Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/1738
2026/129
29 Ocak 2026
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1738 Esas
KARAR NO: 2026/129
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 05/11/2025
NUMARASI: 2025/573 Esas, 2025/1025 Karar
DAVA: İflas (Adi Takipten Doğan İflas (İİK 156))
KARAR TARİHİ: 29/01/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı/borçlu şirketin zamanında çalışanı olduğunu, iş aktinin feshiyle beraber işçilik alacaklarını alamadığını ve iş mahkemesinde açtığı davada işçilik alacaklarını hüküm altına aldırdığını, davalı şirket tarafından buna rağmen ödeme yapılmaması üzerine, iflas yolu ile takip yoluna müracaat ettiklerini, takip aşamasında da davalı şirket tarafından herhangi bir şekilde ödeme yapılmadığını, hatta itirazda dahi bulunulmadığını, bu şekilde takip dosyasının kesinleştiğini, mahkeme ilamına göre işçilik alacakları kesinleşen müvekkiline ödeme yapılmadığı için İcra ve İflas Kanunun 155. maddesi gereğince iflas yolu ile takip yapmak zorunda kaldıklarını, bu takibin kesinleştiğini belirterek davalı/borçlu şirketin iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından, Bakırköy .... İş Mahkemesi'nin 2021/753E. 2024/569 K. Sayılı ilamı ile hüküm altına alınmış alacak kalemlerine ilişkin müvekkili şirket aleyhine ilamlı icra takibi başlatılması gerekirken, bu ilam ile hüküm altına alınmış alacak kalemlerinin adi iflas takibine konu edilerek adi iflas takibi yoluyla iflas davası açılmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın elinde ilam varken iflas yolu ile adi takibe geçerek davalı şirketin iflasını istemesinin mümkün olmadığını, davacı tarafından müvekkili aleyhine başlatılan iflas yoluyla adi icra takibi usulüne uygun olmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından icra takibine itiraz edilmesi neticesinde takibin durduğunu, davacının dava dilekçesinde itirazın kaldırılması/iptaline yönelik herhangi bir talepte bulunmadığını, bu nedenle müvekkili şirketin iflasının talep edilemeyeceğini, müvekkili şirketin davacı tarafa davaya konu takibe ilişkin veya başkaca herhangi bir borcu bulunmadığını, davalı müvekkili şirketin doğrudan iflasına karar verilebilecek hallerin hiçbirinin somut olayda mevcut olmadığını, zira borçlu müvekkili şirketin ve şirket yetkilisinin yerleşim yerinin bulunduğunu, şirket yetkilisinin herhangi bir kaçma şüphesinin bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından bu zamana kadar alacaklıların haklarını ihlal eden hileli muamelelerde bulunulmadığını, haciz yolu ile yapılan takipler sırasında mal saklama gibi bir olayın da gerçekleşmediğini, borçlu müvekkili şirketin ödemelerini de tatil eylemediğini belirterek davanın öncelikle usulden reddini aksi halde esastan reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacı tarafın alacak talebinin dayanağı ilamın tahsili için icra takibi başlatıldığı, davalıya usulüne uygun olarak icra emrinin tebliğ edildiği, davacının iflas avansını yatırdığı, ilanların yapıldığı, şirket temsilcisinin dinlenmek üzere çağrıldığı ancak duruşmaya katılmadığı, davacının ilama dayalı alacağının tamamının ödenmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirketin iflasına karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; mahkemenin kabulünün aksine icra takibine süresi içinde itiraz edildiğini, dolayısıyla takibin kesinleşmediğini, mahkemenin kabulünün aksine müvekkiline dava konusu icra emrinin tebliğ edilmediğini, müvekkiline ilama dayalı alacağın tahsili için tanzim edilen icra emrinin değil iflas yoluyla adi takipte ödeme emrinin tebliğ edildiğini, belirtilen ödeme emrine de süresi içinde itiraz edildiğini, buna göre mahkemenin gerekçesinde belirtilen şekilde bir icra takibi bulunmadığını, bu nedenle adeta ilama dayalı icra emri gönderilmiş ve takip kesinleşmiş gibi müvekkili şirketin iflasına karar verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, mahkemece davanın İİK m.177/4'e göre açılmış doğrudan doğruya iflas davası olarak görülerek karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacı tarafça ilama dayalı icra takibi başlatılmadığını, müvekkiline icra emri tebliğ edilmediğini, iflas yoluyla adi takibe itiraz edilmiş olmakla birlikte, adi iflas takibinden sonra davacının doğrudan doğruya iflas davası ikame etmesinin hukuken mümkün olmadığını, tensip zaptında ve gerekçeli kararın başlık kısmında davanın İİK m. 156 ya göre açılan adi takipten doğan iflas davası olduğunun açıkça görüldüğünü, belirtilen madde hükmüne göre itiraza uğramış icra takibine karşı açılan bu davada davacının alacağının bulunup bulunmadığının yargılama sonucunda ortaya konulması, alacağının ispatlanması halinde davalıya depo emri tebliğ edilmesi ve neticesine göre karar verilmesi gerektiğini, buna rağmen davanın İİK. m.177/4 te tarifini bulan doğrudan doğruya iflas davası olarak görülerek müvekkilinin iflasına karar verilmesinin doğru olmadığını, ilama dayalı alacağın genel haciz yolu ile icra takibine konu yapılmasında takip alacaklısının hukuki yararı bulunmadığını, davaya konu olayda davacı tarafça ilama dayalı iflas yoluyla adi takip başlatıldığını ve vaki itiraz üzerine sanki itiraz yokmuş gibi hiçbir tevil ve tefsire ihtiyaç göstermeyecek derecede haksız ve mesnetsiz şekilde iflas davası açıldığını, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu kararı ve Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin güncel kararlarına göre davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirkete ve yetkilisi ....'ya gerekli sürenin ve fırsatın verilerek duruşmanın 2026 yılı Nisan/Mayıs aylarına talik edilmesinin mahkemeden istenildiğini, ancak bu talebin kabul edilmeyerek iflas kararı verildiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın öncelikle hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, farklı değerlendirme halinde ise İİK. m. 156 ya göre açılan davada bu hukuki duruma göre yargılama yapılmasına, delillerin toplanılmasına, gerekirse davalıya depo emri tebliğ edilmesine, aksi halde haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava, iflas yoluyla yapılan takibe itirazın kaldırılması ve iflas istemine ilişkindir.
2004 Sayılı İİK'nun 154 vd. maddelerinde iflas yoluyla takip düzenlenmiştir. İİK'nun 156/4 fıkrasında, iflas istemek hakkının ödeme emrinin tebliğ tarihinden bir sene sonra düşeceğine yer verilmiş olup buna göre davanın yasal süresi içerisinde ve İİK'nun 154/3 fıkrası gereğince mutlak yetkili yer olan davalının muamele merkezinin bulunduğu yerdeki ticaret mahkemesinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece, davanın kabulü ile davalı şirketin iflasına karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Uyuşmazlık, lehine olan ilamı iflas yoluyla adi takibe konu ederek itiraz üzerine iş bu itirazın kaldırılması ve iflas davasını açan davacının hukuki yararının bulunup bulunmadığı ile davada İİK 156. madde hükmünün mü yoksa İİK 177/4 hükmünün mü uygulanacağı noktasında toplanmaktadır.
"...Belirteyim ki, ilam alacaklısı, iflasa tabi borçlusunun iflasını isteyebilmesi için, (yukarıda görüldüğü gibi) borçluya karşı ilamlı icra takibi (m.32) yapmak ve ondan sonra iflas talebinde bulunmak (doğrudan doğruya iflas davası açmak; m.37; m.177/4) zorunda değildir. İlam alacaklısı, hiç ilamlı icra takibi yapmadan (ilamı icraya koymadan), ilam borçlusuna karşı genel iflas yolu ile takip (m.155 vd) yapabilir..." (Prof. Dr. BAKİ KURU, İcra ve İflas Hukuku, Tamamen Yeniden Yazılmış Üç Misli Genişletilmiş, Üçüncü Baskı, Cilt:3 Ankara 1993, s.2270)."...Alacak bir ilama veya ilam niteliğindeki belgeye bağlı ise, alacaklı doğrudan doğruya iflas yoluna başvurabilir (m.37 ; 177/4). Fakat alacaklı, böyle bir ilama veya ilam niteliğindeki belgeye dayanarak, (özellikle m.32'ye göre bir ilamlı icra takibi yapmadan) genel iflas yoluna da başvurabilir... (Prof. Dr. BAKİ KURU, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2. Baskı, Ankara 2013, s.1110).Somut olayda, davacının, davalı hakkında Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün.... Esas sayılı dosyasında iflas yolu ile adi takip yoluna başvurarak Bakırköy .... İş Mahkemesinin ..../10/2024 tarih ve 2021/753 Esas 2024/569 Karar sayılı ilamı ile hükmedilen işçilik alacakları ile faiz ve yargılama giderlerine dayalı toplam 268.626,88 TL'nin tahsili amacıyla iflas yoluyla icra takibi başlattığı, ödeme emrine karşı davalının yasal süresinde itirazda bulunması üzerine icra takibinin durdurulduğu, davacı tarafından ise itirazın iptali ve iflas talebine ilişkin işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Buna göre, davacının, lehine olan ilama dayanarak ilamlı icra takibi yapmadan genel iflas yoluna başvurabilmesine yasal olarak bir engel bulunmamaktadır.
Dosyada davacı tarafından ilamlı icra takibine başvurulmadan doğrudan iflas yolu ile adi takip yoluna başvurulduğundan artık davacının İİK 177/4 e dayalı iflas talebinden vazgeçtiği kabul edilerek İİK.156 vd. maddelerine göre yargılamaya devam edilerek bir karar verilmesi gerekirken iş mahkemesi kararı ilamlı icraya konu edilmemesine rağmen mahkemece yukarıda yazılı şekilde İİK. 177/4 hükmüne göre hatalı hukuki niteleme yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmadığından davalı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmüştür.
Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya aykırı olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılmak ve bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine iadesine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/573 Esas, 2025/1025 Karar sayılı ve .../11/2025 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE,
4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a.6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.29/01/2026
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.