduğu bölüm ile ilgili 9.000.000,00-TL'nin sadece yani sözleşmenin yüzde 1'inin inceleneceğini, geri kalan yüzde 99'unun ise incelemeyeceğine hükmettiğini, bunun üzerine mahkeme kaleminde aynı tarihte ve hakime bizzat bahsi geçen sahte ...'nin bir bütün olduğunu iş bu nedenle sözleşmenin 17,18,19 ve 20. sayfasında bulunan tüm yazı, tarih, rakam ve imzaların alınması gerektiği yönünde beyanda bulunulması üzerine mahkemece aynı tarihte 19/07/0023 'te yazı işleri müdürü, katıp ve zabıt katibi tarafından da bu beyanda bulunulup kalemden gidildiğine ilişkin tutanak tutulduğunu, Mahkemenin 22/09/2023 tarihli ara kararı ile alacaklı bankaya TMK 6 ve HMK 190 kapsamında Samsun .... Noterliğince ... yevmiye numaralı 02/10/2018 tarihinde borçlu ... böyle bir borcun olduğuna ilişkin bir ihtarname gönderilmediği, böyle bir borcun varlığından bahdelimediğinden iş bu borcun kaynağının mahkemeye iki hafta kesin sürede açıklanmasının istenildiğini, ... Bankasının 03/10/2023 tarihinde mahkemeye hitaben dava dışı 3. bir kişiye ait davayla ilgili bulunmayan sahte 2 adet fotokopi dekont sunduğunu, bu belgeler incelendiğinde belgenin taraflarla ilgilisinin bulunmadığı sübut bulunduğu zaman 15/10/2023 tarihinde mahkemede bu sahtecilik ve dolandırıcılığı yapan ... Bankası Anonim Şirketi yetkilileri banka personeli hakkında Trabzon 1. İcra Ceza Mahkemesi'nin 2019/965 Esas, 02/09/2019 tarihinde yapılan şikayette sanık konumundaki şirket yetkilileri ... adreslerine muhtıra çıkartıldığını, Mahkemece 09/11/2023 tarihli duruşmada hazır edilmesinin talep edildiğini, bu aşamadan sonra işlerin tamamen karışmasından dolayı heyetin taleplerini görmezden geldiğini, sahtecilik ve dolandırıcılık yapan yetkilileri koruma adına 09/11/2023'a kadar sessiz kalındığını, bilirkişi ... tarafından düzenlenen HMK 293 kapsamındaki raporda, ... Bankasının sahtecilik ve dolandırıcılık yaptığının sabit olduğunu, 09/11/2023 tarihinde, 14:52'de duruşmaya girildiğini, duruşmada avukatının 1-1,5 dakika beyanda bulunduğunu, kendisinin de 3 ya da 4 kez söz hakkı istediğini ancak kendisine duruşma bitti dışarıya çık denildiğini, kaleme gitmesi ile birlikte kalem personeli ve 09/11/2023 tarihli tutanakta imzası bulunan zabıt katibi ... ve Yazı işleri müdürü ... 19/07/2023 tarihli ara kararda belirtilen sadece yüzde 1'lik bir bölümü koyarak bunu imzalayacaksın dediğini, bunun üzerine kendisinin sözleşmenin tamamını birebir imzasının yazısını, tarihi vermek istediğini söylediğini bunun üzerine başkan'ın yanına gidildiğini ve kendisinin tekrar duruşma salonuna çağırıldığını, Zabıt katibi ... başkana dönerek tamamını imzalamak istiyor demesi üzerine başkanın celallenerek ayağa fırlayıp ara kararda ne yazmışsam onu yapacaksın dediğini, kendisinin de sözleşmenin bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini söylediğini, başkanın, benim dediğim şekilde yapacaksın demesi üzerine kendisinin "sizin nereye varmak istediğinizi biliyorum, sahte tarihi ve diğer sahtelikleri bertaraf etmek istediğinizi biliyorum farkındayım" dediğini, amacının ise asıl yüzde 99'luk kısmın incelenmemesi ile yargılamanın aleyhine sonuçlanacağını anlamış ve farketmiş olması olduğunu, mahkemenin en başından beri sahte belgeye dayalı yapılan haciz ile birlikte HMK 190 ve TMK 6 kapsamında ispat külfeti üzerinde olmamasına rağmen ispat yükünü tarafına yüklemesinin, sahtecilik yapan kişileri koruyup kollaması, imzaya çağırmaması, sahte belgeye dayalı olarak 1 yıldır üzerinde cebri haciz uygulanmasının, ... Bankası A. Ş.'nin sahte belgelerinin görmezden gelinmesinin mahkemenin tek taraflı olduğunu gösterdiğini, bu nedenlerle dosyanın yeni bir heyete tevdii edilerek sayın mahkemenin dosyadan çekilmesi talep edilmiştir. Hakimin reddi HMK'nın 36. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, HMK 36.maddesi hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması halinde taraflardan birinin hakimi reddedebileceğini, hakimin de bizzat çekilebileceğini hükme bağlamıştır. Yine aynı maddede, davada iki taraftan birine öğüt vermiş ya da yol göstermiş olması, davada iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği helde görüşünü açıklamış olması, davada tanık veya bilirkişi olarak dinlenmiş veya hakim ya da hakem sıfatıyla hareket etmiş olması davanın dördüncü derece de dahil yan soy hısımlarına ait olması, dava esnasında iki taraftan birisi ile davası veya aralarında bir düşmanlık bulunması hallerinde hakimin reddi sebebinin varlığının kabul edileceği düzenlenmiştir.Yukarıda belirtilen red sebepleri sınırlı olmayıp, HMK 36.maddesinde belirtilmeyen ancak hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren başka sebeplerin de hakimin reddini gerektireceği açıktır.HMK 41.maddesi red sebebi ve bu sebebe ilişkin inandırıcı delil veya emare gösterilmemiş ise red talebinin, reddi istenen hakim tarafından geri çevrileceğini düzenlemiş olup, hakimin reddini talep eden tarafın red sebebine ilişkin mutlak bir ispat vasıtası olarak delil göstermesi zorunlu olmayıp, red sebebine ilişkin emareler de yeterlidir. Yargı yetkisi Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır. (Anayasa m.9) Hakimler görevlerinde bağımsızdır. Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verirler. Bu nedenle hakimler önüne gelen uyuşmazlıkları kanuni çerçevesinde çözmek zorundadırlar. Bu işlemi yaparken hakim bir olay ile ilgili kuracağı hükümle tarafların adalet duygusunu zayıflatacağını değil, güçlendireceğini düşünüp hedefleyerek çalışmalı, kanunlardan aldığı güçle hareket etmelidir. Hakim tarafların geçerli ve kanuni delillere dayanmayan soyut iddiaları karşısında başkalarına ve kendisine yabancı kalarak hukukun ne dediğini söyleme yetkisini kullanıp, yargılama işlemi ile yargı kararlarının kişisel görüş, inanç ve duyguların aracı olamayacağını, aksine hakimlerin yansız ve kanunlardan aldığı güçle adaleti sağlamaya çalıştığını davanın taraflarına inandırmalıdır. Yargılama sırasında, taraflardan birinin mahkeme hakimi hakkında şikayette bulunması veya aleyhine dava açması veya mahkeme hakiminin davanın taraflarından biri hakkında şikayette bulunması (suç duyurusunda bulunması) HMK.nın 36/1-d maddesindeki "davalı olmak" anlamında yorumlanamaz. Suç duyurusunda bulunulması hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebep olarak da düşünülemez.Dosya kapsamına göre, somut olayda HMK'nın 36. Maddesinde öngörülen hakimin reddi ve çekilmesini gerektirecek sebeplerinin bulunmadığı, davalı tarafça mahkemece haksız şekilde ihtiyati haciz kararı verildiği, alınan raporlara göre sahteliği ortaya çıkan evrak dayanılarak verilen karardan dönülmesi talebinin kabul edilmediği, bir kısım taleplerin görmezden gelindiğini, sahtecilik yapan kişilerin imzaya çağrılmadığı, duruşmada söz hakkı verilmediği, ara kararın yerine getirilmesi sırasında sözleşmenin tamamını imzaya zorlandığını, ayrıca mahkeme hakimi hakkında tazminat davası açıldığını, mahkemece haklarında suç durusunda bulunulduğu ve diğer red sebebi olarak ileri sürülen hususların bir kısmının işin esası yönünden isitinaf ve temyiz sebebi olup hakimin tarafsızlığından şüphe edilmesini gerektiren neden olarak değerlendirilmeyeceği, tahkikatın yürütülmesi bakımından yapılan değerlendirme bakımından mahkeme hakimin taktir hakkı bulunduğu, yargılama sırasında HSK'ya ve diğer birimlere şikayette bulunulmasının, dava açılması HMK'nın 36/1-d maddesi uyarınca davalı- husumetli olarak yorumlanamayacağı, mercice verilen ret kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla bu hususa ilişkin istinaf itirazları yerinde değildir. Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2013/7323 Esas, 2013/8986 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere hakimin veya tarafın şikayet edilmesi, tarafların anayasal dilekçe hakkı kapsamında kalan haklarının kullanılması niteliğinde olup, tarafların bu haklarını kullanmaları hakim ile ilgili taraf arasında husumet olduğu anlamına gelmez. İncelenen dosya kapsamına göre, taraflardan birinin mahkeme hakimi hakkında dava açmış bulunması HMK'nın 36/1-d maddesinde belirtilen “davalı olmak” anlamında yorumlanamayacağı, aksine bir yorum, yargılama yapan tüm hakimlerin kötü niyetli taraflarca reddedilmesini kolaylaştıracağı gibi, bu hakkı kötüye kullanmak isteyenlerin davranışını da korumak anlamına geleceği, hiçbir hukuk kuralının, kötü niyetliyi korumayacağı, aksini kabul etmek, kötü niyetli kişilerce açılacak uydurma dava ve şikayetler sonucu, davaya bakan hakimlerin sağlıklı, baskıdan uzak ve hür iradeleri ile görev yapmalarına engel olacağı gibi, tabii hakim ilkesini de zedeleyeceğinden konuyu inceleyen mercinin HMK'nın 36/1-d. maddesi hükmünü yorumlaması usul ve yasalara uygun görülmüştür.(T.C. YARGITAY 20. Hukuk Dairesi ESAS NO: 2016/7091 -KARAR NO: 2016/10107; ESAS NO: 2012/3824 -KARAR NO: 2012/6674)
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince, İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 2023/1351 D.İş Esas 2023/1467 D.İş Karar sayılı kararına karşı istinaf başvuru talebinin REDDİNE,
Kararın yerel mahkemece taraflara tebliğine, İstinaf giderlerinin istinaf edenin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 09/02/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.