Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/744

Karar No

2026/139

Karar Tarihi

29 Ocak 2026

T.C.
İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/744 Esas
KARAR NO: 2026/139
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 28/12/2021
NUMARASI: 2020/735 Esas, 2021/974 Karar
DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 29/01/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından, davalı şirkete verilmiş olan prodüksiyon, stüdyo kira ve montaj hizmetlerine istinaden 29/04/2019 tarihli ve 17.676,40 TL tutarlı fatura tanzim edildiğini ve bahse konu faturanın davalı şirkete 30/04/2019 tarihinde teslim edildiğini, davalı şirketin defalarca talep edilmesine rağmen fatura bedelini ödemediğini, borçlu şirketten mevcut fatura alacaklarını tahsil amacıyla, önce Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası icra takibi başlatıldığını, borçlunun yetki itirazı nedeniyle dosyanın İstanbul .... İcra Müdürlüğü’ne gönderilerek borçlu şirkete yeniden ödeme emri tebliğ edildiğini belirtirek davalının itirazını iptalini, takibin devamını ve davalının %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı arasında 2018 yılında ticari ilişki olduğunu, yapılan iş sonucunda davacının fatura kestiğini ve bedelin davacıya ödendiğini, takip dosyasının dayanağı olan 9 adet toplam 9.000 TL'lik faturaların Prodüksiyon, Stüdyo Kira ve montaj Bedeli (ekstra yapılan), 26 adet faturanın ise montaj(kısaltma yapılan yemekler) verilen hizmetlere dayanılarak düzenlendiğini, fatura dayanağı hizmetin ne olduğunun davacı tarafından net olarak açıklanması ve hizmetin davacı tarafından icra edildiğinin ispatlanması gerektiğini, müvekkili şirketin yazılı hizmetleri almadığını, davaya ve takibe dayanak faturanın müvekkili şirkete gönderilmediğini, dava dilekçesinde belirtilen 30.04.2019 tarihinde ... kargo tarafından teslim edilen belgenin dava ve icra takibine konu fatura olduğunun davacı tarafından ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacının ticari defterlerinde kayıtlı bulunan takip dayanağı faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığından davacı alacağının ilk olarak HMK'nun 222/3. maddesi kapsamında ispatlanamadığı, davalının bağlı olduğu vergi dairesinden gelen yazı cevabına göre söz konusu faturanın davalı tarafça beyan edilmediği görüldüğünden hizmetin verildiğinin karine olarak da kanıtlanamadığı, bu durumda davacı tarafın eldeki davada takip dayanağı 29/04/2019 tarihli fatura konusu hizmetin verildiğini ticari defter dışındaki delillerle ispatla mükellef olduğu, dava dilekçesinde faturanın prodüksiyon, stüdyo kira ve montaj hizmetlerine ilişkin olduğu beyan edilmekle, davacı yanın 02/02/2021 tarihli delil dilekçesinde dayandığı montaj kayıtları yerinde incelenmek suretiyle alanında uzman bilirkişi tarafından hazırlanan raporla tespit edildiği üzere; uyuşmazlık dışı olan 2018 yılı çekim ve kurgu hizmetine ilişkin davalı tarafın bedelini ödediği 10/07/2018 tarihli fatura konusu hizmetin devamı mahiyetindeki Ekim 2018- Şubat 2019 tarihleri arasında ikinci sezon çekim ve kurgu hizmetleri için kesilen takip dayanağı 29/04/2019 tarihli fatura konusu hizmetin davacı tarafça verilmiş olduğu, davacının takip dayanağı fatura sebebiyle davalıdan alacaklı olduğunun teknik bilirkişi raporu ile ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulü ile İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında, takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 17.676,40 TL alacaklı olduğunun tespiti ile bu miktara vaki itirazın iptali ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren takipte belirtilen oranlarda faiz uygulanmak sureti ile takibin diğer kayıt ve şartlarla aynen devamına, alacağın % 20'si oranındaki 3.529,28 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; Mahkeme kararının gerekçeli olmadığını, gerekçeli karardan da görüldüğü üzere, dava ve cevap dilekçesi ile alınan bilirkişi raporlarının içeriklerinin karara aynen ve uzun uzun aktarıldığını ancak usule,esasa ve bilirkişi raporlarına dair itirazlarına hiç yer verilmediğini, gerekçeden uzak bir hüküm tesis edildiğini, kararın öncelikle bu yönüyle ortadan kaldırılması gerektiğini, davacının dava dilekçesinde ve dava dilekçesindeki deliller başlıklı bölümünde program çekim ve montaj kayıtlarını delil olarak hiç ileri sürmediğini, davacının 22.02.2021 tarihli delil dilekçesinde bu kayıtları delil olarak ileri sürdüğünü, ancak bu delillerini Mahkemeye ibraz etmediğini, davanın basit yargılama usulüne tabi bir dava olduğunu, davacının dava dilekçesinde ileri sürmediği delillerini sonradan ileri sürmesinin mümkün olmadığını, ön inceleme duruşmasında verilen sürede de davacının program çekim/montaj kayıtlarını yine dosyaya ibraz etmediğini, yasal süre geçtikten sonra ve ilk bilirkişi raporunun aleyhine gelmesi üzerine 06.09.2021 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinin ekinde ibraz ettiğini, 05.10.2021 tarihli duruşmada davacının sonradan sunduğu delillere muvafakatlarının olmadığının beyan edilmesine rağmen mahkemece CD üzerinde inceleme yapılmasına karar verildiğini, bu nedenlerle usul ve yasaya aykırı olan incelemeye dayalı bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, iş bu davada ispat yükünün davacıda olduğunu, müvekkili şirketin defter ve kayıtlarında davacı ile ilgili bir borç bakiyesinin görünmediğini, bu hususun ilk bilirkişi raporu ile de tespit edildiğini, takip konusu faturanın müvekkili kayıtlarında bulunmadığını, zira dava konusu mal ve hizmetin müvekkiline verilmediğini, 30.04.2019 tarihinde ... ile teslim edilen belgenin dava ve icra takibine konu fatura olduğunun davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, 30.04.2019 tarihli gönderinin irsaliyeli faturanın tarihi ile örtüşmesinin tek başına faturanın müvekkiline teslim edildiğini göstermeye yeterli olmadığını, bilirkişi ek raporunda CD incelenerek yapılan tespitin tek başına davacının dava konusu hizmeti verdiğini ispat etmeyeceğini, müvekkili ile davacı arasında 2018 yılında bir ticari ilişkinin olduğunu, bu ilişkiye istinaden düzenlenen faturanın müvekkili tarafından davacıya ödendiğini, müvekkilinin aynı konularda daha önce hizmet aldığından davacının kayıtlarında müvekkiline ait program tanıtımının olmasının ve müvekkiline ait youtube kanalında yayınlamasının doğal olduğunu, bilirkişi ek raporunda, program kurgularının davacı tarafından davalıya teslim edildiği belirtilmişse de davacının bunları müvekkiline teslim ettiğine dair bir delil sunmadığını, kurgu vs işlemlerin müvekkiline teslim edildiğinin somut ve kesin delillerle ispat edilmesi gerektiğini, müvekkili ile davacı arasında daha önce mevcut olan ilişkiden ortaya çıkmış kurgu, çekim görüntüleri, kayıtlarının davacı tarafından sanki dava konusu faturaya ilişkinmiş gibi gösterildiğini, davacının dava konusu faturayı müvekkiline teslim ettiğini ve fatura konusu hizmeti müvekkiline verdiğini kesin ve somut deliller ile ispat edemediğini belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava faturaya dayalı icra takibine yapılan itirazın İİK 67 maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.Davacı tarafından davalı aleyhine ilk önce Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile 17.676,40 TL alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, davalının yetki itirazında bulunduğu, davacı alacaklının yetki itirazını kabul ettiği ve dosyanın yetkili İstanbul Nöbetçi İcra Müdürlüğü'ne gönderilmesini talep ettiği, dosyanın gönderildiği İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasından davalı borçluya gönderilen ödeme emrinin davalıya 08.08.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafça 08.08.2019 tarihinde borca ve ferilerine itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, itirazın davacı alacaklıya tebliğine ilişkin bur belgenin bulunmadığı, davacının İİK 67. Maddesi gereğince 17.12.2020 tarihinde yasal 1 yıllık süre içinde iş bu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.İlk derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacının takip dayanağı fatura sebebiyle davalıdan alacaklı olduğunun teknik bilirkişi raporu ile ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı hükmü istinaf etmiştir.İstinafa konu uyuşmazlık, davacının icra takibine dayanak fatura nedeniyle alacağının bulunup bulunmadığı ve varsa miktarına ilişkin olduğu ve Mahkeme kararının yerinde olup olmadığına ilişkindir. Davaya konu icra takibine dayanak ....04.2019 tarihli .... seri nolu irsaliyeli faturanın davacı tarafından davalı adına düzenlendiği, açıklamasında iki kalem bulunduğu, bunların "prodüksiyon, Stüdyo Kira ve Montaj Bedeli (ekstra yapılan)" 9 adet toplam 9.000,00TL ve "Montaj (...) "26 adet toplam 5.980,00 TL olmak üzere toplam 17.676,40 TL bedelli olduğu anlaşılmıştır.30/06/2021 tarihli bilirkişi raporunda; davacı tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturanın irsaliyeli fatura olduğu, bu irsaliyeli faturanın, düzenleme tarihi olan 29.04.2019 tarihinde .... kargoya teslim edildiği, ... Kargonun, bu teslimatı 30.04.2019 tarihinde davalı şirket adına ve adresine teslim ettiği, bu gönderinin irsaliyeli fatura tarihi ile birebir örtüştüğü, ayrıca gönderinin irsaliyeli fatura olması hasebiyle mal/hizmetin de bu irsaliyeli fatura ile teslim edildiğinin kabulü gerektiği, davacının 2019 yılı defterlerinin HMK 222/2 maddesi hükümlerine göre delil teşkil ettiği, davacının defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre, davacının davalıdan ödeme emri tarihinde 17.646,40 TL alacağının olduğu, davalı şirketin 2019 yılına ait kanuni defterlerinin HMK 222/2 maddesi hükümlerine göre delil teşkil ettiği, ancak davalının ticari defterlerinde davacının düzenlediği ödeme emri konusu faturanın yer almadığı, davalının bu faturayızBA bildirimiyle Vergi Dairesine de bildirmediği, bu nedenle davalı ticari defterlerinde davacı ile ilgili bir bakiyenin olmadığı belirtilmiştir.Teknik bilirkişinin heyete eklendiği 24.11.2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; dosya kapsamında incelenen her türlü bilgi, belge ve deliller, ayrıca yapılan yerinde inceleme esasında elde edilen bilgi ve belgeler ışığında, detayları rapor içeriğinde izah edildiği üzere; Mahkemenin 05.10.2021 tarihinde sektör bilirkişisine verdiği yerinde inceleme yetkisi doğrultusunda, 18.11.2021 tarihinde yapılan yerinde inceleme neticesinde, sektörel olarak, dava konusu programın çekim ve kurgu hizmetlerinin davacı tarafından verilmiş olduğu belirtilmiştir. Davalı vekili dava dilekçesinde programın çekim ve montaj kayıtlarını delil olarak ileri sürmediğini bu delillerin sonradan ibraz edildiğini, davacının sonradan sunduğu delillere ve taleplere muvafakatları olmadığının belirtilmesine rağmen CD üzerinde inceleme yapılmasına karar verildiği , davacının sonradan sunduğu CD ve davacı kayıtları üzerinde yapılan incelemenin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu incelemeye dayalı raporun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.Davacı vekili dava dilekçesinde, diğer deliller ile birlikte fatura ve ticari defter kayıtlara da delil olarak dayanmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun "Sonradan delil gösterilmesi" başlığını taşıyan 145. maddesinde; "(1) Taraflar, Kanunda belirtilen süreden sonra delil gösteremezler. Ancak bir delilin sonradan ileri sürülmesi yargılamayı geciktirme amacı taşımıyorsa veya süresinde ileri sürülememesi ilgili tarafın kusurundan kaynaklanmıyorsa, mahkeme o delilin sonradan gösterilmesine izin verebilir." düzenlemesine yer verilmiştir. 145 inci maddenin gerekçesinde, “uygulamada, davaların uzamasının temel sebeplerinden birinin de gereksiz yere yeni delil sunulması ve bu konuda taraflara verilen sürelere uyulmaması olduğunun bilindiği, maddenin ilk fıkrasıyla, Kanunda belirtilen sürelerden sonra, davada yeni delil sunulmasının yasak olduğunun kural olarak benimsendiği, fakat iki istisnanın kabul edildiği, bunun için; yeni delil sunulması talebinin yargılamayı geciktirme amacı taşımaması veya delilin süresinde sunulmamasının ilgili tarafın kusuru dışında bir sebebe dayanması halinde, hâkimin gerekçesini de belirtmek şartıyla, yeni delil sunulmasına izin verebileceği, bu şekilde delil sunma kuralına istisna getirilmesinin hukuki dinlenme hakkının tabii bir sonucu olduğu” belirtilmiştir. Yukarıda Kanun maddesi ve gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, davacının dava dilekçesinde fatura ve ticari defter ve kayıtlarına dayanmış, 02/02/2021 tarihli delil dilekçesinde de montaj kayıtlarına dayanmıştır. Davaya konu fatura içeriğinde faturanın prodüksiyon, stüdyo kira ve montaj hizmetlerine istinaden düzenlendiği belirtilmiştir. Bu durumda davaya konu fatura içeriği hizmetlerin sunulduğunu ispatı bakımından, davacının faturaya dayanak CD kayıtlarını sonradan sunmasının yargılamayı geciktirme amacını taşımadığı, montaj kayıtlarına dava dilekçisinde değil de delil dilekçesinde dayanmasının da, fatura içeriği dikkate alındığında, dava dilekçesinde dayanmadığı bir delile dayanması anlamına gelmeyeceği sonucuna varılmıştır. Bu nedenlerle sunulan CD ile birlikte davacının montaj kayıtları üzerinde bilirkişi aracılığıyla yerinde teknik bir inceleme yapılmasının davacının hukuki dinlenilme hakkı gereğince iddiasını ispat etme yükümlülüğünün tabi bir sonucu olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 222. maddesinin üst başlığı “ Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması “ dır. 222/2. fıkrada, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olmasının şart olduğu, 3. fıkrada ise ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerinde ki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiğine yer verilmiştir. Somut davada, tarafların usulüne uygun tutulan ticari defterlerinde icra takibine konu faturanın davacının defterinde kayıtlı olduğu, davalının defterinde kayıtlı olmadığı anlaşılmıştır.İlk derece Mahkemesince alınan teknik bilirkişi raporunda, CD içeriğinde, Kitapçık isimli klasörün içinde davalının firma ismi, logosu ve tanıtımını yer aldığından kitapçığın ve programın davalı firma için hazırlanmış olduğunun anlaşıldığı, Program Tanıtım Filmi isimli klasörün içinde süresi ise süresi 1 dakika 46 saniye olan 1 adet program tanıtım videosu(jenerik) olduğunun tespit edildiği, davacının dosyaya CD içinde sunmuş olduğu, toplam süresi dakika 46 saniye olan program tanıtımının, 14 Ekim 2018 tarihinden beri davacıya ait yayın platformu olan ... kanalında, toplam 1 dakika 54 saniye süre ile ... Mayıs 2020 tarihinden beri davalıya ait .... kanalında yayınlanmakta olduğunun tespit edildiği, her ne kadar videolar arasında süre farkı varmış gibi görünse de videoların ilk 1 dakika 45 saniyesinin bire bir aynı olduğu, sonrasında davalının .... kanalında yayınlanan videoda 9 saniye kadar davalıya ait iletişim bilgilerinin yer aldığı bir hareketli kapağın tanıtıma eklendiğinin görüldüğü belirtilmiştir. Yine teknik bilirkişi raporunda davacının bilgisayı üzerinde yapılan teknik incelemede, programın 2 farklı sezondan oluştuğu, dava konusu 2. Sezonun Ekim 2018-Şubat 2019 tarihleri arasında çekilmiş olduğu(bilgisayara yüklenmiş ham görüntülerden dolayı) çekimlerin kurgu setine yüklenmiş olduğu, programın proje dosyalarından ... isimli kurgu programı kullanılmak marifetiyle bölümlerin kurgulanmış olduğu,( kurgu programı içindeki görüntülerden ve programın kendi içinde otomatik kayıt aldığı çerezlerden dolayı), programların açılış ve kapanış roll captionları, ...., .., .. .... ... kullandığı görsellerin ...., .. gibi programlar marifetiyle oluşturulmuş olduğu ve dolayısıyla dava konusu programın 2. Sezon çekim ve kurgu hizmetlerinin davacı tarafından verildiği tespit edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 190. maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK nun 6. maddesinde ise, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir.Teknik bilirkişi tespitine göre, hizmetin verildiği sabit olmakla davacı tarafın verilen hizmet nedeniyle düzenlediği lehe delil mahiyetindeki ticari defterlerine kaydettiği davaya konu edilen fatura nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu sabittir.Hizmetin verildiği dosya kapsamında alınan teknik raporlarla sabit olmakla davaya konu faturanın davalının ticari defterlerine kaydetmemesi sonuca etkili değildir. zira davacı hizmeti verdiğini ispat etmiştir. Verdiği hizmet nedeniyle düzenlediği faturayı lehe delil vasfındaki ticari defterlerine kaydetmiştir. Dolayısıyla davacı taraf, davalı kayıtlarının aksini ispat etmiştir.
Davalı her ne kadar istinaf dilekçesinde davacının faturayı müvekkiline teslim ettiğini kesin ve somut deliller ile ispat edemediğini ileri sürmüş ise de, hizmetin verildiğinin dosya kapsamında alınan teknik raporlarla sabit olduğu anlaşılmakla, davaya konu faturanın davalıya tebliğ edildiğinin ispat edilip edilmemesi hususunun mevcut durum karşısında, somut olay bakımdan artık bir önemi kalmamıştır.
Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesi kararı isabetli olduğundan davalının istinaf talebinin reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/..Esas, 2021/.. Karar sayılı ve ../12/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin ve nispi olarak toplam yatırılan 301,86 TL harcın mahsubu ile bakiye 430,14 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.29/01/2026

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim