mahkeme 2022/41 E. 2025/1074 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/41

Karar No

2025/1074

Karar Tarihi

11 Eylül 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/41 Esas
KARAR NO: 2025/1074
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 26/02/2019
NUMARASI: 2016/624 Esas, 2019/212 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 11/09/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkili şirket ile 14/10/2014 tarihinde ... Sanayileri ve Aksesuar Fuarına katılmak için sözleşme imzaladığını, müvekkilinin sözleşme ile üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, tanıtım kataloğunda davalının isminin yer aldığını, müvekkili şirketin yargılama neticesinde ispat edileceği üzere en az 7.047,00 TL alacaklı olduğunun ortaya çıkacağını, ödeme emri ve sözleşmede görüleceği üzere müvekkil şirketin alacağı bedelin 2.700,00 USD olduğunu, Bakırköy 11. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilince icra takibine yönelik itiraz üzerine davacının ilk olarak Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1061 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davasını açtığını, taraflarınca yetki itirazında bulunulması üzerine yetkisizlik nedeniyle davanın reddedildiğini, davacı tarafından dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi üzerine ek karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, bu karar kesinleştirilmeden işbu eldeki davanın açılması sebebiyle derdestlik itirazlarının olduğunu, müvekkilinin 26.02.2015 - 01.03.2015 tarihlerinde Mısır'da yapılacak olan bir fuara katılmak üzere 3.600,00 USD bedel üzerinde davacı ile anlaştığını, bu bedelin 4 eşit taksit halinde ödenmesine karar verildiğini, ilk taksitin 25.10.2014 tarihinde müvekkili tarafından ödendiğini, ancak bu tarihten sonra Mısır'da yaşanılan darbe sonrası ülkede güven ortamının sarsılması sebebiyle müvekkilinin fuara katılmaktan vazgeçtiğini ve bu durumu hemen davacıyı arayarak bildirdiğini, bu görüşmede ayrıca standın başka firmalara kiralanabileceği, ödenen bedelin cayma bedeli olarak geri istenmeyeceği ve geri kalan bedelin ise ödenmeyeceği bilgisinin verildiğini, tarafların bu şekilde sözlü anlaşmaya vardığını, buna rağmen davacının fuar tarihinden sonra müvekkili hakkında icra takibinde bulunduğunu, davacının kötüniyetli olduğunu, zira müvekkili için ayrılan standı başkasına kiralamasına rağmen icra takibi yaparak mükerrer kazanç amacı güttüğünü, sözleşmenin, genel işlem koşullarına tabi tek tip bir sözleşme olduğunu ve müvekkiline açıklanmadan imzalatılarak pazarlık imkanı verilmediğini, sözleşmenin 3. maddesinde yer alan davacının dayandığı "müşterinin kabul edilebilir mazeretini yazılı olarak bildirmesi kaydı ile" ibaresinin TBK'nun 25. maddesinin ihlali anlamına geldiğinden sözleşmenin bu maddesinin yasa gereği yazılmamış sayılması gerektiğini belirterek davanın reddi ile alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; davalı tarafın, fuarın yapılacağı Mısır’daki darbeden dolayı fuara katılmayacaklarına dair 4 ay önceden davacı tarafa sözlü bildirimde bulunduğunu iddia ettiği, oysa fuar sözleşmesinin 3. maddesinde fuara katılamayacağının yazılı olarak bildirilmesi gerektiğinin hüküm altına alındığı, davalının, davacı tarafa fuara katılmayacaklarını bildirdiğini kanıtlayamadığı, davalı her ne kadar fuar tarihinden 90 gün öncesi süresine uyduğunu ileri sürmüş ise de, sözleşmede yer alan "yazılı bildirim" fesih şartına uymadığı, yine davalı sözleşmeye uymama gerekçesini Mısır’da yaşanılan darbe sonrası ülkede güven ortamının sarsılması olarak göstermiş ise de, ileri sürülen iddianın Mısır’daki olayların tarihi ile örtüşmediği, davaya konu sözleşmenin imza tarihinin ise bütün bu olaylardan sonra 14/10/2014 olduğu, bu tarihte sözleşmeyi imzalayan tacir kimliğindeki davalı şirketin, sözleşmenin imza tarihinden önceki olaylara dayanarak sözleşmeyi feshettiğini ileri sürmesinin mümkün olmadığı, bu durumda davacı şirketin fuar katılım bedeli bakiyesi olan 2.700 $ karşılığı (2.700 x 2,5905) 6.994,35 TL alacağının olduğu kanaatine varıldığı, takip konusu alacağın likit ve hesap edilebilir nitelikte olduğu gerekçelerine istinaden davanın kısmen kabulü ile, itirazın iptaline, takibin 6.994,35 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, alacağın %20'si olan 1.398,87 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin fuara katılmama kararı alır almaz davacının mağduriyet yaşamaması için fuara daha 4 ay varken iyiniyetli olarak bu durumu davacıya bildirdiğini, sözleşmenin ilgili maddesine göre ise 90 gün önceden bildirim yapılmasının yeterli olduğunu, TMK'nun 3. maddesine göre kanunun iyiniyete hukukî bir sonuç bağladığı durumlarda, asıl olan iyiniyetin varlığı olup somut olayda müvekkilinin iyiniyetli davrandığını, Mahkemece, sözleşme gereği fuara katılmama bildiriminin yazılı olarak bildirilmesi gerektiği, müvekkilinin, davacıya sözlü bildirim yaptığının ispatlanamadığı sonucuna varılmış olsa da, bu hususun ispatı için talepleri olduğu halde ...'in tanık olarak dinlenmediğini, davacı tarafından sunulan nerede ve ne zaman çekildiği belli olmayan iki adet fotoğrafın müvekkilinin fuar alanındaki yerinin başkasına kiralanıp kiralanmadığı konusunu aydınlatmaya yetmediğini, Mahkemece davacı taraftan fuar stand ve salon numaralarını içerir şekilde fuar katılım listesinin istenilmesine rağmen davacı tarafından mahkemeye sadece iki adet fotoğrafın sunulması talep edilen belgelerin ibraz edilmediğini gösterdiğini, istenilen belgeler davacı tarafından kesin süre içinde sunulmadığı gibi bu hususa ilişkin bir mazeret de bildirilmediğini, davacı mükerrer kazanç elde edip etmediğini usulüne uygun şekilde ispatlayamadığı gibi kendisine yapılan bildirim üzerineden 6 ay geçtikten sonra icra takibi yaptığı dikkate alındığında hukuken kötüniyetli olduğu sonucuna ulaşıldığını, bilirkişi raporunda Mısır'da yaşanan darbe tarihi ile müvekkilinin fuara katılmaktan vazgeçtiği tarihin uyuşmadığı değerlendirilmiş ise de, sadece resmi tarihlerin dikkate alınmasının yeterli olmadığını, aynı tarihlerde ülkenin iç karışıklık durumunun incelenmediğini, darbe ve seçim sonucu ülkede yaşanan karışıklıkların yerini hemen huzur ortamına bırakmadığını, bu nedenle müvekkilinin mazeretinin bilirkişi raporlarında kabul edilebilir bir mazeret olarak görülmemesinin eksik ve hatalı bir incelemenin sonucu olduğunu, Mahkemece sözleşmeden önceki olaylara dayanılarak sözleşmenin feshedilemeyeceği kabul edilmiş ise de, sözleşme süresinde darbenin etkisinin halen devam ettiği hususunun dikkate alınmadığını, müvekkilinin fuara katılmaktan vazgeçme sebebinin kabul edilebilir bir mazeret olarak görülmesi gerektiğini, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına hükmedildiğini, oysa 7.047,00 TL üzerinden açılan davada yapılan incelemeler ve bilirkişi raporlarıyla borcun 6.994,35 TL olarak belirlenmesi sebebiyle borcun likit sayılamayacağı, icra inkar tazminatının belirlenmesinde diğer bir kriterin dürüstlük kuralı olduğunu, dosya kapsamına göre müvekkilinin kötüniyetli olduğuna dair bir hususun olmadığını, haksız ve kötüniyetli olması sebebiyle davacı üzerine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, bakiye fuar katılım alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.Davacının, davalı hakkında Bakırköy 11. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 7.047,00 TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe ve borca karşı itirazda bulunduğu, itirazın davacı alacaklıya tebliğine dair bir belgeye rastlanmadığından işbu itirazın iptali davasının yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece, uyuşmazlık ile ilgili bilirkişiden rapor alınmıştır.Somut olayda, davalı 26/02/2015-01/03/2015 tarihleri arasında Mısır'da yapılacak olan fuara katılmak amacıyla davacı ile 14/10/2014 tarihli fuar katılım sözleşmesini akdetmiştir. Sözleşme tutarının 4 ayrı eşit taksitler halinde toplam 3.600,00 USD olarak ödenmesi kararlaştırılmış olup ilk taksit tutarı olan 900,00 USD'nin ödendiği her iki tarafın da kabulündedir. Davacı taraf dava konusu icra takibi ile bakiye fuar katılım alacağı olan 2.700,00 USD'nin karşılığı 7.047,00 TL'nin tahsilini talep etmiş olup aynı miktar üzerinden işbu davayı açmıştır.Dosya kapsamından, aynı icra takip dosyasına konu alacağa ilişkin davacı tarafından davalıya karşı ilk olarak Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1061 Esasında kayıtlı itirazın iptali davasını açıldığı, 14/01/2016 tarihinde davanın yetkisizlik sebebiyle usulden reddine karar verilmesinden sonra dosyanın süresinde yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi üzerine Mahkemece 01/03/2016 tarihinde ek karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.Derdestlik 6100 sayılı HMK'da bir dava şartı olarak düzenlenmiş olup dava şartları kamu düzenine ilişkin olduğundan işin esasından önce bu hususun incelenmesi gerekmiştir.Mahkemece, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1061 Esasında kayıtlı dosyayı kesinleştirmesi amacıyla davacı vekiline süre verilmiş olup ara karar gereğini yerine getiremediğinden bahisle davacı vekili kesinleşme şerhinin temini için müzekkere yazılmasını talep etmiştir. Bunun üzerine Mahkemece 29/11/2017 tarihli celsede, kararın kesinleşme şerhli örneği ile birlikte gönderilmesi istenmesine rağmen aynı celsede Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1061 Esasında kayıtlı davada 01/03/2016 tarihinde karar verildiği, kararın taraflarca temyiz edilmediği (taraf vekillerinin duruşmada alınan beyanları doğrultusunda) ve eldeki davanın da 03/06/2016 tarihinde açıldığı gerekçeleri ile derdestlik itirazının reddine karar verilmiştir."...Davanın açılmamış sayılması kararı ile, dava açılması ile meydana gelmiş olan sonuçlar son bulur. Bu bağlamda davanın açılması ile doğmuş bulunan derdestlik durumu davanın açılmamış sayılması ile son bulur. Bu bakımdan mahkemece derdestlik nedeniyle davanın usulden ret edilmesi doğru olmamış ve mahkeme kararının bozulması gerekmiştir. Ancak yerel mahkemece birinci mahkemece verilen davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararın kesinleşip kesinleşmediği üzerinde durulup, kesinleşmemişse kesinleşmesinin sağlanması için taraflara süre verilip sonucunun beklenmesi de gereklidir. (Bakınız: Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü Cilt III. sayfa 3004-3015 ve 2959-2960)..." (Yargıtay 19 HD'nin 2016/7241 Esas 2017/2146 Karar sayılı ilamı).Somut olayda, ikinci olarak açılan eldeki davanın esasının incelenebilmesi için öncelikle Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1061 Esasında kayıtlı davada verilen kararı kesinleştirmek üzere davacı tarafa süre verilerek sonucunun beklenmesi ve oluşacak sonuca göre derdestlik itirazı hakkında bir karar verilmesi gerekirken Mahkemece bu yönde işlem tesis edilmeden derdestlik itirazının reddine karar verilerek işin esasının incelenmesi isabetli olmamıştır.Açıklanan sebeplerle, öncelikle derdestlik itirazı usulüne uygun olarak incelenmeden karara bağlandığından ilk derece mahkemesince işin esasının incelenerek yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmadığından davalının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,2-İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/624 Esas, 2019/212 Karar sayılı ve 26/02/2019 tarihli kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE, 4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 119,45 TL harcın mahsubu ile bakiye 495,95 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a.6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.11/09/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim