mahkeme 2021/795 E. 2024/1206 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/795
2024/1206
24 Ekim 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/795 Esas
KARAR NO: 2024/1206
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/10/2020
NUMARASI: 2018/1084 Esas, 2020/478 Karar
DAVANIN KONUSU: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 24/10/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı ... arasında imzalanan Anlaşmalı Sağlık Kurumu Hizmet Sözleşmesi hükümleri uyarınca davalı ... sigortalısı hastalara müvekkili hastane tarafından sağlık hizmetleri bedellerinin davalı ... ad ve hesabına hareket eden diğer davalı ... tarafından ödeneceğini, bu kapsamda davalı ...Ş'ye ... poliçe nolu hasta ...'nın Bakırköy Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesinden davacı şirketin işletmekte olduğu ... Hastanesi'nin yoğun bakım servisine sevk edildiğini, hastaya eksiksiz şekilde sağlık hizmeti sunulduğunu, hastaya ait tedavi giderleri mevcut sigorta poliçesi ve aradaki hizmet sözleşmesi uyarınca sigortaya fatura edilerek istendiğini, ancak davalı ... firmasının hastaya ait tedavi bedellerini tedavinin poliçe teminatları dışında kaldığında bahisle ödemeyeceğini bildirdiğini, sigortalı hastanın tedavi bedellerinin ödenmemesinin hukuka ve aradaki hizmet sözleşmesine aykırılık oluşturduğunu belirterek davalılardan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili 20.09.2019 tarihli ıslah dilekçesinde; 10.000,00-TL olan dava değerini 21.113,30-TL olarak ıslah ettiklerini bildirmiştir.
CEVAP Davalı ...Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; sigorta poliçesinden kaynaklanan bir davada davacı hastanenin müvekkili şirket açısından taraf sıfatı bulunmadığını, sigorta poliçesi kapsamında müvekkilinden talepte bulunabilecek kişinin ancak sigortalı olabileceğini, müvekkili sigorta şirketinden direkt olarak talepte bulunamayacağını, bu itibarla davanın reddi gerektiğini, diğer davalı ...'nin müvekkili şirketin sağlık poliçesi tanzimi ve hasar yönetimi için hizmet aldığı bir kuruluş olduğunu, ... Destek'in anlaşma yaptığı kurumlarla müvekkili şirket arasında direkt bir ticari ilişki ve sözleşmesel ilişki bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; diğer davalı ... ile sigortalı hasta arasında imza edilen sigorta poliçesinin başlangıç tarihinin 26/04/2018 olduğunu, davayı konu edilen olayın ise 23/06/2018 tarihinde gerçekleştiğini, davacının tedavi giderlerinin tahsili amacı ile açıkça kötü niyetli hareket ettiğini, davacı yanca riayet edilmeyen bir diğer hususun ise anlaşmalı sağlık kurumu hizmet sözleşmesinin 20. Maddesinde düzenlendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacı sağlık kurumu ile davalılardan ... Danışmanlık şirketi arasında anlaşmalı kurum hizmet sözleşmesi akdedildiği, yine davalı ... Danışmanlık şirketi ile diğer davalı ... arasında sağlık poliçesi tanzimi ve hasar yönetimi için hizmet alındığı dolayısı ile aralarında bu bakımından sözleşme ilişkisinin bulunduğuna dair davalı ... şirketinin cevap dilekçesi kapsamındaki ikrarı bulunduğu gözetildiğinde, davacı ile davalılardan ... Danışmanlık şirketinin anlaşmalı sağlık kurumu hizmet sözleşmesi gereği, diğer davalı ... şirketinin ise dava dışı sigortalı ile aralarında düzenlenen sigorta poliçesi gereği olarak dava konusu tedavi giderlerinden kaynaklanan alacak tutarından birlikte sorumlu oldukları gerekçesi ile davanın kabulüne, 21.113,30 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı ... vekili istinaf nedenleri olarak; davacı şirketin poliçe kapsamında sigorta şirketinden direkt talepte bulunma hakkının bulunmadığını, sigorta sözleşmesinde hak sahibinin sigortalı olduğunu ve tazminat talep hakkının da sigortalıda olduğunu bu nedenle husumet itirazında bulunduklarını, müvekkili şirket ile diğer davalı arasındaki sözleşmenin asistans hizmet sözleşmesi olduğunu ve diğer davalı şirketten poliçe tanzimi ve hasar yönetimi için hizmet aldığını, diğer davalı şirketin anlaşma yaptığı kurumlarla müvekkili şirket arasında direkt bir ticari ilişki ve sözleşmesel ilişkinin bulunmadığını bu nedenle müvekkili şirketin sözleşmeden kaynaklanan bir sorumluluğu varmış gibi değerlendirme yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının taraf olmadığı bir sigorta sözleşmesinden dolayı davacıya sigorta teminatı ödenmesinin sigorta hukukuna aykırı olduğunu, bunun dışında dava konusu talebin teminat dışı olması sebebiyle de davanın reddi gerektiğini, sigortalıya ait poliçenin Bekleme süresi başlıklı 3/1 maddesinde hipertansiyon ve komplikasyonlarının 12 ay boyunca poliçe kapsamı dışında tutulduğunu, talebin bu nedenle reddedildiğini. Davacının bu sefer tanıyı değiştirmeye çalıştığını, ayrıca sigortalının önceki sağlık kayıtlarından da hipertansiyon hastası olduğunun belli olduğunu, talebin teminat kapsamında olmadığını belirterek kararın kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı ... Hizmetleri A.Ş. Vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkili şirket yönünden husumet itirazlarını yinelediklerini, müvekkili şirketin diğer davalı ... adına yabancı salık ve tamalayıcı sağlık ürünlerinde asistan hizmet ihtiyaçlarını karşıladığını, müvekkili şirketin sigorta poliçesinin tarafı olmadığını, bu nedenle poliçeden kaynaklı zararın tazmini yönünde karar verilmesinin usul ve mevzuata aykırı olduğunu, davacının tedavi giderlerinin tahsili amacıyla açıkça kötüniyetli hareket ettiğini, hastanın hastaneye yatmasına sebep olan kanamanın sebebinin hipertansiyon olduğunu, hipertansiyonun sigorta poliçesi özel şartları açısından ilk sigortalanma tarihini takip eden 12 ay boyunca sigorta kapsamı dışında olduğunu, somut olayın iş bu bekleme süresi içinde meydana geldiğini, bu sebeple sigorta kapsamı dışında olduğunu, müvekilince davacı yanın provizyon taleplerinin de iş bu hükme dayanılarak haklı olarak reddedildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, davacı sağlık kuruluşu şirket ile davalılardan ... Danışmanlık şirketi ile arasında imzalanan anlaşmalı sağlık kurumu hizmet sözleşmesi hükümleri uyarınca, diğer davalı ... şirketine sigortalı hastanın tedavi masraflarının, davalılardan tahsili istemine ilişkindir. Davacının davalı ... Destek şirketi ile anlaşmalı sağlık kurumu hizmet sözleşmesi imzaladığı ve davalı ... Şirketi ile diğer davalı ... arasında da asistans hizmet sözleşmesi bulunduğu konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. İstinafa konu uyuşmazlık, davalı ... şirketine sigortalı dava dışı sigortalının, davacı şirket nezdindeki tedavi masraflarından davalıların sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, sigortalının davaya konu tedavi masrafının teminat kapsamında olup olmadığına ilişkindir.Dava dışı sigortalı ... ile davalı ... arasında 26.04.2018 başlangıç, 26.04.2019 bitiş tarihli ... sigorta poliçe düzenlendiği anlaşılmıştır. İş bu davada, sigortalının sigorta poliçesinin geçerli olduğu tarihlerde davacı sağlık kuruluşu bünyesinde tedavi gördüğünden bahisle tedavi giderlerinden kaynaklanan fatura alacağının davalılardan tahsili talep edilmiştir. 1-Davalı ... istinaf dilekçesinde; davacı şirketin poliçe kapsamında sigorta şirketinden doğrudan talepte bulunma hakkının bulunmadığını, sigorta sözleşmesinde hak sahibinin sigortalı olduğunu ve tazminat talep hakkının da sigortalıda olduğunu ileri sürmüştür. Davacı ile davalı ... arasında herhangi bir sözleşme bulunmaktadır. Davacı, sigorta poliçesinin tarafı da değildir. Davacı sağlık kurumu dava dışı hastaya hizmet verdiğinden, bu hizmetin bedelini ancak dava dışı hizmet alan hastadan talep edebilir. Dosya kapsamında davacının dava dışı hastadan tedavi giderlerini temlik aldığına ilişkin bir temlik sözleşmesi de bulunmamaktadır. Bu nedenle davalı ... sözleşmesi yönünden açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetli olmamıştır. 2-Davalı ... Danışmanlık şirketi istinaf dilekçesinde sigorta poliçesinin tarafı olmadığını, bu nedenle poliçeden kaynaklı zararın tazmini yönünde karar verilmesinin usul ve mevzuata aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Davalı ... Danışmanlık Şirketi'nin sigorta poliçesinin tarafı olmadığı, davacı şirket ile arasındaki anlaşmalı sağlık kurumu hizmet sözleşmesi kapsamında davacı şirkete hizmet verdiği, yine davalı ... şirketine asistans hizmeti sözleşmesi kapsamında poliçe tanzimi ve hasar yönetimi hizmeti verdiği, sözleşme kapsamında ödenmeyen tedavi giderlerinin davalı ... Şirketinden karşılanacağı yönünde açık bir düzenlemenin bulunmadığı, hatta davacı ile davalı ... Şirketi arasında düzenlenen sözleşmenin 5.3.maddesinde, şirket tarafından onaylanmayan ve dolayısıyla sigorta şirketi tarafından ödenmeyen hizmetlere ait ücretlerin hasta payı olarak 5.3.3 nolu maddede yer alan esaslara göre hastadan temin edilebileceğinin belirtildiği, bu hali ile davalı ...ece Şirketi yönünden de davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetli olmamıştır. Açıklanan nedenlerle davalı ... ile davalı ... A.Ş.'nin istinaf başvurusunun ayrı ayrı kabulü ile HMK 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... ile davalı ... vekilinin yapmış olduğu istinaf başvurusunun ayrı ayrı KABULÜ ile, İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1084 Esas, 2020/478 Karar sayılı ve 15/10/2020 tarihli kararının HMK 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 2-a)Davanın REDDİNE b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 170,78 TL harcın mahsubu ile bakiye 256,82 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, c)Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, d)Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konu hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA, e)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 21.113,30 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE, İstinaf Başvurusu Yönünden; 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın davalı ... tarafından peşin olarak yatırılan 360,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 66,85 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın davalı ... tarafından peşin olarak yatırılan 420,05 TL harcın mahsubu ile bakiye 7,55 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,5-Davalı ... tarafından yapılan 582,15 TL istinaf harçlarının davacıdan alınarak bu davalıya VERİLMESİNE, 6-Davalı ... tarafından karşılanan 522,85 TL istinaf harçları ile 35,00 TL istinaf yargılama giderleri olmak üzere toplam 557,85 TL'nin davacıdan alınarak bu davalıya VERİLMESİNE, 7-6100 sayılı HMK'nın 333.maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmın yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.24.10.2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.