mahkeme 2020/2328 E. 2024/444 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2020/2328

Karar No

2024/444

Karar Tarihi

4 Nisan 2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/2328 Esas
KARAR NO: 2024/444
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 06/11/2019
NUMARASI: 2018/594 Esas, 2019/1184 Karar
DAVANIN KONUSU: Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali)
KARAR TARİHİ: 04/04/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı kooperatifin 2017 yılına ait seçimli olağan genel kurul toplantısının 12.05.2018 tarihinde yapılmasına karar verildiğini, bu doğrultuda Yönetim Kurulu Başkanlığı tarafından gerekli ilanların yapıldığını, ilanda toplantıya katılma şartlarının, ortakların nasıl temsil edileceğinin ve gündemin ayrıntılarıyla belirlendiğini, müvekkili şirketin ilanda belirtilen hükümlere uygun olarak hazırladığı belgelerle yetkilendirdiği kişi tarafından toplantıya katılmak istediğini ancak toplantı günü ilanda belirtilen belgelerin yeterli olmadığı gerekçesi ile müvekkili şirketin toplantıya katılmasının engellendiğini, aidatların belirlenmesine ilişkin kararın neye göre belirlendiğinin anlaşılamadığını, kanunun amir hükümlerine aykırı olduğunu, üyeler arasında hak ve yükümlülük dengesini bozduğunu, eşitlik ilkesini ihlal ettiğini, sitenin birden fazla parsel üzerinde bulunduğunu, toplu yapı yönetimine geçmediğini, bu nedenle kat mülkiyeti kanununun uygulanamayacağını, müvekkilinin işyerinin ana yerleşke dışında bulunan parselde yer aldığının, müvekkilinin bulunduğu parselin çöp toplama ve temizlik hizmeti dahil herhangi bir hizmet almadığını, davalının hiç bir hizmet vermediği müvekkili şirketin içinde bulunduğu parselden her ne ad altında olursa olsun bir bedel talep edemeyeceğini, ortaklar arasındaki hak ve vecibeleri müvekkili aleyhine olacak şekilde değiştiren ve eşitlik ilkesini ihlal eden genel kurul kararının ihlali gerektiğini belirterek davalı kooperatifin 12/05/2018 tarihli genel kurulda iş merkezlerinden alınacak aidatlar başlığı altında müvekkili hakkında alınan kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hazirun cetvelinden görüleceği üzere, davacının bulunduğu bölümün karşısında davacı veya vekili tarafından imza atılmış olduğunu, davacı tarafın genel kurul salonuna alındığını, davacı genel kuruldaki itirazlarının dikkate alınmadığını ileri sürmüş ise de, davacı tarafından tutanağa geçirilmiş herhangi bir öneri veyahut itirazın bulunmadığını, bu nedenle de davacının, genel kurula alınmadığı iddiasının asılsız olduğunu, davalı kooperatifin bir yapı kooperatifi değil site işletme kooperatifi olduğunu, hem bu gayrimenkullerin yönetimi ve gelir giderlerinin kontrolleri hem de siteye hizmet verebilmek için site işletme kooperatifine geçilmiş olduğunu, davacının kullanım alanının, ... Sitesinin en önemli konumunda ... ada ... parsel de yer alan, yaklaşık 8.193,19 M2 üzerine kurulu 8-10 katlı plaza olduğunu, diğer ortakların işyerleri ise 3 katlı her katı 50 m2 olan bitişik nizamda dizili küçük dükkanlar olduğunu, müvekkilinin mezkur bina da önemli bir otomobil markasının yetkili satıcısı ve yetkili servisi bulunduğunu ve bu nedenle çalışan ve müşterileri ile birlikte her gün binlerce insan ve yüzlerce aracın buraya geldiğini, hal böyle olunca bu denli hizmet talebine 50m2 lik dükkan kadar arz verilemeyeceğini, müvekkili kooperatifin bu alanda temizlik, peyzaj, güvenlik, teknik gibi bir sürü alanda hizmet vermekte olduğunu ve gerek kullanım alanı gerekse insan sayısı fazlalığı olan davalının hizmet alanı bakımından diğer üyeler ile aynı oranda iş yükü olduğunun düşünülemeyeceğini, müvekkili kooperatifte davacı gibi daha büyük alana sahip başkaca üyelerin tamamının Kat mülkiyeti kanununa göre yeniden yapılmış, usul ve yasaya uygun hesaplamaya göre aidatlarını ödemeye devam etmekte olduğunu, bu hususta itiraz eden tek üyenin davacı taraf olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; genel kurulda davacı şirket adına oy kullanmasına müsaade edilmeyen ...'nun davacı şirket yönetim kurulunun 08/05/2018 tarihli kararıyla yetkilendirilmesine rağmen, yetkilendirilen şahsın kooperatif ortağı olmadığı, dolayısıyla 1163 Sayılı Yasa'nın 49.maddesi gereğince kooperatif adına oy kullanamayacağı sabittir. İptali istenen karar emredici hükümlere aykırı olmadığından yok hükmünde kabul edilemeyecek, yasaya, ana sözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı olması halinde iptal edilebilecek olup, toplantıya katılan ve oy kullanmasına müsaade edilmeyen yetkilinin şirket ortağı olmadığı, bu sebeple davacının toplantıya katılarak red oyu vermiş ve muhalefetini tutanağı geçirmiş pay sahibi sayılamayacağından işbu davayı açamayacağı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; dosyaya sunulan bilirkişi raporu ile sabit olmasına rağmen yerel mahkeme tarafından müvekkili şirket adına genel kurula katılan usulünce yetkilendirilen ...nun kooperatif ortağı olmadığı gerekçesiyle işbu davayı açamayacağına karar verilmesinin hatalı olduğunu, Yerel mahkeme tarafından verilen işbu red kararının 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu hükümlerine aykırı olduğunu, yasa ve usule aykırı şekilde verilen kararın istinaf incelemesi neticesinde esastan kaldırılması gerektiğini, iptali istenen genel kurul kararına istinaden ikame edilen davada verilen bu kararın hakkın özüne müdahale niteliğinde olduğunu ve hukuk düzeni tarafından korunmasının mümkün olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, kooperatif genel kurulunda alınan kararın iptali istemine ilişkindir.Öncelikle davacılar tarafından açılan davanın dinlenebilmesi için, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 53. maddesinde belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde açılıp açılmadığının tespiti gerekir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesi uyarınca, genel kurulda alınan kararların, geçersiz olması (yokluk) hali, oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, çağrılmama, çağrının usulsüzlüğü, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya ve karara yetkili olmayan kimselerin iştirak etmesi iddiaları dışında yasaya, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğu ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için toplantıya katılan ortağın ret oyu kullanıp, alınan kararlara muhalif kalarak, keyfiyeti tutanağa geçirdikten sonra kararın iptali için toplantıyı kovalayan günden başlamak üzere bir ay içinde dava açması gerekmektedir. "...Bu madde (1163 sayılı Kanununun 53. maddesi) metninden de açıkça anlaşılacağı üzere, kooperatif genel kurul kararlarına karşı dava açabilecek pay sahipleri ve diğer kişilerin muhalefet ettikleri kararlara karşı muhalefet ettiklerini tutanağa geçirtmeleri yeterli olup, ayrıca birde muhalefet gerekçelerini yazdırmaları veya ayrı bir muhalefet şerhi içeren dilekçe vermeleri gibi bir zorunluluk aranmamaktadır. Kaldı ki, böyle bir şartın aranması hak arama özgürlüğünü zorlaştıracağında kuşku bulunmamaktadır..." (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2013/23-121 Esas 2013/1674 Karar sayılı ilamı). Buna göre muhalefet şerhinin mutlaka gerekçeli olması şart olmayıp muhalefet iradesinin tutanaktan anlaşılması yeterlidir. Somut olayda, ortaklar listesinde kayıtlı 1883 ortaktan 288 ortağın asaleten 624 ortağın ise vekaleten olmak üzere toplam 912 ortağın genel kurul toplantısında hazır bulunduğu, davacı şirketin aldığı 08/05/2018 tarihli yönetim kurulu kararına göre ... Satıcıları Site İşletme Kooperatifinin 2017 yılı seçimli olağan genel kurul toplantısında şirketlerini temsil etmek üzere ...'nun seçilmesine karar verildiği, hazirun cetveline göre davacı şirketin isminin bulunduğu yerde yer alan imzanın üzerine çarpı işareti ile çizildiği ve yanına iptal yazısının yazılı olduğu, iptale konu davacının aidatının belirlenmesine ilişkin 7.maddesinin 2 ret oyuna karşılık 623 kabul oyu ile oy çokluğu ile kabul edildiği anlaşılmıştır. Davanın 12/06/2018 tarihinde bir aylık hak düşürücü süre içerisinde ve kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinde açıldığı anlaşılmıştır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 45/3 maddesi uyarınca, yapı kooperatiflerinin genel kurul toplantılarında ortakların en az 1/4'ünün şahsen veya temsilen hazır bulunmaları şarttır. Kanunun 51/1. maddesine göre ise, kanun veya anasözleşmede aykırı hüküm bulunmadıkça, genel kurul kararlarında ve seçimlerde oyların yarıdan bir fazlasına itibar olunur. Aynı yönde hükümlere davalı kooperatifin ana sözleşmesinde de yer verilmiştir. Emredici nitelikte olan bu hükümlere aykırılık teşkil eden genel kurul kararları, yok hükmünde olup baştan beri hüküm ifade etmezler. Bunların yok hükmünde olduğunun tespiti için açılacak davalarda genel kurulda muhalefette bulunmuş olma şartı aranmayacağı gibi, bir aylık hak düşürücü süre içinde açılmış olmaları da dinlenmeleri yönünden zorunlu değildir (Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2016/6131 Esas 2018/5820 Karar sayılı ilamı). Somut olayda, davalı kooperatifin ortaklar listesinde kayıtlı 1883 ortağından, 288 ortağın asaleten 624 ortağın ise vekaleten olmak üzere toplam 912 ortağın genel kurul ortağın genel kurul toplantısına katıldığı anlaşılmakla toplantı nisabının sağlandığı sabit olduğu gibi davalı kooperatif genel kurulunun dava edilen 7 no'lu gündem maddesine konu karar, içeriği dikkate alındığında, nitelikli nisapla alınması gereken bir karar olmadığından karar nisabının da (623 kabul oyu) sağlandığı anlaşılmıştır. Tüm bu açıklama ve değerlendirmelerden sonra, iptali talep edilen genel kurul kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan incelenmesine geçilmiştir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 49. maddesine göre, anasözleşmede açıklama bulunduğu takdirde, bir ortak yazı ile izin vermek suretiyle genel kurul toplantısında oyunu ancak başka bir ortağa kullandırabilir. Bir ortak genel kurulda birden fazla ortağı temsil edemez, temsilcinin ortak olması şarttır. Ancak, eş ve birinci derece akrabalar için temsilde ortaklık şartı aranmaz. Anasözleşmenin 24/1 ve 3. fıkra hükümleri de aynı yönde düzenleme içermektedir. Yargıtay 11 Hukuk Dairesinin 25.09.2006 tarihli 2005/8627 E-20015/9913 K sayılı kararında;" Genel kurulda temsil ancak başka bir ortak tarafından yapılabilir. Ortak olmayan avukatın KK'nin 49.maddesi hükmüne rağmen temsilci sıfatıyla genel kurul toplantılarına katılmasını mümkün değildir" denilmektedir. Somut olayda, davacı şirketin yönetim kurulu kararı ile davacı şirketi temsil etmek üzere ...'nun genel kurul toplantısına katıldığı, ancak yasanın 49/1.maddesi gereğince ortak olmayan temsilcinin oy kullanmayacağı, dolayısıyla, davacı şirketi temsil eden ...'nun kooperatif ortağı olmadığı, yine davacı şirketin ortağı ve yetkilisi de olmadığı anlaşılmakla 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 49.maddesi gereğince davacı şirket adına oy kullanamayacağı, bununla birlikte 12/05/2018 tarihli genel kurul toplantısında, Kooperatifler Yasasının 45/3 maddesi ve ana sözleşmenin 33.maddesinde düzenlenen 1/4 toplantı nisabının bulunduğu, yokluğun şartlarının da bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair verilen ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353.1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/594 Esas, 2019/1184 Karar sayılı ve 06/11/2019 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.04/04/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim