mahkeme 2022/47 E. 2025/1096 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/47

Karar No

2025/1096

Karar Tarihi

11 Eylül 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/47 Esas
KARAR NO: 2025/1096
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/09/2021
NUMARASI: 2019/1342 Esas, 2021/636 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 11/09/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında 07-15 Nisan tarihlerinde Almanya Münih şehrindeki fuar organizasyonuna katılacak 5 kişi için anahtar teslimi daire konaklaması hizmetine ilişkin sözleşme imzalandığını, sözleşme gereği, şirket çalışanları kadın ve erkek ekipten oluştuğu için ayrı ayrı iki dairenin, konaklama için müvekkili şirketin kullanımına sunulacağını, sözleşme bedeli olarak da her bir daire için 850,00 Euro ücret kararlaştırıldığını, sözleşme bedelinin müvekkili şirketin hesabından, 02.10.2018 tarihinde 850.00 Euro ve 22.10.2018 tarihinde 850,00 Euro olmak üzere ödendiğini, davalı tarafından 28.02.2018 tarihli konaklama belgesinin müvekkili firmaya gönderilerek ... adresindeki 12 ve 17 numaralı dairelerin, sözleşmede belirtilen tarihler için müvekkilinin kullanımına hazır olduğunun bildirildiğini, ancak müvekkili şirketin sahibi ile birlikte dört kişinin fuar için Almanya'ya gittiklerinde davalı firmanın beyan ettiği dairelerden birinin olmadığı, diğerinin ise kalmaya uygun olmadığı için müvekkili şirket çalışanlarının zor durumda kaldığını, bu durumun davalı şirkete bildirilmesine rağmen davalı şirketin herhangi bir çözüm üretemediğini ve o gün geceyi konaklamak üzere ev ve otel arayışına girmek zorunda kaldıklarını ve o gece fuar alanına oldukça uzak bir otelde konaklamak zorunda kaldıklarını, ertesi gün davalı şirket tarafından, ancak fuar alanından oldukça uzakta ve sadece bir adet dairenin müvekkili şirket çalışanlarının kalması için bulunabildiğini, müvekkili şirket çalışanlarının fuar organizasyonuna biran önce katılabilmek için bunu mecburen kabul etmek zorunda kaldıklarını, bu süre zarfında bayan ve erkek aynı evde konaklamak zorunda kaldıklarını, fuar alanına oldukça uzak olduğu için her gün fazladan benzin ve ulaşım gideri ödemek zorunda kaldıklarını, müvekkili şirketin davalıdan tutulmayan ev için ödenen bedeli talep ettiğini, davalının önce bu talebi kabul ederek ödeyeceğini whatsapp yoluyla beyan ettiğini, ancak daha sonra davalının bu ödemeyi yapmaktan vazgeçtiğini, bunun üzerine davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını ve davalı tarafından bu icra takibine itiraz edildiğini beyanla davalının İstanbul ...icra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davacı arasındaki sözleşmenin, 5 kişinin 07-15 Nisan tarihleri arasında anahtar teslim daire hizmetinin sunulmasına dair olduğunu, sözleşmenin hiçbir yerinde 5 kişinin 2 ya da 3 ve yahut 4 daireye yerleşeceğine dair bir hüküm bulunmadığını, müvekkilinin sözleşmede olan yükümlülüğünü fazlasıyla ve de zarara uğrayacak şekilde ifa ettiğini, sözleşmede yer almamasına rağmen davacının isteği doğrultusunda fuar için iki ayrı daire sunduğunu ve bu dairelerin bedelini ödediğini, bu bedellerin ödendiğine dair ekstreyi ibraz ettiklerini, ancak davacının kendilerine gönderilen daire resimlerini görüp onay vermelerine rağmen konaklama yerine gidip beğenmediklerini söyleyerek kalmak istemediklerini, fuar dönemindeki yoğunluğa rağmen davalı müvekkilinin olağanüstü bir çaba gösterdiğini ve davacının mağdur olmaması için 4+1 daire bulduğunu, ödemesini yaptığını, davacının sunduğu whatsapp yazışmalarını kabul etmediklerini, davacının mağduriyet bahanesiyle menfaat elde etmeye çalıştığını beyanla davanın reddine, davacının %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; Taraflar arasında bila tarihli Tur Sözleşmesinin akdedildiği, sözleşmenin konusunun 7-15 Nisan 5 kişi anahtar teslim konaklama olduğu, davacı tarafça sözleşme kapsamında davalıya 02/10/2018 tarihinde 850,00 Euro ve 22/10/2018 tarihinde 850,00 Euro olmak üzere toplam 1.700,00 Euro ödeme yapıldığı, 22/10/2018 tarihli ödeme dekontu açıklamasında "... Ev Kirası 2 Adet" yazılı olduğu, davalı tarafça sunulan cevap dilekçesinde fuar için davacı tarafa sözleşmede yazılı olmamasına rağmen 2 adet daire sunulduğunun, bedelinin alındığının, karşı yanın bu dairelerde kalmak istememesi üzerine 1 adet 4+1 daire sağlandığının davalının kabulünde olduğu, sözleşmede kararlaştırılan konaklama tarihlerinin 7-15 Nisan ve Konaklama belgesinde konaklama başlangıç tarihinin 07/04/2019 olmasına rağmen sunulan otel faturasından davacı şirket çalışanlarının 7-8 nisan 2019 tarihinde 1 gece otelde konaklama yaptıkları ve bunun karşılığında 238,00 Euro konaklama bedeli ödedikleri, tanık anlatımlarının sunulan belgelerle ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu ve davacının iddialarını doğrular mahiyette olduğu, her ne kadar davalı tarafça ilk temin edilen 2 adet odanın davacı şirketçe onaylandığı, sözleşme kapsamındaki edimlerinin tam ve gereği gibi eksiksiz yerine getirildiği savunmasında bulunulmuş ise de bu hususlarda ispata yarar delil sunulmadığı, davacı tarafça 2 adet ev kirası için ödeme yapıldığı, davalı tarafça 1 adet ev kiralamasının 1 gün gecikmeli olarak sağlandığı, bu hali ile davacı tarafça 1 adet ev kirası için ödenen konaklama bedeli olarak 850,00 Euro, 1 gün gecikmeli olarak konaklama hizmetinin sağlanması nedeniyle yapılan zorunlu otel masrafı olarak 238,00 Euro olmak üzere toplam 1.088,00 Euro'yu davalıdan talep etme hakkının bulunduğu, davalı tarafın bu bedele yönelik icra takibine yaptığı itirazın haksız olduğu, davacı tarafça 130,00 Euro benzin ve ulaşım gideri talebine dair bir delil sunulmadığı, yine takip öncesi davacı tarafından davalıya yönelik keşide edilmiş bir ihtar bulunmadığından davalının takip öncesi temerrüte düşürülmediği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile, icra dosyasına yönelik borçlu davalı tarafından 1.088,00-€ (Euro) asıl alacağa yönelik yapılan itirazın iptaline, takibin belirtilen miktar yönünden asıl alacağa takip tarihinden itibaren Euro döviz cinsine kamu bankalarınca uygulanan en yüksek yıllık mevduat faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki TCMB efektif satış kuru üzerinden ödenmek üzere kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak likit ve itiraz haksız olduğundan asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 6.037,30-TL icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkili ile davacı arasındaki sözleşmeye göre müvekkilinin yükümlülüğünün 5 kişinin 07-15 Nisan tarihleri arasındaki anahtar teslim daire hizmetinin sunulmasına ilişkin olduğu, burada dikkat edilecek olan hususun 5 kişinin yerleşmesine ilişkin olduğunu, sözleşmenin hiç bir yerinde 5 kişinin 2 yada 3 ve yahut 4 daireye yerleşeceğine dair bir hüküm bulunmadığını, müvekkilinin sözleşmede olan bu yükümlülüğünü yerine getirdiğini, müvekkilinin sözleşmede yer almamasına rağmen davacının isteği doğrultusunda fuar için iki ayrı daire sunduğu ve bu dairelerin bedelini ödediğini, bu bedellerin ödendiğine dair ekstrenin dosyaya sunulduğunu, ancak davacının kendilerine gönderilen daire resimlerini görüp onay vermiş olmalarına rağmen konaklama yerine gidip kalmak istemediklerini, beğenmediklerini beyan ettiklerini, müvekkilinin fuar dönemindeki yoğunluğa rağmen olağanüstü bir çaba gösterdiğini ve davacının mağdur olmaması için 4+1 bir daire bulduğunu, resimlerini yollayarak onay aldığı ve sözleşmede belirtilen konaklama hizmetini yerine getirdiğini, davacının sözleşmede yer almayan bir hükümden hareketle paranın iadesini istediğini, sözleşmenin hiç bir yerinde iki yahut üç daire konaklama hizmetine dair bir yükümlülük yer almadığını, davacının böyle bir hüküm varmışcasına menfaat elde etmek istediğini, davacının delil olarak sundukları whatsapp yazışmalarını kabul etmediklerini, onun dışında mail aracılığıyla yapılan görüşmelerin savunmalarını teyit ettiğini, mahkemenin bu mail yazışmaları dikkate almadan eksik inceleme ile karar verdiğini, davacının mağdur olmadığını müvekkilinin mağdur olduğunu, müvekkilinin hem önce iki daire bedelini ödediğini, daha sonra da 4+ 1 dairenin bedelini ödeyerek zarara uğradığını, bunun için karşı taraftan bir ödeme almadığını, Mahkemece kısmen kabul edilen miktar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi kapsamında, konaklama hizmetinin davalı tarafından gereği gibi ifa edilmediğinden bahisle yurt dışı konaklama ücreti iadesi, yurt dışı otel ücreti ve benzin ve ulaşım giderlerinin tahsili için başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı tarafından davalı aleyhine İstanbul 28. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası ile "yurt dışı konaklama ücreti iadesi, yurt dışı otel ücreti, benzin ve ulaşım gideri" açıklamalı asıl alacak kalemleri ile bunlara ilişkin faiz istemine dayalı toplam 1.270,32 Euro alacağa ilişkin icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından süresinde itiraz edilmesi üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği ve davacının İİK 67. Maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde 1.270,00 Euro( 8.549.25 TL) harca esas değer üzerinden iş bu itirazın iptali davasının açtığı anlaşılmıştır.Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı vekili hükmü istinaf etmiştir. İstinafa konu uyuşmazlık, iki adet daire için anlaşılarak ödemesinin yapılmasına rağmen sadece bir adet dairenin kiralandığı iddiası ile ödenen bir adet dairenin, başka bir otelde konaklama yapılmak zorunda kaldığı iddiasıyla yurtdışı otel ücreti ile benzin ve ulaşım giderlerinin davalıdan talebinin yerinde olup olmadığı, bu sebeple davacının icra takibine konu alacağın varlığı ve takip tarihi itibariyle miktarı ile alacağın kabul edilen kısmı yönünde icra inkar tazminatına hükmedilip hükmedilmemesinin yerinde olup olmadığına ilişkindir.17/04/2020 tarihli bilirkişi raporda özetle; "Taraflar arasında, Eylül 2018 tarihli, “7-15 Nisan tarihleri arasında Münih kentinde 5 kişinin anahtar teslim daire konaklamasına” ilişkin bir Tur Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmede tur bedelinin, davalı acente hesabına 11.900,00 TL olarak ödenmesinin kararlaştırıldığı, ancak ödemelerin döviz olarak yapıldığı, davacı şirket beyanlarına göre daire başı 850,00 € olmak üzere 2 adet dairenin kiralanması hususunda anlaşıldığı, davalı acentenin ise sözleşmede daire sayısının belirtilmediği yönünde itirazda bulunduğu, takip ve dava konusu alacağa dayanak olarak; davalı şirket banka hesaplarına 2018 yılında yapılan ödemelere ait dekontlarla, sözleşme dışı konaklama yapılan otele ait faturanın ibraz edildiği, dekontlara göre 02.10.2018 tarihinde 850,00 €, 22.10.2018 tarihinde 850,00 € ödeme yapılmış olduğu, 22.10.2018 tarihli dekontta “... Ev Kirası 2 Adet" açıklamasının bulunduğu, davalı şirket defterlerine göre 21.05.2019 takip tarihi ile davacı şirketin herhangi bir bakiyesinin bulunmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın iki adet daire için anlaşılarak ödemesinin yapılmasına rağmen sadece bir adet dairenin kiralandığı iddiasından kaynaklandığı, yapılacak konaklamaya ilişkin, davalı acente tarafından düzenlenen belge (voucher) üzerinde el ile düşülmüş bir not bulunduğu, notta belirtilen adresin konaklama belgesi üzerindeki adresle birebir uyumlu olmadığı, notta iki ayrı daire numarasının belirtilmiş olduğu, davacı şirketin konaklama yapılacak dairelere onay verdiğine ilişkin dosyada herhangi bir belge ve bilgi bulunmadığı, ihtilaf konusu konaklamaya ilişkin, yurt dışı konaklama ücret iadesi olarak 850,00 €, sözleşme kapsamı dışında gerçekleşen yurtdışı konaklama bedeli olarak 238,00 €, fuar alanına uzak olması sebebiyle yapılan benzin ve ulaşım gideri olarak 130,00 € asıl alacak talebinde bulunulduğu, başlatılan ilamsız takipte; 52,32 € işlemiş faiz talep edildiği, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin, temerrüde ilişkin bir hüküm içermediği, davacı şirket tarafından keşide edilen herhangi bir ihtarname de bulunmamakta olup; işlemiş faiz talebine dayanak olabilecek herhangi bir belge de ibraz edilmediği, bu sebeple işlemiş faiz hesaplaması yapılmadığı" şeklinde görüş bildirmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde, sözleşmenin hiç bir yerinde iki ya da üç daire konaklama hizmetine dair bir yükümlülük yer almadığını, davacının sözleşmede yer almayan bir hükümden hareketle paranın iadesini istediğini ileri sürmüştor.Dosya kapsamına göre taraflar arasında, tarihsiz Tur Sözleşmesinin akdedildiği, sözleşme konusunun 7-15 Nisan 5 kişi anahtar teslim konaklama olduğu, davacı tarafça sözleşme kapsamında davalıya 02/10/2018 tarihinde 850,00 Euro ve 22/10/2018 tarihinde 850,00 Euro olmak üzere toplam 1.700,00 Euro ödeme yapıldığı, 22/10/2018 tarihli ödeme dekontu açıklamasında "... Ev Kirası 2 Adet" yazılı olduğu anlaşılmıştır.Davalı vekili, ilk derece Mahkemesine sunduğu cevap dilekçesinde, sözleşmede yer almamasına rağmen müvekkilinin, davacının isteği doğrultusunda fuar için iki daire sunduğunu ve bu dairelerin bedelini ödediğini, davacının kendilerine gönderilen daire resimlerini görüp onay verdiği halde konaklama yerine gidip kalmak istememesi üzerine 1 adet 4+1 daire sağlandığını beyan etmiştir. Bu durumda, her ne kadar sözleşme hükümlerinde yazılı olmasa da, ilk olarak 2 ayrı daire kiralanması konusunda taraflar arasında bir anlaşma sağlandığı tarafların da kabulündedir. Bu nedenle davalının sözleşmede daire sayısının belirtilmediği yönündeki itirazı yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamına sunulan dekontlara göre davacı tarafça 2 adet daire için kira ödemesi yapılmıştır. Bu hali ile davacı vekili dosyaya sunduğu iki ayrı dekont ile iki daire için kira bedelini ödediğini, aralarındaki sözleşme ve anlaşma kapsamında edimini yerine getirdiğini ispat etmiştir. Bu durumda davalı vekilinin aralarındaki sözleşme ve daha sonra iki daire üzerinden yapılan anlaşma üzerine, davacıya 07 Nisan tarihinden başlamak üzere 2 adet dairenin kiralanması hizmetini sunduğunu ispat etmesi gerekir.Davacı vekili, şirket yetkilisi ve yanında bulunan dört kişinin fuar için Almanya'ya gittiklerinde davalının beyan ettiği dairelerden birinin olmadığını, diğerinin ise kalmaya uygun olmadığı için müvekkili şirket çalışanlarının otelde konaklamak zorunda kaldıklarını ileri sürmüştür. Davalı vekili ise, ilk temin edilen 2 adet dairenin davacı şirketçe resimleri görülüp onay verilmesine rağmen konaklama yerine gidip kalmak istemediklerini, beğenmediklerini beyan etmeleri üzerine farklı bir daire bulduğunu savunmuştur. Ancak davalı, davacı şirketin konaklama yapılacak dairelerle ilgili onay verdiğine yönelik savunmasını destekler mahiyette herhangi bir delil ve belge ibraz etmemiştir.Diğer taraftan, davalı vekili istinaf dilekçesinde, kendisinin mağdur olduğu, toplamda 3 adet dairenin bedelini ödediğinden zarara uğradığını ileri sürmüş ise de, bu savunmasına ilişkin sunduğu ve dosya kapsamındaki vekaletnameye göre davalı şirket yetkilisine ait olduğu anlaşılan kredi kartı ekstrelerinde gösterilen ödemelerin, davaya konu sözleşmeye ilişkin konaklamalar için davalı tarafından yapılan ödemeler olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Bu nedenle davalı, toplamda 3 adet dairenin bedelini ödediğini ve bu nedenle kendisinin mağdur olduğu ve zarara uğradığı yönündeki savunmasına itibar edilmemiştir. Belirtilen nedenlerle, dosya kapsamına göre, davalının taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı olarak 1 adet ev kiralaması hizmetini yerine getirmediği, 1 gün gecikmeli olarak ve bir adet 4+1 ev olarak hizmetin sağlandığı, bu hali ile Mahkemece, davacı tarafça 1 adet ev kirası için ödenen konaklama bedeli olarak 850,00 Euro, 1 gün gecikmeli olarak konaklama hizmetinin sağlanması nedeniyle yapılan zorunlu otel masrafı olarak 238,00 Euro olmak üzere toplam 1.088,00 Euro yönünden itirazın iptali ile icra takibinin bu miktar yönünden devamına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Davalı vekili kabul edilen kısım yönünden hükmedilen icra inkar tazminatı yönünden de kararı istinaf etmiştir.İİK'nun 67/2 maddesi gereğince inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşul olup, borçlunun itirazının kötü niyetle olması gerekmez. Bundan başka alacağın likit ve belli olması da gerekir. Somut olayda, icra takibine konu iadesi talep edilen hizmet bedeli ve faturaya dayalı konaklama bedeli alacağı likid ve belirlenebilir nitelikte olduğundan ilk derece mahkemesince karar altına alınan miktar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1b.1 maddesi gereğince reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/1342 Esas, 2021/636 Karar sayılı ve 15/09/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 125,05 TL harcın mahsubu ile bakiye 490,35 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.11/09/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim