Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/2733
2024/2805
12 Kasım 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
37. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/2733
KARAR NO: 2024/2805
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/08/2024
NUMARASI: 2024/360 2024/386
DAVANIN KONUSU: Reddi Hakim/Hakimin Çekinmesi İncelemesi
Taraflar arasında görülen dava sırasında davalı vekili tarafından reddi hâkim yoluna başvurulmuştur. Ret talebini inceleyen merci tarafından verilen kararın Bölge Adliye Mahkemesince incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiş olmakla, süresi içerisinde verilen istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R Taraflar arasında görülen dava sırasında davacı vekili tarafından sunulan ret dilekçesinde özetle; "Ara karar nedeniyle gerek taraflarına gerekse borçlu tarafından açık yasal düzenlemelere uygun olarak geçici mühlet ve tedbir kararlarının derhal verilmesi ve anılan ara karardan rücu edilmesi talep edilmiştir. Ancak Sayın Mahkemeniz'ce bu talepler hukuka aykırı bir şekilde yerine getirilmemiş, aksine hukuka aykırı olarak verilen ara kararında ısrar edilerek dosya celbi tezkeresi yazıldığını,Ekte bir örneğini daha sunduğumuz yerleşik yüksek yargı kararlarıyla da desteklenen açık yasal düzenlemelere göre şu hususlar açık ve tartışmasızdır: Dosyanın bu aşamasında başkaca hiç bir inceleme ya da araştırmaya girilmeksizin geçici mühlet ve tedbir kararlarının verilmesi İİK. 287. md. gereği zorunludur. Konkordato davalarında derdestlik itirazı ileri sürülemez. Konkordato davalarında verilen hükümler maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmezler. Hukuki yararın varlığı irdelemesi ancak aynı döneme ilişkin, aynı projeye sahip iki davanın aynı anda varlığı halinde gündeme gelebilir. Olayımızda böyle bir durum hiç bir şekilde söz konusu değildir. Öyle bir durumda dahi ancak ikinci davada borçlunun hukuki yararı olmadığı ileri sürülebilir. Derdestlik itirazı yapılamaz. Her durumda böyle bir inceleme, mühlet ve tedbir kararları verildikten sonra yapılabilir. Hukuki yarar konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılamaz. Kaldı ki ilk davanın kararlı olması, işbu davaya sunulan ödeme projesinin ilk davadakinden tamamen farklı ve alacaklılar için çok daha iyi bir proje olduğunun hiç bir uzman görüşü alınmaksızın anlaşılabilecek durumda olması karşısında mühlet ve tedbir kararları verilmek yerine anılan dosyanın celbinde ısrar edilmesinin ve hukuka aykırı ara kararından dönülmemesinin hiç bir dayanağı bulunmadığını" belirterek reddi hakim talebinde bulunmuştur. Hakimin reddi HMK'nın 36. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, HMK 36.maddesi hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması halinde taraflardan birinin hakimi reddedebileceğini, hakimin de bizzat çekilebileceğini hükme bağlamıştır. Yine aynı maddede, davada iki taraftan birine öğüt vermiş ya da yol göstermiş olması, davada iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği helde görüşünü açıklamış olması, davada tanık veya bilirkişi olarak dinlenmiş veya hakim ya da hakem sıfatıyla hareket etmiş olması davanın dördüncü derece de dahil yan soy hısımlarına ait olması, dava esnasında iki taraftan birisi ile davası veya aralarında bir düşmanlık bulunması hallerinde hakimin reddi sebebinin varlığının kabul edileceği düzenlenmiştir. Yukarıda belirtilen red sebepleri sınırlı olmayıp, HMK 36.maddesinde belirtilmeyen ancak hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren başka sebeplerin de hakimin reddini gerektireceği açıktır. Dosya kapsamına göre, somut olayda HMK'nın 36. Maddesinde öngörülen hakimin reddi ve çekilmesini gerektirecek sebeplerinin bulunmadığı, reddeden davalı tarafından bilirkişi heyeti ve komiser olumlu görüş bildirmesine rağmen yeterli araştırma yapılmadan konkordato tasdiki talebinin reddedildiği, bir kısım taleplerden feragat edilmesine rağmen gereksiz araştırmalar yapıldığı, bariz hukuki kuralların uygulanmadığı, revizyon ödeme projesinin dikkate alınmadığı, geçici mühlet şartlarının oluşmasına rağmen verilmediği, gerekçesiz ve hukuka aykırı şekilde hukuki yarar araştırması yapıldığı, ara karardan rücu talebinin kabul edilmediği, sunulan bariz içtihatlara açıkça aykırı hareket edildiği ve diğer red sebebi olarak ileri sürülen hususların işin esası yönünden isitinaf ve temyiz sebebi olup hakimin tarafsızlığından şüphe edilmesini gerektiren neden olarak değerlendirilmeyeceği, tedbir değerlendirilmesi, delil toplama gibi hususlarda mahkeme hakimin yasal taktir hakkının bulunduğu yönündeki merci değerlendirmesi yerindedir.Bu itibarla ilk derece mahkemesinin reddi hakim talebinin reddine ilişkin kararı hukuka uygundur. İlk derece mahkemesince HMK'nın 42/4 maddesi gereğince reddeden aleyhine para cezasına hükmedilmişse de, tüm dosya kapsamına göre red talebini kötü niyetle yaptığına ilişkin bir olgu veya bilgi söz konusu olmadığından para cezası ile tecziyesi yasaya uygun değildir. Bu husus yeniden yargılamayı gerektiren bir eksiklik olmadığından ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında aşagıdaki şekilde yeniden hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince, İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 2024/360 D. İş Esas 2024/386 D.İş Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,2-İstinaf eden vekilinin reddi hakim talebinin reddine, 3-HMK’nın 42/4 maddesinde öngörülen koşullar mevcut olmadığından istinaf eden hakkında disiplin para cezası tayinine yer olmadığına, 4-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 12/11/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.