mahkeme 2020/2148 E. 2024/451 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2020/2148
2024/451
4 Nisan 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/2148 Esas
KARAR NO: 2024/451
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 11/12/2019
NUMARASI: 2018/891 Esas, 2019/1340 Karar
BİRLEŞEN DAVA İSTANBUL ANADOLU 8. ATM'NİN 2018/915 ESAS, 2018/648 KARAR SAYILI DOSYASI
DAVA: GENEL KURUL KARARININ İPTALİ (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali)
KARAR TARİHİ: 04/04/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl dosyada davacılar vekili dava dilekçesi ile; davalı kooperatifin 2017 yılına ilişkin Olağan Genel Kurul Toplantısının 30/06/2018 tarihinde yapıldığını, müvekkillerinin 4-5-6-7-8-9-10-11-12-13 no.lu gündem maddelerine ilişkin alınan kararlara muhalefet şerhi koyduğunu, bu şerhin müvekkillerin imzası taşıyan 30/06/2018 tarihli dilekçe ile genel kurul toplantısında sunulduğunu ve genel kurul tutanağına geçirildiğini; ortaklara yeterli bilgilendirme yapılmadan verilen ibra kararının geçerli olmayacağını; kooperatifin araç, konut ve 4.000.000,00 USD karşılığında ... ile Trampa Satış Vaadi Sözleşmesi imzaladığını, ancak kooperatif uhdesinde olan devir bedeline ilişkin meblağın ne şekilde kullanıldığının belli olmadığını; kooperatiflerin ferdileşme gelinceye kadar kurumlar vergisinden muaf olduğunu, ancak yapılan devir ile kooperatifin vergi yükümlüsü haline getirildiğini ve gündemin 9 nolu kararı ile bu vergilerinde ortaklardan alınmasına karar verildiğini, bu maddede belirtilen kalemlerin kusurlu eylemi nedeniyle yöneticilerden alınması gerektiğini; kooperatifin mevcut davalar ve vergi borcu sebebiyle tasfiyesi gecikmesine rağmen aidat alınmasına karar verilmesinin Kooperatifler Yasası'na aykırı olduğunu; tahmini bütçenin onaylanmasına ve yönetim kuruluna aktarma bütçe kalemleri arasında aktarma yetkisi verilmesine karar verilmişse de, yöneticiler hakkında güveni kötüye kullanmadan HAGB kararı verildiğini, ayrıca görevi kötüye kullanmaktan açılmış ceza davası ile nitelikli zimmet eylemini işlediklerine dair yapılmış suç duyurusu bulunduğunu ileri sürerek davalı kooperatifin 30/06/2018 tarihli 2017 yılına ilişkin olağan genel kurul toplantısında alınan 4-5-6-7-8-9-11-12-13 no.lu gündem maddelerine ilişkin alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen dosyada davacı vekili dava dilekçesi ile; genel kurul toplantısının kendisine tebliğ edilmediğini; yönetim ve denetim kurulu raporları ile bilanço gelir gider hesaplarının onanması ve yönetim ve denetim kurullarının ibralarına dair 4-5-6-7-8 nolu kararların, kooperatifin gerçek durumunu yansıtmayan kayıtlara dayalı olması nedeniyle kabul etmediğini; 9 nolu karar ile vergi davası için ortaklardan para alınmasına karar verilmişse de, bu konuda daha önce karar verilmesine rağmen tekrar karar alınmasının mutlak butlan ile batıl olduğunu, kooperetifin vergi ve cezaların oluşmasında ciddi ihmal ve kusuru bulunduğunu; devam eden davalar nedeniyle kooperatifin tasfiyesi mümkün olmadığından, kooperatifin tasfiyesinin sonraki genel kurulda görüşülmesine dair 10 nolu kararın iptali gerektiğini; 11 nolu karar ile aidat alınmasına karar verildiğini, bir kısım ortakların hiç ödeme yapmamasına rağmen, kooperatif giderlerinin düzenli ödeme yapan üyelerin aidatlarından karşılanmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek 30/06/2018 tarihli 2017 yılına ilişkin olağan genel kurul toplantısında alınan 3-4-5-6-7-8-9-11-12-13 no.lu gündem maddelerine ilişkin alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı kooperatif vekili asıl ve birleşen davaya cevabında; genel kurul toplantısının tüm ortaklara iadeli taahhütlü mektupla usulüne uygun tebliğ edildiğini ve genel kurul kararlarının hukuka ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın ve birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemece; birleşen dosyada davacı ...'ın, toplantı günü ve gündemden daha önce haberdar olup, toplantıya asaleten katıldığı ve muhalefetlerini önceden yazılı olarak sunduğu, bu nedenle çağrının usulsüz olduğuna dair itirazlarına itibar edilmediği, genel kurul toplantı çağrısının usulsüzlüğü tek başına genel kurul kararlarının iptalini gerektirmeyeceği; toplantıda hazır bulunup karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten pay sahibinin iptal davası açabileceği, ayrıca bir karara muhalefet olunması ve muhalefetin tutanağa geçirilmesi yolundaki dava şartının gerçekleşebilmesi için, muhalefetin alınan karardan sonra tutanağa geçirilmesi gerektiği, karara peşinen muhalefetin söz konusu olmadığı, gündemin görüşülmesinden ve kararın oylanmasından önce muhalefet şerhinin derc edilmiş olmasının, bu muhalefeti geçerli kılmayacağı, somut davada davacıların 2. maddede oylamaya geçmeden evvel 2 sayfadan oluşan toplu muhalefet şerhlerini genel kurula sunduğu ve tutanağa geçirttiği, bu nedenle Yasaya, yerleşik içtihatlara göre geçerli bir muhalefetin varlığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle asıl davada davacı ... yönünden davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle, diğer davacılar ve birleşen dava yönünden davanın dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde asıl dosyada birkısım davacılar vekili ile birleşen dosyada davacısı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. Asıl dosyada birkısım davacılar vekili istinaf nedenleri olarak; davalı kooperatifin geçerli bir muhalefet şerhi olmadığına dair itirazı olmamasına rağmen, mahkemenin tamamen hukuki görüş içeren bilirkişi raporunu esas aldığını, müvekkillerinin toplantıya katılarak oy kullandıklarını ve muhalefet şerhlerini tutanağa geçirdiklerini, uygulamada ortakların her kararın ardından muhalefet şerhi yazdırmalarının güçlük taşıdığını, önemli olanın iptali talep edilen maddelere muhalefet iradesi bulunup bulunmadığı olduğunu, emredici hükümlere aykırı iptal talepleri için muhalefet şerhi şartı bulunmadığını, bilanço ve gelir gider tablosu tüm ayrıntıları ile açıklanıp irdelenmemişse, ibra kararının yok sayılacağını belirterek ve ayrıca dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve ana sözleşme, kanun ve iyiniyet kurallarına uygun olmayan 3-4-5-6-7-8-9-11-12-13 no.lu gündem maddelerine ilişkin alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Birleşen dosyada davacı ... vekili istinaf nedenleri olarak; toplantı çağrısı ile gündemin hukuka uygun bir şekilde müvekkiline tebliğ edilmediğini, raporda bu hususlara yer verilmediğini, gündemin tebliğ edilmemesi nedeniyle müvekkilinin gündeme ek gündem maddelerinin eklenmesi için yapacağı girişimin engellendiğini, bu nedenle genel kurul kararlarının mutlak butlanla geçersiz olduğunu, mahkemece bu hususta hiçbir inceleme yapılmadığını, gündemin 9. maddesi ile 47 evet oyuna karşılık 18 ret oyu ile ortaklardan 12.500,00 TL toplanmasına karar verildiği açık olduğundan. Mahkemenin toplantı maddelerine ayrı ayrı muhalefet şerhi konulmadığı gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE Dava ve birleşen dava genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, asıl davada davacı ... yönünden davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle, asıl dosyada diğer davacılar ile birleşen dava yönünden davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.Karar asıl dosyada davacı ... dışında bir kısım diğer davacılar vekili, davacı ... vekili ile birleşen dosyada davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.1-Davacı ... vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede; İlk derece mahkemesi kararı 08/04/2020 tarihinde, davacı ...'ün de vekili olan asıl dosyada davacılar vekiline tebliğ edilmiş, Davacı ... vekili 04/09/2020 tarihli dilekçesi ile hükmü istinaf etmiştir. İstinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır. Bu süre, ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar (HMK m. 345) 7226 Sayılı Yasa'nın geçici 1.a bendi uyarınca 13/03/2020 tarihinden, 15/06/2020 (bu tarih değil) tarihine kadar istinaf yoluna başvurma süresi durduğundan, davacı vekilinin 16/06/2020 tarihinden itibaren iki haftalık süre içinde hükmü istinaf etmesi gerekir. Ancak davacı ... vekili kanuni süre geçtikten sonra 04/09/2020 tarihli dilekçesi ile hükmü istinaf etmiştir. Bu nedenle anılan davacının istinaf isteminin usulden reddine karar verilmesi gerekir. 2-Kooperatifler Kanunu m.53 hükmü uyarınca, toplantıda hazır bulunup da kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten pay sahipleri veya oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmeyen yahut toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini yahut da Genel Kurul toplantısına katılmaya yetkili olmıyan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia eden pay sahipleri; genel kurul kararları aleyhine, kanuna, ana sözleşme hükümlerine ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğu iddiasıyla toplantıyı kovalayan günden başlamak üzere bir ay içinde kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemede iptal davası açabilir. Eldeki davanın ve birleşen davanın da bir aylık süresinde ve kooperatif merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde açıldığı görülmektedir. Bir kısım kararlarının iptalinin ortaklar tarafından istenebilmesi için, ortağın kararın alındığı genel kurulda bizzat veya temsilci aracılığıyla hazır bulunması, anılan kararlara muhalif kalması ve muhalefetini gerekçeli olarak tutanağa yazdırması zorunludur. Yasının hükmü emredici nitelikte olduğundan, olumsuz oy kullanmakla beraber, ayrıca muhalefet şerhinin tutanağa geçirilmesi de dava şartlarındadır. Genel kurul toplantısı için yapılan çağrıya uyarak genel kurula katılan ortağın iptal davası açabilmesi için genel kurulca alınan kararlara ret oyu vermesi ve ret oyu verdiğini genel kurul tutanağına yazdırması gerekir. Görüşmeler sırasında yapılan eleştiri muhalefet şerhi sayılmaz. Anılan yasa maddesinin aradığı muhalefet gündeme ve görüşmeye değil, oylama sonucuna ilişkin olarak yapılması gerekir. Genel kurul kararlarına peşinen muhalefet dava hakkı vermez (Mahmut Coşkun, Kooperatifler Hukuku, 2019 baskı, sh 767) Bir karara karşı olan ve dava açmayı düşünen ortak, muhalif olduğu kararın altına veya tutanağın sonuna gerekçeli olarak muhalefetini yazdırmak için talepte bulunmak suretiyle muhalefetin tutanağa geçirilmesini sağlamalıdır. Somut olayda, davacılar ve birleşen dosya davacısı, Divan Heyetinin seçimine ilişkin gündemin 2. maddesinde gündemin 4-5-6-7-8-9-10-11-12-13 maddelerine ilişkin dilekçe sunmuşlardır. Henüz iptali talep edilen maddeler görüşülmeden, verilebilecek muhtemel kararlara peşinen muhalefet ortağa dava açma hakkı vermez. Bu nedenle davanın ve birleşen davanın usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. 3-Bunun yanında birleşen dosya davacısı gündemin ve toplantı çağırısının kendisine usulüne uygun tebliğ edilmediğini belirterek genel kurul kararlarının iptalini talep etmişse de, davacının genel kurul toplantısına çağrıldığı, Yargıtay 11. HD'nin 14/04/2003 tarih ve 2002/11407; 3591 sayılı kararında belirtildiği üzere genel kurula çağrıdaki usulsüzlüğün tek başına genel kurulda alınan kararların geçersiz veya yoklukla malul olduğu sonucunu doğurmayacağı, sadece kooperatif genel kurul toplantısına katılmayan ortaklara iptal davası açma hakkı verdiği, bunun ötesinde bir hak bahşetmeyeceği gözetildiğinde, davacının bu yöndeki istinaf nedeni de yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine, ilk derece mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan, asıl dosyada bir kısım davacılar ile birleşen dosya davacısının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Asıl davada davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun usulden REDDİNE, 2-İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/891 Esas, 2019/1340 Karar ve 11/12/2019 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan asıl dosyada bir kısım davacılar ile birleşen dosya davacısının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan REDDİNE, 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince asıl davada alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı ... tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın bu davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince asıl davada alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı ... tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince birleşen davada alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 6-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.04/04/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.