Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/20
2025/206
13 Şubat 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2025/20 Esas
KARAR NO: 2025/206
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/03/2024
NUMARASI: 2023/417 Esas, 2024/205 Karar
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 13/02/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket tarafından müvekkilleri aleyhine İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden haksız ve hukuka aykırı şekilde kötü niyetli olarak icra takibi başlatıldığını, takibe konu senette müvekkillerinin imzasının bulunmadığını, müvekkillerinin murislerinin borçlu olduğu düşünülerek kendilerinin borcunun bulunmadığını, murislerinin var ise mirası reddettiklerini, borçlu sıfatlarının bulunmadığını bildirmek suretiyle aleyhlerine başlatılan haciz işlemlerinin uygulanmamasını, taraf sıfatlarının silinmesini talep ettiklerini, davalı tarafından mirasçılık sıfatlarının bulunmaması, murislerinin takibe konu senette borçlu bulunmamasına rağmen müvekkillerinden ...'nın maaşına haciz konulduğunu, alacaklının hasız ve kötü niyetli bir şekilde takip başlattığını belirterek, İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığının tespitini, takibin müvekkilleri yönünden iptalini, %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacıların davayı açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığını, davacının borçluların ödeme emri tebliğ edildikten sonra 5 gün içinde icra hukuk mahkemesinde borca itiraz imkanının mevcut olduğunu, davacı borçluların İcra Hukuk mahkemesinde borca itiraz ederek borçtan kurtulma imkanı varken menfi tespit davası açmasında hukuki menfaatlerinin olmadığını, davacı tarafın icra dosyasında tek borçlunun ... isimli şirket olduğunu iddia ettiğini oysa takip konusu senet incelendiğinde senette iki imzanın olduğu açıkça görüldüğünü, şirket yetkililerinin şirket kaşesinin altına attığı imza dışında, senet üzerinde boş bir alana attığı ikinci imza “aval” olarak kabul edilmekte olduğunu aval veren kişinin, kimin için taahhüt altına girmişse aynen onun gibi sorumlu olacağını, aval veren kişinin teminat altına aldığı borç, şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da aval verenin taahhüdünün geçerli olacağını, aval veren kişi, senet bedelini ödediği takdirde, senetten dolayı lehine taahhüt Davacı tarafın arabulucuya başvuru yapmadan huzurdaki davayı ikame ettiğinden davanın usulden reddini belirterek neticeten davanın reddini, davaya sebebiyet verilmediğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinden müvekkilinin sorumlu tutulmamasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: "... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin keşidecisi olduğu 3 adet bonoda, senedin ön yüzünde şirket kaşesi dışına atılan imzanın davacıların murisi ...'nın avalist olarak sorumluluğunu doğuracağı düşünülecek ise de davacıların murisi ...'nın mirasını Ahlat Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/154 E 2021/157 K sayılı kararı ile reddettiklerinin tespit ve tesciline karar verildiği, kararın 08/09/2021 tarihinde kesinleştiği, anlaşılmakla mirası kayıtsız ve şartsız reddeden davacıların murisin borçlarından sorumluluklarının bulunmadığından davacıların takibe konu borç nedeniyle davalıya karşı sorumlulukları yoktur. Öte yandan, icra takibinde borçlu mirasçıları olan davacıların taraf olarak yer aldığı, davacılar yönünden verilen mirasın reddi kararı kesinleşmiş olduğundan ve terekeye karşı da yöneltilmiş bir icra takibinin bulunmadığından davanın kabulü ile İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası nedeni ile davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının takip başlatmakta kötüniyetli olduğuna dair dosya kapsamında delil bulunmadığından; Davanın KABULÜ ile; 1-İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası nedeni ile davacıların davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 2-Davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine," Şeklinde karar vermiştir.
EK KARAR: İlk derece mahkemesinin 02.07.2024 Tarihli ek kararında; istinaf harç ve masraflarının kesin sürede ikmal edilmediği gerekçesi ile davalının istinaf başvurusundan vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf isteminde özetle; Eksik inceleme ile karar verildiğini, Takip borçlusu muris ... tarafından 2 adet gayrimenkul satın alındığını, bu gayrimenkuller üzerine haciz konulmuş iken davacı ...'nın bu gayrimenkulü hacizli ve muvazaalı olarak sattığını, tapu cevabı sunulmasına rağmen mahkemece değerlendirilmediğini, TMK. 610/2 Maddesi gereğince davacıların zımni kabul anlamına gelebilecek işlemlerinin bulunup bulunulmadığının mahkemece araştırılması gerektiğini, muris ...'nın banka kayıtları, adına kayıtlı araç ve gayrimenkul kayıtlarının araştırılması gerektiğini, Ahlat Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/154 Esas, 2021/157 kararı kendilerine tebliğ edilmediğinden hukuki sonuç doğurmayacağını, mirasın, alacaklılardan mal kaçırma amacıyla reddedildiğini, İİK 280. Maddesinde 5 yıllık dava açma süresi düzenlendiğini, Üçüncü şahıs, borçlunun karı veya kocası, usul veya füruu ile üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) kan ve sıhri hısımları, evlat edineni veya evlatlığı ise borçlunun birinci fıkrada beyan olunan durumunu bildiği farz olunduğunun yasada düzenlendiğini, Muvazaalı bir biçimde yapılan reddi miras işleminin menfi tespit davasının konusu olamayacağını, borcun varlığının sabit olduğunu, davada İcra hukuk Mahkemeleri görevli olduğundan davanın görev yönünden reddi gerektiğini, arabulucuya başvuru yapılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
EK KARARIN İSTİNAFI: Davalı vekili ek karara ilişkin istinaf isteminde özetle; muhtıranın 17.06.2024'te tebliğ edildiğini, 800TL istinaf masrafı ile 1.923,86TL istinaf nisbi harcının 15.06.2024'te ödendiğini, makbuzu sunduklarını belirterek istinaftan vazgeçmiş sayılma kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE Dava, İİK 72.maddesine dayalı olarak açılan borçsuzluğun tespiti istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İlk derece mahkemesinin 02.07.2024 Tarihli kararı ile davalının istinaf başvurusundan vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiş, davalı vekili ek karar yönünden de istinafa başvurmuş olmakla öncelikle ek karar yönünden inceleme yapılması gerekmiştir. İlk derece mahkemesinin eksik harç ve masrafların ikmaline ilişkin muhtırası davalı vekiline e-tebligat ile 17.06.2024'te tebliğ edilmiş, davacı vekilince 15.06.2024'te muhtıra gereği yerine getirilmiş olmakla mahkemece masrafların yatırılmadığı gerekçesi ile istinaf isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmesi yerinde görülmemiş, davalı vekilinin ek karara ilişkin istinaf isteminin kabulü ile asıl karara ilişkin istinaf istemine geçilmiştir.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; davacılar senette imzaları olmadığını, murisin mirasının ise reddedildiğini iddia etmişlerdir. Senette davacı şirket kaşesi dışında çifte imza mevcut olup davacıların murisi, keşideci şirketin de yetkilisidir. Mahkemece davacıların mirasın reddi kararı dikkate alınarak menfi tespit isteminin kabulüne karar verilmesi yerinde olup davalı vekilinin mirasın benimsendiğine ve reddi miras kararına ilişkin itirazları ancak mirasın reddi kararının iptali davasında ileri sürülecektir. Mirasın reddi kararının iptaline ilişkin dava açıldığına dair bir iddia ve belge bulunmadığından davalı vekilinin bu yönlerdeki istinafı yerinde görülmemiştir. 7445 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesi ile 6102 sayılı TTTK 4.maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar para olan menfi tespit davalarında dava açılmadan önce arabuluculuk başvurusu yapılması zorunlu hale getirilmiş ise de Kanun'un ilgili maddesinin yürürlük tarihi 01.09.2023'tür. İş bu dava 05.06.2023 tarihinde açıldığından dava tarihi itibarı ile zorunlu arabuluculuğa tabi değildir. Bununla birlikte davaya esas takip kambiyo senedine dayalı olup asliye ticaret mahkemesi görevli olduğu gibi, davacıların maddi anlamda kesin hüküm teşkil edecek nitelikte genel mahkemede dava açmasında hukuki yararı olduğu da sabittir. Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin ek karara ilişkin istinaf isteminin kabulüne, ek kararın kaldırılmasına, asıl karara ilişkin istinaf isteminin ise esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin 02.07.2024 Tarihli ek karara ilişkin istinaf isteminin KABULÜNE, -İlk derece mahkemesinin "davalının istinaf kanun yoluna başvurma talebinden vazgeçmiş sayılmasına" ilişkin 02.07.2024 Tarihli ek kararının KALDIRILMASINA, -Ek karar yönünden davalı tarafça yatırılan istinaf peşin harcının davalıya istek halinde iadesine, -Ek karar yönünden davalı tarafça yapılan 1.169,40TL istinaf başvuru harcı ile 1 tebligat ücreti 10TL ki toplam; 1.179,40TL nin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 2- Davalı vekilinin 20.03.2024 Tarihli asıl karara ilişkin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, - Asıl kararın istinafı yönünden alınması gereken 7.695,44TL harçtan, peşin alınan 1923,86-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.771,58TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, -İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 4-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 13/02/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.