mahkeme 2025/1584 E. 2025/1620 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/1584
2025/1620
17 Haziran 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
2. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1584
KARAR NO: 2025/1620
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 16.04.2025
NUMARASI: 2025/263 Esas (Derdest)
DAVANIN KONUSU: Tapu İptali Ve Tescil
DAVA TARİHİ: 24/03/2025
KARAR TARİHİ: 17/06/2025
KARAR
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket'in taşınmazları geri devretme yükümlülüğünden kaçınmak amacıyla malvarlığında ciddi bir azalmaya gittiğini ve şirkete ait taşınmazları sahibinden.com ve benzeri platformlarda satışa çıkardığını, dava konusu taşınmazların dava dışı alıcı yatırımcılara adi yazılı satış sözleşmeleri ile satıldığını, buna dayalı olarak peşinatları/bedellerinin alındığını, birçok taşınmaz için TKGM'nin Türk Vatandaşlığına Başvuru Amaçlı Taşınmaz Edimi mevzuatının öngördüğü şekilde Sermaye Piyasası Kurulu lisanslı firmalara "değerleme raporu" dahi düzenlettirildiğini, bu halde davanın sözleşmeye konu taşınmazların alıcılara devrinin davalının İnanç sözleşmesini ihlal etmesi sebebiyle imkansızlaştığını, davacı müvekkilinin yüksek miktarlarda cezai şart ve yasal faiz ödeyerek ilgili meblağları iade etmek zorunlululuğu ile karşı karşıya geldiğini bu durumun kendilerinin ticaretlerini önemli derecede olumsuz etkilediğini, taşınmazların tapuda gözüken kaydının gerçek bir nedene dayalı olmadığını, taraflar arasındaki inanç sözleşmesine dayalı olarak gerçekleştirildiğini ileri sürerek tapu iptal ve tescil istemi ile açtığı davada İstanbul, Güngören, ... Mah., Ada ..., Parsel ..., ... Blok, No:..., 2.İstanbul, Güngören, ... Mah., Ada ..., Parsel ..., ... Blok, No:..., 3.İstanbul, Güngören, ... Mah., Ada ..., Parsel ..., ... Blok, No:..., 4.İstanbul, Güngören, ... Mah., Ada ..., Parsel ..., ... Blok, No:..., 5.İstanbul, Güngören, ... Mah., Ada ..., Parsel ..., ... Blok, No:..., 6.İstanbul, Güngören, ... Mah., Ada ..., Parsel ..., ... Blok, No:..., 7.İstanbul, Güngören, ... Mah., Ada ..., Parsel ..., ... Blok, No:..., 8.İstanbul, Esenyurt, ... Mah., Ada ..., Parsel ..., ... Blok, No:..., 9.İstanbul, Esenyurt, ... Mah., Ada ..., Parsel ..., ... Blok, No:..., 10.İstanbul, Esenyurt, ... Mah., Ada ..., Parsel ..., B Blok, No:... bağımsız bölüm numaralı taşınmazların yargılama sonuçlanıncaya kadar üçüncü şahıslara devir ve temlikinin önlenmesi bakımından teminatsız olarak, bunun kabul edilememesi halinde takdir olunacak teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket tarafından dava dilekçesi ile birtakım taşınmazları inançlı işlem ile müvekkili şirket'e devrettiği, ancak müvekkil şirket'in bahsi geçen taşınmazları şimdi davacı şirket'e iade etmekten imtina ettiğinin ileri sürülerek dava konusu taşınmazların davacı şirket'e iadesinin talep edildiğini, davalı Şirket'in paylarının %55'inin aynı zamanda Şirket müdürü ve tek yetkili temsilcisi olan ...'a ait olduğunu, ...'ın bahsi geçen payları, halen şirketin %45 ortağı olan ...'dan devraldığını, son zamanlarda ... ile ... arasında, her zaman her ortak arasında çıkması mümkün ve ticaret hayatının olağan akışında da sıkça karşılaşılan, birtakım anlaşmazlıklar çıktığını, ...'nun ortağı ... ile arasındaki bu anlaşmazlıkları dostane ve makul bir şekilde çözmek yerine kötü niyetli bir şekilde müvekkil Şirket'in tamamını ele geçirmeye çalışmayı tercih ettiğini, bu kapsamda ... tarafından 06.02.2025 tarihinde yani huzurdaki dava açılmadan 1,5 ay önce, müvekkil şirket'in paylarının kendisi tarafından ...'a inançlı işlem ile devredildiği iddiasıyla, ...'ın Müvekkil Şirket'teki paylarına ve müvekkil şirket'in malvarlığına tedbir uygulanmasının talep edildiğini, ...'nun haksız talebinin reddedildiğini, bahsi geçen payların noter huzurunda imzalanan resmi senet ile, payların ve dolayısıyla müvekkil şirket'teki malvarlığının gerçek sahibinin ... olduğu taahhüt edilerek devredildiğini, ...'nun haksız tedbir talebi ile müvekkili şirketi ele geçirme girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması akabinde, aynı vekiller tarafından bu sefer farklı bir davacı adına huzurdaki dava açılarak, bu sefer başka yollarla müvekkil şirketin malvarlığı ve ticari işleri hedef alındığını belirterek davanın reddine ve tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davacı tarafa bırakılmasını talep etmiştir
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 16/04/2025 TARİHLİ ARA KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; "...mahkememizin 27/03/2025 tarihinde verilen kararının halen yasal şartlarını taşıdığı, talebin niteliğine göre verilen tedbir kararının ölçülü olduğu, mahkememiz kanaatini değiştirecek herhangi bir durumun bu aşamada görülmediği ve sahteliğine yönelik bu aşamada herhangi bir tespit yapılamayan inanç sözleşmesinin varlığı karşısında belgeye dayalı talebe binaen alınan teminat miktarının dosya kapsamına uygun olduğu kanaati ile davalı tarafın yapmış olduğu itirazların reddi ..." gerekçesiyle Davalı tarafın mahkememizin 27/03/2025 tarihli ihtiyati tedbir kararına yapmış olduğu İTİRAZININ REDDİNE karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; usul ve yasaya aykırı olarak tesis edilen ihtiyati tedbirin ve tedbire itirazlarının reddine yönelik ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılması gerektiğini, hiçbir şekilde davacı şirketin iddialarını yahut ihtiyati tedbir kararının yerindeliğini kabul manasına gelmemek kaydıyla ilk Derece Mahkemesi tarafından öngörülen %5 oranındaki teminat miktarının oldukça düşük olduğunu, müvekkili şirketin tek ticari faaliyetinin gayrimenkul alımı-satımı ve kiralama olduğunu, bu nedenle müvekkili şirketin malvarlığının neredeyse tamamına sirayet eden ihtiyati tedbir kararı nedeniyle müvekkili şirketin pratikte işleyemez hale geldiğini, müşterilerine karşı olan borçlarını ifa edemediğini, müvekkil şirketin ticaretinin tamamını engelleyen tedbir kararı karşılığında davacı şirketin müvekkil şirketin potansiyel zararlarına karşılık olmak üzere dava konusu taşınmazların değerinin en az %20'si oranında tedbir göstermesi gerektiğini beyan ederek İDM kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava, inançlı temlik iddiasına dayalı tapu iptal ve tescil ikinci aşamada tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece 27/03/2025 tarihli ara kararı ile dava konusu taşınmaza 3.034.068.00, TL teminat ile üçüncü kişilere devir ve temlikin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir uygulandığı davalı tarafça bu ara karara yapılan itiraz üzerine tedbirin 16/04/2025 tarihli duruşmada değerlendirildiği ve itirazın reddine ilişkin yukarıda içeriği açıklanan gerekçenin yazıldığı görülmüştür. 6100 sayılı HMK'nun 341/1. maddesi uyarınca ilk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyatı tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.Bilindiği ve öğretide de kabul edildiği üzere ihtiyatî tedbir "kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca davacı veya davalının dava konusu ile İlgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı ön görülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır" şeklinde tarif edilmiştir. Anılan tariften de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbîr diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu mal ve hak üzerinde yeni bir takım uyuşmazlıkların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır.6100 sayılı HMK'nun 389,maddesi başlığında düzenlenen ve geçici hukuki korumalar olarak vasıflandırılmış ihtiyati tedbir müessesesi ile ilgili aynı maddenin 1.fıkrasında "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir" şeklinde şartları belirtildikten sonra takip eden maddelerde bu konudaki talep verilecek karar ve içereceği hususlar, teminat, kararın uygulanmaması... gibi sair hususlarda tereddüte yer bırakmayacak şekilde takip edilmesi ve yapılması gerekli usul ve prosedür gösterilmiştir.İhtiyati tedbir kararının kapsamı belirlenirken iki tarafın hak ve yarar dengesinin gözetilmesi gerekir.HMK 392. madde uyarınca ihtiyati tedbir isteyen haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin uğrayacakları olası zararları karşılayacak bir teminat göstermek zorundadır. Ancak talebin resmi belgeye veya başkaca bir kesin delile dayanması veya durum ve koşulların gerektirdiği hallerde hakim teminat alınmamasına da karar verebilir.Dava konusu uyuşmazlıkta davacının ilk talebi taşınmazın aynına ilişkindir. Ayna ilişkin uyuşmazlıklarda taşınmazın yargılama sırasında el değiştirmesi durumunda giderilmesi güç zararlar ve yeni uyuşmazlıklar doğacağı kuvvetli bir olasılıktır.Davacının dava dilekçesi ile dayandığı delilleri bildirerek yaklaşık ispatı da sağladığı, iddia ve savunmaların ancak yargılamanın sonunda tam ve kesin ispat ile ortaya çıkabileceği, ihtiyati tedbirin işlevi nedeni ile yaklaşık ispat ile yargılamanın başında değerlendirilmesi gereği göz önünde bulundurulduğunda mahkemece üçüncü kişilere devir temlikin önlenmesine ilişkin tedbir kararının yerinde olduğu değerlendirilmiştir.Davalı yan alınan güvencenin tutarına da itiraz etmiş olmakla birlikte HMK 396. Madde kapsamında taşınmazların değerlerinin belirlenmesi halinde güvencenin değiştirilmesi her zaman talep edilebileceğinden bu aşamada alınan güvencenin tarafların hak yarar dengesinin korunmasına uygun bulunduğu kanısına varılmıştır.İlk derece mahkemesince tüm delillerin değerlendirilip tartışıldığı, kabul ve reddediliş sebeplerinin gerekçeleriyle açıklandığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, kamu düzenine aykırılık teşkil eden bir hususa da rastlanmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/1 bendi gereğince esastan reddine kesin olmak üzere karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 2025/263 esas sayılı dosyasında verilen 16.04.2025 tarihli ara kararına yönelik davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,2-İstinaf başvurusu reddedildiğinden; alınması gereken 615,40 TL harç peşin alındığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, HMK'nın 353/a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan incelemede HMK'nın 391/3. maddesi gereği kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.17/06/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.