Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/2791

Karar No

2024/2461

Karar Tarihi

4 Aralık 2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
18. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/2791
KARAR NO: 2024/2461
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 24/03/2021
NUMARASI: 2019/294 Esas, 2021/299 Karar
DAVANIN KONUSU: Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan
KARAR TARİHİ: 04/12/2024
Taraflar arasındaki davada; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Üye Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalıları oluşturmuş olduğu merkezi "... Mah. ... Cad. ... Bul. No:... Beylikdüzü/İstanbul" adresinde bulunan ... vergi kimlik numaralı ...-...Adi ortaklığı arasında İstanbul İli Beylilkdüzü İlçesi ... Ada ... Parsel ... Blok ... Kat ... konut yönlü brüt 60,68 m2 net 44,32 m2 net 42,99 m2 ofis nitelikli taşınmazların satışı konusunda 2 adet Ön Ödemeli Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi imzalandığını, bu ortaklık arasında imzalanan 2 adet "Ön Ödemeli Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi" gereği davacı tarafından davalı tarafa verilen 15.05.2019 tarihli 57.932,00 TL bedelli senetten dolayı borçlu olmadığının tespitini, davacının adi ortaklığa fazladan ödemiş olduğu 17.813,76 TL 'nin ödeme tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkile iadesine, Ön ödemeli Gayrimenkul Satışı Vaadi Sözleşmesi gereği müvekkile 30/11/2018 ve 30/12/20218 tarihlerinde teslim edilmesi gereken ancak henüz teslimi yapılmayan taşınmazlarla ilgili olarak her iki taşınmaz için toplam 12.600,00TL cezai şartın ticari reeskont faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesini talep ve dava etmiştir. İlk derece mahkemesince; "... Açılan Davanın kısmen kabulü ile Kısmen reddine 1- Davacının ön ödemeli gayrimenkul satış vadi sözleşmesi gereğince davalı tarafa verdiği 15.05.2019 tarihli 57.932,00TL bedelli senet nedeniyle menfi tespit talebinin REDDİNE 2-Davacının, davalıdan 17.813,76 TL alacak talebinin REDDİNE 3-Davacının cezai şart talebinin kısmen kabulü ile 7.200TL’nin dava tarihinden itibaren ticari avans faizini geçmemek kaydıyla reskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine..." karar verilmiştir. Karar süresinde davacı vekilince istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Davalılar tarafından sözleşmelere konu iki adet taşınmaz teslim tarihlerinin üzerinden uzunca bir süre geçmesine rağmen teslim edilmediğini, davanın açıldığı tarih itibariyle de bu teslimin gerçekleştirilmediğini, Sözleşmelere konu taşınmazların bulunduğu proje tamamlanmış birçok yerin teslimatının yapıldığını, kiraya bile verilenler olduğunu, İstanbul İli Beylikdüzü İlçesi ... Ada ... parsel ... Blok ... Kat ... konut yönlü brüt 60,68 m2, net 44,32 m2 ofis nitelikli taşınmaz için imzalanan sözleşme gereği %18 üzerinden ödenmesi gereken KDV tutarı 62.542,37 TL olarak belirlendiğini, müvekkilinin KDV indiriminden yararlanmış olsaydı %8 üzerinden ödeyeceği KDV tutarı 27.796,61 TL olacağını, müvekkilinin KDV indiriminden yararlandırılması durumunda her iki rakam arasında 34.745,76 TL fark ortaya çıktığını, müvekkilinin %18 değil de %8 üzerinden KDV ödemesi durumunda davalılara 34.745,76 TL eksik ödeme yapacağını, müvekkilin KDV indiriminden yararlandırılması durumunda her iki rakam arasında 41.000,00 TL fark ortaya çıktığını, müvekkilinin %18 değil de %8 üzerinden KDV ödemesi durumunda davalılara 41.000,00 TL eksik ödeme yapacağını, sonuç olarak müvekkilinin KDV indiriminden yararlandırılması durumunda her iki taşınmaz için davalıların oluşturmuş olduğu adi ortaklığa toplam 75.745,76 TL [34.745,76 TL+32.800,00 TL] eksik ödeme yapması gerekeceğini, müvekkilinin ... numaralı taşınmaz için çıkarılan ödeme planına uyulmuş ve tüm ödemeleri yapıldığını, ... numaralı taşınmaz için ise ödeme planında yer alan 15.05.2019 tarihinde ödenmesi gereken 57.932,00 TL kaldığını, müvekkilinin bahse konu ödeme planlarındaki her taksit için davalıların oluşturduğu adi ortaklığa taksit miktarı kadar senet verdiğini, ödemeler yapılınca senetlerin iade alındığını, son taksit 57.932,00 TL ödenince müvekkilinin her iki taşınmaz için davalılara borcu kalmayacağını, ancak müvekkilinin KDV indiriminden yararlandırılması gerektiğini, müvekkilinin adi ortaklığa 75.745,76 TL eksik ödeme yapması gerektiğini, 75.745,76 TL eksik ödeme yapılması gerektiğinden dolayı müvekkilinin son taksidi ödemesine gerek bulunmadığını, ayrıca KDV indirimi ile ortaya çıkan 75.745,76 TL'lik rakamdan son taksit olan 57.932,00 TL çıkarıldığında ortaya çıkan 17.813,76 TL'lik rakam da fazladan davalılara ödenmiş olduğunun ortaya çıkacağını, yerel mahkeme dosyası nezdinde alınan bilirkişi raporunda müvekkilinin 18.05.2018 - 31.12.2019 tarihleri arasında geçerli olan ve %18'den %8'e düşürülen KDV indiriminden yararlanabileceği; yine raporda müvekkilinin her iki taşınmaz için toplam 762.068,00 TL ödeme yaptığı ve %8 KDV oranına göre ödemesi gereken miktar düşüldüğünde davalılara 17.813,76 TL tutarında fazla ödeme yaptığının tespit edildiğini, raporda müvekkilinin 15.05.2019 tarihli 57.932,00 TL tutarındaki takside konu senetten dolayı borcunun bulunmadığı da tespit edildiğini, bilirkişi Heyeti Raporunda, müvekkilinin davalılara 17.813,76 TL fazla ödeme yaptığını ve müvekkilinin, 15.05.2019 tarihli 57.932,00 TL tutarındaki takside konu senetten dolayı borcunun bulunmadığının da tespit edildiğini, dolayısıyla bilirkişi raporu haklılığı ortaya koyan ve iddialarının doğruluğunu gösterir nitelikte olup; işbu raporun iddiaları somutlaştıran bir diğer delil niteliğinde olduğunu, raporla da sabit olduğu üzere; müvekkili davalılara 15.05.2019 tarihli 57.932,00 TL bedelli senetten dolayı borçlu olmayıp, davalılara fazladan ödenen 17.813,76 TL'nin faiziyle birlikte müvekkiline iade edilmesi gerekirken yerel mahkemece bu taleplerinin reddine ilişkin verilen usul ve yasaya aykırı olduğunu, 30.11.2018 tarihinde teslim edilmesi gereken ancak teslimi yapılmayan taşınmaz için davalıların 4 ay x 1.800,00 TL (2019 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan) = 7.200,00 TL müvekkiline cezai şart ödemesi gerektiğini, 30.12.2018 tarihinde teslim edilmesi gereken ancak teslimi yapılmayan taşınmaz için davalıların 3 ay x 1.800,00 TL (2019 yılı Şubat, Mart, Nisan) = 5.400,00 TL müvekkile cezai şart ödemesi gerektiğini, her iki taşınmaz için 30.11.2018 ve 30.12.2018 tarihlerinde müvekkiline gayrimenkullerin teslimi yapılmadığından dolayı toplam 12.600,00 TL cezai şartın davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak müvekkiline ödenmesi gerektiğini, cezai şart taleplerinin kısmen kabulüne yönelik verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğunu, davaya konu her iki taşınmazın da hangi tarihlerde teslim edileceği sözleşmelerde yazılı olduğunu, davalının teslimleri belirlenen tarihlerde yapmadığını, müvekkilinin faturanın düzenlenmemesi ve teslimin yapılmamasında herhangi bir kusurunun olmadığını, üzerine düşen tüm yükümlükleri ve ödemeleri yerine getirdiğini, bu kapsamda taleplerinin bu yönden reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, tüm bu hususlar dışında dosyada alınan bilirkişi raporunun tamamen lehlerine olmasına rağmen bilirkişi raporunun aksi yönünde karar verildiğini, bu karar verilirken bilirkişi raporunun niçin dikkate alınmadığına dair herhangi bir açıklamama yapılmadığını, bilirkişi raporu lehe olmasına rağmen mahkeme tarafından eksik görülmüşse bile ek rapor veya yeni bir heyetten de rapor alınmadığını, bu husus da usul ve yasaya aykırı olduğunu, tüm bu sebeplerle yerel mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin verilen karar usul ve yasaya aykırı olup, istinaf incelemesi neticesinde verilen kararın kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesi talep edilmiştir. Dava, ön ödemeli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi uyarınca davalıya verilen senet yönünden borçlu olmadığının tespiti, fazla ödenen bedelin iadesi ile cezai şartın tahsili istemine ilişkindir. Davacı tarafın dava dilekçesinden özetle; taraflar arasında 2 adet ofis niteliğindeki taşınmaza ilişkin ön ödemeli gayrimenkul satış sözleşmesinin imzalandığı, taşınmazların teslim tarihinin 30.11.2018 ve 30.12.2018 tarihi olarak belirlendiği, davacı tarafın vadesi gelen tüm ödemeleri gerçekleştirdiği, taşınmazların davacıya halen teslim edilmediği, 21.03.2019 tarihli Cumhurbaşkanlığı kararıyla 31.12.2019 tarihlerine kadar teslimde KDV nin %8 uygulanacağının belirtildiğini, davacının KDV indiriminden faydalanmak için davalılara başvurduğu ancak yanıt verilmediğini, davalı tarafa ihtar yapıldığı, davalı tarafın ihtara cevap verdiği ancak taleplerinin karşılanmadığını, KDV indirimi yapılması halinde davalı tarafa daha az ödemenin yapılacağını, ... numaralı taşınmaza ilişkin tüm ödemelerin yapıldığını, ... numaralı taşınmaz için ise davacının KDV indiriminden yararlanması halinde ödemesi gereken miktarın kalmayacağı, fazladan davalılar ödeme yapıldığının belirtilerek borçlu olmadığının tespiti, fazla ödenen bedelin iadesi ile cezai şartın tahsilini talep etmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Aynı Kanun'un TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Kambiyo senedinden kaynaklanan davalarda göreve ilişkin değerlendirme yapılırken senedin düzenlenmesine esas temel hukuki ilişki ve tarafların sıfatına da bakılması gerekmektedir. Somut olayda, davacı, ön ödemeli gayrimenkul satış vaadi sözleşmeleri ile düzenlenen 15.05.2019 tarihli 57.932,00 TL tutarındaki takside konu senetten dolayı borcunun bulunmadığının tespiti ile birlikte fazla ödenen bedelin iadesi ile cezai şartın tahsili istemiyle eldeki davayı açmıştır. Uyuşmazlığın salt kambiyo senedinden kaynaklanmaması ve temel ilişkinin ön ödemeli gayrimenkul satış vaadi sözleşmeleri olması nedeniyle ticari nitelikte olmadığı anlaşılmıştır. Buna göre uyuşmazlık mutlak yada nispi ticari dava niteliğinde bulunmadığından ve münhasıran kambiyo senedinden de kaynaklanmadığından HMK'nın 2. maddesi gereğince davanın genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesince görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Bu itibarla; davacının istinaf talebinin usulen kabulüne, HMK m.353/1-a-3 uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın görev şartı yokluğundan usulden reddine, Asliye Ticaret Mahkemesinin görevsizliğine, göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine, dosyanın görevli Nöbetçi Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmek üzere kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine oybirliğiyle varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1.Davacının istinaf başvurusunun usulen kabulüne, HMK m. 353/1-a-3 uyarınca BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 24/03/2021 tarih, 2019/294 Esas, 2021/299 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin görevsizliğine, 3.Göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın 6100 s.HMK'nın 114/1-c, 6100 s.HMK'nın 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİNE, 4.Dairemiz kararının ilk derece mahkemesince taraflara usulüne uygun olarak tebliğinden itibaren, taraflarca 6100 s.HMK'nın 20.maddesine göre 2 haftalık kesin süre içinde ilk derece mahkemesine DOSYANIN GÖREVLİ MAHKEMEYE GÖNDERİLMESİ İÇİN müracaat edilmesi halinde, davanın esastan görülmesi için dosyanın GÖREVLİ NÖBETÇİ BAKIRKÖY ASLİYE MAHKEMESİ'ne gönderilmek üzere ilk derece mahkemesine İADESİNE, Dairemiz kararının ilk derece mahkemesince taraflara usulüne uygun olarak tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde taraflarca DOSYANIN GÖREVLİ MAHKEMEYE gönderilmesinin talep edilmemesi halinde, ilk derece mahkemesince dosya esasa kaydedilerek 6100 s.HMK'nın 20.m. gereğince işlem yapılmasına ve karar verilmesine, 5.İstinaf incelemesinin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle AAÜT 2/2 hükmü uyarınca davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6.Davacının yatırmış olduğu istinaf karar harcının talep halinde yatıran davacıya iadesine, gereğinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 7.İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin yerel mahkemece verilecek kararda değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 04/12/2024 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim