Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/1790

Karar No

2026/132

Karar Tarihi

29 Ocak 2026

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1790 Esas
KARAR NO: 2026/132
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 28/05/2025
NUMARASI: 2023/768 Esas, 2025/431 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 29/01/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davalı şirkete ifa edilen gıda ürünlerinin laboratuvar ortamında analizlerine ilişkin düzenlenen faturalardan kaynaklanan 44.007,00 TL tutarlı açık hesap alacağının tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine davalı tarafından haksız yere itiraz edildiğini, analiz hizmetine ilişkin düzenlenen faturalardan bir kısmının davalı tarafından kısmen ödendiğini, bu hususun borcun kabul edildiği anlamına geldiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; alacağın zamanaşımına uğradığını, davacı şirketin ürün analizi hizmetini ayıplı şekilde yerine getirdiğini, bu durumun kendilerine hem yazılı hem de sözlü olarak bildirilmesine rağmen mezkur eksikliklerin davacı tarafça giderilmediğini, bu sebeple müvekkili şirket tarafından ödeme yapılmadığını ve iade faturası kestiklerini, dava dilekçesinde sadece fatura bilgilerine yer verildiğini, hangi ürünlerin analizine ilişkin fatura bedellerinin ödenmediğinin davacı tarafından açıklanması gerektiğini, talep edilen alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; taraflar tacir olup HMK 222/2. maddesinde, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayı yaptırılmış, defter kayıtlarının birbirini doğrulaması koşulu ile tarafların ticari defterlerinin ticari davalarda delil olabileceği, 3. ve 4. fıkrasında; diğer tarafın aynı şartlara uygun tutulmuş defterlerindeki kayıtların aykırı olmaması koşulu ile sahibi lehine delil olacağı, fatura alacağının likit olduğu, davacı şirketin ticari defterlerine göre 44.007,00 TL alacaklı gözüktüğü, davalı şirketin kendi defterlerinde 35.570,00 TL borçlu gözüktüğünün tespit edildiği, taraflar arasında düzenlenen faturanın, e-fatura olması sebebiyle davalının ...... kayıtlı bulunan e-postasına, sistem tarafından otomatik olarak gönderilmek suretiyle ilgili faturaların davalıya teslim edildiği, davalı tarafından iade/red işlemi yapılmadığı, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda düzenlenen 6 adet e-faturanın içeriğini ve davacı tarafından verilen hizmeti aldığını kabul ettiğinin tespit edildiği, davacı şirketin icra takip tarihi itibariyle 44.007,00 TL tutarlı alacağını talep edebileceği, taraflar TTK 16. madde hükmünce tacir olduğundan Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 13/10/2015 tarih ve 2015/8094 Esas, 2015/12630 Karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere ayıp ihbarının TTK’nin 23/3. maddesinde öngörülen süreler içinde yapılması gerektiği gözetildiğinde, davalının ayıp iddiasını ve ayıp ihbarının yasal süre içerisinde ve TTK'nin belirttiği şekilde geçerli olarak yapıldığını kanıtlaması gerektiği, sözleşme süresi boyunca herhangi bir ihbar veya ihtarda bulunulmadığı, davacının takipten önce davalı tarafı temerrüde düşürdüğüne dair bilgi belge olmadığından işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, takip konusu fatura alacağının likit olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile; İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin 44.007,00 TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden devamına, alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen 44.007,00 TL’nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; usul ve yasaya aykırı mahkeme kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava, davacı şirket tarafından davalı şirkete ifa edilen hizmet karşılığı düzenlenen faturalardan kaynaklanan 44.007,00 TL tutarlı açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline ilişkindir.
Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olup karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacının, davalı hakkında İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında asıl alacak olan 44.007,00 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, borcun sebebi olarak ...08.2023 tarihli cari hesap ekstresinde bulunan faturalara dayalı cari hesap alacağının gösterildiği, davalının takibe ve borca karşı süresinde itirazda bulunduğu, dosyada itirazın davacı alacaklıya tebliğine dair bir belgeye rastlanılmadığından iş bu itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.....07.2024 tarihli bilirkişi heyeti kök raporunda; Heyetimiz teknik üyesi tarafından dosya kapsamındaki CD içinde bulunan 239 sayfalık analiz raporlarından örnekleme yoluyla yapılan incelemede, Davacı ... Laboratuvarı tarafından düzenlenmiş Muayene ve Analiz Raporlarda analiz sonuçlarının değerlendirilmesindeki tutarsızlık ve uygunsuzluk ile, hatalı raporlama yaptığı tespit edilmiş, yapılan analizler neticesinde elde edilen it kalıntı miktarlarının “Değerlendirme Yapılamadı” şeklinde raporlaması yapılmış tüm analiz raporlarında davalı tarafın ayıplı hizmet aldığının söylenebileceği; davacı şirketin 2022-2023 yılına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin ihtilafsız olduğu, davacı şirket tarafından, davalı şirketin gıda ürünlerine laboratuvar analizlerinin yapılmış olduğu ve karşılığında faturalar düzenlendiği, faturaların e-fatura (ticari fatura) olarak düzenlendiği, elektronik sistem üzerinden davalı şirkete teslim edildiği, faturalara süresinde itiraz edildiğine dair dava dosyasına herhangi bir belgenin sunulmamış olduğu hususları topluca değerlendirildiğinde, davacı şirketin hizmet ifasını ispatladığına ilişkin karinelerin oluştuğu, ancak heyetimiz teknik üyesi tarafından dosya kapsamındaki analiz raporlarından yapmış olduğu incelemede analiz hizmetinin büyük ölçüde ayıplı olduğu kanaatine varıldığından davacının takip konusu fatura içeriği hizmeti verdiğini ispatlayamadığından takip konusu alacağını talep edemeyeceği, davacı/alacaklı takip öncesinde faiz talebinde bulunmadığı için taleple bağlılık kuralı gereği bu konuda değerlendirmenin yapılmadığı, Mahkemenin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 S. K. m.2/2 kapsamında avans faiz talebinin yerinde olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
22.01.2025 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda; davacı tarafın ....07.2024 tarihli bilirkişi raporuna itiraz için yazdığı ...08.2024 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde işleme faktörünün hesaplanarak raporlama yapıldığını beyan ettiği, oysa ki analiz sonuçlarını içeren Muayene ve Analiz Raporlarının “Açıklamalar” kısmında işleme faktörü kullanıldığına dair herhangi bir açıklayıcı ifade bulunmadığı, Davacı laboratuvarın ....... numuneleri olan ............ nolu Muayene ve Analiz Raporlarında uygunluk değerlendirmelerinin doğru yapıldığı, .......... nolu domates salçası numunelerinin uygun olarak değerlendirilen analiz sonuçlarının laboratuvar tarafından doğru değerlendirildiği, ......... nolu elma püresi numuneleri ile ..... .... nolu .......püresi numunelerinde davacı laboratuvarın DY (Değerlendirme Yapılamadı)olarak değerlendirdiği, %50'lik ölçüm belirsizliği yaklaşımı ile karar kuralı müşteri lehine kullanıldığı birincil analiz sonucunun, işlenmemiş ilgili ürünün LOD değeri altında olduğu durumlarda, Türk Gıda Kodeksi Pestisitlerin Maksimum Kalıntı Limitleri Yönetmeliği mevzuat hükümlerinde geçtiği şekliyle; Yönetmeliğin 8. maddesinin 1.fıkrasında “ç) İşlenmiş gıda analiz sonucu Ek-1'deki ürün için geçerli LOD değerini aşmıyorsa ürün uygun olarak değerlendirilir.” maddesine istinaden işleme faktörüne ihtiyaç duymadan, analiz sonuçlarının uygun olarak değerlendirmesi gerektiği, oysaki laboratuvarın bu durumdaki pestisit analiz sonuçlarını DY olarak değerlendirdiği, bu haliyle bazı pestisit analiz sonuçlarının hatalı olarak değerlendirildiği, Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda Kontrol Genel Müdürlüğünce ruhsatlı olan ve MRL sınır değere göre değerlendirilen pestisitlerde işleme faktörüne ihtiyaç olduğu, işleme faktörü veri tabanında olmayan faktörlerin Bakanlıktan talep edilmesi gerektiği, işleme faktörüne ulaşıldığında analiz sonucunun işleme faktörü hesaba katılarak yeniden hesaplanması ve sonuçların MRL sınır değerine göre değerlendirilmesi, çıkan sonucun MRL değerinin altında olması durumunda uygun, MRL değerinin üzerinde olması durumunda uygun değil olarak değerlendirmesi gerektiği, işleme faktörüne talebine rağmen elde edilememesi durumlarında Değerlendirme Yapılmaması gerektiği, oysa ki davacı laboratuvarın sadece işleme faktörü veri tabanında araştırma yaptığı ve işleme faktörü olmayan ürün-pestisitlerin Bakanlıktan talep edilmesine gerek duyulmadan DY olarak değerlendirildiği, bu haliyle eksik raporlama yapıldığı, davacı firmanın Muayene ve Analiz Raporlarını revize etmesi gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.
HMK'nun 342/2-e bendi uyarınca, istinaf dilekçesinde, başvuru sebepleri ve gerekçesi gösterilir. Bununla birlikte aynı maddenin 3. fıkrasında, "İstinaf dilekçesi, başvuranın kimliği ve imzasıyla, başvurulan kararı yeteri kadar belli edecek kayıtları taşıması durumunda diğer hususlar bulunmasa bile reddolunmayıp, 355 inci madde çerçevesinde gerekli inceleme yapılır"; HMK'nun 355. maddesinde ise, "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu re'sen gözetir." düzenlemelerine yer verilmiş olup HMK'nun 352/1. maddesinde de, başvuru şartlarının yerine getirilmemesi ya da başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmemesi halinde gerekli kararın verileceği belirtilmiştir.
Bu durumda, Bölge Adliye Mahkemesince yapılacak iş, HMK’nun 342/3. maddesinde belirtildiği üzere, istinaf dilekçesini reddetmeden, HMK’nun 355. maddesi uyarınca kamu düzeni ile sınırlı olmak üzere istinaf isteminin incelenip sonucuna göre karar verilmesidir. İstinaf yoluyla incelenen mahkeme kararında kamu düzenine aykırılık denetimi yönünden; işin esasına dair inceleme yapılmış olacağından, HMK’nin 353/1-b-1 maddesi gereği, istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi gerekecektir (Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2017/6010 Esas 2018/10990 Karar sayılı kararı).
Somut olayda, davalı vekili tarafından dosyaya sunulan istinaf dilekçesinde, istinaf başvuru sebepleri ile gerekçesi gösterilmediğinden kamu düzeni ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme neticesinde ilk derece mahkemesinin kararında kamu düzenine aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan sebeplerle; ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-İstanbul Anadolu .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/... Esas, 2025/... Karar sayılı ve .../05/2025 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harcın davalı tarafından peşin olarak yatırılan 751,53 TL harçtan mahsubu ile bakiye 19,53 TL harcın davalıya İADESİNE,
3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.29/01/2026

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim