Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/1510

Karar No

2025/244

Karar Tarihi

13 Şubat 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1510 Esas
KARAR NO: 2025/244
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 03/10/2024
NUMARASI: 2024/149 Esas
DAVANIN KONUSU: Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali
KARAR TARİHİ: 13/02/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olduğunu, 20/01/2024 tarihli genel kurulda alınan 14 nolu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, iyi niyetten yoksun olan kararın aynı zamanda ek ödeme yükümlülükleri ve şahsi sorumlulukların ağırlaştırılmasına ilişkin kararlarda tüm ortakların 3/4'ünün oyunun gerektiğine yönelik Kooperatifler Kanununun 52. maddesine aykırı olduğunu, zira kooperatifin kayıtlı 293 ortağı bulunduğundan ilgili kararın alınabilmesi için 220 ortağın onayı gerekirken 115 kabul oyunun mevcut olduğunu, ayrıca kooperatifin daha önceki genel kurullarında hukuka ve iyiniyete aykırı olduğu gerekçe gösterilerek uygunluk bedelinin alınmamasına karar verildiğini belirterek söz konusu kararın -karar içeriğinde 2.000,00 TL olarak belirlenen aidat hariç olmak üzere- öncelikle yürütmesinin geri bırakılması ile hukuka, kanununa, kooperatif ana sözleşmesine, yargısal ve bilimsel içtihatlara aykırı olduğundan bahisle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kooperatifin üyesi olan ve kooperatif sınırları içerisinde emlakçılık yapan davacının bu şekilde dava açmayı alışkanlık haline getirdiğini, aciliyetli olarak yapılan bir işlem olmadığından tedbir talebinin hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davacının amacının kooperatif işleyişinin devamını durdurmak olduğunu, genel kurulda alınan kararların usul ve kanuna uygun olduğunu, satışı en aşağı 10.000.000,00 TL olan bir yerin sadece vergisi 400.000,00 TL civarında olduğundan kooperatifin 20.000,00 TL devir parası almasının olağan ve normal olduğunu, hatta çok düşük bile kaldığını, kooperatifin 1979 yıllarında kurulduğunu ve genel kurulda alınan kararların genellikle daha önceden alınan kararların güncellenmiş hali olduğunu, daha önce de alınan kararlarda inşaat katkı payının mevcut olduğunu, kooperatifin devir paralarını almasının gelenek ve adet haline geldiğini, alınan paraların kooperatifin işleyişi, güvenliği için harcandığını belirterek davanın ve ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesi 03/10/2024 tarihli ara kararı ile; anılan genel kurulda alınan kararların uygulanması halinde davacı yönünden hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı yada tamamen imkânsız hale geleceği veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağı konusunda kanaat oluşmadığı, davacının, hakkını tehdit eden yakın bir tehlike nedeniyle ivedi bir koruma ihtiyacı içinde bulunmadığı gerekçelerine istinaden ihtiyati tedbir talebinin reddine dair karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; genel kurulda alınan iptal talebine konu kararın kooperatif bünyesinde yer alan ortak ve kiracıların haklarına açıkça zarar verdiğini, bu karar kapsamında 2.000,00 TL+KDV olarak belirlenen aidat ile ilgili bir itirazın olmadığını, ancak bunun dışında alınan bu karara göre, herhangi bir kooperatif üyesinin, işyerinin inşaatını yapmak istemesi halinde kooperatif yönetimine 15.000,00 TL+KDV inşaat katkı payı vermesi gerektiği gibi ayrıca işyerini devreden bir ortak veya kiracıdan da 22.500,00 TL+KDV devir ücreti alınacağını, aidat dışında ekstra olarak alınacak her bedelin, kooperatif yönetiminin sebepsiz yere zenginleşmesine yol açacağını ve her bir kooperatif üyesinin üzerindeki yükü arttıracağını, kaldı ki kararın Kooperatifler Kanununun 52. maddesinde belirtilen çoğunluk sağlanmadan alındığını, kararın durdurulmaması halinde dava süresince her devir işleminde ve her inşaat işlemi için kooperatif ortak ve kiracılarından bu bedellerin tahsil edileceğini, davanın sonunda kararın iptal edilmesi halinde ise ödenen bedellerin geri alınması veya alınamaması gibi durumların ortaya çıkmasının olası olduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin tedbirin reddine yönelik kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, davalı kooperatifin 20/01/2024 tarihli genel kurulunda alınan 14 nolu kararın iptaline ilişkin olup aynı zamanda anılan kararın tedbiren yürütmesinin geri bırakılmasına karar verilmesi talep edilmiştir. Mahkemece ihtiyati tedbir talebi reddedilmiş, davacı vekili tedbirin reddi kararını istinaf etmiştir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. İhtiyati tedbir, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun onuncu kısım birinci bölümünde geçici hukuki korumalar üst başlığı ile 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Kanunun 389/1 maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." ve yine Kanunun 390/3 maddesi "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." hükümlerini içermektedir. Anılan hükümlerde de açıkça belirtildiği üzere, ihtiyati tedbir kararı, bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde ve talep edenin davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi şartıyla uyuşmazlık konusu hakkında uygulanacak geçici bir hukuki korumadır. İhtiyati tedbir verilebilmesinin en önemli şartlarında biri, ihtiyati tedbir sebebinin mevcut olmasıdır. Kanunda bu husus genel olarak düzenlenmiş, hâkime oldukça geniş bir takdir alanı bırakılmıştır.(m. 389/1). Kanun, burada "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından" söz etmektedir. Bu hüküm dikkate alındığında, mevcut durumun değişmesi hâlinde, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması, hakkın elde edilmesinin tamamen imkânsız hâle gelmesi, gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması tehlikesi varsa, ihtiyati tedbir sebebi var kabul edilecektir. Hâkim kararında somut sebep gösteremiyor, bunu en azından açıklayacak veya asgari ölçüde ikna edecek delil değerlendirmesi yapamıyor, yaklaşık ispat ölçüsünü yakalayamıyorsa tedbire karar vermemelidir. Ancak bu da hiçbir zaman tam bir ispat seviyesinde ispat şartına dönüşmemelidir. (Pekcanıtez, Hakan/Atalay, Oğuz/Özekes Muhammet; Hukuk Muhakemeleri Kanunu Hükümlerine Göre Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, Ankara 2011-Sh.715-717) (Yüksek Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 24/04/2012 gün ve 2011/15388 esas,2012/6651 karar sayılı ilamında belirtildiği gibi). Davalı kooperatifin yönetim kurulu üyelerinin ihtiyati tedbir talebine yönelik yazılı görüşlerinde; alınan kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının kötüniyetli olduğunu, satışı en aşağı 10.000.000,00 TL olan bir yerin sadece vergisi 400.000,00 TL civarında olduğundan kooperatifin masraf, işlem ve devir parası olmak üzere toplamda 20.000,00 TL almasının olağan ve normal olduğunu, hatta çok düşük bile kaldığını, telafisi güç zararların oluşmasının söz konusu olmadığını belirterek tedbir talebinin reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı kooperatifin 20/01/2024 tarihli genel kurulunda alınan 14 nolu karar ile "İşyeri; aidat, uygunluk bedelleri, devir ücretleri, inşaat katkı payının değerlendirilmesi, yeni ücretlerin (+) KDV olarak belirlenmesi maddesinin görüşülmesine geçildi. Ortakların/Kiracıların yapacakları tüm ödemelerin 30.01.2024 tarihinden itibaren 31.12.2024'e kadar aidat bedeli 2.000,00 TL + KDV, uygunluk bedelleri 2.000,00 TL + KDV, devir ücretleri alıcıdan 22.500,00 TL + KDV, miras yoluyla kalan devirlerden devir ücreti alınmamasına, tadilat projesine göre kendi işyerinin inşaatını yaptıracak olan mal sahibinden 1 modül/dükkan başına inşaat katkı payı olarak 15.000,00 TL + KDV alınması, ilgili belgelerin sadece yasal muhatapları tarafından alınabileceği ve gününde yapılmayan ödemelere uygulanacak gecikme (vade farkı) oranının aylık %5 olması oylamaya sunuldu. Aidatlarla ilgili madde görüşülürken toplantıda 119 asaleten ve 92 vekaleten toplam 211 imzanın hazirunda bulunduğu tespit edilerek, 3 red oya karşılık 115 kabul oyu ile oy çokluğu ile kabul edildi. Uygunluk bedeli, devir ücreti ve inşaat katkı payı gecikme (vade farkı) oranı yukarıda yazıldığı şekliyle oy birliği ile kabul edilmiştir. Aidat, uygunluk bedeli, devir ücreti ve inşaat katkı payı bedelleri ve diğer maaş ve danışmanlık ücretlerine de her yıl açıklanan tefe-tüfe oranı kadar ücret resmi artışları artırma yetkisi oybirliği ile yönetim kuruluna verilmiştir" şeklinde karar alınmış olup davacının bu maddeye ilişkin şerh koyarak kabul etmediği hususu tutanakta yazılmıştır. Davacı, davalı kooperatifin 20/01/2024 tarihli genel kurulunda alınan 14 nolu kararın iptaline ve aynı zamanda bu kararın tedbiren yürütmesinin geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Ancak davacı, anılan kararın aidat ile ilgili kısmına yönelik bir itirazının olmadığını bildirmiştir. İhtiyati tedbir kararı, talep edenin, davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi şartıyla uyuşmazlık konusu hakkında uygulanacak geçici bir hukuki korumadır. Oysa dosya kapsamı ve mevcut delil durumu itibariyle bu anlamda bir yaklaşık ispat şartının bulunduğundan söz etmek mümkün değildir. Diğer yandan dava konusu genel kurul kararı ile belirlenen ve tahsil edilen bedellerin bu maddenin iptali halinde geri alınması her zaman imkan dahilinde olduğundan söz konusu maddenin yürütülmesinin hangi nedenlerle telafisi imkansız zararlar doğuracağına ilişkin somut nedenler sunulamadığı, kararın tedbiren uygulanmasının durdurulmasını gerektirecek ve gecikme sebebiyle doğabilecek ciddi bir sakıncanın ne olduğu konusunda yeterli delil bulunmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesinin ara kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davacının istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle ilk derece Mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/149 Esas sayılı derdest dava dosyasında verilen 03/10/2024 tarihli ara karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.13.02.2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim