mahkeme 2025/515 E. 2025/1086 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/515
2025/1086
11 Eylül 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/515 Esas
KARAR NO : 2025/1086
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 11/12/2024
NUMARASI : 2014/1000 Esas, 2024/911 Karar
KARAR TARİHİ: 11/09/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müflis ile idare arasında İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi 1. ve 2. Bloklarının Güçlendirilmesi İşi, İstanbul İl Özel İdaresi Hizmet Binası, İl Genel Meclisi Salonu, Kentsel İşlik Binası İnşaatı Yapım İşi ve Hizmet Binası İl Genel Meclisi Salonu Ses Işık Görüntüleme Güvenlik Ve Otomasyon Yapım İşi nedeniyle üç ayrı ihaleden doğan sözleşme bulunduğunu, İstanbul İl Özel İdaresi Hizmet Binası, İstanbul İl Özel İdaresi İl Genel Meclisi Salonu, Kentsel İşlik Binası İnşaatı Yapım İşi hakkında yapılan ve kesin olmayan hesap neticesinde doğan fark bedeli 1.637.256,38 TL ve 699.598,25 TL ceza bedeli olmak üzere toplam 2.336.854,63 TL tutarındaki alacağın en yüksek banka ticari faiz oranı uygulanarak (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla) iflas masasına kaydının talep edildiğini, yine Hizmet Binası Meclis Salonu Ses Işık Görüntüleme Güvenlik Ve Otomasyon Yapım İşi hakkında yapılan ve kesin olmayan hesap neticesinde doğan fark bedeli 362.874,86 TL ve 43.990,00 TL ceza bedeli olmak üzere toplam 406.864,86 TL tutarındaki alacağın en yüksek banka ticari faiz oranı uygulanarak (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla) iflas masasına alacağın kaydının talep edildiğini, iflas idaresine yaptıkları başvuruda kesin hesap neticesi doğacak hak ve alacak ile kesin ve geçici teminatlar irat kaydedileceğinden teminatların irat kaydedildiği tarih itibariyle güncellenmesinden doğan fark alacak hakkının da saklı tutulduğunu, iflas idaresince müflisin beyanına ve sunulan belgelere göre alacağın yargılama neticesinde belirlenecek olması, büyük bir kısmının teminat mektupları ile garanti altına alınmış olması ve şirket kayıtlarında görülmemesi nedenleriyle talebin reddine karar verildiğini, bu red kararının hatalı olduğunu, şöyle ki 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri KİSK m. 17 b bendinde belirtilen “yüklenicinin iflas etmesi halinde, sözleşme feshedilerek yasaklama hariç hakkında 20 ve 22. Maddelere göre işlem yapılır.” hükmü gereğince idarece işlem yapıldığını belirterek idarenin kesin hesap neticesinde doğacak hak ve alacağı ile kesin ve geçici teminatlar irat kaydedileceğinden teminatların irat kaydedildiği tarih itibariyle güncellenmesinden doğan fark alacak hakları ve tüm hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik toplam 2.273.719,49 TL'nin Kadıköy İflas Müdürlüğü'nün ... İflas Sayılı dosyasında sıra cetveline kaydedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
BİRLEŞEN DAVADA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "İstanbul İl Özel İdaresi Hizmet Binası İstanbul ili Özel İdaresi İl Genel Meclis Salonu, Kentsel İşlik Binası İnşaatı Yapım İşi", "İstanbul İl Özel İdaresi Hizmet Binası İl Genel Meclisi Salonu Ses Işık Görüntüleme Güvenlik Ve Otomasyon Yapım İşi" ve "İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Deprem Güçlendirme İşinin" ihaleyi kazanan yüklenici davalı ile imzalanan sözleşme ile davalıya verildiğini, davalı yüklenici firmanın sözleşmelere aykırı davranması nedeni ile sözleşmenin 16/04/2010 tarihinde feshedildiğini, idarenin sözleşmeleri fesh etmesinden sonra Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/899 Esas sayılı dosyasından 29/06/2010 tarih, saat 14:00 itibariyle davalı şirket hakkında iflas kararı verildiğini, Kadıköy 3. İcra Müdürlüğünün ... iflas dosyasına kayden iflas masasının açıldığını, davalının İstanbul İl Özel İdaresi Hizmet Binası, İstanbul İl Özel İdaresi Hizmet Binası, İstanbul İl Özel İdaresi İl Genel Meclis Salonu Kentsel İşlik Binası İnşaatı Yapım İşi, İstanbul İl Yapım İşi ile ilgili olarak iş akdinin fesih edildiği tarihe kadar olan 121.539,79 TL elektrik ve 15.775,00 TL su borcunun idare tarafından ödendiğini, ayrıca İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Deprem Güçlendirme işi ile ilgili olarak da İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesine 25.334,93 TL elektrik ve 1.376,25 TL su borcu bulunduğunu, idare hizmet binası işine ait teminat mektuplarının irat kaydedilmesi işlemi nedeniyle yapılan güncelleme nedeni ile 39.387,68 TL fark alacağının bulunduğunu, toplam 203.413,68 TL bedelin ödeme tarihinden itibaren en yüksek ticari faiz ile birlikte tahsili için alacağın iflas masasına kaydının talep edildiğini, ancak taleplerinin reddedildiğini, red kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydı ile davanın kabulü ile 164.025,97 TL elektrik ve su bedelinin ödeme tarihinden itibaren en yüksek ticari faizi ile ve 39.387,68 TL teminat farkının teminatın nakde çevrildiği tarih itibariyle en yüksek banka ticari faizi ile birlikte olmak üzere toplam 203.413,65 TL alacağın Kadıköy İflas Müdürlüğünün ... iflas sayılı dosyasına kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller, mahallinde yapılan keşif, bilirkişi raporları, taraf beyanları, taraflar arasında akdedilen eser sözleşmesi ve tüm dosya kapsamına göre; davacı İstanbul İl Özel idaresi ile davalı Şirket arasında 3 ayrı ihaleden kaynaklanan 31/07/2008 tarihli yapım işlerine ait anahtar teslimi götürü bedel işler için tip sözleşme akdedildiği, iş bu sözleşme ile yüklenici İstanbul İl Genel Meclisi ve İl Özel İdaresi Hizmet Binası inşaatının, anahtar teslimi götürü bedel ile ihale dökümünde yer alan uygulama projeleri ve bunlara ilişkin mahal listelerine dayalı olarak işin tamamı için yüklenici tarafından teklif edilen 28.356.000,00 TL toplam bedel üzerinden yapılmasının kararlaştırıldığı, 28/07/2009 tarihli Yapım İşlerine Ait Tip Sözleşme (anahtar teslimi götürü bedel sözleşmesi - birim fiyat sözleşmesi) ile yüklenici firma 28/07/2009 tarihli Yapım İşlerine Ait Sözleşmede gösterildiği üzere İstanbul İl Genel Meclisi ve İl Özel İdaresi Hizmet Binasına Ait Ses Işık Görüntüleme Güvenlik Ve Otomasyon Yapım İşleri için anahtar teslimi götürü bedel ile ihale dokümanında yer alan uygulama projeleri ve bunlara ilişkin mahal listelerine dayalı olarak işin tamamı için 3.455.059,55 TL toplam bedel üzerinden işin yapılmasının kararlaştırıldığı, 31/10/2008 tarihli anahtar teslimi götürü bedel işler için İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi 1 ve 2. Blokları Deprem Güçlendirme İşleri için anahtar teslim götürü bedel ile ihale dokümanında yer alan uygulama projeleri bunlara ilişkin mahal listelerine dayalı olarak işin tamamı için yüklenici tarafından teklif edilen 9.374.877,00 TL toplam bedel üzerinden işin yapılmasının kararlaştırıldığı, Fatih 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/43 D. iş sayılı dosyasında yapılan keşifte iş bu sözleşmeler kapsamında yapılan işlerin ve noksan kusurlu imalatların tespit edildiği, sözleşmelerin yapılmasından sonra davalı müflis şirket hakkında Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/899 Esas sayılı dosyasında 29/06/2010 tarihinde iflas kararı verildiği, iflas kararından sonra davacı idarenin bu sözleşmeler nedeniyle yapılan ve kesin olmayan hesap neticesinde doğan fark bedeli ve ceza bedeli tutarı olan 2.336.854,63 TL tutarındaki alacağının iflas masasına kaydının yapılmasını talep ettiği, iflas masası tarafından bu alacağın tam olarak tespit edilememesi ve yargılamayı gerektirmesi nedeniyle red kararı verildiği, red kararının tebliğinden itibaren 15 günlük yasal süre içerisinde asıl dava bakımından İcra İflas Kanunun 235. ve devamı maddelerine göre kayıt kabul davasının açıldığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın taraflar arasında akdedilen sözleşmeler nedeniyle 24 nolu hakedişle ödenen bedel ile sözleşmeden kaynaklanan fiyat farkı ve cezai şarta ilişkin olarak yüklenicinin tespit edilen fark bedel ve ceza bedelinden sorumlu olup olmayacağı noktasında olduğu, ihale konusu işin yükleniciye 04/08/2009 tarihinde teslim edildiği, sözleşmeye göre işin bitim tarihi 01/11/2009 olduğu, işin 01/11/2009 tarihinde geçici kabulüne karar verildiği, 17/02/2010 tarihine kadar yüklenici firmaya noksanlıkların tamamlanması için süre verildiği, 18/02/2010 tarihinde geçici kabul heyetinin inşaat mahallinde gerekli tespit ve incelemeleri yaparak eksik ve kusurlu işlerin yapılmadığını tespit ettiği, 3 nolu hakedişle ilgili olarak fark bedel ve ceza bedelinin idare tarafından tespit edildiği, bu bedel ile ilgili olarak da asıl davada yüklenicinin işi tamamlaması için noter vasıtasıyla ihtarname gönderildiği, ancak inşaatın tamamlanmadığı, eksik ve kusurlu işlerin tamamlanması için 01/07/2010 tarihinde yapılan sözleşme ile yüklenici ... Turizm İnşaat ... Ltd. Şti.'ne İstanbul İl Özel İdaresi Hizmet Binası, İl Genel Meclis Salonu ve Kentsel İşlik Binası İnşaatın Ses Işık Görüntüleme Güvenlik Ve Otomasyon Yapım İşine ait geçici kabul komisyonunca tespit edilen eksik ve kusurlu imalatların yüklenici adına yaptırılmasının kararlaştırıldığı, ilgili yüklenici tarafından eksik ve kusurlu işler tamamlandığı, davalıya ait ticari defterler incelendiği, dosyadaki tüm belgelerde kesin hesaba ilişkin bilgi ve belgelerin davacı idare tarafından verilen kesin süreler içerisinde dosyaya sunulamadığı, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davalarında ispat yükünün davacı iş sahibine ait olacağı, mahkemeye sunalacak kesin hesaba ilişkin bilgi ve belgelerle bilirkişinin sıra cetveline kaydı gereken alacak borç ilişkisini kesin olarak hesaplamasının gerekli olduğu, dosyaya iş bu belgeler sunulmadığından bilirkişi tarafından kesin alacak borç miktarlarının hesap edilemediği, kesin hesaplar düzenlenip kesin hakediş raporuna bağlanmadan net rakam belirlenemeyeceğinden idarenin alacak mı borçlu mu olduğu ve iş bu sözleşmeler nedeniyle yüklenici tarafından idareye verilen teminat mektuplarının nakde çevrilip çevrilmediği hususu kesinleşmediğinden dosyadaki mevcut delillere göre davacının davasını ispatlayamadığı, kurumla ve İstanbul Valiliği, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ile yapılan yazışmalarda da ilgili belge ve bilgilerin mahkemeye sunulmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine; mahkemenin iş bu dosyası ile birleşen Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/727 Esas sayılı dosyasında, davacı İstanbul İl Özel İdaresi tarafından davalı aleyhine taraflar arasında akdedilen 3 adet sözleşmeye ilişkin olarak elektrik ve su borcu ile idare hizmet binası işine ait teminat mektuplarının irat kaydedilmesi işleminde yapılan güncelleme nedeniyle 39.387.68,00 TL fark alacağı olmak üzere toplam 203.413,68 TL'nin iflas masasına kaydının talep edildiği, iş bu talep ile ilgili iflas masasına kayıt kabul talebinde bulunulmadığı, iflas idaresi tarafından bu talep ile ilgili menfi veya müsbet bir karar verilmediği, davacının talebine ilişkin olarak red kararını içeren sıra cetveli düzenlenerek ilan yapılmadan alacak davasının açıldığı, sözleşme kapsamında kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı elektrik ve su borcuna ilişkin fark bedellerin tespit edildiği ancak asıl dosyada kesin hakedişe ilişkin bilgi ve belge dosyaya sunulmadığından alacak borç miktarlarının tespitinin kesin olarak yapılması mümkün olmadığı, davacı idarenin ispat yükümlülüğünü yerine getiremediği gerekçesiyle birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf nedenleri olarak; hükme esas alınan bilirkişi raporunda Mahkemeye sunulan kesin hesap ve kesin kabule ilişkin belgelerin Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 40. Maddesinin 1. fıkrasında belirtilen esaslara uygun olmadığının belirtildiğini, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 40/1 maddesinde, birim fiyatlı işlerde kesin kabul işlemlerinin nasıl yapılacağına ilişkin usul ve esasların belirtildiğini, bilirkişiler tarafından da bu maddenin aynen rapora yazıldığını, aynı maddenin 2. fıkrasında ise "Anahtar Teslimi Götürü Bedel" sözleşmelerde kesin hakediş raporları ve kesin hesap işlemlerine ilişkin düzenlemenin yer aldığını, bu madde hükmünün "Anahtar teslimi götürü bedel sözleşmelerde; kesin hakediş raporu düzenlenmesine işin geçici kabulü yapıldıktan sonra başlanır ve sözleşme ve eklerinde öngörülen hükümler çerçevesinde kesin hesap işlemleri gerçekleştirilir." şeklinde olduğunu, bilirkişiler tarafından raporlarda YİGŞ 40/1 maddesindeki "geçici hakediş raporlarındaki rakamlara itibar edilmez ve kesin metraj ve hesaplar sonucunda bulunan miktarlar esas alınır" hükmüne yer verildiğini, ancak bu hükmün sadece birim fiyatlı işlerde uygulanacağını, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmediğini, dosyaya örnek olarak sundukları bilirkişi raporunun mahkemece dikkate alınmadığını, davaya konu sözleşmelerin anahtar teslimi götürü bedel sözleşmeler olduğunu, bilirkişi raporunda ayrıntısı ile birim fiyatlı işlerde yapılacak işlemlerden bahsedildiğini, ancak dava konusu sözleşmelerin anahtar teslimi götürü bedel sözleşmeler olduğunun bilirkişi raporunda dikkate alınmadığını, dosyaya sundukları emsal bilirkişi raporunda, anahtar teslimi götürü bedel sözleşmelerde birim fiyat sözleşmelerinde olduğu gibi tamamlanmayan ve kusurlu işler için metraj çıkarılmasının ve mukayeseli keşif yapılmasının anahtar teslimi götürü bedel sisteminin amacına uygun olmadığının belirtildiğini, ancak, bu husustaki itirazlarının da mahkemece nazara alınmadığını, yeni bir değerlendirme yapılan bilirkişi raporuna karşı itirazları doğrultusunda bilirkişilerden ek rapor dahi alınmadığını, itirazlarına itibar edilmeme nedeninin de ara kararda ve gerekçeli kararda açıklanmadığını, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından hizmet binası yapım işine ilişkin olarak dosyaya gönderilen kesin kabul ve kesin hesaba ilişkin evrakta artan-azalan imalat kalemlerinin tek tek belirtildiğini, yapılan kesin hesapta müflis şirketle-yükleniciyle yapılan sözleşmenin bedeli 28.937.963,62 TL, fiyat farkı bedeli 3.437.864,03 TL, yükleniciye ödenen toplam hakediş bedeli 32.375.827,65 TL, sözleşmeden kalan bedel 2.187.743,86 TL ve namı hesabına yapılan işin sözleşme bedelinin 3.825.000,00 TL olduğunun belirtildiğini; namı hesabına yapılan işten dolayı yüklenicinin idareye 3.825.000,00 TL - 2.187.743,86 TL=1.637.256,14 TL borcu olduğunun belirtildiğini, yine sözleşmeye göre işin bitim tarihinin 06.08.2009 olduğunu, işin bitirildiği tarihin 31.08.2009 (namı hesabına yaptırılmadan önce) olduğunu, yüklenicinin burada 25 gün gecikmeli çalıştığını; namı hesabına işin başlangıç tarihinin 01.09.2009 olduğunu, işin bitim tarihinin 08.07.2010 olduğunu, buradan da 311 gün cezalı çalışıldığını; toplamda idarenin 992.210,75 TL gecikme cezası alacağı olduğunu; azalan ve artan imalatlardan dolayı (liste halinde bulunan) idarenin 1.306.089,94 TL alacaklı olduğunun hesaplandığını, yine "İstanbul İl Genel Meclisi ve İl Özel İdaresi Hizmet Binasına Ait Ses, Işık, Görüntüleme ve Otomasyon Yapım İşi"nde sözleşme bedeli 3.455.059,55 TL, yükleniciye ödenen bedel 3.189.296,32 TL, sözleşmeden kalan bedel 265.763,23 TL, bedeli ödenen ancak yüklenicinin sorumluluğunda iken inşaat mahallinden alınan 5 adet x-ray cihazı ile 5 adet giriş kapı tipi boy dedektörünün bedeli 1.104.495,00 TL; eksik ve kusurlu işlerin tamamlanması için namı hesabına yapılan ihalenin sözleşme bedeli 530.000,00 TL, gecikme cezasına tekabül eden süre 166 gün karşılığı gecikme cezası miktarı 43.990,00 TL, namı hesabına göre işin yaptırılmasından kaynaklanan fark bedeli 264.236,77 TL; 5 adet x-ray cihazı ile dedektör bedeli 1.104.495,00 TL bedellerin ayrı ayrı gösterildiğini, yüklenicinin toplamda idareye 1.412.721,77 TL borçlu olduğunun belirlendiğini, birleşen dosyada müflis şirketten şantiyede kullanılan elektrik-su bedellerinin de talep edildiğini, bu alacağın olup olmadığının tespiti için kesin hakedişin yapılmasının gerekmediğini, mahkemece elektrik-su giderlerinden müflis şirketin sorumlu olup olmadığına ilişkin bir değerlendirme yapılmadığını, kararda sadece kesin hesap işlemlerinin usulüne uygun olmadığına değinildiğini, asıl ve birleşen dosyalarda dava konusu olan sözleşmeye konu işler ile ilgili farklı kamu kurumları tarafından aynı usul ile kesin kabul ve kesin hesap işlemleri yapıldığını, kamu kurumlarının yıllardır yapmış olduğu kesin kabul ve kesin hesap işlemlerinin, anahtar teslimi sözleşme ile birim fiyatlı sözleşme farkını bilmeyen bilirkişiler tarafından kabul edilmemesinin izahının bulunmadığını, mahkemece kesin hesapların sunulması için taraflarına süre verildiğini, kesin hesapları Mahkemeye göndermeyen ve Mahkemece yazılan müzekkerelere de cevap vermeyen görevliler hakkında suç duyurusunda bulunulmasının Mahkemeden talep edildiğini, Mahkemece taleplerinin kabul edilerek kamu görevlileri hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, daha sonra Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü tarafından kesin kabul ve kesin hesapların düzenlenmesi sonucunda hesapların dosyaya sunulabildiğini, müvekkili idarenin bu hususta herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kesin kabul işlemlerine başlanılmadan önce Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü tarafından müflis şirketi temsilen iflas masasına kesin kabul iş ve işlemlerinin yapılacağının bildirildiğini, iflas masası tarafından kesin kabul iş ve işlemlerine katılmayacaklarının bildirildiğini ve işlemler tamamlandıktan sonra taraflarına bilgi verilmesinin istenildiğini, müflis şirketi temsilen kesin kabul iş ve işlemlerine katılan olmadığı gibi yapılan kesin hesap ve kesin kabul işlemlerine itiraz edenin de bulunmadığını; kesin kabul ve kesin hesap işlemlerinin bu şekilde kesinleştiğini, her ne kadar hükme esas alınan raporda ve daha önceki bir kısım ek ve kök raporları düzenleyen aynı bilirkişilerin raporlarında kesin hesap ve kesin kabul işlemleri yapılmadan net rakamın belirlenemeyeceği belirtilmiş olsa da, bilirkişilerin bu tespitinin de doğru olmadığını, yüklenicinin namı hesabına yapılan işin bedeli ile yüklenici ile yapılan sözleşmeden kalan bedelin belli olduğunu, namı hesabına yapılan sözleşmede belirlenen bedelden ilk yüklenicinin sözleşmesinden kalan bedel çıkarıldığında, idarenin namı hesabına yapılan iş nedeniyle uğramış olduğu zararın ortaya çıktığını, sözleşmelerde işin süresinin belli olduğunu, sözleşme süresi sona erdikten sonra işin tamamlanamaması halinde çalışılan her gün için hem mevzuat hem de taraflar arasındaki sözleşme gereğince gecikme cezası uygulanacağını, gecikme cezasının hesaplanabilmesi için sözleşmeye göre işin bitim tarihi ile fiilen işin bitim tarihinin ve sözleşme bedelinin bilinmesi yeterli olacağını, teminat mektuplarının güncelleme farkı bedelinin hesaplanabilmesi için de, teminat mektubunun tarihinin ve irat kaydedildiği tarihin bilinmesi yeterli olduğunu, sözleşmelerde tüm bu bilgilerin yer aldığını, talep edilen bu kalemlerle ilgili hesaplamanın dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden net bir şekilde hesaplanabildiğini, dosyada bulunan daha önceki bilirkişi raporlarında da açıkça bu hesaplamanın yapıldığını, inşaat devam ettiği sürece elektrik-su bedelinden yüklenicinin sorumlu olacağını, fatura bedelinin ne kadarından kimin sorumlu olduğunun bilirkişi incelemesi ile tespit edilebileceğini, bunların hesaplanması için kesin kabul işlemlerinin yapılmasına da gerek olmadığını, başka sözleşmelere ilişkin daha önce açılan hiçbir davada mahkemelerce kesin kabul ve kesin hesap işlemlerinin yapılmasının istenilmediğini, kabule göre, dosyadaki bilirkişi raporunda taraflar arasında alacak-verecek olup olmadığının kesin hesaplara göre belirleneceği bildirildiğinden ve Mahkemece idarenin yapmış olduğu kesin hesaplara itibar edilmediğinden; uyuşmazlığın mahkemece tayin edilecek bilirkişi kurulu tarafından düzenlenecek kesin hesap sonucuna göre çözümlenmesi gerektiğini, Mahkemece taraflarına kesin kabul ve kesin hesapların yapılarak dosyaya sunulması için süre verildiğini; sunulduğunda da hatalı yoruma dayalı bilirkişi raporu uyarınca yapılan işlemlerin geçerli kabul edilmediğini, Mahkemece eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu belirterek asıl ve birleşen davada verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Asıl dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak nedeniyle İİK 235. maddesi gereğince açılan kayıt kabul davasıdır.Birleşen dava, ihale ile verilen işlerde kullanılan elektrik ve su bedeli ile teminat bedelinin güncellenmesi nedeniyle doğan fark bedelinin davalıdan tahsiline ilişkin açılan alacak davasıdır.Müflis ... Turz. Petr. İnş. Oto San. Tic. Ltd. Şti. ile mülga İstanbul İl Özel İdaresi arasında "İstanbul İl Genel Meclisi İl Özel İdaresi Hizmet Binası, İstanbul İl Özel İdaresi İl Genel Meclisi Salonu, Kentsel İşçilik Binası İnşaatı Yapım İşi" ve "İl Özel İdaresi Hizmet Binası, İl Genel Meclisi Salonu Ses Ses, Işık, Görüntüleme ve Otomasyon Yapım İşi" sözleşmelerinin imzalandığı, yüklenici şirketin iflasına karar verilmesi üzerine idare tarafından alacaklarının iflas masasına kaydı talebinde bulunulduğu, talebin reddedilmesi üzerine İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1000 E. Sayılı dosyası ile kayıt-kabul davasının açıldığı anlaşılmıştır. İstanbul İl Özel İdaresi ile müflis Şirket arasında "İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi 1. ve 2. Blokların Güçlendirme İşi" sözleşmesinin imzalandığı, Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/727 E. sayılı dosyasında hizmet binasına ilişkin sözleşmelerden kaynaklanan bedel, hastane yapımından kaynaklanan işlerle ilgili sarf edilen elektrik ve su bedelleri ile yüklenicinin irat kaydedilen teminatlarından kaynaklanan güncelleme farkı bedelinin talep edildiği, iş bu dosyanın İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1000 E. Sayılı asıl dava dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği görülmüştür.İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11.12.2024 tarihli 2014/1000 E. 2024/911 K. sayılı ilamı ile; hükme esas alınan bilirkişi raporunda dosyaya kesin hesaba uygun herhangi bir belgenin sunulamadığı ve kesin hesap adı altında dosyaya sunulan belgelerin Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 40/1 maddesindeki esaslara uygun olmadığı şeklindeki bilirkişi görüşe dayanılarak ispatlanamayan asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. İİK 235. maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223’üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar. İİK 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabulü elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, İflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223. m). Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar.Somut olayda, İstanbul Anadolu 3. İcra Müdürlüğü'nün ... İflas sayılı dosyasında, davacının talebi üzerine 41 kayıt numarasıyla 2.743.719,00 TL alacak kaydı yapıldığı, iflas idaresinin alacak kayıt talebini reddettiği, davacının tebliğ için masraf yatırmadığı, red kararının davacı vekiline 10/02/2011 tarihinde tebliğ edildiği, sıra cetvelinin 31/01/2011 tarihinde Cumhuriyet Gazetesinde ve 03/02/2011 tarihinde ise Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği, dolayısıyla asıl dava yönünden davacının ilan tarihinden itibaren reddedilen alacağın masaya kaydı için 15 günlük hak düşürücü süre içinde 14/02/2011 tarihinde bu davayı açtığı anlaşılmıştır. Birleşen dava yönünden ise, davacı tarafından iflas masasına yapılan bir başvurunun bulunmadığı anlaşılmıştır.İflas Müdürlüğü tarafından 22/03/2017, 28/03/2017 ve 19/03/2018 tarihinde mahkemeye verilen cevabi yazıda, müflis masasında görevli bulunan iflas idare memurlarının görevinden istifa ettiği, 13.09.2012 tarihinde yapılan ikinci alacaklılar toplantısında iflas idaresine alacaklılarca aday gösterilmediğinden tasfiyenin re'sen müdürlükçe yürütülmekte olduğu ve müflis şirket hakkında verilen iflas kararının kesinleştiği mahkemeye bildirilmiştir.Yargılama devam ederken davacı idare tarafından mahkemeye yapılan bildirim ile 6360 sayılı 13 ilde Büyükşehir Belediyesi Ve 26 İlçe Kurulması İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 30/03/2014 tarihli yerel seçimlerle birlikte İstanbul İl Özel İdaresinin tüzel kişiliğinin sona erdiği, davaya konu taşınmazın İçişleri Bakanlığına tahsis edilmesi nedeniyle dava dosyasının İçişleri Bakanlığına izafeten İstanbul Valiliğine devredildiği, yapılan düzenleme ile İstanbul Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığına tüzel kişilik verilmesi nedeniyle devredilen sözleşmelerden dolayı taraf olunan davalar ile başlatılmış olan takiplerde başkanlıkların kendiliğinden taraf sıfatını kazanacağına dair kanun hükmü gereğince davacı isminin İstanbul Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı olarak düzeltilmesinin talep edildiği ve bu talep doğrultusunda davacı isminin bu şekilde düzeltildiği anlaşılmıştır.İstanbul Valiliği tarafından mahkemeye verilen 20/10/2021 tarihli cevabi yazıda, kesin kabul ve hesap çalışmalarının devam ettiği ve 18/08/2023 tarihli cevabi yazıda ise, kesin kabul ve hesap çalışmalarının tamamlandığı bildirilerek ekinde ilgili belgeler mahkemeye gönderilmiştir.Mahkemece, 17/10/2011, 26/03/2012, 10/07/2013, 14/12/2013, 03/12/2014, 18/04/2016, 21/06/2019, 25/05/2021 ve 23/07/2024 tarihli 9 ayrı bilirkişi raporu alınmıştır. Aşağıda kısaca özetlenen raporlar dışındaki raporlarda, kesin hesap yapılmadan doğru bir hesaplama yapılamayacağı yönünde görüşler bildirilmiştir.12/03/2012 tarihli bilirkişi raporunda; 111.402.28 TL hizmet binası elektrik alacağı, 14.209,09 TL hizmet binası su alacağı, 26.711,18 TL hastane elektrik ve su alacağı ve 34.398,00 TL teminat güncelleme fark alacağı olmak üzere mahkemece davacının dava açma hakkı bulunduğu düşünülüyorsa toplam 186.720,55 TL nin müflisin masasına ve sıra cetveline 4. Sırada kayıt kabul edilmesi gerekeceği, fazlaya ilişkin talebin reddi gerekeceği görüş ve kanaati bildirilmiştir. 26/03/2012 tarihli bilirkişi raporunda; fazlaya ilişkin talep hakkı saklı olmak üzere 2.743.719,49 TL'nin müflis masasına ve sıra cetveline 4. sırada kayıt ve kabul edilmesinin uygun olacağı, alacak tutarının 3.036.331,99 TL olarak bulunması nedeni ile fazla alacak tutarı olarak belirlenen 3.036.331,99 - 2.743.719,49 = 292.612,50 TL bedeli talep etmek hakkı ile ileride kesin hesap sonucu çıkabilecek davacı alacağını talep etme hakkının saklı tutulması gerekeceği görüş ve kanaati bildirilmiştir. 10/07/2013 tarihli bilirkişi raporunda;fazlaya ilişkin talep hakkı saklı olmak üzere 2.743.719,49 TL'nin müflis masasına ve sıra cetveline 4. sırada kayıt ve kabul edilmesinin uygun olacağı, alacak tutarının 3.910.681,85 TL olarak bulunması nedeni ile fazla alacak tutarı olarak belirlenen 3.910.681,85 - 2.743.719,49 = 1.166.962,36 TL bedeli talep etmek hakkı ile ileride kesin hesap sonucu çıkabilecek davacı alacağını talep etme hakkının saklı tutulması gerekeceği görüş ve kanaati bildirilmiştir. 14/12/2013 tarihli bilirkişi raporunda; davacı Kurumun fazla her türlü hakkını saklı tutarak müflisin masasına kaydını talep ettiği alacak tutarının toplam 2.743.719.49 TL olduğu, kesin hesap sonucu düzenlenecek olan ve davacı alacağının taraflarınca 3,910.681,85 TL olarak belirlendiği, davalı savunmalarından olan davacı İdarenin ihale konusu işlerle ilgili teminat mektuplarını nakde çevirdiği ve işin büyük kısmının müflis tarafından tamamlandığı dikkate alındığında idarenin beyan ettiği kadar bir alacağının olmasının mümkün olmadığı, teminat mektuplarının nakte çevrilip çevrilmediğinin ilgili bankadan sorulduğu, ancak cevabi yazının dosyada görülmediği, 8 adet teminat mektubunun toplam tutarının 3.166.500,00 TL olduğu, tahsil edilmiş olması durumunda hesaba katılması gerekeceğini, teorik kısımda açıklandığı üzere icra iflas hukukunda sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde sıra cetveline itiraz davası açması gerektiğini, bu süreden sonra açılacak bir davanın, artık genel bir alacak davası olabileceği ve dolayısıyla mevcut sıra cetveline tesir etmeyeceği, İl Özel İdaresinin birleşen davadaki elektrik, su giderlerine ilişkin taleplerinin bu statüde olduğunu, bu durumda davacı alacağının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 2.743.719,49 TL olarak müflisin masasına ve sıra cetveline 4. sırada kayıt ve kabul edilmesinin uygun olacağı, imalatlardan kesilecek bedel olarak belirtilen 1.275.780,95 TL tutarla ilgili dosya içeriğinde belge bulunamadığından varsa konuya ilişkin evrakın sunulması halinde alacağa eklenebileceğine, aksi taktirde 3.910.681,85 TL alacak bulunması sebebiyle fazla alacak tutarının 3.910.681,85 TL - 2.743.719,49 TL = 1.166.962,36 TL sini talep etme hakkının, ileride yapılan kesin hesap sonucuna göre davacı alacağının talep hakkının saklı tutulmasının uygun olacağı belirtilmiştir.18/04/2016 tarihli bilirkişi raporunda; Olayda, işi yapan müteahhit şirket (müflis şirket) iflas idaresi savunmasında işin büyük kısmının yapıldığını ve banka teminat mektuplarının tazmin edildiğini buna göre aslında şirketin alacaklı olduğunu ileri sürdüğü, ancak; 4735 sayılı kamu ihale sözleşmeleri kanununun 22. maddesindeki “sözleşmenin feshedilmesi halinde, kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar alındığı tarihten gelir kaydedileceği tarihe kadar Devlet İstatistik Enstitüsünce yayımlanan aylık toptan eşya fiyat endeksine göre güncellenir. Güncellenen tutar ile kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların tutarı arasındaki fark yükleniciden tahsil edilir.” hükmü gereğince teminat bedellerinin borca mahsup edilemeyeceği, teminatların güncellenmesi için, gelir kaydedildiği tarihin bilinmesi gerektiği, anahtar teslimi götürü bedel miktarı (ihale bedeli) ile ödemesi gerçekleşen geçici hak edişler oranlandığında “İstanbul İl Genel Meclisi ve İl Özel İdaresi Hizmet Binası İnşaatı işi” için, işin en az %92,97 sinin ve “İl Genel Meclis Salonu ve Kentsel İşlik Binası İnşaatı Ses, Işık, Görüntüleme, Güvenlik ve Otomasyon Yapım İşi” için işin en az % 92,31 inin tamamlanmış olduğu, dosyadaki verilere göre yapılan hesaplamaların tamamının geçici hak edişlere dayandığı, alacak ve borç miktarlarının net olarak bilinemediği, söz konusu ihale konularıyla ilgili kesin hesapları çıkarma ve kesin hak ediş raporlarına bağlama işinin; “Yapım İşleri Genel Şartnamesi 40. Maddesi (ç) bendi”ne göre davacı İdarenin sorumluluğunda olduğu, ancak; aradan geçen 69 ayı aşkın bir süredir bu görevini yerine getirmediği, konunun adliyeye intikal etmiş olduğu ve İstanbul İlinin de içinde bulunduğu 29 büyükşehir belediyesinin bulunduğu ildeki il özel idarelerinin 6360 sayılı Yasa ile kaldırıldığı da göz önünde bulundurularak, bedeli davacı tarafından karşılanmak üzere (bir inşaat mühendisi, bir mimar, bir makine mühendisi, bir elektrik mühendisinden oluşan) bağımsız bir teknik heyet tarafından hazırlanmasının uygun olacağı, kesin hesaplar düzenlenip kesin hakediş raporuna bağlanmadan net rakam belirlenemeyeceği gibi İdarenin alacaklı mı borçlu mu olduğunun tespitinin mümkün olmayacağı, kesinleşmeden netleşemeyeceği, kesin hesapların yanı sıra, davaya konu işlerle ilgili alacak-borç miktar hesabının, teminat mektuplarının nakde çevrilip çevrilmediği hususu da kesinleşmeden ve güncellenmeden netleşemeyeceği, tahkikatın hesaplama yönünden genişletilmesi zımnında banka kayıtlarının da celbi ve tetkiki gerektiği yönünde görüş ve kanaate varılmıştır. 23/07/2024 tarihli alınan bilirkişi raporunda; İnşaat Yönünden Değerlendirme: “13.09.2021 tarihli ve ... sayılı Valilik Olur'u gereği, adı geçen işlere ilişkin kesin kabul ve kesin hesaplara ait tüm iş ve işlemlerin mevcut hesaplar üzerinden yürütülerek tamamlanmış olduğu ve dosyada zaten varolan geçici hakediş belgeleri baz alınarak yapılan kesin hakkediş raporları ve kesin hesaplarının incelenmesi sonucunda toplam hakediş tutarının 3.219.628,63 TL olarak hesap edildiği, Mimarlığa İlişkin Kesin Hesap Uzmanlığı Yönünden Değerlendirme: Önceki kök ve 5 adet ek raporumuzda tarafımızdan incelenen belgelere ek olarak dosyasına kesin hesaba uygun herhangi bir belge ibraz edilmediği, “Kesin Hesap” adı altında Sayın Mahkemeye sunulan belgelerin, 4734 Sayılı İhale Kanununun Yapım İşleri Uygulama Yönetmeliği Eki Yapım İşleri Genel Şartnamesi Hakediş Raporları başlıklı 8. bölüm Kesin Hakediş Raporu Ve Hesap Kesilmesi başlıklı 40. Madde 1. fıkrasında belirtilen esaslara uygun olmadığı, önceki raporlar da belirtildiği üzere; “Kesin hesaplar düzenlenip kesin hakediş raporuna bağlanmadan net rakam belirlenemeyeceği gibi İdarenin alacaklı mı borçlu mu olduğunun tespitinin mümkün olamayacağı” işbu dava konusu işlerin, kesin hesap tekniğine uygun olarak davanın açıldığı 2014 yılından beri tanzim edilememiş olması, bundan sonra da kesin hesapların mevzuata uygun olarak Mahkemeye sunulamayacağı, Mali Yönden Değerlendirme: kesin hesap yönünden idarenin alacakla mı, borçlu mu olduğunun tespitinin mümkün olmaması nedeniyle mali açıdan bir değerlendirme yapılamayacağını, sonuç itibariyle; kurulumumuzca, dava dosyasına sunulmuş olan deliller itibariyle, davacının varlığını iddia ettiği ve iflas masasına kaydını talep ettiği alacağını ispat edemediği yönünde görüş bildirilmiştir.Asıl dava yönünden istinaf sebeplerinin değerlendirilmesi;Davacı kamu tüzel kişisi olduğundan 4735 sayılı yasaya tabidir. Müflis şirket davacı için yüklenici olarak iş yapmaktadır. İşin devamı sırasında müflis şirketin iflası gerçekleşmiştir. 4735 sayılı yasanın 17/b maddesinde yüklenicinin iflas etmesi halinde sözleşmenin feshedilerek yasaklama hariç hakkında 20. ve 22. maddeye göre işlem yapılacağı düzenlenmiştir. Aynı yasanın 20. ve 22. maddelerinde ise ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın kesin teminat ve varsa tek kesin teminatların gelir kaydedileceği ve işlemlerin ne şekilde yapılacağı düzenlenmiştir. 4735 Sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun 22. maddesinde “Gelir kaydedilen teminatlar, yüklenicinin borcuna mahsup edilemez.” hükmü gereğince, kesin hesaplar sonucunda teminatlar borca mahsup edilemeyecektir. Ancak “sözleşmenin feshedilmesi halinde, kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar alındığı tarihten gelir kaydedileceği tarihe kadar Devlet İstatistik Enstitüsünce yayımlanan aylık toptan eşya fiyat endeksine göre güncellenir. Güncellenen tutar ile kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların tutarı arasındaki fark yükleniciden tahsil edilir.” hükmü gereğince işlem yapılacaktır. Dolayısıyla nakde çevrilen teminat mektupları, borçtan mahsup edilemeyecektir.Y. 15. HD. 03.07.2014 T. 2013/5284 E. 2014/4680 K. Sayılı ilamı; "...Taraflar arasında düzenlenen 04.03.2008 tarihli sözleşme ile Bakırköy İbni Sina İlköğretim Okulu İnşaatı işinin yüklenici tarafından yapımı kararlaştırılmıştır. Davacı işsahibi İstanbul İl Özel İdaresi davasında, yüklenici tarafından işin süresinde bitirilmediğini, bu nedenle usulüne uygun olarak sözleşmenin feshedildiğini ve kalan işlerin yapımı için dava dışı yüklenici ... İnşaat San.Tic.Ltd.Şti. ile sözleşme imzalandığını, davalı yükleniciden kalan bakiye işlerin 375.296,41 TL olduğunu, ancak ikinci yüklenici ile 709.000,00 TL bedel karşılığında sözleşme imzalandığını, 32.289,00 TL farklı imalat mahsup edildiğinde kalan 301.314,59 TL + KDV olmak üzere toplam 355.551,21 TL zarara uğradığını belirterek, bu zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davacı zararının KDV hariç 301.414,60 TL olup, bundan irat kaydedilen 67.000,00 TL teminatın düşülmesi halinde davacı zararının KDV hariç 234.414,60 TL, KDV dahil ise 276.609,12 TL olduğu belirterek, bu bedelin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Taraflar arasında imzalanan 04.03.2008 tarihli sözleşme, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu hükümlerine göre düzenlenmiş olup, aynı Kanun'un 22/4. maddesinde; gelir kaydedilen teminatların yüklenicinin borcuna mahsup edilmeyeceği düzenlenmiş bulunmaktadır. Madde hükmünden fesih halinde teminatın irat kaydının bir nevi cezai şart olarak öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Anılan madde hükmü emredici nitelikte olduğundan mahkemece re'sen gözetilmelidir. Bu açıklamalar karşısında irat kaydedilen teminat bedeli olan 67.000,00 TL'nin davalı borcundan mahsup edilmeden hüküm kurulması gerekirken bu husus gözetilmeden teminat bedeli alacaktan indirilerek karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir." şeklindedir.İstanbul Valiliği tarafından mahkemeye verilen 18/08/2023 tarihli cevabi yazı ile kesin kabul ve hesap çalışmalarının tamamlandığı bildirilerek ekinde ilgili belgelerin mahkemeye gönderildiği dikkate alındığında idarenin sunduğu kesin kabul ve kesin hesap belgeleri de dikkate alınarak davacı vekilinin itirazlarını değerlendirecek ve raporlar arasındaki çelişkileri giderecek şekilde teminat mektupları borçtan mahsup edilmeden taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre hesap yapılması için bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken anılan şekilde ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır.Birleşen dava yönünden istinaf sebeplerinin değerlendirilmesi;İİK'nın 236. maddesi gereğince "geç kalmış müracaat" niteliğinde alacak kabul edilerek, geç kalmış müracaatlarda öncelikle iflas masasına müracaata gerek bulunmadığı da (19. H.D. 09.03.2011.T.666/3028) dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken davanın süresinde açılmadığından bahisle reddine karar verilmesi yerinde görülmeyerek bozulması gerekmiştir. (Y. 23. HD. 02.10.2019 T. 2017/1871 E. 2019/4011 K. sayılı ilamı)"2004 sayılı İİK’nın "Geç Kalan Müracaatlar" başlıklı 236. maddesi, "Vaktinde deftere kaydettirilmiyen alacaklar iflasın kapanmasına kadar kabul olunur. Geç kalmadan ileri gelen masraflar alacaklıya aittir. Alacaklı bu masrafları peşin vermeğe cebrolunabilir. Müracaattan evvel kararlaştırılmış paylaşmaya alacaklının iştirak hakkı yoktur. İflas idaresi alacağı kabul ederse alacaklılar sıra cetvelini düzeltir ve bunu ilan ile alacaklılara bildirir. 235 inci madde hükmü burada da caridir." hükmünü içermektedir. Anılan madde uyarınca; hangi hallerde geç kalan müracaat oluşacağı açıklanarak, 235. maddeye göre masaya başvuruda geç kalan alacaklıların bu nedenle oluşan masraflara katlanacağı ve önceki sıra cetvelinde yapılan paylaşıma iştirak edemeyeceği, geç kalmanın yaptırımı olarak düzenlenmiştir. Bu kapsamda, İcra ve İflâs Kanunu'nun 236 ncı maddesi uyarınca iflasın kapatılmasına kadar masaya alacak yazdırmak mümkündür. Öte yandan masaya geç başvuru talepli dava açılabilmesi için iflas idaresine başvuruda bulunmak bir ön şart da değildir. Somut olayda; müflis banka İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08.06.2005 tarih, 2005/361 Karar sayılı kararı ile iflas etmiş olup, iflas sıra cetveli 07.11.2006 ve 10.11.2006 tarihlerinde ilan edilmek suretiyle davacılar bakımından kesinleşmiştir. Davacıların masaya başvuruları olmadığına göre, İİK'nın 236 ncı maddesi uyarınca doğrudan dava açmalarında hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece; talebin İİK'nın 236 ncı maddesi kapsamında geç başvuru olarak değerlendirilmesi ve davacıların tespit edilen alacaklarının önceki sıra cetvelinde yer alamayacağının kabulü ile iflas tasfiyesi kapsamında, kesinleşen cetvele uygun dağıtım yapıldıktan sonra kalan meblağ olur ise davacılar ve onlar gibi geç başvuru sahipleri arasında oluşturulacak sıraya göre dağıtılmasına karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle davacıların alacağının iflas sıra cetveline kayıt ve kabulüne hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, yerel mahkeme kararının bozulması gerekirken, kararın sehven onandığı bu kez yapılan incelemede anlaşılmış olmakla, davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir." (Y. 6. HD. 04.07.2024 T. 2024/1939 E. 2024/2485 K. sayılı ilamı)Birleşen dava yönünden talep edilen alacak kalemleri yönünden kesin hesabın yapılmasına gerek bulunmadığından yukarıda yer verilen Yargıtay ilamları gözetilerek ödenen elektrik ve su bedeli ile "Ses Işık Görüntüleme Güvenlik Ve Otomasyon Yapım İşleri" nedeniyle verilen teminat bedellerinin güncellenmesi sonucu davacının birleşen davada talep ettiği 39.387,68 TL yönünden araştırma yapılarak bedel güncellemesi nedeniyle 4735 Sayılı Kanun'un 22. maddesi gereğince teminat fark bedeli alacağı oluşup oluşmadığı bilirkişiye tespit ettirilerek yargılamaya devam edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken anılan gerekçeyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır. Açıklanan nedenlerle; asıl ve birleşen dava davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nun 353/1a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine iadesine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Asıl ve birleşen dava davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,2-İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1000 Esas, 2024/911 Karar sayılı ve 11/12/2024 tarihli kararının HMK'nun 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılamak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE,4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı asıl ve birleşen dava davacısı tarafından ayrı ayrı yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,5-Asıl ve birleşen dava davacısı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 11/09/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.