mahkeme 2020/385 E. 2023/1079 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2020/385
2023/1079
19 Ekim 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/385 Esas
KARAR NO: 2023/1079
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/10/2019
NUMARASI: 2017/857 Esas, 2019/984 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Rücuen Tazminat)
KARAR TARİHİ: 19/10/2023
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline sigortalı dava dışı ... Ticaret A.Ş.'ye ait iş yerinde 16/02/2016 günü saat 08:45 ile 09:15 aralığında davalı şirketin dizi çekimi gerçekleştirdiği esnada 3. katta taşıma esnasında kabin bölümüne ayaklı ışık aparatını yerleştirirken tavandaki yangın sipringine ayaklı ışık aparatının çarpması sonucunda springlerin de devreye girdiği, sigortalı iş yerinde bulunan bina ve demirbaş kıymetlerinin su basması nedeniyle hasarlandığını, davalı şirketin TBK'nın 49 ve 66. maddeleri uyarınca sorumlu olduğunu, eksper çalışması sonucu düzenlenen raporda zararın 15.540,76-TL olarak tespit edildiği belirtilerek yapılan ödemenin TTK'nın 1472. maddesi uyarınca ödeme tarihi 16/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalıdan rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; rizikonun gerçekleştiği yerde kamera kaydı bulunmadığından, ışık aparatının yangın springine çarptığının tam manasıyla kanıtlanamadığını, müvekkili şirketin dizi çekimleri sırasında hasarın meydana geldiği mağazada bulunduğunu, ancak çekimler sırasında söz konusu taşınmaza hiçbir zarar verilmediğini, olayın meydana geldiği sırada çekim yapılır iken çekim ekibinin de birden bire yangın söndürme sisteminin neden devreye girdiğini anlayamadığını, yaşanan su sirayeti nedeniyle bir çok teknik ekipmanın zarar gördüğü, zararın yangın springinin imalat ve montaj hatasından meydana geldiğini, rizikonun beklenmeyen hal kapsamında meydana geldiğini, kaldı ki eksper raporundaki notlardan görüleceği üzere bu hasarın ilk defa gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; teknik inceleme bilirkişi raporu, hasar fotoğrafı, mağaza müdürü tarafından tutulan rapor ile maddi zarar kalemleri bir arada değerlendirilerek, kazanın ekspertiz raporunda tespit edildiği şekilde hayatın olağan akışına uygun bir şekilde gerçekleştiği, kazanın oluşumunda davalı yapımcı firmanın %100 kusurlu olduğu, yapılan ödemenin hasar içeriği ve boyutu ile uyumlu olduğu, halefiyetin yasal şartlarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; İlk Derece Mahkemesinin, kusuru tespit ederken davacı ... şirketinin eksperi tarafından düzenlenen raporunu esas aldığını, İlk Derece Mahkemesi tarafından tevdi edilen bilirkişilerin de aynı mahiyette rapor hazırladıklarını, sigorta eksperinin farazi raporunu esas alan bilirkişi heyetinin de aynı mahiyetteki nasıl gerçekleştiği açıklanamayan ancak sırf müvekkiline kusur yöneltmek adına yetersiz ve eksik raporun esas alınmasının hatalı olduğunu, raporda kusurun müvekkiline yüklerken hangi fiilden kaynaklandığının ifade edilmediği gibi bu sonuca nasıl varıldığının da açıklanmadığını, yeterli araştırma yapılmadan, kamera kaydı vb. gibi görsel kanıtlar olmadan sorumlunun müvekkili olarak tespitinin açıkça hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda rayiç ve gerçek zararı aşan tutarda sigorta şirketi tarafından ex gratia ödeme yapılıp yapılmadığının incelenmesi istenmiş ve raporda bu hususların incelenmediğini, bu sebeple eksik inceleme ile tanzim edilen raporun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, davacı ... şirketinin ekspresinin tanzim ettiği ve hükme esas alınan raporda, kusurun sadece müvekkili şirkete yüklenmiş olmasının da hatalı olduğunu, sigortalının spring nozüllerini doğru yerleştirip yerleştirmediği belli değilken veya sigortalının kusurunun olup olmadığı sorgulanmadan tek başına müvekkiline kusur yöneltilmesinin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, yangın sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının ödediği bedelin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesine göre, zarardan sorumlu olduğu iddia olunan davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir. T.T.K.'nun “Halefiyet” başlığı altındaki 1472. maddesinde “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür. Dosya kapsamından, davacı ... ile dava dışı sigortalı arasında "Ticari Risk Sigorta Poliçesi “ düzenlendiği, 16/02/2016 tarihinde meydana gelen yangın sprinklerinin başlığının açılması neticesinde sigortalı iş yerlerine su basması nedeniyle maddi hasar meydana geldiği, hasar bedelini ödeyen davacı ... şirketinin halefiyet ilkesi gereğince iş bu davayı açtığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, sigortalı işyerinde hasara neden olan yangın sprinklerinin açılmasına davalının neden olup olmadığı, davalının kusurunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmıştır. Mahkemece uyuşmazlık konularında bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. Mahkemece alınan 02.06.2019 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu olayda 3.katta mağazanın giyinme kabini bölümünde bulunan sprinkler başlığının, kabin içine yerleştirilen ayaklı ışık aparatının gerek giyinme kabininin küçük olan hacmi ve gerekse bu tip ışık cihazlarının aparatlarının yüksekliğinin sprinklerin tavandaki konumuna yakın yükseklikte olması ve yaydığı yüksek ısı miktarı nedeniyle ortam havasının sprinkler başlığının açılma sıcaklığına kadar ısınması ile başlığın açılmasına yol açması sonucunda, su baskının meydana geleceği, olayın meydana gelmesinde davalı şirket çalışanlarının dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile asli ve tam olarak % 100 oranında kusuru olduğu bildirilmiştir. Ekspertiz raporunda kamera kayıtları da incelenerek hasarın neden kaynaklandığının açıklandığı, yine Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, olayın meydana gelişi, sorumluluk ve kusur atfına ilişkin açıklamalı tespitlere yer verildiği, hasarın teminat kapsamında olduğunun ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtildiği, hasar bedelinin teknik değerlendirmeler sonucunda piyasa rayiçlerine uygun olduğu açıklanmıştır. Bu durumda, davalının kusuruyla neden olduğu zarardan haksız fiil hükümlerine göre sorumlu olduğu, hasarın sigorta teminatı kapsamında olduğu ve lütuf ödemesinin söz konusu olmadığı, somut olayda illiyet bağını kesen bir halin mevcut olmadığı, davacı ... şirketinin üzerine düşen ispat külfetini yerine getirdiği anlaşılmakla ayrıntılı, gerekçeli, dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak ilk derece mahkemesince rapor doğrultusunda karar verildiğinden davalı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle Mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olduğundan HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince davalının başvurunun esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/857 Esas, 2019/984 Karar sayılı ve 09/10/2019 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununu gereğince alınması gereken 269,85 TL istinaf maktu karar harcından peşin alınan 265,50 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 4,35 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 361/1.a fıkrası gereğince miktar itibarıyla kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.19/10/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.