Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/574
2026/151
29 Ocak 2026
T.C.
İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/574 Esas
KARAR NO: 2026/151
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/09/2021
NUMARASI: 2017/897 Esas, 2021/796 Karar
DAVA: ALACAK (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 29/01/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı ... ve müteveffa ...'a ait arsa üzerinde davalı kooperatifin yapacağı kat karşılığı inşaat için müvekkili yapı denetim şirketi ile 19.03.2004 tarihinde yapı denetim hizmet sözleşmesi düzenlendiğini, 25.03.2004 tarihinde yapı ruhsatı alınması ile fiilen inşaatın başladığını ve müvekkili şirketin yapı denetim hizmeti vermeye devam ettiğini, hakedişlerinin ödenmemesi üzerine belediyeye yaptıkları başvuru sonucunda, ..... Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nün seviye tespit tutanaklarını % 90 inşaat seviyesine göre onayladığını, buna rağmen hakedişler ödenmediği için 20.11.2014 tarihinde fesihli duruma düştüğünü, belediyenin 09.03.2016 tarihli yazısı ile bu kez inşaatın seviyesini % 85 olarak onaylandığını, bu nedenle % 90 seviyeye göre almaları gereken hakedişleri % 85 inşaat seviyesine göre almak zorunda kaldıklarını, inşaat seviyesinin % 90 olarak girilmesine rağmen yapı denetim ücretinin % 85 seviye üzerinden hesaplanması nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 83.832,53 TL hakediş toplamı ve KDV hariç 48.218,68 TL gecikme faizi alacakları bulunduğunu ileri sürerek şimdilik toplam 132.051,21 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 24.05.2021 havale tarihli dilekçesi ile; alacak talebini 1.147.003,97 TL yükselterek 83.832,53 TL'sinin dava tarihinden, 1.063.171,44 TL'sinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar ... ve ... mirasçıları vekili cevabında; davalıların yerleşim yeri ile taşınmazın bulunduğu yer.......'de olduğundan davada yetkili mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, yapı denetim sözleşmesinin diğer davalı kooperatif ile yapıldığını, bu nedenle müvekkillerinin davacının muhatabı olmadığını ve alacaktan sorumlu tutulamayacaklarını, müvekkillerinin kooperatif ile yaptığı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine göre yapı denetim giderlerinin kooperatifçe karşılanacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Yapı Koop vekili cevabında; kooperatif tacir olmadığından davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, davada yetkili mahkemenin kooperatifin yerleşim yeri mahkemesi olan Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, 4078 Sayılı Yasa uyarınca kamunun görevi olan yapı denetleme görevinin kamu adına yapı denetim kuruluşlarınca yerine getirildiğini, anılan Yasa'nın 5. maddesine göre yapı denetim şirketlerinin idarece belirlenmiş tarife aralığında ücret alacağını, davacı şirketin yapı denetim hizmeti verip vermediği, ne miktar ve tutarda denetim yaptığı ve bundan dolayı ne kadar ücrete hak kazandığını belirleyen asli kayıtların belediye kayıtları olduğunu, belediye kayıtlarına göre davacının inşaatın % 85 seviyesine kadar hizmet verdiğini, bu seviyeye göre müvekkili kooperatifin davacı şirketin yapı denetim hizmetinden doğan tüm alacağını ..... Belediyesi'ne ödediğini, belediyenin de yasal kesintileri yaptıktan sonra sözkonusu bedeli davacı şirketin hesabına aktardığını, yapı denetim şirketinin denetimden doğan alacağı ödenmedikçe inşaatın devam etmesinin mümkün olmadığını, oysa 2014 yılından sonra başka bir yapı denetim şirketinden hizmet aldıklarını ve inşaatın devam ettiğini savunurak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; mahkemelerinin 2017/895 ve 2017/896 esas sayılı dosyalarının mükerrerlik oluşturduğu iddiası ile derdestlik itirazında bulunulmuş ise de, 2017/895 Esas sayılı dosyada 9 blok için hak edişlerin geç ödenmesi nedeniyle alacak talebi, 2017/... Esas sayılı dosyada ise ... blok için ilave hizmet bedelinin gecikmesi nedeniyle alacak talebi bulunmakta olup dava konularının farklı olduğu, bu nedenle derdestlik itirazının yerinde olmadığı; davalı gerçek kişiler, yapı denetimi hizmet sözleşmesinde taraf olmadıklarını ve bu nedenle yapı denetim hizmet bedelinden sorumlu olmadıklarını iddia etseler de, 4708 sayılı Yapı Denetimi Kanununu gereği sözleşmede imzası bulunmasa da yapı sahibi olan gerçek kişi davalıların, resmi tarife gereğince belirlenen yapı denetimi hizmet ek bedelinden kanun gereği sorumlu oldukları, kaldı ki davalıların yapı denetimi hizmet sözleşmesini belediye ibraz ederek katılma yoluyla sözleşmenin tarafı da oldukları; davalı Kooperatifçe ibra sözleşmesi ibraz edilmiş ise de, bu belgenin davaya etkisinin tartışılması gerekeceği, yapı denetim bedeli belediyeye ödenip, belediyece de davacıya verildikçe, ortaklık karşılığında alınan dükkanın bedelleri ödenecek şeklinde düzenleme getirilmiş olup, gerçekteki bu irade dikkate alındığında mahsup sözleşmesinin yürürlükten kaldırıldığı sonucuna varıldığı; 19.09.2014 tarihli hakediş raporunda inşaatın gerçekleşme oranının % 90 olarak tespit edilmesine göre hesaplamanın bu oran üzerinden yapılması gerektiği, bilirkişi raporunda alacak miktarının bu esaslara göre hesaplandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle 83.832,53 TL asıl alacağın dava tarihi 09.10.2017, 1.063.171,44 TL asıl alacağın ise ıslah tarihi olan 24.05.2021 tarihinden itibaren 3095 S.K.nun 2/f-2. maddesi hükmüne göre ise yukarıda belirtilen değişiklik tarihinden itibaren ticari işlerde Merkez Bankası'nın kısa vadeli avanslar için uyguladığı avans faizi oranında temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.İlk derece mahkemesi 21.12.2021 ve 21.01.2022 tarihli ek kararları ile; davalı gerçek kişilerin istinaf başvurularının yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davalı kooperatif vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı kooperatif vekili istinaf nedenleri olarak; alacağın 5 yıllık zamanaşımı süresinde talep edilmediğini, taraflar arasında yapılan protokol ile alacak/borç miktarının sabitlendiğini, protokol gereği davacının yapı denetiminden doğan alacağının, ortaklıktan doğan borcuna mahsup edilerek ödendiğini, bu şekilde davacı tarafın alacağı ödenmiş olmakla, asıl alacak ve ferilerinin de sonlandığını, ancak mahkemenin ibranameyi hukuki bir dayanak olmaksızın geçerli kabul etmediğini, davacının talep ettiği faizin bağlı bulunduğu asıl borç sona ermiş olduğundan, faiz talep edilmesinin yasaya aykırı olduğunu, protokol kapsamında davacı tarafın alacağı, müvekkile olan borcundan mahsup edilmek suretiyle ödendiğini, davacı taraf, bu sırada faize ilişkin talebini saklı tutmadığından, iş bu protokol tarihinden sonra faiz talep edemeyeceğini, bu durumda, TBK 131. maddesi uyarınca asıl borçla birlikte, fer'isi olan faiz borcu da sona erdiğini, ayrıca yapı denetim borcu varken inşaatın devam edemeyeceğini, yapı denetim şirketinin davalı kooperatiften alacağı olmadığı için 2014 yılından sonra da inşaatın devam ettiğini, bu nedenle davacıya herhangi bir borcun kalmadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava, yapı denetim ücretinin tahsili istemine ilişkindir.Mahkemece, yapı denetim ücretinin inşaatın gerçekleşme oranı % 90 üzerinden hesaplanması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Karar yasal süresinde davalı yüklenici kooperatif vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamına göre, davalılar arasında düzenlenen Arsa Payı Karşılığında Bina Yapımı ve Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi uyarınca davalı ... ve muris ...'a ait arsa üzerinde yapılacak inşaatın, davalı yüklenici kooperatif tarafından üstlenildiği, inşaatın yapı denetim hizmeti için davacı ile davalı kooperatif arasında yapı denetim hizmet sözleşmesi düzenlendiği konusunda bir ihtilaf bulunmamaktadır.4078 Sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun, Yapı Denetim Kuruluşları ve Görevleri başlıklı 2 maddesi; "Bu Kanun kapsamına giren her türlü yapı; Bakanlıktan aldığı izin belgesi ile çalışan ve münhasıran yapı denetimi ile uğraşan tüzel kişiliğe sahip yapı denetim kuruluşlarının denetimine tabidir. Yapı denetim hizmeti; yapı denetim kuruluşu ile yapı sahibi veya vekili arasında akdedilen hizmet sözleşmesi hükümlerine göre yürütülür. Yapı sahibi, yapım işi için anlaşma yaptığı yapı müteahhidini vekil tayin edemez." hükmünü, dava tarihinde yürürlükte olan Yapı Denetimi Hizmet Sözleşmeleri başlıklı 5 maddesi; "Yapı denetim hizmet sözleşmeleri, yapı sahipleri ile Bakanlıkça yayımlanacak usul ve esaslara göre elektronik ortamda belirlenen yapı denetim kuruluşları arasında akdedilir. Bu sözleşmenin bir sureti taahhütname ekinde ilgili idareye verilir. Yapı denetim hizmet sözleşmeleri Bakanlıkça belirlenen haller dışında feshedilemez.
" hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre 4078 Sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun, 2. maddesi ile aynı kanunun 5. maddesindeki hükümler uyarınca yapı denetim hizmetini veren şirkete karşı yapı denetim hizmet bedelinin ödenmesinden arsa sahibi sorumlu olup taraflar arasında yapılan sözleşmede yapı denetim hizmet bedelinden yapı müteahhidin sorumlu olduğu kararlaştırılması da bu sorumluluğu değiştirmeyecektir.
Bu husus Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 02/12/2015 tarih 2014/35361 E. 2015/35230 K. Sayılı ilamında " ... Davalı arsa sahibi ile dava dışı yüklenici ...arasında imzalanan Büyükçekmece .... Noterliği' nin ....08.2007 tarih ve .... yevmiye sayılı düzenleme şeklindeki gayrımenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yapı denetim hizmet bedelinin ödenmesinden davalı arsa sahibine karşı dava dışı yüklenici sorumlu ise de 4708 sayılı Yapı Denetim Yasa' sının 2. maddesindeki, “...Yapı denetim hizmeti, yapı denetim kuruluşu ile yapı sahibi veya vekili arasında akdedilen hizmet sözleşmesi hükümlerine göre yürütülür. Yapı sahibi, yapım işi için anlaşma yaptığı yapı müteahhidini vekil tayin edemez.” ve aynı Yasa' nın 5. maddesindeki, “Yapı denetim hizmet sözleşmeleri, yapı sahibi ile yapı denetim kuruluşu arasında akdedilir...Yapı denetim hizmet bedeli, yapı denetim kuruluşlarının hizmet bedellerinin ödenmesinde kullanılmak üzere yapı sahibince il muhasebe birimlerinde açılacak emanet nitelikli hesaba yatırılır.”şeklinde düzenlenen hükümler uyarınca yapı denetim hizmetini veren şirkete karşı yapı denetim hizmet bedelinin ödenmesinden arsa sahibi sorumlu olduğu" şeklinde ifade edilmiştir. Yargıtay 13. HD’nin 28/11/2019 tarih 2016/25151 E. - 2019/11671 K. Sayılı ilamında da, aynı yasa hükümleri uyarınca yapı denetim hizmetini veren şirkete karşı yapı denetim hizmet bedelinin ödenmesinden arsa sahibinin sorumlu olduğu, davalılar ile yüklenici arasında yapılan Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinde, yapı denetim hizmet bedelinden dava dışı yüklenicinin sorumlu olduğunun kararlaştırılması bu sorumluluğu değiştirmeyeceği belirtilmiştir. Bu nedenle her ne kadar yapı denetim sözleşmesi davalı arsa malikleri tarafından imzalanmamış ise de 4078 Sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun, 2. maddesi ile aynı kanunun 5. maddesindeki amir hükümleri uyarınca davacının, hizmet ücretinden arsa malikleri sorumlu olacağı gözetilerek bu durum kamu düzenine ilişkin olup davalı kooperatif yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek karar verilmesi hatalı olmuştur. Nitekim aynı yapı denetim ilişkisinde doğan başka alacak kalemleri yönünden yapılan yargılamada davalı kooperetif yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine dair istinaf mahkemesi kararları Yargıtay 6. HD'nin 2022/3953 Esas, 2023/3675 Karar ve 2022/3942 Esas, 2022/4095 Karar sayılı kararlarında da onanmıştır. Bu nedenle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davalı kooperatif yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir.Öte yandan davalı gerçek kişilerin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmesi nedeniyle davalı gerçek kişiler aleyhine hükmedilen alacak tutarı yönünden davacı şirket lehine usuli kazanılmış hak doğduğu, bu nedenle davalı gerçek kişilerin % 90 oranında inşaat seviyesi üzerinden tespit edilen yapı denetim ücretinden sorumlu olduğu gözetildiğinde davalı gerçek kişiler yönünde davanın kabulü gerekmiştir.
Açıklanan nedenler ile davalı kooperatif vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında davalı kooperatif yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı gerçek kişiler yönünden davanın kabulüne karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,
1-Davalı kooperatif vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/... Esas, 2021/... Karar ve../09/2021 tarihli kararının HMK'nun 353/1.b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,
2-a)Davalı kooperatif yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
b)Davanın davalı gerçek kişiler yönünden KABULÜ İLE asıl alacağın 83.832,53 TL'sinin dava tarihinden, 1.063.171,44 TL'sinin ıslah tarihinden 3095 S.K.nun 2/f-2. maddesi hükmüne göre Merkez Bankası'nın kısa vadeli avanslar için uyguladığı avans faizi ile birlikte davalı gerçek kişilerden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
Davadan önce işlemiş temerrüt faizi talebinin REDDİNE,
c)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 78.351,84 TL harçtan davacı tarafından yatırılan 20.413,11 TL harcın mahsubu ile bakiye 57.938,73 TL harcın davalı gerçek kişilerden müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
d)Davacı tarafından yatırılan 31,40 TL başvurma harcı ile 20.413,11 TL peşin ve ıslah harcının davalı gerçek kişilerden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
e)Davacı tarafından karşılanan 2.505,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre 2.403,94 TL'sinin davalı gerçek kişilerden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
f)Davalı kooperatif tarafından yapılan 27,90 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı kooperatife VERİLMESİNE,
g)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davada kabul edilen miktar üzerinden AÜTT gereğince hesaplanan 178.050,60 TL vekalet ücretinin davalı gerçek kişilerden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
h)Davalı kooperatif kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AÜTT gereğince belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı kooperatife VERİLMESİNE,
ı)Davalı gerçek kişiler kendisini vekille temsil ettirdiğinden davada reddedilen miktar üzerinden AÜTT gereğince belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı gerçek kişilere VERİLMESİNE,
İstinaf Giderleri Yönünden
4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harcın davalı kooperatif tarafından yapılan 19.587,96 harçtan mahsubu ile bakiye 18.855,96 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı kooperatife İADESİNE,
5-Davalı kooperatif tarafından yatırılan 894,10 TL istinaf harçları ile 144,10 TL istinaf yargılama gideri olmak üzere toplam 1.038,20 TL'nin davacıdan alınarak davalı kooperatife VERİLMESİNE,
6-HMK 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştikten sonra yatıran tarafa İADESİNE,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-2 bendi ile aynı kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.29/01/2026
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.