Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/84
2025/230
13 Şubat 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/84 Esas
KARAR NO: 2025/230
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/749 Esas
ARA KARAR TARİHİ: 10/12/2024
DAVA: İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ: 13/02/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin fikri haklara dair yurtiçi-yurtdışı tescil ve danışmanlık süreçleri yürüttüğünü, davalı firmanın müvekkili şirketten pek çok markası için tescil ve danışmanlık hizmeti aldığını, buna dair faturaların da müvekkili şirket tarafından düzenlenerek davalı firmaya iletildiğini, faturalara itiraz edilmediğini, müvekkilinden ödeme kolaylığı sağlanmasının talep edildiğini, müvekkilinin davalının talebini kabul ederek borçlarını taksitlendirdiğini, ancak müvekkilinin tüm sorumluluklarını yerine getirmesine rağmen davalının kabul ettiği fatura bedellerini ödemediğini, faturası ve cari hesabı sunulan ve celbi talep edilen icra dosyasında da görüleceği üzere yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı açık olan davada, davalının aldığı hizmetlere ilişkin faturaları ödememek için kötü niyetli olarak zaman kazanmak amacıyla icra takibine itiraz ettiğini, kaldı ki, davalı ile müvekkili şirket arasındaki yazışmalarda da borcun açıkça kabul edildiğini, taksitlendirmelerin talep edildiğini, buna rağmen davalı tarafından ödeme yapılmadığını, borcun taraflar arasındaki yazışmalarla sabit bir şekilde borçlu tarafından kabul edilmesi ve taksitlendirme gibi taleplerin borçlunun ödeme güçlüğüne düştüğünün ispatı olduğunu, davacının, dava sonunda davayı kazanması durumunda, dava konusu meblağın davalı şirketten tahsil edilememe olasılığının yüksek olduğunu, keza davalı şirket için piyasada banka hesaplarının boş olduğu, üstünde herhangi bir taşınır ya da taşınmaz malın bulunmadığı, müvekkili şirket dışında onlarca firmanın davalı şirkete icra takipleri ve davalar yönelttiğinin konuşulduğunu, davalı/borçlunun maddi gücünün olmadığını, her geçen gün ödeme gücünün iyice azaldığını belirterek ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :Tensiben ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiğinden aleyhine ihtiyati haciz talep edilen davalının talebe ilişkin beyan dilekçesi bulunmamaktadır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine dair 10/12/2024 tarihli ara kararda; her ne kadar davacı tarafça alacaktan kaynaklı olarak ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir talebinde bulunulmuşsa da, davalının mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlandığına ya da kaçtığına ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden nitelikte işlemler yaptığına dair dosya kapsamına yansıyan bir bilgi ve belge bulunmadığı, davalı hakkında yapılan icra takiplerinin mallarını kaçırmaya yönelik olduğuna ilişkin bir delil olmadığı, yargılamanın derdest olduğu, alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği, yaklaşık ispat kuralının henüz gerçekleşmemiş olduğu, davacının menkul ve gayrimenkul mallarının davanın konusu olmadığı gerekçesiyle bu aşamada ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; davanın konusu itibariyle; faturası ve cari hesabı sunulan ve celbi talep edilen icra dosyasında da görüleceği üzere yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı açık olan davada, davalının aldığı hizmetlere ilişkin faturaları ödememek için kötü niyetli olarak zaman kazanmak amacıyla icra takibine itiraz ettiğini, kaldı ki, davalı ile müvekkili şirket arasındaki yazışmalarda da borcun kabul edildiğini ve taksit yapılmasının talep edildiğini, buna rağmen davalı tarafından ödeme yapılmadığını, borcun taraflar arasındaki yazışmalarla sabit bir şekilde borçlu tarafından kabul edilmesi ve taksitlendirme gibi taleplerin borçlunun ödeme güçlüğüne düştüğünün ispatı olduğunu, bu durumun BAM tarafından da ihtiyati haciz sebebi olarak kabul edildiğini, davacının, dava sonunda davayı kazanması durumunda, dava konusu meblağın davalı şirketten tahsil edilememe olasılığı yüksek olduğunu, keza davalı şirketin alacağı karşılayacak malvarlığı bulunmadığını, müvekkili şirket dışında onlarca firmanın davalı şirkete icra takipleri ve davalar yönelttiğinin konuşulduğunu, bu nedenlerle, davalı/borçlunun maddi gücünün olmaması ve her geçen gün ödeme gücünün iyice azalması nedeniyle ihtiyati haciz talep ettiklerini, borçlunun kötü niyetinin, borcu kabul beyanının ve müvekkilinin para alacağının sabit olduğunu, İcra ve İflas Kanunu’nun 257. maddesi gereğince ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunu belirterek yerel mahkeme tarafından tedbiren ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen 10.12.2024 tarihli ara kararın istinaf yolu ile incelenerek kaldırılmasına, yeniden davalı şirket hakkında takdiren teminatsız olarak ihtiyati haciz tedbir kararı verilmesine dair hüküm tesis edilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Talep, ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece şartları oluşmadığından bahisle ihtiyati haciz talebinin reddine yönelik tesis edilen karar ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiği yönünden istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesine konu uyuşmazlık İİK'nun 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz şartlarının mevcut olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. İhtiyati haciz, İİK'nun 257 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. 257. madde uyarınca, ihtiyati haczin vadesi gelmiş bir para borcu için istenebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ihtiyati haciz istenebilmesi için borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlanması, yahut kaçmış olması veya bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması gereklidir. İcra ve İflas Kanununun 258/1-2. cümlesinde "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." denilmektedir. Kanun senetlerden değil, delillerden bahsetmektedir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için bir kimsenin aleyhine delil olmak üzere vücuda getirdiği bir belgenin varlığı şart değildir. İhtiyati haciz kararı verilirken dikkat edilmesi gereken hususun alacağın yazılı delille ispatı değil, alacağın varlığı konusunda hakime kanaat verecek delillerin sunulmasıdır. Hakim, taraflar arasındaki ilişkiye, alacağı doğuran sebebin şekline ve niteliğine göre ibraz edilen delilleri değerlendirerek alacağın varlığı hakkında bir kanaata vardığı takdirde İİK'daki diğer şartlar mevcutsa ihtiyati haciz talebini kabul edecektir. Alacağın varlığına kanaat getirilmesi yaklaşık ispattır. Bununla birlikte hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir. Ayrıca diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin bir yargılamadan farklı olarak maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için "alacağın yargılamayı gerektirmesi" şeklinde bir koşul kanunda öngörülmemiştir. Somut olayda, ihtiyati haciz isteyen vekili takibe, davaya ve ihtiyati haciz talebine konu 01/04/2024 tarihli "Nisan Ayı Kalan Bakiye" açıklamalı 100.000,00 TL bedelli faturaya dayalı olarak bakiye 50.000,00 TL üzerinden icra takibine başladığı, borçlunun borca ve ferilerine itirazı üzerine itirazın iptali davasını açtığı ve dava dilekçesiyle ihtiyati haciz talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafından dosyaya watsapp yazışmaları, 20/03/2024 tarihli e-mail yazışmaları, 27/06/2024 tarihli e-mail yazışması, cari hesap ekstresi ve ödeme belgesi sunulmuştur. Dosya kapsamına sunulan belgeler ışığında değerlendirme yapıldığında, davalının ödemelerini Şubat-Mayıs ayları arasında 4 eşit taksitte 50.000,00 TL olarak ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, davalı tarafın 20/03/2024 tarihli e-mailde Mayıs ayına ilişkin olarak 50.000,00 TL bedeli "ödenecek bedel" olarak beyan ettiği, ancak davacı tarafından Mayıs ayına ilişkin 50.000,00 TL lik bedelin ödenmediği iddiasıyla takibe ve davaya konu fatura nedeniyle ihtiyati haciz talep edildiği anlaşılmış ise de Nisan ve Mayıs ayında hizmetin verilip verilmediği ile varsa alacağın varlığı ve miktarı davacı tarafından dosyaya sunulan belgelerle yaklaşık olarak ispat edilememiştir. Talep eden tarafça dosyaya ibraz edilen ve yukarıda belirtilen deliller ile diğer ekli belgeler alacağın varlığı hakkında kanaat edinmeye yeterli belgeler olarak kabulü mümkün görülmemiştir. Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK. 353/1b-1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/749 Esas sayılı ve 10/12/2024 tarihli ara karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından talep eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın talep eden davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Talep eden davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1 bendi ile aynı kanunun 362/1-f Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi. 13/02/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.