mahkeme 2020/1787 E. 2023/1474 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2020/1787
2023/1474
28 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/1787 Esas
KARAR NO: 2023/1474
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/11/2019
NUMARASI: 2016/454 Esas, 2019/1081 Karar
DAVA: TAZMİNAT (Rücuen Tazminat)
KARAR TARİHİ: 28/12/2023
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesi ile; dava dışı sigortalı ...Tic. AŞ' ne ait emtianın 01/01/2014-2015 döneminde müvekkili tarafından "Montaj Bütün Riskler Sigorta Poliçesi" ile sigortalandığını, sigortalının asansör ve yürüyen merdiven imalatı için ürünlerini ... AŞ'ye ait alış veriş merkezi inşaat alanına götürdüğünü, ancak 27/05/2014 tarihinde sigortalı şirkete ait asansör parçalarının çalındığını, çalınan malların değeri 57.585,72 TL olup muafiyet tutarı düşüldükten sonra sigortalıya 27.360,00 TL ödendiğini, ... AŞ ile davalı güvenlik şirkete arasında yapılan güvenlik sözleşmesi kapsamında tüm şantiyenin güvenliğinden davalı şirketin sorumlu olduğunu, bu nedenle gerekli önlemi almayan davalının hasardan sorumlu olduğunu ileri sürerek sigortalıya ödenen 27.360,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevabında; davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, davada yetkili mahkemenin müvekkilinin adresi mahkemesi olan İstanbul Mahkemeleri olduğunu, çalındığı ileri sürülen emtianın müvekkiline zimmetlenmediğini, ... şantiyesinde bir çok farklı şirketin iş yaptığını, bu firmaların şantiyeye getirdiklerini iddia ettikleri malzeme ile ilgili özel güvenlik sözleşme olmadığından, firmaların malzemelerine sahip çıkması gerektiğini, müvekkili şirketin görev ve sorumluluğu dışında sorumlu tutulamayacağını, olayda adam çalıştıranın sorumluluğu dikkate alınarak bu kişileri çalıştıranların sorumlu olduğunu, ceza dosyasının beklenmesi ve çalındığı iddia olunan malzemelerin faturasının olup olmadığının araştırılması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesince davada İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesince; çalındığı ileri sürülen emtianın şantiyeye götürüldüğü ve orada bulunduğuna dair delil sunulmadığı, ceza soruşturmasında daimi arama kararı verildiği, hırsızlık olayının gerçekleştiğine dair sigortalı şirket yetkilisinin beyanı dışında delil olmadığı, hırsızlık olayının gerçekleştiği konusunda kanaat oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; bilirkişi raporunda davalı güvenlik şirketi olayda kusurlu olduğu belirtilmesine ve çalınan malların değerinin tespit edilmesine rağmen, mahkemenin bilirkişi raporunun aksine, hırsızlığın olup olmadığının belli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verdiğini, davalının söz konusu ürünlerin olmadığı yönünde savunması olmadığını, sadece ürünlerin güvenliğe zimmetlenmediğini beyan ettiğini, hırsızlığa konu ürünlerin faturalarını ibraz ettiklerini, sundukları faturalar ve ithalat belgelerinde emtianın varma yerinin ... Şantiyesi olarak yazıldığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE Dava, davacı sigortacının sigortalısına ödediği sigorta tazminatının hasar sorumlusu olduğu ileri sürülen davalı güvenlik şirketinden tahsiline ilişkindir. Dosya kapsamından; dava dışı sigortalı ...Tic. AŞ'ye ait emtianın, montaj ve bakım ile ilgili her türlü risk kapsamında, 01/01/2014-2015 döneminde davacı sigortacı tarafından "Montaj Bütün Riskler Sigorta Poliçesi" ile sigortalandığı, sigortalının, ... AŞ'ye ait şantiyede malzemelerinin çalındığına dair davacı sigortacıya başvurusu üzerine davacının ekspertiz incelemesi sonucu sigortalısına 27.360,00 TL sigorta tazminatı ödediği, davacı sigortacının hırsızlık nedeniyle oluşan zarardan davalı güvenlik şirketinin sorumlu olduğu ileri sürerek sigortalıya ödenen bedelin rücuen tahsilini talep ettiği anlaşılmaktadır.Mahkemece, davacı sigortacının malzemelerinin varlığını ve malzemelerin çalındığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili hükmü istinaf etmiştir.İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; sigortalıya ait malzemenin davalı şirketin güvenliğini sağladığı şantiyede çalınıp çalınmadığı, emtianın çalındığının kabulü halinde olayda davalı şirketin sorumlu olup olmadığı ve malzemenin bedeli hususlarında toplanmaktadır.1-Mahkemece, şantiyede davacının sigortalısının malzemesinin çalınıp çalınmadığı yönünde delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davalı güvenlik şirketi, şantiyede üçüncü şahsa ait malların güvenliğinin sağlanması hususunda üçüncü şahıslar ile kendisi aralarında sözleşme bulunmadığını, bu nedenle olayda sorumluluğu bulunmadığını, olayda adam çalıştıranların sorumlu olduğunu, ayrıca malzemenin kendisine zimmetlenmediğini savunmuştur. Buna göre davalı güvenlik şirketinin hırsızlık olayının gerçekleşmediği yönünde açık bir savunması bulunmayıp, sadece olayda sorumluluğu olmadığını savunmuştur. Bu durumda mahkemece, hırsızlık olayının gerçekleştiği kabul edilerek davalının olayda kusuru bulunup bulunmadığı ve kusurlu ise rücuen tazmin edilebilecek zararın miktarının tespiti gerekirken, taraflar arasındaki uyuşmazlık dışına çıkılarak, hırsızlık olayının gerçekleştiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. 2-Davalı güvenlik şirketi, davacının sigortalısı ile kendileri arasında güvenlik sözleşmesi bulunmadığından, sigortalının malzemesini kendisinin koruması gerektiğini, bu nedenle müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, olayda adam çalıştıranın sorumluluğu dikkate alınarak bu kişileri çalıştırılanların sorumlu olduğunu savunmuştur. İlk derece mahkemesinde güvenlik uzmanı raporunda; davalı güvenlik şirketinin gerekli tedbirleri almadığı ve ... ile yaptığı sözleşme gereği yükümlülüklerini yerine getirmediği, tesiste bulunmayan kamera, alarm ve diğer risk teşkil eden unsurlar ile ilgili risk analizi raporu düzenleyip işverene sunmadığı, şantiyede bulunan malzemelerin şantiyeden çıkışı ile ilgili kayıt almadığı, şantiyeye giriş çıkış kontrolünü sağlayamadığı, bu nedenle olayda asli kusurlu sayılabileceği, şantiye alanında bulunan malzemelerin konulacağı depo olması ve kilit alınmasına gerekmesine rağmen, ... saklama, kilit altına alma, denetleme, kontrol etme gibi yükümlülüklerini yerine getirmediği, bu nedenle kusurlu sayılabileceği belirtilmiştir.Davalı güvenlik şirketi ile inşaatı üstlenen ... arasında yapılan sözleşmenin 4. maddesinde, tesiste bulunan her türlü emtia, araç ve ekipmanların güvenliğinin sağlanması, gerekli her türlü giriş ve çıkıştaki kontrollerin sağlanması, dışarıdan ve içeriden gelebilecek hırsızlık gibi durumların tespiti ve bunların önlenmesi için gerekli tedbirlerin alınması davalı güvenlik şirketinin yükümlülüğü altındadır. Borçlar hukukuna egemen olan nisbilik ilkesi gereğince, borç ilişkisi sadece ilişkinin tarafları arasında hüküm ve sonuç doğurduğundan, üçüncü kişiler söz konusu ilişkiye yabancı kabul edilirler. Ancak davalı güvenlik şirketi, anılan sözleşme ile tesiste bulunan her türlü emtia, araç ve ekipmanların güvenliğinin sağlanması işini de üstlendiğinden, sözleşmenin tarafı olan yüklenici ... dışında üçüncü kişiler yararına da edim ifa etmekle yükümlü kılınmıştır. Bu nedenle davalı güvenlik şirketinin, anılan madde kapsamında, şantiyede yaşanan hırsızlık olayları nedeniyle üçüncü kişilere karşı sorumlu tutulabilmesi mümkündür.Diğer taraftan alınan bilirkişi raporundan, davalı güvenlik şirketi ve ... olayda kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Davalı güvenlik şirketi ve ...'nun kusur oranı zarar görene karşı ileri sürülemeyeceğinden ve ancak kendi aralarında iç ilişkide sonuç doğuracağından, eldeki davaya etkisi de bulunmamaktadır. Bu nedenle hırsızlığın önlenmesi için gerekli tedbirleri almayan davalı, zarar gören üçüncü şahıs olan davacının sigortalısına karşı zararının tamamından sorumludur.3-Ayrıca davalı malzemelerin faturalarının sunulması gerektiğini savunmuştur. Ekspertiz raporunda, sunulan faturalar dikkate alınarak ve muafiyet bedeli düşüldükten sonra sigortalıya hasar tazminatı ödenmiş, ilk derece mahkemesinde sigortacı ve elektrik mühendisi bilirkişilerden alınan raporda; ekspertiz raporunda belirtilen zararın piyasa rayiçlerine uygun olduğu ve sigortalının gerçek zararı olduğu tespit edilmiştir. Hal böyle olunca mahkemece davanın kabulü ile 27.360,00 TL'nin taleple bağlı kalınarak dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekir.Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın reddedilmesi doğru görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında davanın kabulüne karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/454 Esas, 2019/1081 Karar ve 27/11/2019 tarihli kararının HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 2-a)Davanın KABULÜ ile, 27.360,00 TL'nin taleple bağlı kalınarak dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 1.868,96 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 467,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.401,71 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,c)Davacı tarafından karşılanan 25,20 TL başvurma harcı, 467,25 TL peşin harç olmak üzere toplam 492,45 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,d)Davacı tarafından karşılanan bilirkişi ücreti, posta masrafları olmak üzere toplam 2.533,65 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,e)Davalı tarafından karşılanan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,f)Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
İstinaf Giderleri Yönünden 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 269,85 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 215,45 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,4-Davacı tarafından karşılanan 148,60 TL istinaf başvuru harcı, 54,40 TL istinaf karar harcı ile 41,60 TL istinaf yargılama gideri olmak üzere toplam 244,60 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,5-HMK 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştikten sonra yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b/2 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.28/12/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.