Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/656
2026/133
29 Ocak 2026
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/656 Esas
KARAR NO: 2026/133
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 06/12/2021
NUMARASI: 2020/443 Esas, 2021/1121 Karar
DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 29/01/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki şifahi anlaşma gereği, davalı reklam ajansı, davacının sahibi olduğu ...'da müşterilerine ait reklam yayınları verdiğini, söz konusu yayınların eksiksiz bir şekilde davacının TV kanalında yayınlandığını, takibe konu 21/12/2017, 28/04/2017, 07/05/2017, 14/04/2017, 21/04/2017 ve 14/01/2017 tarihli toplam 20.831,24 TL bedelli faturaların verilen hizmete ait olduğunu, takibe konu 6.577,53 TL bedelli faturanın ise müvekkili şirkete davalı tarafından verilen ...'a ait ... nolu ve 15/08/2017 tarihli çekin karşılıksız çıkması sonucu ciranta olarak müvekkili tarafından ödenmesi sonrasında düzenlenen ve takibe konulan faturalar olduğunu, davalı kendisine ... aracılığıyla gönderilen faturaları tebliğ aldığını fakat herhangi bir ödeme yapmadığını, bu sebeple borcun tahsili için Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borca ve yetkiye itiraz ettiğini ancak davacı alacaklının yerleşim yeri Küçükçekmece olduğunu, hizmeti tam ve eksiksiz alan davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğundan itirazın iptaline takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında özetle; faturaya dayalı ilamsız takiplerde sözleşme ile başka bir yer İcra Müdürlüğü yetkili kılınmamışsa yasa gereği borçlunun ikametgahı olan İcra Müdürlüğü'nün yetkili olduğunu, taraflar arasında yazılı sözleşme olmadığından yetkili icra dairesinin müvekkilin yerleşim yeri olan Gaziantep İcra Daireleri ve Mahkemeleri yetkili olduğunu, dava konusu olan faturalara konu ticari ilişkide esasen müvekkili şirketçe edimler tam ifa edilmesine karşın davacı tarafından edimlerin ifa edilmediğini, müvekkili şirketin de karşı taraftan alacağı olduğunu, bu nedenlerle davanın öncelikle yetkisizlik nedeniyle reddine yetki itirazının kabul edilmemesi halinde müvekkili şirketin takas hakkı uyarınca esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, uyuşmazlığın, reklam verilmesine ilişkin aracılık hizmet sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğu, alacağın varlığının öncelikle sözleşmenin mevcudiyeti, daha sonra da davacının edimini yerine getirilip getirilmediğinin tespitinden sonra belirleneceği, bir başka ifade ile davanın konusu münhasıran para borcuna ilişkin olmadığı, sözleşmenin mevcudiyeti tartışıldıktan ve davacının edimini yerine getirildiğinin tespitinden sonra nihayetinde bir paraya hükmedilecek olması uyuşmazlığın esasının para borcu olduğu sonucunu doğurmadığını bu nedenle davalının yetkiye yönelik ilk itirazı yerinde görülerek mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
DAİREMİZİN 2019/2734 E-2020/1491 K SAYILI 07/07/2020 TARİHLİ KARARI İLE; takibin konusunun sözleşmeden kaynaklı para alacağı olduğu, davaya konu takipte, İİK'nın 50. maddesi yollamasıyla kıyasen uygulanması gereken HMK'nın 10. maddesi uyarınca akdin ifa edileceği yer icra müdürlüğü ile TBK 89/1 maddesi uyarınca alacaklının yerleşim yeri icra dairesi ve mahkemeleri de yetkili olduğu, bu davaya bakmaya Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi yetkili olduğu halde, hukuki ilişkinin ve maddi olayın tespitinde yanılgıya düşülerek, Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesi yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmesi hatalı olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu nedenlerle kabulü ile, HMK 353.1.a.3 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kesin olarak kaldırılmasına karar verilmiştir.Dairemizin Kaldırma kararından sonra 06/12/2021 tarihli kararı ile, Taraflar arasındaki hesap hareketliliği incelendiğinde hesap kırıntısı(cari fark)harici uyuşmazlığın 20.005,21 TL’lik faturadan kaynaklı olduğu davalının aldığı hizmeti inkar etmediği, ücret tutarına yönelik cevap dilekçesinde herhangi bir itirazı olmamakla takas iddiasında bulunduğu, basit yargılamaya tabi iş bu davada verilen ikinci cevap dilekçesi ile ücrete yönelik ortaya atılan iddianın ise dinlenilebilir olmadığı, davalının takas iddiasına konu alacağı da ispatlayamadığı bu hali ile davacının takip miktarı kadar 27.408,77 TL alacaklı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne ve de İİK 67/2 uyarınca alacağın likit oluşu ve borçlunun itirazında haksız çıkması sebebiyle alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; ilk derece Mahkemesine sundukları itirazlar ile bilirkişi raporuna karşı sundukları itirazları değerlendirilmeden karar verildiğini, şifahi reklam hizmet sözleşmesi gereğince müvekkilinin davacı şirkete yaptırdığı reklam hizmeti karşısında davacı şirket tarafından müvekkili şirkete %12 komisyon verilmesi kararlaştırıldığını, yapılan iş sonunda müvekkilinin toplam iş bedeli olan 140.000 TL+KDV yani 165.200 TL üzerinden %12+KDV yani 20.005,24 TL aracılık hizmet ücreti kesilerek iade bedel faturası olarak gönderildiğini, ancak davacı şirketin aracılık hizmetini dikkate almaksızın hak edilen ücretin tamamını talep ettiğini, davacı şirketin aracılık ücretini daha sonra kabul etmekle birlikte şirket yönetiminin değişmesi sebebiyle aracılık hizmetinin e-posta yoluyla %12 üzerinden değil % 8 üzerinden kesilmesi gerektiğini belirttiğini, müvekkilinin davacı şirkete herhangi bir hizmet borcu olmayıp söz konusu çekişmenin aracılık hizmetinin bedeliyle ilgili olduğunu, dava konusunun aracılık hizmet bedeliyle ilgili olduğunun e-posta yazışmalarından da açıkça anlaşıldığını, ayrıca davacı şirketle daha önce ve aynı dönemde yapılan aracılık hizmet anlaşmalarının da %12 üzerinden gerçekleştiğini, davacının müvekkilinin kendilerinden en az %8 üzerinden alacağının olduğuna dair sundukları delil ve beyanlara dayanarak açık ikrarı bulunmasına rağmen ve ihtilafın müvekkilinin davacıdan alacağının bulunup bulunmadığında değil müvekkilinin alacağının %8 veya %12 üzerinden olup olmadığına bakılmaksızın davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda sadece davacının iddia ve beyanları doğrultusunda rapor düzenlendiğini, müvekkilinin takas defi iddialarının ispatlanamadığı yönündeki değerlendirmenin hiç bir hukuki dayanağının bulunmadığını, davacı ile internet/mail adresleri üzerinden yapılan yazışmalar ve yine davacının telefonunun whatsapp uygulaması ile yapılan yazışmaların yazılı delil başlangıcı olduğunu, davacının sadece sözlü sözleşmeye göre yükümlülüğünü yerine getirdiğini ancak müvekkili şirketin ise sunulan belgelere rağmen iddiasını ispatlayamadığına yönelik ilk derece Mahkemesi kararının yasalara aykırı olduğunu, Mahkemece delilleri toplanmadan eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davacı vekili davalının istinaf başvurusuna karşı sunduğu cevap dilekçesinde, davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, davacıya ait TV kanalında reklam verilmesine ilişkin hizmet sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağı için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Dosya kapsamından davacı şirketin cari hesap/faturaya dayalı toplam 27.408,77 TL alacağın tahsili için davalı aleyhine Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nde takip başlattığı, davalının, süresinde, borca ve yetkiye itiraz ettiği, bunun üzerine İİK 67. Maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içinde eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmaktadır.İlk derece Mahkemesinin yetkisizlik kararı üzerine kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 2019/2734 E-2020/1491 K Sayılı 07/07/2020 Tarihli Kararı ile; davaya bakmaya Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi yetkili olduğu gerekçesiyle HMK 353.1.a.3 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kesin olarak kaldırılmasına karar verildiğinden davalı vekilinin yetkiye yönelik istinaf başvurusu yerinde değildir.Somut olayda, davacının sahibi olduğu TV kanalında reklam verilmesi hususunda, taraflar arasında hizmet sözleşmesi bulunmaktadır. Nitekim sözleşmenin mevcudiyeti her iki tarafın da kabulünde olup davalı da sözleşmeden kaynaklı alacağı olduğunu iddia ederek takas talebinde bulunmuştur. İlk derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş davalı hükmü istinaf etmiştir.İstinafa konu uyuşmazlık, davalının takas define konu alacağının bulunup bulunmadığı, ilk derece Mahkemesi kararının yerinde olup olmadığına ilişkindir.İlk derece Mahkemesince davacı ile davalının ticari defterleri incelenmiştir. Davacının usulüne uygun tutulan ve lehine delil vasfında olan defterlerine göre, davacı davalıdan 27.408,77 TL alacaklıdır. Davalının usulüne uygun tutulmuş olan ve lehine delil niteliği bulunan defterlerine göre, davacıya 8.103 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. Davacının icra takibine konu açık hesap ilişkine dayanak faturalar incelenen her iki tarafın ticari defterlerinde de kayıtlıdır. Her iki taraf ticari defterleri arasındaki fark; davacının defterlerine göre 20.005,21 TL lik kısmının 21.06.2016 tarih A-08373 nolu çekişme konusu olan faturanın kayıtlara alınmamasından kaynaklandığı, geriye kalan (27.408,77 TL-20.005,21 TL)= 7.403,56 TL'lik kısmın ise avukatlık ücreti yansıtması (6.577,53 TL) ve cari hesap kalıntısından kaynaklandığı, davalının defterlerine göre davacıya cari hesap borcu olduğu görülen 8.103,08 TL'nin avukatlık ücreti yansıtması (6.577,53 TL) ve cari hesap kalıntısından (1.525,55 TL) kaynaklandığı, iki tarafın defter kayıtlarındaki cari hesap kalıntısı arasındaki farkın sebebinin (1.525,55 TL-826,03 TL) = 699,52 TL'nin iki taraflı hesaplar tetkik edilmesine rağmen bulunamadığı, bunun eski yıllardaki cari hesap mutabakatsızlığından kaynaklanabileceği bilirkişi raporunda tespit edilmiştir.Bu tespite göre, davacının takibe konu 27.408,77 TL alacak talebi yönünden taraf defterlerindeki asıl uyuşmazlığın davalı tarafından davacıya düzenlenen 21.06.2016 tarihli......nolu 20.005,21 TL lik iade fatura olduğu anlaşılmaktadır. Davalı tarafından taraflar arasındaki sözlü anlaşmaya göre, müvekkilinin davacıya yaptırdığı reklam hizmeti karşısında davacı tarafından müvekkiline % 12 komisyon verilmesi kararlaştırıldığını ve yapılan iş sonunda müvekkilinin toplam iş bedeli olan 140.000 TL+Kdv yani 165.200 TL üzerinden % 12 +KDV yani 20.005,24 TL aracılık hizmeti kesilerek iade bedeli faturası gönderildiğini, ancak davacı şirketin aracılık hizmetini dikkate almaksızın hak edilen ücretin tamamının talep edildiğini, davacının aracılık ücretini daha sonra kabul etmekle birlikte şirket yönetiminin değişmesi sebebiyle aracılık hizmetinin e- posta yoluyla % 12 üzerinden değil % 8 üzerinden kesilmesi gerektiğini belirterek müvekkili tarafından kesilen faturayı kabul etmediğini ileri sürmüş, bu iddiasına yönelik bir kısım mail yazışmaları ibraz etmiştir.
Davacı ise, taraflar arasıda reklam anlaşmaları üzerinden komisyon ödenmesi gerektiğine ilişkin ticari bir anlaşmanın hiç bir zaman yapılmadığını, ticari anlaşma olmamasının yanında, taraflar arasında uygulamada gelişen böyle bir durumun da söz konusu olmadığını, davacının davalıya hiç bir zaman komisyon ödemediğini, davalının sunduğu mail yazışmalarının delil niteliğinde olmadığını, mail yazışmalarında adı geçen kişinin davacının çalışanı olmadığını, davacı çalışanı olduğu düşünülse dahi, bu kişinin davacıyı borçlandırma yetkisinin bulunmadığını, delil olarak sunulan mailin gerçekten bu çalışan tarafından yazılıp yazılmadığının belli olmadığını belirtmiştir. Somut olayda, davacı ile davalının ticari defterleri incelenmiş ve tarafların ticari defter ve kayıtlarının HMK'nun 222. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak tutulduğu, icra takibine konu faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda davacı icra takibine konu alacağını kesin delil niteliğindeki ticari defterleri ile ispat etmiştir. İcra takibine konu alacağı ticari defterlerine borç kaydeden davalının ise defterlerinde davacının alacağı olarak kaydettiği icra takibine konu miktar nedeniyle borçlu olmadığını dava değeri de gözetilerek HMK 200/1 maddesi gereğince aynı kuvvet ve mahiyette herhangi bir belge ve delil ile ispat ispatlaması gerekir. Davalı cevap dilekçesinde, müvekkilinin başkaca sözleşmelerden kaynaklı davacıdan alacaklı olduğunu belirterek takas defini ileri sürmüştür.Türk Borçlar Kanununun 139. maddesine göre iki kişi, karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise her biri alacağını borcuyla takas edebilir. Takas, TBK'da borcu sona erdiren sebeplerden biri olarak düzenlenmiştir. Takas sonunda karşılıklı borçlar daha azı oranında sona erer (Eren, Fikret; Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Ankara 2023, sh. 1441). Davalı takas defi olarak ileri sürdüğü alacağının kaynağını müvekkilinin davacıya yaptırdığı reklam hizmeti karşısında davacı tarafından müvekkiline % 12 komisyon verilmesi yönünde bir anlaşma bulunduğu iddiasına dayandırmış ve bu kapsamda davalı tarafından yapılan iş sonunda toplam iş bedeli olan 140.000 TL+Kdv( 165.20000 TL )üzerinden %12+KDV olarak aracılık hizmeti alacağına buna ilişkin yapılan iş sonunda müvekkilinin toplam iş bedeli olan 20.005,24 TL aracılık hizmet ücreti kesilerek iade bedel faturası olarak davacıya gönderildiğini belirterek, takas define konu alacağın ispatı bakımında da delil olarak da taraflar arasındaki mail yazışmalarını göstermiştir. Davacı ise, taraflar arasında davalıya ödenmesi kararlaştırılan bir komisyon bedeli bulunmadığını belirterek mail yazışmalarını kabul etmemiştir. Davalının delil olarak sunduğu mail yazışmaları incelendiğinde, davalının yaptığı işe karşılık 140.000 TL+KDV( 165.200,00TL) üzerinden %12+KDV olarak aracılık hizmeti alacağına ve bunun için de özellikle takas define konu 20.005,24 TL bedelli iade faturası adı altında fatura düzenleneceğine dair taraflar arasında bir anlaşma ya da davacının bu yönde açık bir kabul beyanı bulunmadığı gibi yazışmalarda takas defi'ne konu faturaya herhangi bir atıf da söz konusu değildir. Bu halde, davacının alacağını kesin delil niteliğindeki ticari defterler ile ispat ettiği gözetilerek, davalının 21.06.2016 tarih A-08373 20.005,21 TL bedelli faturadan kaynaklı davacından alacaklı olduğunu HMK 200/1 maddesi gereğince aynı kuvvet ve mahiyette delil ile ispat ispatlayamamıştır.Açıklanan nedenlerle ilk derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/... Esas, 2021/... Karar sayılı ve 06/12/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 470,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 262,00 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi. 29/01/2026
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.