mahkeme 2025/1817 E. 2025/2245 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/1817
2025/2245
16 Eylül 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
2. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1817
KARAR NO: 2025/2245
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 07/11/2024
NUMARASI: 2024/456 Esas 2024/714 Karar
DAVANIN KONUSU: Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı)
DAVA TARİHİ: 01/07/2024
KARAR TARİHİ: 16/09/2025
KARAR TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ın, ...'ın imzasını münferit zamanlarda taklit etmek suretiyle evrakta sahtecilik ile şirket yetkililerinin tamamını elinde bulundurarak ...'ın ve şirketin aleyhine hareket ettiğini bu sebeple şirkete kayyım ataması talep ettiğini, hukuka aykırı eylemler ile tüm yetkileri elde eden ...'ın şirket adına icra kanalı ile edindiği 7 adet taşınmazı muvazaalı olarak kızı olan diğer davalı ...'a devrettiğini, bu sebeple bu taşınmazlarının tapularını iptali ile şirket adına tesciline, mümkün olmaması halinde bu defa da mahrum kalınan karın taşınmazların gerçek satış bedellerinin tespiti ile hesaplanarak şirkete satış tarihlerinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte ödenmesini, taşınmazların dava dışı 3. Kişilere devri halinde bu kişilerin iyi niyetli olmamaları ihtimaline karşı davanın ihbar edilmesini bu taşınmazların tapularının iptali ile şirket adına tescilini ve her halükarda davalıların haksız kazancın şirkete ödenmesini, taşınmazların 3. Kişilere devri halinde telafisi mümkün olmayan zararlar meydana geleceğinden taşınmazların tapu kaydına ''ihtiyati tedbir'' şerhi konulmasını, mümkün olmaması halinde bu defa da 'davalıdır'' şerhi konulmasını, davalı şirketin hissedarı ...'ın müvekkili aleyhine başkaca hukuka aykırı eylemlerde bulunmasını engellemek adına dava süresince davalı ... Hizmetler A.Şnin tüm iş ve işlemleri için kayyım atanmasına, şayet tüm iş ve işlemler için kayyım atanması talepleri kabul edilmeyecek ise bu defa da şirkete iş bu dava konusuna münhasır olarak kayyım atanmasını, talepleri de kabul görmeyecek ise davalının hukuka aykırı eylemlerle önemli yetkileri elinde bulundurduğu da dikkate alınarak şirket ile ilgili tasarrufta bulunma yetkilerinin kısıtlanmasına karar verilmesini, Muğla İli ... İlçesi ... ... Ada ... nolu Parselde yer alan daha önce ... Hizmetler A.Ş adına kayıtlı 7 adet taşınmaz yönünden öncelikle tapu iptal ve tesciline karar verilmesini, mümkün olmaması halinde bu defa da taşınmazların gerçek satış bedelleri belirlenerek mahrum kalınan karın satış tarihinden itibaren hesaplanacak olan avans faizi ile tazminine karar verilmesini, Muğla İli ... İlçesi ... ... ada ... parselde yer alan daha önce ... Hizmetler A.Ş adına kayıtlı taşınmazların tapu kayıtlarının celbi ile bu taşınmazların dava dışı 3. Kişilere devri halinde bu taşınmazlar hakkında her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla öncelikle tapularının iptali ile şirket adına tescilini ve her halükarda davalıların haksız kazanç elde etmeleri dolayısıyla elde edilen haksız kazancın şirkete ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddialarını ispata elverişli bir delil sunmadan dava açtığını, davacının sözde iddialarını, dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu toplantı tutanaklarındaki en yakın tarihlerden itibaren gerek hukuk gerekse ceza yargısına taşıyarak adli süreci başlatabilecekken daha olağan bir yol olarak şirket nezdindeki toplantılarda alınan kararlara itiraz edebileceği ya da Türk Ticaret Kanunu kapsamında kendisine tanınan hakları etkin bir biçimde kullanabileceği halde sırf müvekkilinin daha ileri tarihlerdeki ve yetkisi kapsamındaki tasarruflarını kötü niyetli bir şekilde geçersiz kılma amacında olduğunun son derece açık olduğunu, davacının davasının kabulüne imkân sağlar nitelikte şirket ortaklarının ne şekilde zarara uğratıldığı hususunda herhangi bir somut, inandırıcı ve usulüne uygun delil sunulmadığı dikkate alındığında davacının soyut ve mesnetsiz iddiaları doğrultusunda karar verilemeyeceğinin açık olduğunu belirterek göreve ilişkin itirazlarının kabulü ile mahkemenin görevsizliğine karar verilmesini, haksız ve ispat olunamayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; "... davacı yanca tapu iptal ve tescil, mümkün olmadığı takdirde tazminat isteminde bulunulmuş olmakla 6100 sayılı HMK’nın 12/1 nci maddesi gereğince taşınmazın aynına ilişkin tapu iptal ve tescil istemli uyuşmazlığın taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde çözülmesi hususunda kesin yetki söz konusu olduğu anlaşılmakla, bu haliyle mahkememizin yetkisiz olduğu anlaşılmakla karşı yetkisizlik kararıyla usulden reddine karar vermek gerekmiştir. ..." gerekçesiyle davanın mahkemenin yetkisizliği nedeniyle usulden reddine mahkemenin yetkisizliğine, yetkili mahkemenin Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/370 esas sayılı dosyası olarak belirlenmesine, -Mahkeme kararı ile Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/370 esas sayılı ilamı arasında karşılıklı yetki uyuşmazlığı nedeniyle karar kesinleştiğinde dosyanın uyuşmazlığın giderilmesi ve yargı yerinin belirlenmesi için Yargıtay ilgili Hukuk Dairesi Başkanlığına gönderilmesine,-Mahkeme esasının bu şekilde kapatılmasına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; görevsizliğe dair itirazlarının yerel mahkemece değerlendirilmediğini, yerel mahkemenin kararının bu haliyle bile hukuka açıkça aykırı olduğunu, tarafların iddia ve savunmalarına karşı mahkemece verilen kararlarda gerekçeli beyanların bulunmasının hukuk devleti olmanın bir şartı olduğunu, görev ve yetkiye dair itiraz ve ihtilafların bulunduğu bir davada mahkemenin öncelikle göreve dair itiraza ilişkin bir karar vermesi gerektiğini, davacının dava konusu taşınmazın aynına ilişkin olarak tapu iptali ve tescil talebinde bulunduğunu, dava konusu taşınmazın aynına ilişkin olup mutlak ya da nispi ticari bir iş niteliği taşımadığından davanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılması gerektiğini, öte yandan göreve dair işbu itirazlarının kabul görmemesi ve huzurdaki davanın salt tapu iptal ve tescil davası olmadığının kabulü halinde de söz konusu dava hakkında yetkisizlik kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı yanın işbu haksız ve hukuki dayanaktan yoksun iddia ve talepleri gözetildiğinde huzurdaki davanın salt tapu iptal ve tescil davası olmadığının, özel hukuk tüzel kişilerinin ortaklık veya üyelik ilişkileriyle de ilgili olduğunun aşikar olduğunu belirterek İstanbul Anadolu 10. Ticaret Mahkemesi'nin 2024/456 E. - 2024/714 K. Sayılı, 07.11.2024 Sayılı ilamının istinafen incelenerek kaldırılmasına, işbu dava hakkında öncelikle görevsizlik kararı verilerek görevli mahkemenin tespitine, göreve dair işbu itirazlarının kabul görmemesi halinde İstanbul Anadolu Ticaret Mahkemesinin yetkili mahkeme olduğuna karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Davanın şirkete kayyım atanması ve şirket yöneticisinin sorumluluğuna, muvazaaya dayalı tapu iptal ve tescil olmadığı takdirde tazminat istemine yöneliktir.Açılan davada Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/370 Esas-2024/467 Karar sayılı kararıyla İstanbul Ticaret Mahkemesine yetkisizlik kararı verildiği, kararın 12/06/2024 tarihinde kesinleştiği,Dosyanın İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesine tevzi olunduğu ve mahkemenin 2024/456 Esas-2024/714 Karar sayılı kararıyla Muğla Asliye Ticaret Mahkemesine karşı görevsizlik kararı verildiği ve iş bu kararın istinaf edildiği görülmüştür.6102 sayılı Kanun'un 553 üncü maddesine göre, kurucular ,yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar. Aynı kanunun 561. Maddesinde sorumlular aleyhinde şirketin merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde dava açılabileceği düzenlenmiştir.Taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davaların, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılması hakkındaki yetki kuralı kamu düzenine ilişkin ve kesin olduğu için, bu konuda yetki sözleşmesi yapılamaz ve yetki sözleşmesi ile başka yetkili mahkeme kararlaştırılamaz. Her ne kadar 6102 sayılı Kanun'un 561 inci maddesinde sorumlular aleyhine şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde dava açılabileceği düzenlenmişse de anılan yetki düzenlemesi kesin yetki kuralı olmayıp genel yetki kuralının yanında ek bir yetkili kuralı olduğundan ve taşınmaz satışının iptali ve tescili istendiğinden, uyuşmazlığın taşınmazların bulunduğu ve davanın temelinin TTK nın 553. Maddesine dayandığı da dikkate alındığında görevli ve yetkili Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından çözümlenmesi gerektiğinden verilen yetkisizlik kararında bir isabetsizlik olmadığı kanaatine varılmıştır. Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince tüm delillerin toplandığı, değerlendirilip tartışıldığı, kabul ve reddediliş sebeplerinin gerekçeleriyle açıklandığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, kamu düzenine aykırılık teşkil eden bir hususa da rastlanmadığı anlaşıldığından davalılar vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/1 bendi gereğince esastan reddine kesin olmak üzere karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 2024/456 Esas sayılı dosyasında verilen 07/11/2024 tarih ve 2024/714 Karar sayılı gerekçeli kararına yönelik davalılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,2-Davalılar vekilinin istinaf başvurusu reddedildiğinden; alınması gereken harç peşin alındığından harç takdirine yer olmadığına,3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verilmiştir.16/09/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.