Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/1720
2025/239
13 Şubat 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1720 Esas
KARAR NO: 2025/239
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/10/2024
NUMARASI: 2024/605 Esas, 2024/1003 Karar
DAVA: KONKORDATO (Adi Konkordatodan Kaynaklanan
(İİK 285 İla 308/h))
KARAR TARİHİ: 13/02/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin şahıs şirketi olup gıda sektöründe faaliyet gösterdiğini, yükselen enerji fiyatları, tahıl krizi ve enflasyonist ortamın ardından ekonomide yaşanan baskı sonucunda şirketin nakit döngüsünün bozulduğunu, konkordato tekliflerinin tam olarak uygulanması halinde, mevcut kaynakları ile adi borçların tamamını yıllık % 10 faiz ile 24 ay eşit taksitle ödeneceğiri ileri sürerek davacı şirket lehine geçici mühlet ve kesin mühlet verilmesini, sonrasında konkordato projesinin tasdikini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemece; borçlunun 31.07.2024 tarihi itibariyle rayiç değer bilançosunda (-) 15.689.792,45 TL tutarında öz kaynağa sahip olduğu ve borca batık olduğu, borçlunun 31.07.2024 tarihli Gelir Tablosunda 27.651.347,83 TL Net Satış Hasılatı gerçekleştirdiği, satılan malın maliyeti, faaliyet giderleri ve finansman giderleri sonrasında, dönem ticari zararının (-) 17.420.401,55 TL olduğu, işletmenin geçici mühlet süresi içerisinde faaliyetinin neredeyse durma noktasına geldiği, borçlunun konkordatoya tabi borçlarının toplam 28.737.153,15 TL olduğu, ön projede kaynak olarak gösterilen stoklardaki negatif yöndeki büyük farklılık sebebiyle yeniden hesaplanan 10.898.224,93 TL’lik konkordato kaynağı ile bu borcun ödenebilme ve projenin başarıya ulaşabilme imkanının bulunmadığı gerekçesiyle davacı şirketin konkordato talebinin reddine, geçici mühletin kaldırılmasına, şirketin iflasına karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı ve müdahil ... AŞ vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; ülkenin ekonomik kriz ortamından çıkması, faizlerin kademeli olarak düşürülmesi ve piyasadaki talebin artması sonrasında müvekkilinin karının artacağını, ancak mahkemenin bu hususları dikkate almadığını, üçüncü kişiye ait taşınmaz satışı ve sermaye artırımı içeren revize proje sunmak istemelerine rağmen revize proje hazırlanması hususunda kendilerine süre verilmediğini, revize proje sunmak için süre verilmesi ve geçici mühletin iki ay daha uzatılması gerektiğini, iflas kararı ile müvekkilinin malvarlıkları değerinden düşük satılacağından, bu durumun alacaklıların zararına neden olacağını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Müdahil ... AŞ vekili istinaf nedenleri olarak; davacı şirketin konkordato talebinin reddine karar verilmişse de, iflas kararına katılmadıklarını, borçlunun iflasına karar verilmesi için borca batık olduğunun kesin olarak tespiti gerektiğini belirterek iflas kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE Dava, hukuki niteliği itibariyle 7101 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 285 ve devamı maddeleri gereğince geçici mühlet ve akabinde kesin mühlet kararı verilerek konkordatonun tasdikine ilişkindir. Konkordato talepleri ile ilgili 2004 sayılı İİK'nın 285. maddesinde, yetkili ve görevli mahkeme düzenlenmiş, yasada iflasa tabi olan borçlu için, İİK'nın 154. maddesine atıf yapılarak ilgili maddenin birinci veya üçüncü fıkradaki yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu, iflasa tabi olmayan borçlu için ise yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu vurgulanmıştır. Somut olayda, borçlu işletmenin muamele merkezi Asliye Ticaret Mahkemesinde konkordato talebinde bulunulduğu ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 74. maddesinde belirtilen şekilde borçlu şirket vekilinin vekaletnamesinde konkordato ile ilgili özel yetkinin mevcut olduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamından, mahkemece İİK'nın 286 maddesinde sayılan belgelerin eksiksiz olarak sunulduğu belirtilerek davacı lehine 16/07/2024 tarihinden geçerli olmak üzere 3 aylık geçici mühlet kararı verildiği ve geçici komiser heyeti atandığı görülmektedir.Mahkemece 09/10/2024 tarihli duruşmada geçici mühlet kaldırılarak konkordato talebinin reddine ve davacı şirketin iflasına karar verilmiş, davacı vekili hükmü istinaf etmiştir.İstinaf konusu uyuşmazlık davacı şirketin kesin mühlet talebinin reddi ile iflasına dair verilen kararın yerinde olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır.Komiser heyetince sunulan 25/09/2024 tarihli rapor ile; borçlu işletmenin konkordato geçici müddet süresi içerisinde çalışma kabiliyetini kaybetmediği, 2 çalışanıyla ticari faaliyetine devam ettiği, personel, demirbaş ve mevcut çalışma düzenini koruduğu, borçlunun 31.07.2024 tarihi itibariyle kaydi değer bilançosunda (-) 9.680.777,29 TL tutarında öz kaynağa sahip olduğu ve borca batık olduğu, borçlunun 31.07.2024 tarihi itibariyle rayiç değer bilançosunda (-) 15.689.792,45 TL tutarında öz kaynağa sahip olduğu ve borca batık olduğu, borçlunun 31.07.2024 tarihli Gelir Tablosunda 27.651.347,83 TL Net Satış Hasılatı gerçekleştirdiği, satılan malın maliyeti, faaliyet giderleri ve finansman giderleri sonrasında, Dönem Ticari Zararının (-) 17.420.401,55 TL olduğu, işletmenin geçici mühlet süresi içerisinde faaliyetinin neredeyse durma noktasına geldiği, borçlunun konkordatoya tabi borçlarının toplamının 28.737.153,15 TL olduğu, ön projede kaynak olarak gösterilen stoklardaki negatif yöndeki büyük farklılık sebebiyle, yeniden hesaplanan 10.898.224,93 TL’lik konkordato kaynakları ile bu borcun ödenebilme imkanı olmadığından projenin başarıya ulaşabilme imkanının bulunmadığı belirtilmiştir. Mahkemenin kesin mühlet kararı verebilmesi için konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olması gerekmektedir. İİK'nun 287. maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali "konkordatonun başarı şansı" olarak nitelendirilmiştir. İİK'nın 289/1. maddesinde mahkemenin kesin mühlet hakkındaki kararını geçici mühlet içinde vereceği düzenlenmiştir. İİK'nın 288/1. ve 287/5. maddeleri yollaması ile geçici mühlet içinde uygulanacak İİK'nın 292. maddesinde ise iflasa tabi borçlu bakımından kesin mühletin verilmesinden sonra anılan maddede sayılan hususların gerçekleşmesi halinde, mahkemenin kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar vereceği düzenlenmiştir. Konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması hali aynı maddenin b bendinde hüküm altına alınmıştır. Yani, konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması, kesin mühletin kaldırılmasını gerektiren hallerdendir. Mühlet içinde, iyileşmenin ya da alacaklıların konkordatoyu kabulünün mümkün olmayacağının anlaşılması ya da konkordatoyu tasdik etmeyeceğinin açık olması, tasdik şartlarının mevcut olmadığının önceden anlaşılması halinde de konkordato mühleti kaldırılarak talep reddedilecek ve şartlar yerine gelmişse borçlunun iflasına karar verilebilecektir. Somut davada borçlunun konkordatoya tabi borçları toplam 28.737.153,15 TL olup, konkordato projesinde borç ödeme kaynakları olarak; faaliyetin devamı ile öngörülen kar 28.453.023,00 TL, ticari mallar 10.233.333,33 TL gösterilmişse de, işletmenin 2024 yılının ilk 7 ayında - 17.420.401,55 TL zarar raporlaması ve stoklarının rayiç değerinin ise 7.761.408,06 TL olarak belirlenmesi karşısında şirketin ön projesinde belirtilen kaynaklar ile borçlarını ödeyebilmesi ve projenin başarıya ulaşma ihtimali bulunmamaktadır. Öte yandan davacı borçlu ilk derece mahkemesinde, revize proje sunmak için süre istemişse de, mahkemenin somut dayanakları gösterilmeyen, hatta hangi borç ödeme kaynaklarını içereceği dahi belirtilmeyen, bu nedenle ciddi ve inandırcı olmayan talebi dikkate almamasında isabetsizlik görülmemiştir. Ayrıca borçlunun 31.07.2024 tarihi itibariyle rayiç değer bilançosunda (-) 15.689.792,45 TL tutarında öz kaynağa sahip olup, borca batık olması ve konkordato projesinin başarıya ulaşmayacağının anlaşılması nedeniyle, borçlu hakkında iflas kararı verilmesinde de isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davacı ve müdahil vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/605 Esas, 2024/1003 Karar sayılı ve 09/10/2024 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı ve müdahil banka vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından müdahil banka tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın adı geçen müdahil bankadan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 4-Davacı ve müdahil banka tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, İİK'nın 164. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'da Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/02/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.