mahkeme 2025/830 E. 2025/1095 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/830
2025/1095
11 Eylül 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/830 Esas
KARAR NO : 2025/1095
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 22/04/2025
NUMARASI : 2025/72 Esas, 2025/453 Karar
KARAR TARİHİ: 11/09/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Talep Eden vekili talep dilekçesi ile; müvekkili şirketin ev tekstili sektöründe kumaş üretimi ve satışı yaptığını, şirketin 15.000.000,00 TL sermayesinin tamamen ödendiğini, ülkenin içinde bulunduğu enflasyonist ortam, banka faizlerin yüksekliği, kredi kanallarının kapalı olması, döviz kurunun baskı altında olması ve piyasadaki sıkılaşma politikaları nedeniyle şirketin kredi bulamadığını veya çok yüksek faiz oranı ile kredi alabildiğini, kredi bulmakta zorlanan şirketin likidite dengesini sağlayamadığını, bunun yanında dövizin baskı altında olması nedeniyle ihracatçı olan şirketin düşük karlılıkla çalışmak zorunda kaldığını, tüm bu olumsuzluklar nedeniyle borç yükü artan ve likitidesi bozulan şirketin borçlarını ödeyebilmesi ve şirket faaliyetine devam edebilmesi için konkordato talep etme gereği doğduğunu, konkordato projeleri ile, adi borçların tamamının % 24 faiz ilavesi ile konkordatonun tasdiki tarihinden itibaren üçer aylık eşit taksitler ile 36 ayda ödeneceğini, rehinli alacaklılara olan borçların ise İİK'nın 308/h maddesi gereği yapılandırılmak suretiyle ödeneceğini belirterek müvekkili şirket lehine geçici mühlet ve kesin mühlet verilmesini, sonrasında konkordato projesinin tasdikini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; alacakların ve alacak kayıtlarının açıklamaya muhtaç olduğu, talep eden şirketin kaynak olarak sunduğu değerlerin uygulanabilirliğinin bulunmadığı, konkordato projesinin başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle talep eden şirketin konkordato talebinin reddine, mühletin kaldırılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde talep eden vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Talep eden vekili istinaf nedenleri olarak; şirketin faaliyetine devam ettiğini, kamusal yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve istihdam yarattığını, konkordato kurumu ile şirketin faaliyetine devamının sağlanması ve iflasına nazaran alacaklıların daha çok tatmin edilmesi amaçlanmasına rağmen, mahkemenin bu amacı dikkate almadığını, şirketin konkordato dönemi öncesine göre karlılığını iki kat artırdığını, şirketin konkordato kaynağı olarak öngördüğü karı kolaylıkla sağlayabileceğini, konkordato projesinde alacakların % 30'luk kısmının tahsil edilemeyeceği öngörülerek kalan alacakların tahsilinin borç ödeme kaynağı olarak gösterildiğini, ancak komiser heyetinin hiçbir araştırma yapmadan tüm alacakları fiktif alacakmış gibi değerlendirdiğini, atıl durumda olan makinaların satışının şirketin üretim kapasitesini azaltmayacağını, stok azaltılmasına dair kaynağın yetersiz olduğuna dair tespitin ticari hayatın olağan akışına uygun olmadığını, şirketin + 48.029.806,80 TL özkaynağı bulunduğunu ve yeterli süre verilmesi halinde konkordato kaynakları ile ödemelerini gerçekleştireceğini, ancak objektif veriye dayanmayan komiserlerin afaki tespitleri ışığında konkordato talebinin reddedildiğini belirterek kararın kaldırılmasını ve talepleri gibi karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Talep, hukuki niteliği itibariyle 7101 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 285 ve devamı maddeleri gereğince geçici mühlet ve akabinde kesin mühlet kararı verilerek konkordatonun tasdikine ilişkindir.Konkordato talepleri ile ilgili 2004 sayılı İİK'nın 285. maddesinde, yetkili ve görevli mahkeme düzenlenmiş, yasada iflasa tabi olan borçlu için, İİK'nın 154. maddesine atıf yapılarak ilgili maddenin birinci veya üçüncü fıkradaki yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu, iflasa tabi olmayan borçlu için ise yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu vurgulanmıştır. Somut olayda, konkordato talebinin, talep eden şirketin muamele merkezindeki asliye ticaret mahkemesinde açıldığı ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 74. maddesinde belirtilen şekilde talep eden vekilinin vekaletnamesinde konkordato ile ilgili özel yetkinin mevcut olduğu anlaşılmıştır.Mahkemece; konkordato talebinin reddi ile tedbirlerin kaldırılmasına karar verilmiş, talep eden vekili hükmü istinaf etmiştir.İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; talep eden şirket lehine kesin mühlet verilmesi şartlarının bulunup bulunmadığı hususunda toplanmaktadır. Dosya kapsamından; Mahkemece İİK'nın 286. maddesinde sayılan belgelerin eksiksiz olarak sunulduğu belirtilerek davacı şirket lehine 24.01.2025 tarihinden geçerli olmak üzere 3 aylık geçici mühlet kararı verildiği ve geçici komiser heyeti atandığı, geçici komiser heyetinin geçici mühlet içerisinde ara ve nihai raporunu sunduğu, 22.04.2025 tarihli tarihli duruşmada borçlunun konkordato talebinin reddine karar verildiği görülmektedir.Geçici komiser heyeti 03.04.2025 tarihli raporunda; şirketin faal olduğu, personel maaşlarının ödendiği, kamuya olan yükümlülüklerin tam olarak yerine getirildiği, şirketin net işletme sermayesini kaybetmediği; şirketin 28.02.2025 tarihli kaydi değer bilançosunda kaydi değer öz kaynaklarının (+) 214.597.403,60 TL olarak hesaplandığı, ve kaydi değerler yönünden borca batık olmadığı, 28.02.2025 tarihli rayiç değer bilançosunda şirketin rayiç değer özkaynaklarının (+) 48.029.806,80 TL olarak hesaplandığı ve rayiç değerler yönünden borca batık olmadığı; konkordato revize ön projesinin temel dayanağının dönem başı hazır değerlerin yanı sıra ticari faaliyetlerden elde edilecek kar, alacaklardan yapılacak tahsilat, tesis makine ve cihaz satışı karşılığında aktarılacak tutar, stok seviyesinin düşürülmesi olduğu; şirketin geçmişe dönük üç yıllık gelir tabloları incelendiğinde öngörülen net satışlara ulaşmasının mümkün olmadığı, 2024 yılında - 51.537.310,75 TL dönem zararı olan şirketin öngördüğü net kara ulaşamayacağı; konkordato kaynağı olarak alacakların tahsili gösterilmişse de, vadesi geldiği halde ödenmeyen ve gelecek vadeli çeklerin mevcut olduğu, yurtdışı şirketten 6 aydır tahsilat yapılamadığı ve somut olarak tahsil kabiliyeti yönünden bir beyan sunulmadığı; şirketin makinalarının kayıtlı değerleri ile geçici mühlet içinde alınan raporlarda belirtilen rayiç değerlerinin uyumsuz olduğu, ayrıca şirketin faaliyetine ilişkin gerekli makina ve techizatların satılması halinde öngörülen faaliyet karının nasıl sağlanacağı hususunda tereddüt oluştuğu; rapor içerisinde yapılan detaylı açıklamalar doğrultusunda alacakların ve alacak kayıtlarının açıklamalara muhtaç olduğu, konkordato projesinde ve revize projede kaynak olarak sunulan değerlerin uygulanabilirliğinin bulunmadığı, konkordato projesinin başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı belirtilmiştir.Konkordato talep eden borçlu, ön projede, faaliyetine devam etmek ve konkordatoyu başarılı kılmak için gerekli mali kaynağı nasıl sağlayacağını mutlaka açıklamalıdır. Bu çerçevede, ön projede, özellikle, konkordato mühleti içinde işletme sermayesinin nasıl sağlanacağı açık ve net bir şekilde gösterilmelidir. Öte yandan, alacaklılara ödeme yapılabilmesi için gerekli mali kaynağın nasıl elde edileceği açıklanmalıdır; bu çerçevede, ortakların yeni sermaye getirmeleri veya sermayeyi karşılıksız tamamlamaları, kişisel malvarlıklarını paraya çevirerek şirkete getirmeleri, sermaye artırımı yaparak yeni ortak almaları, -güç olmakla birlikte- işletmenin bir bankadan kredi bulması gibi yöntemler ilk akla gelenlerdir (Yen Konkordato Hukuku, Öztek.., sh.185).İİK 289. maddesinde, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde borçluya 1 yıllık kesin mühlet verileceği düzenlenmiştir. Borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali "konkordatonun başarı şansı" kavramı altında ifade edilmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme şansına sahip görülmesidir. Bu sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir. (Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku -Av.Sümer Altay, sayfa 112, 1. Cilt). Somut olayda, talep eden şirketin toplam 102.090.806,98 TL olarak belirlediği konkordato kaynağının 34.418.526,49 TL'sinin alacakların tahsilinden elde edileceği öngörülmüştür. Ancak komiser heyeti raporunda; şirketin vadesi geldiği halde ödenmeyen ve gelecek vadeli çeklerin mevcut olduğu, yurtdışı şirketten 6 aydır tahsilat yapılamadığı ve somut olarak tahsil kabiliyeti yönünden bir beyan sunulmadığı belirtilmiştir. Bunun yanında bahsedilen alacakların tahsil kabiliyeti hususunda dosyaya yansıyan herhangi bir veri de sunulmamıştır.Diğer taraftan konkordato projesinde, işletme faaliyetlerinden elde edilecek kar olarak yaklaşık 28.000.000,00 TL civarında borç ödeme kaynağı öngörülmüştür. Ancak komiser heyeti raporuna göre 2024 yılında - 51.537.310,75 TL dönem zararı olan şirketin öngördüğü net kara ulaşamayacağı anlaşılmaktadır. Yine şirketin atıl makinaların satışından 20.000.000,00 TL tutarında konkordato kaynağı öngörmekle birlikte, şirketin makinalarının kayıtlı değerleri ile geçici mühlet içinde alınan raporlarda belirtilen rayiç değerlerinin uyumsuz olduğu anlaşılmaktadır. Tüm bunlardan Mahkemece, revize projede kaynak olarak sunulan değerlerin uygulanabilirliğinin bulunmadığından, şirketin konkordatosunun başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle konkordato talebinin reddine karar verilmesinden isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/72 Esas, 2025/453 Karar sayılı ve 22/04/2025 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf harcı davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 2004 sayılı İİK'nun 293/2 fıkrası gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.11/09/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.