Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/101

Karar No

2025/250

Karar Tarihi

13 Şubat 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/101 Esas
KARAR NO: 2025/250
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 28/11/2024
NUMARASI: 2024/381 D.İş, 2024/379 Karar
DAVANIN KONUSU: İhtiyati Tedbir
KARAR TARİHİ: 13/02/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında bankalar nezdinde kredi temini konusunda danışmanlık sözleşmesi imzalandığını, danışmanlık sözleşmesinde hizmet bedeli olarak başlangıçta 300.000,00 TL + KDV pey akçesi ve müvekkili şirket lehine onaylanacak kredi bedelinin % 12 si + KDV değerinde başarı priminin kararlaştırıldığını, başarı priminin ödenmesinin teminatı olarak davalıya toplam 36.000.000,00 TL bedelli 4 adet çek keşide edildiğini, sözleşmede çeklerin teminat niteliğinin belirtildiğini, davalının kredi başvurusuna ilişkin somut olarak belge bilgi ibraz edememesi, kredinin teminatsız olarak çıkarılacağı yönünde vaatte bulunduğu halde ipotek tesisi yetkisini içerir vekaletname talep etmesi üzerine müvekkili şirketin yetkilisinin bu davranışları şüpheli bularak kabul etmediğini, taraflar arasındaki ilişkinin ihtilafa dönüştüğünü, davalı şirket yetkilisinin teminat çeklerini bankaya ve takas odasına ibraz ederek tahsilat işlemlerine başladığını, müvekkili şirketin bu risk üzerine ticari itibarını korumak adına davalı ile irtibata geçerek 19.09.2024 tarihinde 300.000,00 TL ödeme yaparak tahsilat işlemlerini ve çeklerin karşılıksızdır işlemine tabi tutulmasını engellediğini, bu risk tehditi altında kredi temini konusunda hiç bir çalışması olmadığı anlaşılan davalı şirket yetkilisinden kredi işlemlerine devam edilmesi istenilmiş ise de davalının vazgeçtiğini söyleyerek teminat çeklerini takastan sordurmaya devam ederek müvekkili şirketi tehdit altında bırakmaya devam ettiğini, bu şartlar altında çaresiz kalen müvekkili şirket yetkilisinin avukatlar aracılığıyla davalı ile müzakereler yürüterek etki ve malvarlığına yönelik ağır ve yakın zarar tehlikesi altında toplam 36.000.000,00 TL bedelli 4 adet teminat çekinin iade edilmesi konusunda korkutma yolunda irade fesadı altında anlaşmaya varıldığını ve 20.09.2024 tarihli anlaşma belgesinin düzenlendiğini, aynı tarihte davalıya 1.000.000,00 TL daha nakit ödeme yapıldığını ve ayrıca tedbir talebine konu toplamda 8.700.000,00 TL beddeli 3 adet çekin karşı tarafa teslim edildiğini, karşı tarafın, vadedilen kredinin temini konusunda esasen hiç bir işlem gerçekleştirmediği halde hileli hareketler ile ele geçirilen teminat çeklerinin tahsili konusunda oluşturulan korkutma ve müvekkili şirketin malvarlığına yönelik ağır ve yakın zarar tehlikesi altında müvekkili şirketten nakit olarak 1.600.000,00 TL tahsil ettiği gibi, toplamda 8.700.000,00 TL bedelli çekleri de ele geçirerek ciddi bir maddi menfaat elde ettiğini, dolandırıcılık suçundan şikayette de bulunduklarını belirterek İİK'nın 72/2 ve HMK.m.389 v.d. hükümleri uyarınca, müvekkil şirket tarafından karşı taraf şirket lehine keşide edilen (“... seri no’lu, 25.10.2024 keşide tarihli 2.900.000,00-TL bedelli; “... seri no’lu, 25.11.2024 keşide tarihli 2.900.000,00-TL bedelli; “... seri no’lu, 25.12.2024 keşide tarihli 2.900.000,00-TL bedelli) çeklerin, karşı tarafça muhatap ... Bankası A.Ş.’ne ibrazı halinde işleme konulmaması ve ödenmemesi ile çeklerin icra takibine konu edilmesi halinde takibin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir tesis edilmesine talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; ileri sürülen iddia ve deliller dikkate alındığında ve İİK.nın 72/2. maddesi birlikte değerlendirildiğinde; talebin mahiyeti itibariyle dava öncesi bir geçici hukuki koruma yani ihtiyati tedbir talebi vasfında olması, ihtiyati tedbir talep eden tarafın İİK'nın 72/2. fıkrası kapsamında istediği ihtiyati tedbirin kabulü için yasaca aranan gerekli ve yaklaşık ispata yeterli koşulların bulunması, zira burada yasaca arananın kesin bir ispat olmayıp yaklaşık ispatın yeterli görülmesi, İİK 'nun 72/2 maddesine göre icra takibinden önce açılan menfi tespit davasında takibin tedbiren durdurulmasına karar verilebileceğinden, İİK 'nun 72/2 maddesi uyarınca çek miktarının takdiren %15'i tutarında teminat gösterilmesi durumunda, talebin tarafları ile sınırlı olmak üzere tedbir talep eden tarafından talep konusu çek bedelinin karşı tarafa ödenmemesi ve icra takibine konu edilmemesi konusunda ihtiyati tedbir kararı karar verilmiştir. Karşı tarafın karara itiraz etmesi üzerine; Mahkemece 28/11/2024 tarihli kararı ile; her ne kadar İİK'nun 72. maddesindeki tedbirlerin açılan menfi tespit davasında verilebileceği şeklinde bir düzenleme getirilmiş ise de, ihtiyati tedbir isteyenin talep ettiği tedbirlerin dava açılmadan da değişik iş dosyası üzerinden talep edilebileceği, ihtiyati tedbir dosyalarında da şartları varsa verilebilmesinin mümkün olduğu, (İstanbul BAM 16 HD 2019/722 Esas 2019/727 Karar Sayılı 05.04.2019 tarihli ilam gerekçesinin de bu doğrultuda olduğu) yine, menfi tespit davalarının 01.09.2024 tarihinden itibaren arabuluculuğa tabi olması sebebiyle de, ihtiyati tedbir dosyalarında da şartları mevcut ise tedbir kararı verilebilmesinin mümkün olduğu, Mahkemece 21/10/2024 tarihinde verilen kararın halen yasal şartları taşıdığı, davanın niteliğine göre verilen tedbir kararının ölçülü olduğu, mahkemenin kanaatini değiştirecek herhangi bir durum görülmediği gerekçesi ile karşı tarafın yaptığı itirazın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde karşı taraf vekili tarafından istinaf edilmiştir. Karşı taraf vekili istinaf nedenleri olarak; taraflar arasında 29.08.2024 tarihli danışmanlık sözleşmesi imzalandığını, 29.08.2024 tarihli danışmanlık sözleşmesinde 36.000.000,00 TL bedelli çek/çeklerin taktik yetkilisi ...'na teslim edileceğinin açık bir şekilde ifade edildiğini, tedbir talep edenin sözleşmeye konu 36.000.000,00 TL bedelli çeklerin ortak bir kasaya konulacağının kararlaştırıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin sözleşme kapsamında üzerine düşen bütün sorumlulukları yerine getirmekte iken, müvekkili şirket yetkisinin kredinin teminatsız gerçekleşmesi konusunda silahla tehdit edildiğini, bu olay ile ilgili suç duyurusunda bulunulduğunu, tedbir talep edenin çeklerin müvekkil şirket yetkilisinde olduğunu başından beri bildiğini, tedbir talep edenin teminat için istenilen taşınmazların bilgilerini müvekkili ile paylaşmadığını, tarafların 20.09.2024 tarihinde ibraname imzaladığını, taraflar arasındaki ibranameye uygun olarak talep eden tarafından müvekkili şirkete 1.300.000,00 TL ödeme yapıldığını, ibranamede anlaşılan bedelin ödenmesine ilişkin olarak 2.900.000,00 TL bedelinde olan 3 adet çekin kayıtsız şartsız müvekkili şirkete teslim edildiğini, tedbir talep edenin kötüniyetle hareket ettiğini, çekin vade tarihine kadar bekleyerek sulh olunduğuna dayanılarak müvekkilinden ceza dosyasındaki şikayetten vazgeçmesinin talep edildiğini, akabinde de iş bu istinafa konu tedbir talep dilekçesinin gönderildiğini, kıymetli evrakın doğumuna sebep olan ilişkiden bağımsız ve soyut olduğunu, tedbir talep edenin ödemeden kaçınmak için gerçeğe aykırı iddialar ileri sürdüğünü, buna rağmen verilen tedbir kararının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılarak ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Talep; talebe konu 2.900.000,00 TL şer bedelli 3 adet çekin, karşı tarafça muhatap ... Bankası A.Ş.’ne ibrazı halinde işleme konulmaması ve ödenmemesi ile çeklerin icra takibine konu edilmesi halinde takibin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. Mahkemece talebin kabulü ile İİK 'nun 72/2 maddesi uyarınca taraflarca sınırlı olmak üzere dava konusu olan 3 adet çek bedelinin % 15 i oranında teminat karşılığında karşı taraf tarafından tedbir talep eden aleyhine yapılacak icra takibinin durdurulması konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verilmiş, karşı tarafın itirazı üzerine itiraz duruşmalı olarak değerlendirilerek tedbire itirazın reddine karar verilmiştir. İtirazın reddine karşı karara karşı İİK 341.maddesi ve aynı yasanın 391/3.fıkrası gereğince karşı taraf vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Başvurunun yasa kapsamında olması nedeniyle işin esasının incelenmesi gerekmiştir. Tedbire konu 3 adet çeke yönelik ihtiyati tedbir istemi dava ve icra takibinden önce yapılması sebebiyle istem yönünden İİK'nın 72/2 maddesine göre değerlendirme yapılması gerekmektedir. 2004 sayılı İİK'nın 72/3.maddesinde icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası konusunda ihtiyati tedbirin özel bir şekline yer verilerek borçlunun gecikmeden doğan zararları karşılamak ve "alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında" mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebileceği belirtilmiştir. Bu madde kapsamından, menfi tespit davasına bakan mahkemece mevcut delil durumu nazara alınarak tedbire karar verilebileceği, delil durumunun değişmesi durumunda verdiği tedbir kararını kaldırabileceği anlaşılmaktadır. Mahkemenin tedbir kararı verip vermemekte takdir hakkı bulunmaktadır.Bu durumda tedbir koşullarının bulunup bulunmadığının HMK’nın 389 vd. maddelerine göre belirlenmesi; HMK’nın 390. maddesine göre ise tedbir talep edenin haklılığını yaklaşık olarak ispat edecek şekilde delil sunması gerekmektedir. 6100 sayılı HMK'nun “ihtiyati tedbirin şartları” başlıklı 389. maddesi "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir" hükmünü içermektedir. Aynı Kanunun 390/3. maddesinde ise, "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır" hükmü bulunmaktadır.Burada sözü edilen ispatın ölçüsü ise, “yaklaşık ispat” kuralına göre belirlenir. Yaklaşık ispat kuralının uygulanmasında hakim, iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğruluğunu kabul etmekle birlikte, aksinin mümkün olduğu ihtimalini de gözetmelidir. Bu nedenle, ihtiyati tedbire karar verilirken, haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan kural olarak teminat alınır. Somut olayda, tedbir istemine konu edilen çeklerin taraflar arasında düzenlenen danışmanlık hizmet sözleşmesine istinaden karşı tarafa verildiği uyuşmazlık konusu değildir. Yine talep eden tarafından sözleşme kapsamında hizmet bedeli olarak karşı tarafın da kabulünde olan 1.300.000,00 TL 'nin karşı tarafa ödendiği de uyuşmazlık konusu değildir. Tedbir talep eden, taraflar arasındaki danışmanlık sözleşmesi kapsamında hizmetin yerine getirilmediğini, çeklerin bedelsiz olduğunu, çeklerin hileli hareketler ile ele geçirilen teminat çeklerinin tahsili konusunda oluşturulan korkutma ve talep eden şirketin mal varlığına yönelik ağır ve yakın zarar tehlikesi altında keşide edilerek karşı tarafa teslim edildiğini iddia ederek İİK 72 maddesi kapsamında tedbir talep etmiştir. Karşı taraf ise, danışmanlık hizmeti kapsamında edimlerini yerine getirdiğini ve çeklerin taraflar arasındaki ibraname ve anlaşma belgesinin ödemesi olarak düzenlenerek kendisine verildiğini savunmuştur. Taraflar, aralarındaki sözleşme kapsamında çıkan ihtilaf nedeniyle, karşılıklı olarak birbirlerini şikayetleri üzerine cezai soruşturmalarının devam ettiğini bildirmiştir. Tarafların iddia, savunma ve çeklere ilişkin ceza soruşturmaları da dikkate alındığında, HMK'nin 389. maddesinde düzenlendiği üzere, talep edenin açacağı dava sonucunda haklı çıkması halinde, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı yada tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi halinin söz konusu olduğu, bu nedenle ihtiyati tedbire yapılan karşı taraf itirazının reddine ilişkin mahkeme kararının yerinde olduğu anlaşılmakla yerinde görülmeyen karşı taraf istinafı başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/381 D.İş, 2024/379 Karar sayılı ve 28/11/2024 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/1 bendi ile aynı kanunun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.13.02.2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim