Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/1485

Karar No

2025/248

Karar Tarihi

13 Şubat 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1485 Esas
KARAR NO: 2025/248
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 24/06/2021
NUMARASI: 2018/678 Esas, 2021/766 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali ( Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 13/02/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı firmaya araç servis hizmeti verdiğini, bu hizmet karşılığı düzenledikleri 3 adet fatura karşılığının ödenmediğini, bu nedenle davalı hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı tarafından borca itiraz edildiğini, davalının itiraz dilekçesinde, firmalarına ait otobüslerin müvekkiline ait iş yerinde onarım gördüğü kabul edilmişse de, alınan hizmetten memnun kalmadıklarını bahane edilerek borcun ödenmediğini, davalının, alacağın tahsilini geciktirmek amacıyla haksız ve mesnetsiz olarak itiraz ederek takibin durmasına neden olduğunu belirterek davalının itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı borçlu hakkında %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı tarafından usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen dosyaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davalının yaptığı ödemeler neticesinde davalının davacıya borcunun kalmadığı gerekçesi ile açılan davanın reddine, davacının takip yaparken kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; davalıya verilen servis hizmeti nedeniyle düzenlenen 3 adet faturanın tahsili amacıyla davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, icra takibine itiraz üzerine açılan iş bu davada taraflara ait ticari defterlerin incelendiğini, ticari defterler incelendiğinde, davalı tarafından takibe konu faturaların ödenmediğinin anlaşıldığını, 24.05.2019 tarihli bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere, icra takibinin dayanağı olan irsaliye faturalara içeriği mal ve hizmetin davalıya (...'e) teslim edildiğini, ancak davalının ticari defterlerine işlenmediğini, davalı tarafından yapılan itirazlarda faturada açıklanan hizmetin alınmadığının iddia edilmediğini, faturanın ödendiğinin iddia edildiğini, içeriğine ve dayandığı temel borç ilişkisine itiraz edilmeyen faturanın kesin delil olduğunu ve bu faturanın ödendiğinin de kesin delil ile ispatı gerektiğini, ticari alacağın kesin bir delille ispat edilmiş olmasına rağmen Mahkemece takdir yetkisi kullanılarak bu borcun 3. Şahıs tarafından ve borç doğmadan ödendiğinin kabul edilmesinin hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, temel borç ilişkisine itiraz edilmeyerek kesin delil haline gelmiş bir faturanın ödenip-ödenmediği konusunda takdir yetkisini kullanmanın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, hayatın olağan akışına dahi uymayan, henüz ortada olmayan bir borç için ve borçlu olmayan kişi tarafından yapılan bu ödemelerin, dava konusu borç için yapıldığına dair dosyaya sunulmuş hiç bir delil bulunmadığını belirterek istinaf incelemesi ile mahkeme kararının kaldırılması ve talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, İİK'nun 67/1 maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır. İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında; davacı tarafından davalı aleyhine 30.212,13 TL asıl alacak, 566,17 TL işlemiş faiz (yasal faiz), 22.889,97 TL asıl alacak, 423,31 TL işlemiş faiz (yasal faiz) 15.924,70 TL asıl alacak ve 294,50 TL işlemiş faiz (yasal faiz) olmak üzere toplam 70.310,78 TL'nin tahsiline yönelik icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 22/11/2017 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından icra takibine 28/11/2017 tarihinde itiraz edildiği, davanın yasal 1 yıllık süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. İlk derece Mahkemesince alınan 24/05/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı şirket tarafından ibraz edilen ve incelenen ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin TTK hükümleri uyarınca süreleri içerisinde yaptırıldığını, defter-i kebir defterinin ise tasdiksiz olarak ibraz edildiği, davacı şirket tarafından davalı adına düzenlenmiş( icra takip dayanağı irsaliyeli faturalar dahil 11 adet irsaliyeli fatura toplam tutarı 74.495,74-TL'nin davalı şirkete borç kayıt edildiği, irsaliye fatura karşılığı herhangi bir tahsilat kaydı bulunmadığı, bu işlemler neticesinde davacı şirketin icra takip tarihi olan 15/11/2017 tarihi itibariyle davalı şirketten 74.495,74-TL alacaklı durumda bulunduğu, davalı şirket tarafından sunulan 2017 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yapıldığı, davacı tarafından davalı adına düzenlenmiş yedi adet fatura toplam tutarı olan 21.296,81-TL'nin davacıya alacak kayıt edildiği, fatura bedellerinin banka ve nakit olarak ödendiğinin teyit edildiği ayrıca davalı şirket tarafından davacı adına düzenlenmiş 77.775,61-TL tutarlı faturanın davacı şirkete borç ve alacak kayıt edildiği, bu işlemler neticesinde davalı şirketin icra takip tarihi olan 15/11/2017 tarihi itibariyle davacıya herhangi bir borcu bulunmadığı, hesabın sıfırlandığının görüldüğü, davalı vekili tarafından icra takibine dayanak gösterilen 3 adet irsaliyeli fatura asıllarının ibraz edildiği, ibraz edilen faturaların 2 adedinin davalı şirket ticari defter kayıtlarında kaydına rastlanılmadığı, davalı şirket tarafından inceleme sırasında ...'e ait kredi kartı ekstre fotokopileri sunulduğu, davacı ... San. Tic. Ltd.'nin aşağıda dökümü yapılan ödemeler yapılmış olduğunun tespit edildiği, toplam 90.000,00 TL ödemelerin ... tarafından icra takibine dayanak gösterilen faturalar için ödenip ödenmediğinin belirlenmesinin mümkün olmadığı, söz konusu ödemelerin davalı şirket ticari defterlerinde de kayıtlı olmadığının tespit edildiği, dava dosyasına sunulan belgelerin incelenmesinde; davacı şirketin icra takip tarihinden önceki bir tarihte davalı şirketi temerrüte düşürdüğünü gösteren somut bir belge sunulu bulunmadığı dikkate alındığında davacı şirketin işlemiş faiz talebinin yerinde olmayacağı kanaatine varıldığı, tüm bu açıklamalar doğrultusunda davacı şirket ticari defter kayıtlarına göre davacı şirketin icra takip tarihi olan 15/11/2017 tarihi itibariyle davalı şirketten 74.495,74-TL alacaklı durumda bulunduğu, davalı şirket ticari defter kayıtlarına göre davalı şirketin icra takip tarihi olan 15/11/2017 tarihi itibariyle davacıya herhangi bir borcu bulunmadığı, hesabın sıfırlandığı, davacı tarafından davalı adına düzenlenmiş bir adet irsaliyeli faturanın davacıya alacak kaydedildiği, irsaliyeli faturanın banka aracılığı ile ödendiğinin kaydedildiği, ödemeye ilişkin belgenin sunulmadığı, iki adet irsaliye fatura içeriği mal veya hizmetin davacıdan teslim alındığı ve iki adet faturanın davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı bulunmadığı, bu durumda davacı şirket tarafından davalı adına düzenlenmiş ve icra takibine dayanak gösterilmiş olan üç adet fatura toplam tutarı olan 69.026,80-TL kadar davacıya borçlu durumda bulunduğu kanaatine varıldığı, davalı şirketin İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına vaki itirazının 69.026,80-TL asıl alacak yönünden iptali gerekeceği görüş ve kanaatine varıldığını bildirmiştir.16/04/2021 tarihli ek raporda özetle; ...bank ... (...) ekstreleri incelendiğinde, davalı şirket sahibi ...'e ait kredi kartları ile davacı şirkete ödemeler yapıldığı, davacı şirket ticari defter kayıtlarına göre, davacı şirketin icra takip tarihi olan 15/11/2017 tarihi itibariyle davalı şirketten 74.495,74 TL alacaklı durumda bulunduğu davalı şirket ticari defter kayıtlarına göre, davalı şirketin icra takip tarihi olan 15/11/2017 tarihi itibariyle davacıya herhangi bir borcu bulunmadığı, hesabın sıfırlandığı, davalı şirket sahibi ...'in kredi kartı ile davacı şirkete ödemelerin davacı şirket kayıtlarında kayıtlı bulunmadığı, davalı şirket sahibinin kredi kartları ile davacı şirkete ödemeleri dikkate alındığında, davacı şirketin icra takip tarihi olan 15/11/2017 tarihi itibariyle davalı şirketten alacaklı durumda olmayacağı, aksine davacı şirketin icra takip tarihi olan 15/11/2017 tarihi itibariyle davalı şirkette 15.504,26 TL borçlu duruma geleceği, söz konusu davalı şirket sahibi ...'in kredi kartı ile davacı şirkete yaptığı kredi kartı ödemelerin taraflar arasındaki borç alacak ilişkisine ilişkin ödenip ödenmediğinin kararının mahkemenin takdirinde olacağı, sonuç olarak; davalı şirket sahibinin kredi kartları ile davacı şirkete yapmış olduğu ödemeler dikkate alındığında (74.495,74 TL - 90.000,00 TL) davacı şirketin icra takip tarihi olan 15/11/2017 tarihi itibariyle davalı şirketten alacaklı durumda olmayacağı, aksine davacı şirketin icra takip tarihi olan 15/11/2017 tarihi itibariyle davalı şirkette 15.504,26 TL borçlu duruma geleceği görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Davacı vekili tarafından bilirkişi ek raporuna itiraz edilmemiştir. Somut davada, davalı akdi ilişkiyi inkar etmeyip, borcu ödediğini savunduğuna göre ispat yükü davalıdadır. Davalı, iş bu araç bakım hizmeti nedeniyle tüm hizmet bedelinin davalı şirket yetkilisi ...'e ait kredi kartından ödendiğini savunmuş ve ödeme belgelerini sunmuştur. İlk derece mahkemesinde alınan bilirkişi ek raporunda, davacının ticari defter kayıtlarına göre, icra takip tarihi olan 15/11/2017 tarihi itibariyle davalıdan 74.495,74 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defter kayıtlarına göre, icra takip tarihi olan 15/11/2017 tarihi itibariyle davacıya herhangi bir borcu bulunmadığı, davalı şirket yetkilisinin kredi kartları ile davacıya yaptığı ödemeler dikkate alındığında (74.495,74 TL - 90.000,00 TL) davacının icra takip tarihi olan 15/11/2017 tarihi itibariyle davalıdan alacaklı durumda olmayacağı, aksine davacının icra takip tarihi olan 15/11/2017 tarihi itibariyle davalı şirkette 15.504,26 TL borçlu duruma geleceği belirtilmiştir. Ticaret sicil kayıtlarına göre, davacıya ödeme yapan ...'in davalı şirketin ortağı olup, davacı ile davalı şirket ortağı arasında başka bir ticari ilişkisinin bulunduğu iddia ve ispat edilmemiştir. Yine davacının, davalı şirket ortağı tarafından yapılan ödemelere herhangi bir itirazı da bulunmamaktadır. Bu nedenle, davalı şirket ortağı ...'in kendi şahsi kredi kartı ile davacı şirkete yaptığı ödemelerin, her iki şirket arasındaki araç servis işine ilişkin ticari ilişki kapsamında yapıldığının kabulü gerekmiştir.Davacı vekili, ödemelerin fatura tarihinden önce olduğunu, henüz ortada olmayan bir borç için ve borçlu olmayan kişi tarafından yapılan ödemelerin dava konusu borç için yapıldığına ilişkin herhangi bir delil bulunmadığını ileri sürmüştür. TTK 20. maddesi uyarınca hizmet verilmesi halinde tacirin bir bedel isteyebileceği hükmü düzenlenmiştir. Taraflar arasında bu bedelin istenebilmesi için sözleşme bulunmasına, fatura kesilmesine ihtiyaç yoktur. Fatura kesilmesi vergi hukukunu ilgilendiren bir husustur. (Yargıtay 23 Hukuk Dairesi 2016/9338 E- 2019/5036 K. Sayılı 02.12.2019 tarihli kararı ) Davacı şirket defterlerine göre davacı tarafından kesilen ilk fatura tarihinin 14.01.2017 tarihi olduğu ve bu tarihten itibaren davalı adına 11 adet fatura düzenlendiği, davalı şirket ortağı tarafından 06.01.2017 tarihinden 05.05.2017 tarihi arasında 5 adet toplamda 90.000,00 TL lik ödeme yaptığı, bu ödemelerin davacı kayıtlarında bulunmadığı, bu kayıtlar dikkate alındığında, davacı şirketin icra takip tarihi itibariyle alacağı bulunmadığı anlaşılmakla Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle ilk derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından HMK'nun 353/1.b.1 bendi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/678 Esas, 2021/766 Karar sayılı ve 24/06/2021 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.13.02.2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim