Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/2811

Karar No

2024/2454

Karar Tarihi

4 Aralık 2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
18. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/2811
KARAR NO: 2024/2454
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 02/10/2024
NUMARASI: 2024/376 Esas, 2024/96 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 04/12/2024
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasında; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmalı yapılmasına gerek görülmediğinden, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Üye Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; müvekkili ile davalı-borçlu arasındaki 23.03.2022 tarihli ... yevmiye nolu Bakırköy ... Noterliği araç satış sözleşmesi gereğince ... plakalı aracın karşı yana devredildiğini, devir işleminin usulüne uygun gerçekleştirilmesine rağmen davalı/borçlu tarafın 1.700.000,00-TL araç satış sözleşmesinden kaynaklanan borcunu ödememesi nedeniyle Bakırköy ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, davalı tarafça itiraz üzerine takibin durduğunu, davalı borçlunun müvekkilinden satın aldığı ... plakalı ... markalı aracın bedelini borçlandığını, ancak borcu ödemediğini, borca ilişkin yapılan takibe de davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini, davalı tarafın borca itiraz ederken yetki hususunda icra takibin başlatıldığı yere ilişkin yetkisizlik iddiasında bulunduğunu, davalı yanın yetkiye ilişkin iddiasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, işbu davaya konu olan icra takibine dayanak araç satış sözleşmesine dayandığını belirterek, davanın kabulüne, davalı tarafın Bakırköy ... İcra Dairesi ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve hukuka aykırı itirazın iptaline ve takibin kaldığı yerden devamına, alacağın belirlenebilir olduğu da dikkate alınarak takibe konu alacağın %20’sinden az olmamak üzere borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin karsı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk derece mahkemesince; "...1-Davanın, dava şartı olan 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-c maddesinde düzenlenen görev yönünden usulden reddi ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,2-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde, dosyanın ve eklerinin yetkili ve görevli mahkeme olan BAKIRKÖY NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,.." karar verilmiş, bu karara karşı taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesindeki iddialarını tekrarlayarak, müvekkilinin tacir olduğunu, İşbu takip kapsamında müvekkili ile davalı-borçlu arasındaki 23.03.2022 tarihli ... yevmiye nolu Bakırköy ... Noterliği araç satış sözleşmesi gereğince ... plakalı aracın karşı yana devredildiğini, sözleşmenin taraflarının ... ve "otomotiv" sektöründe faaliyet gösteren davalı ... OtomotivTekstil Nakliyat San Tic Ltd.Şti olduğunu, Kanuna göre, taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmelerin kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılacağını, her ne kadar gerekçeli karar da "Dosya içerisine celp edilen ticaret odası ve vergi dairesi kayıtlarından anlaşıldığı üzere; davacı ...'ın tacir olmadığı, Avukatlık faaliyeti nedeniyle Serbest Meslek Kazanç Defteri tuttuğu, İTO kaydının bulunmadığı görülmüştür. Bu nedenlerle uyuşmazlığın TTK da düzenlenen bir konudan kaynaklanmadığı gibi özel bir düzenleme ile uyuşmazlığın ticaret mahkemelerinin görev alanında bulunduğu belirtilmediği için davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde(Yargıtay 3. H.D.sinin 03.06.2020 gün ve 2020/220 E. - 2020/525 K. sayılı kararı) görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir." şeklinde kanaatte bulunulmuş ise de müvekkilinin bir çok ticari işletmede görev aldığını, bir çok firmada hisse sahibi olduğunu, tarafların her ikisinin de tacir olduğunu, kaldı ki davacı ...'a ait olduğu belirtilen '... Otelcilik Dış Ticaret Limited Şirketinin önemli faaliyet konusu araç alım satım işi olup, davalının da "otomotiv" sektöründe faaliyet gösterdiğini, görevli mahkemelerin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu belirterek, istinaf taleplerinin kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesindeki savunmalarını tekrarlayarak, müvekkili şirket aleyhine başlatılan takibin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını, müvekkilinin Ticaret Sicil kaydından da açıkça görüleceği üzere adresi ''... Mah. ... Sk. No:... Pamukkale /Denizli '' adresi olduğunu, ödeme emrinin de bu adrese tebliğ edildiğini, müvekkili aleyhine başlatılan icra takibine , borca, tüm ferilerine ve YETKİYE itiraz edildiğini, mahkeme kararının hatalı olduğunu, yerel Mahkeme tarafından verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozulması gerektiğini, davaya konu işlemin müvekkilinin ticari işletmesiyle ilgili olduğunu ve müvekkilinin tacir olduğunu, bu nedenle görevli mahkemelerin asliye ticaret mahkemeleri olduğunu belirterek, istinaf taleplerinin kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, araç alım satımından kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin davalıya aracını sattığını, ancak davalının bedelini ödemediğini, başlattıkları icra takibine haksız olarak itiraz ettiklerini belirterek, itirazın iptali ile icra takibinin devamına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılamada, davacının tacir olup olmadığı araştırılmış, gelen yazı cevaplarına göre, davacının tacir kaydının bulunmadığı, serbest avukatlık faaliyetine devam ettiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde; "....Dosya içerisine celp edilen ticaret odası ve vergi dairesi kayıtlarından anlaşıldığı üzere; davacı ...'ın tacir olmadığı, Avukatlık faaliyeti nedeniyle Serbest Meslek Kazanç Defteri tuttuğu, İTO kaydının bulunmadığı görülmüştür. Bu nedenlerle uyuşmazlığın TTK da düzenlenen bir konudan kaynaklanmadığı gibi özel bir düzenleme ile uyuşmazlığın ticaret mahkemelerinin görev alanında bulunduğu belirtilmediği için davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde(Yargıtay 3. H.D.sinin 03.06.2020 gün ve 2020/220 E. - 2020/525 K. sayılı kararı) görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Asliye hukuk mahkemesi ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki TTK' nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisidir. Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır. 6100 sayılı HMK'nın 115/2.maddesi gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine ve görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine...." gerekçeleriyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. İddia savunma, dosya kapsamı ve istinaf nedenleri ile, kamu düzeni kapsamında yapılan yargılamaya göre, yanlar arasında araç alım satım sözleşmesi olduğu, davacının serbest avukat olarak görev yaptığı, davalının ise şirket tüzel tüzel kişiliğine sahip tacir olduğu, tarafların 6502 sayılı Yasa kapsamında satıcı sağlayıcı ya da tüketici sıfatlarının bulunmadığı, davalı şirketinin faaliyet alanının araç alım satımına ilişkin olmadığı, davacının tacir de olmadığı analaşılmakla, davaya bakmakla görevli mahkemeler genel görevli Asliye Hukuk Mahkemeleridir. Yukarıda belirtilen gerekçelerle; ilk derece mahkemesi tarafından yargılama ve toplanan delillere göre, mahkemece davaya bakmakla görevli mahkemelerin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine ilişkin verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmesi gereklidir. Bu değerlendirmeler ile dava konusu uyuşmazlığa ilişkin yasal düzenlemeler doğrultusunda, tüm dosya kapsamında toplanan delillere göre; tarafların istinaf başvurularının HMK m.353/1-b-1 uyarınca oybirliğiyle esastan reddine karar verilmesi sonuç ve kanaatine varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1.HMK m.353/1-b-1 gereğince tarafların istinaf başvurularının esastan REDDİNE, 2.İstinaf incelemesinin duruşmasız yapılması nedeni ile AAÜT m. 2/2 hükmü uyarınca taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 3.Alınması gereken harçlar peşin olarak yatırıldığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4.İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin HMK'nın 360 ıncı maddesi yollamasıyla, madde 323 uyarınca istinafı talep edenler üzerinde bırakılmasına, 5.Dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 04/12/2024 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim