Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/2319
2024/2242
29 Kasım 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
19. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/2319
KARAR NO: 2024/2242
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 25/11/2024
NUMARASI: 2024/502 Esas - 2024/792 Karar
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 29/11/2024
İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİnin 25/11/2024 tarihli, 2024/502 Esas, 2024/792 Karar sayılı dosyasında verilen karar istinaf incelemesi için dairemize tevzi edilmekle Dairemiz yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapıldı. Dosya incelendi. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ..., Zeytinburnu-Perdeciler sitesinde perde ticareti yapmakta olup perde dükkanı olduğunu, vefat eden eşi ... mali müşavir olup aynı zamanda maliki olduğu İstanbul İli, Zeytinburnu İlçesi, ... Mah., ... ada, ... parselde bulunan arsası üzerine inşaat yaptığını, inşaatın bodrum katında bulunan daire, davalı ...'e satıldığını, tapu işlemleri davalı ...'nin eşi ... adına yapıldığını, müvekkilinin vefat eden eşi ... İstanbul İli, Zeytinburnu İlçesi, ... Mah., ... ada, ... parsel üzerine yapmış olduğu inşaatın, ... Mah., ... Sok., No :... D:... bağımsız bölümü davalıya satıldığını, satılan dairenin fiili durumu ile Zeytinburnu Belediyesindeki projesindeki durum arasında farklılık olması nedeni ile taraflar arasında anlaşmazlık doğduğunu, problemin çözümlenmesi için ..., davalı ... ve davalının eşi 28.07.2010 tarihli protokol imzalandığını, protokol kapsamında davalıya ... adına senetler verildiğini, davalı ... vekili Av. ... ile müvekkili davacının vefat eden eşi ... arasında 19.01.2011 tarihli protokol tanzim edildiğini, bu protokol kapsamında bu sefer davalıya 33.000 TL'lik senet verildiğini, senetlerin davalı tarafından icraya konulduğu, icra işlemleri neticesinde, dava dışı ... tarafından davalıya bir kısım ödemeler yapıldığını, icra takibinde, İcra Hukuk Mahkemesinde imza itiraz süresi kaçırıldığı için , İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/803 E. Sayılı dosyası ile imzaya itiraz şeklinde menfi tespit davası açıldığını, icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, o dönem söz konusu teminatlar yatırılamadığı ve müvekkilinin ... plakalı aracı haczedilip icradan ihaleye çıkarıldığı için o dönem müvekkilin vekili Av. ... ile davalının vekili Av. ... arasında 26.10.2016 tarihli protokol imzalandığını, protokol gereği davalıya müvekkilin vefat eden eşi ... tarafından 50.000,00 TL ödendiğini, taraflar arasında imzalanan 26.10.2016 tarihli protokol gereği, müvekkilinin vefat eden eşi ... yapması gereken ödemeleri yaptığını, davalının eşine kesilen imar para cezaları iptal edildiğini, sonrasında binanın sığınağındaki problem giderilmiş ve davalıya satılan dairenin hiçbir sorunu kalmadığını, bu sebeple sözleşmenin 3 ve 4 maddesinde kararlaştırılan daire takasını gerektirecek durum kalmadığını, davalının eşi ..., müvekkilin eşi ...'den satın almış olduğu daireyi yaklaşık bir veye iki yıl önce hiçbir sorunu olmadan kat mülkiyeli olarak satın aldığı şekil ve metre kare ile sattığını, fazlaya ilişkin dava ve talep haklarımız saklı kalmak üzere dava sonuna kadar İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasından başlatılan İcra takibinin dosyaya yatan ödeme veya sunulan teminat mektubu tutarının davalıya ödenmesini ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasını veya icra dosyasına giren ödemenin ödenmemesini, davanın kabulü ile takip konusu olan 30.01.2013 tanzim tarihli , 30.06.2023 vadeli, 250.000 TL senet ile İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasında borçlu olmadığımızın tespiti ve takibin iptali ile, davalının %20 tazminata mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalının üzerinde bırakılmasının karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 09/08/2024 tarih, 2024/502 Esas sayılı ihtiyati tedbir talebinin reddine ara kararı davacı tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili, sunulan protokollerin dava dilekçesindeki hususları teyit ettiği ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olmadığını, ihtiyati tedbir şartlarının oluştuğu gerekçesiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
GEREKÇE: Dosya incelendiğinde, munzam zararının tespiti ve tahsili talebiyle açılan davada munzam zararının tahsilini teminen ihtiyati tedbir talep ettiği tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince "... İİK'nın 72/3 maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği, davacının borcun tamamının depo edilmesi ile hacizlerin kaldırılması talebi yönünden paranın alacaklıya ödenmemesi talebi olarak değerlendirilmesi halinde dahi, takibe konu bonodan kaynaklı davacıların takip alacaklısına borçlu olup olmadığı, talep konusu bononun bedelsiz olup olmadığının yargılamayı gerektirdiği ve mevcut delil durumu dikkate alındığında talebin yaklaşık ispat edildiği yönünde Mahkememizce yeterli kanaat oluşmadığından talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 2020/91 Esas 2020/200 Karar sayılı emsal ilamı; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 2018/1596 Esas 2018/1119 Karar sayılı emsal ilamı; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesinin 2019/1235Esas 2020/523 Karar sayılı emsal ilamı, ) ..." ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği, iş bu kararın davacı tarafça süresi içinde istinaf edildiği görülmüştür. 6100 sayılı HMK'nın 389 - 391 maddelerinde ihtiyati tedbir kararının usul ve esasları düzenlenmiş olup, bu yasal düzenlemeye göre; HMK m. 389- "(1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. (2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır." şeklinde düzenlenmiştir.Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, açılan menfi tespit davasında mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi söz konusu olmadığı gibi İİK'nın 72/3 maddesi gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceğinden ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğu, davacının tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacının istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE, İstinaf kanun yolu başvurusu için alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davanın ve dosya üzerinde yapılan yargılamanın niteliği ve avukatlık asgari ücret tarifesi göz önünde bulundurularak aleyhine istinaf kanun yoluna başvurulan için vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, İstinaf kanun yoluna başvuru için yapılan yargılama giderlerinin kanun yoluna başvuran davacı üzerinde bırakılmasına, artan kısmın talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine, Karar tebliği, harç takibi ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair; dosya üzerinde, tarafların ve vekillerin yokluğunda oy birliği ile KESİN olarak verilen karar, açıkça okundu. 29/11/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.