Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/483

Karar No

2026/177

Karar Tarihi

5 Şubat 2026

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/483 Esas
KARAR NO: 2026/177
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 19/12/2024
NUMARASI: 2015/755 Esas, 2024/925 Karar
DAVA: SIRA CETVELİNE İTİRAZ (İcra Yoluyla Takipten Kaynaklanan Sıra Cetveline İtiraz)
KARAR TARİHİ: 05/02/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; İstanbul 44. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/131 Esas sayılı dosyasında ..... AŞ’nin iflasına karar verildiğini, davalı ...'ın iflas masasına toplam 1.400.000,00 USD karşılığı 4.435.902,82 TL tutarında alacak için alacak kaydı talebinde bulunduğunu, müflis ve iflas idaresinin alacağı kabul ettiğini ve alacağın tamamının sıra cetveline kaydedildiğini, ancak müvekkili alacaklıyı zarara uğratmak için davalının müflis ile hileli işbirliği yaptığını, davalının ..07.2009 keşide, 29.10.2009 ödeme tarihli iki adet 250.000,00 USD ve bir adet 900.000,00 USD’lik protestosuz senede dayanarak İstanbul . İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlattığını, müflisin takibe itiraz etmemesinin muvazaanın varlığını gösterdiğini, gerçekte taraflar arasında adı geçen senet ve çeklerin mevcudiyetini gösterecek bir ticari ilişki mevcut olmadığını, müflisin davalı ile işbirliği içinde olması dışında, iflasa alacak kaydettiren ve alacakları müflis ve iflas idaresince kabul edilen tüm alacaklıların da müflisle hileli işbirliği içerisinde olduklarını ileri sürerek 4.435.902,82 TL’nin sıra cetvelinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevabında; müvekkili tacir olmadığından ve taraflar arasında kambiyo hukukuna ilişkin bir ilişki de olmadığından davada Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olmadığını; davacının kayıt terkini davası açabilmesi için alacağının hiç değilse kısmen dahi olsa sıra cetveline kabul edilmesi gerektiğini, davacının alacağı iflas idaresi tarafından tamamen reddedildiğinden, davanın aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, davacı kayıt kabul davası açmışsa kayıt kabul davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini; müvekkilinin alacağına dayanak senetlerin iki adedinin 900.000,00 USD, bir adetinin 250.000,00 USD olduğunu; müflis ..........AŞ'nin ......'den aldığı............ yapım işini taşeron olarak .....AŞ'ye verdiğini, ... şirketinin yaptığı işler nedeniyle alacağını tahsil edememesi üzerine tarafların 01.07.2009 tarihinde karşılıklı fesih protokolü düzenlediklerini, protokol çerçevesinde müflis yüklenicinin borçları karşılığı 49 adet toplam 35.000.000,00 USD senet düzenleyip taşeron .....AŞ'ye verdiğini, müvekkilinin bu senetlerden üç adetini alacaklısı olduğu ........'dan ciro ile aldığını, senetlerin keşidecesi müflis ile herhangi bir bağı olmayan müvekkilinin müflis ile hileli işbirliği yaptığı iddiasının mantıksız olduğunu; senetlerin protestosuz olmasının senetlerin kambiyo vasfını yitirmesine neden olmayıp sadece cirantalara takip yapılmasını engelleyeceğini; protokol gereğince verilen senetlere dayalı takibe itiraz edilmemesinin muvazaayı göstermeyeceğini, somut ve kesin borçtan kaynaklanan senede dayalı takibe itirazın takibi durdurmayacağını, iflas masasının kesinleşmiş takibe dayalı alacaklarının iflas masasına kaydını kabulden başka seçeneği bulanmadığını; davacının müflis şirketten alacağı bulunmayıp .....AŞ hakkında takip başlattığını, takipte müflis şirketin ... şirketine borcu olduğu gerekçesiyle müflis şirkete haciz ihbarnamesi gönderildiğini, ancak haciz ihbarnameleri müflise tebliğ edilmediğinden kesinleşmediğini, kaldı ki müflisin 01.07.2009 tarihli protokol ile ... şirketine verdiği senetler ile borcu ödediğini ve ... şirketine borcu bulunmadığını savunarak davanın usulden, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; dava dışı ... ...AŞ'nin ........ inşaatının yüklenicisi olduğu, anılan şirketin nakit sıkıntısı yaşaması ve yatırımcıya ihtiyaç duyması nedeniyle ... ...A.Ş. ile davalı ... arasında 12.03.2008 tarihinde “Danışmanlık-Aracılık Sözleşmesi” başlıklı sözleşme imzalandığı, sözleşmenin 5. maddesi uyarınca danışman tarafından yatırımcı veya ortak bulunması ve ortaklık yapısının fiilen ve resmen kurulmasından itibaren en geç iki ay içerisinde danışmana işverence 2.000.000,00 USD komisyon ücreti ödeneceğinin kararlaştırıldığı, tanık anlatımlarına göre davalının merkezi ......’nde bulunan ...... Limited isimli şirketi yatırımcı olarak getirdiği, .....'nin de onayı sonrasında 03.11.2008 tarihinde kurucuları ...., ... ...AŞ, ..., ...AŞ ve...... AŞ olan “.....İnşaat Anonim Şirketi”nin kurulduğu, ... ...AŞ ile davalı ... arasında 05.04.2010 tarihinde “Mutabakat” başlıklı anlaşma yapıldığı, anılan belgeye göre danışmanca hak edilen 2.000.000,00 USD ile bu iş için yaptığı masraf toplamı 126.000,00 USD'den tarafların mutabık kaldığı 50.000,00 USD sinin karşılığı olarak, 02.07.2009 tanzim tarihli iki adet 900.000,00 USD ve bir adet 250.000,00 USD lik toplam 2.050.000,00 USD bedelli keşidecisi müflis ... A.Ş olan üç adet senet cirolanarak teslim edildiğinin belirtildiği, dava konusu alacağın dayandığı senetlerin yukarıda belirtilen ilişki çerçevesinde verildiği, tüm tanık anlatımları ile bilirkişi raporuna göre dava konu senetlerin gerçek bir ilişkiye dayandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karar yasal süre içerisinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; kararın gerekçe içermediğini, kararda ek bilirkişi raporu alınması taleplerinin kabul görmeme nedenine yer verilmediğini, kayıt terkin davalarında ispat yükünün davalı alacaklıda olduğunu, davalının alacağının varlığı ve miktarının takipten önce düzenlenmiş ve üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilecek kayıt ve belgelerler ile muhasebesel olarak şüpheye mahal vermeyecek şekilde ispatlaması gerektiğini, davalının alacaklı olduğunu ispatlayamadığını, protesto edilmeyen senetlerin kambiyo vasfını yitirdikten sonra takibe konulması, takibin herhangi bir itiraza uğramadan kesinleşmesinin senetlerin muvazaalı olarak tanzim edildiği hususunda kuvvetli şüphe oluşturduğunu, senetler üzerindeki imzaların sözkonusu şirketlerin yetkili temsilcileri tarafından atılıp atılmadığı hususundaki itirazları üzerinde inceleme yapılmadığını, muvafakatları bulunmamasına rağmen davalı tanıklarının dinlenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:
Dava, iflas sıra cetvelinde yer alan davalı alacağının terkini istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalının alacağının dayanağı senetlerin danışmanlık hizmetine dayandığı ve alacağının gerçek olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; kararın usul ve yasaya aykırı olup olmadığı, eksik inceleme ile karar verilip verilmediği, davalının alacağının gerçek bir alacak olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır.İlk derece mahkemesinde alınan bilirkişi heyeti raporunda; dava dışı ... ...AŞ ile davalı ... arasında 12.03.2008 tarihinde “Danışmanlık-Aracılık Sözleşmesi” başlıklı sözleşme düzenlendiği, bu sözleşmenin 5. maddesi uyarına danışman tarafından yatırımcı veya ortak bulunması ve ortaklık yapısının fiilen ve resmen kurulmasından itibaren en geç iki ay içerisinde, danışmana işverence 2.000.000,00 USD (İki Milyon Amerikan Doları) net ücretin nakden ödeneceğinin kararlaştırıldığı, 03.11.2008 tarihinde, kurucularının merkezi ........’nde bulunan .... Limited ile ... ...AŞ, ..., ...AŞ ve A..... AŞ olduğu “.....İnşaat Anonim Şirketi”nin kurulduğu, ... ...AŞ ile ... arasında 05.04.2010 tarihinde “....” başlıklı bir anlaşmanın yapıldığı, bu anlaşmada; danışmanca hak edilen 2.000.000,00 USD ile bu iş için yaptığı toplam masraf olan 126.000,00 USD'den tarafların mutabık kaldığı 50.000,00 USD'sinin karşılığı olarak, 02.07.2009 tanzim tarihli iki adet 900.000,00 USD ve bir adet 250.000,00 USD olmak üzere toplam 2.050.000,00 USD bedelli keşidecisi müflis ... A.Ş olan üç adet senet cirolanarak teslim edildiğinin belirtildiği, dava konusu alacağın dayandığı senetlerin bu ilişki kapsamında davalıya verildiği belirtilmiştir.Kayıt terkin davalarında ispat yükü alacağının esasına, miktarına veya sırasına itiraz edilen alacaklıya aittir. Davalı alacaklı sıra cetveline kabul edilen alacağının varlığını ve miktarını usulüne uygun deliller ile ispatlamalıdır. Müflisin, davalının başlattığı takiplere itiraz etmemesi ve takibin kesinleşmesi, davacıyı bağlamaz. Müflis ile davalı alacaklı arasındaki borcun doğumunu ispat eden delil ve belgelerin mevcut olması gerekir. Eğer borcu doğuran sebep bir senede dayanıyorsa ve salt bu senet borcun varlığına kabule yeterli görülmüyorsa, davalı alacaklının alacağının varlığını ispatlayamadığı kabul edilmelidir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 22.04.1999 tarih ve 2328 E., 2713 K. sayılı ilamı bu yöndedir. Senetler ancak tarafları ve onların cüz'i ve külli haleflerine karşı ileri sürüleceğinden, borçlu müflisi ile davalı arasındaki temel ilişkinin dışında kalan davacı üçüncü kişi bakımından bir ispat vasıtası olamazlar. Diğer yandan, davacının iddiası gerçek bir alacağın bulunmadığı değil, alacağın bulunduğu fakat sona erdirildiği noktasında ise, kural olarak ispat külfetinin yer değiştirdiği kabul edilmeli, bir diğer ifade ile ödeme gibi sebeplerin varlığınıı ispat yükü davacıya yüklenmelidir. Dairemizin yerleşik uygulaması (29.04.2013, 2755 K; 17.03.2014 tarih ve 1306 E., 2005 K. Sayılı ilamlarında olduğu üzere) bu yöndedir. (Yargıtay 23. HD'nin 2014/3563 Esas, 2014/3948 Karar sayılı kararı)Somut olayda davalının alacağına dayanak senetlerin keşidecesi müflis ......Anonim Şirketi, lehdarı ise ... ...AŞ şirketidir. Davalı ile ... ...AŞ arasında danışmanlık sözleşmesi olup, davalının edimini ifa etmesi sonucunda, ... ...AŞ üstlendiği inşaat ile ilgili ortak bulunarak müflis ..... Anonim Şirketi kurulmuştur. Davalının danışmanlık hizmeti kapsamında da müflis şirketin keşidecesi, ... ...AŞ'nin lehdar olduğu senetler davacıya verilmiştir. Buna göre davalı ile ... ...AŞ arasındaki sözleşme ve mutabakat metni, davalının danışmanlık hizmeti kapsamında alacağına dayanak senetlerin kendisine verilmesi karşısında, ilk derece mahkemesinin davalının alacağını gerçek bir alacak olarak kabul etmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Hernekadar davacı, davalının alacağına dayanak senetlerin şirket yetkililerince imzalanıp imzalanmadığının araştırılmadığını ileri sürmüşse de, bilirkişi raporu alınmasından sonra ileri sürülen bu hususun iddianın genişletilmesi olup, davalının iddianın genişletilmesine açık bir muvafakatı bulunmadığı gözetildiğinde bu iddianın dinlenilmesi mümkün değildir. Kaldı ki davalı da alacağının gerçek bir alacak olduğunu da ispatlamıştır.
Açıklanan nedenler ile ve özellikle tanık anlatımlarının davalının ispat yükünü yerine getirmesine olanaklı olmamakla birlikte mahkemenin bu yöndeki gerekçesinin sonuca etkili olmamasına göre, ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine (temyiz yolu açık olmak üzere) karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-İstanbul ...... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/... Esas, 2024/.. Karar ve .../12/2024 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 61,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 164/2. fıkrası gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu Açık olmak üzere üye ........'nun karşı oyu ile oyçokluğuyla karar verildi.05/02/2026

(Muhalif üye)
MUHALEFET ŞERHİ:
Dava, iflas sıra cetvelinde yer alan davalı alacağının terkini istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalının alacağının dayanağı senetlerin danışmanlık hizmetine dayandığı ve alacağının gerçek olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; davalının alacağının gerçek bir alacak olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davalı alacağının gerçek bir hukuki ilişkiye dayanmadığı ve muvazaalı oluşturulduğu iddiasına dayalı kayıt terkin davalarında ispat yükünün davalı alacaklıda olduğu ve davalının bu alacağın varlığını ve miktarını, takipten önce düzenlenmiş ve üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilecek nitelikteki delillerle ispatlaması gerektiği tartışmasızdır.
Dosya kapsamına sunulanlar kapsamında davalının alacağına dayanak belgeler; taraflar arasındaki 2008 tarihli adi yazılı sözleşme, 2009 tanzim tarihli bonolar ve bu 2010 tarihli adi yazılı protokoldür.
Sözleşmedeki ve protokoldeki hizmet bedeli ve bonoların miktarları itibariyle, dava konusu hizmetin yerine getirilip getirilmediği tanık delili ile ispatlanamayacağından mahkemenin tanık deliline itibar ederek hizmetin yerine getirildiğine dair gerekçesi yerinde değildir.
Davalı şirket ile müflis şirket bilirkişi incelemesine, davalının alacağının gerçek bir alacak olduğunu tevsik ve ispat edici mahiyette ticari defter ve kayıtlarını sunmamışlardır. Dosya kapsamında, hizmetin davalı tarafından yerine getirildiği, resmi veya yazılı delillerle ispatlanamamıştır. Öte yandan, ticaret sicil müdürlüğü nezdinde yeni şirketin kurulması tek başına hizmetin yerine getirildiğini ispatlayamaz. Yeni şirketin kuruluşu aşamasında, davalının aracılık yaparak dava ve sözleşme konusu hizmeti yerine getirmek amacıyla yeni şirketin kurulmasını sağladığına dair bir kayıt ve belge de davalı tarafından dosyaya sunulmadığından sırf yeni şirketin kurulması hizmetin davalı tarafından ifa edildiğini göstermeyecektir.
Açıklanan nedenlerle; ispat yükü üzerinde olan davalı, alacağının gerçek bir alacak olduğunu usulüne uygun ve geçerli delillerle ispatlayamadığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinin yerinde olmadığı görüşünde olduğumdan karara muhalif kalmaktayım.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim