Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/1644
2026/244
12 Şubat 2026
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2025/1644 Esas
KARAR NO: 2026/244 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/10/2025
NUMARASI: 2024/621 E. - 2025/653 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 12/02/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
DAVA: Davacı Bakırköy 12. Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; alacaklı tarafından takibe konu olan borcun kaynağını teşkil eden senetlerin ödendiğini, davalı alacaklıya 26.08.2021 tarihinde 25.12.2021 tarihli 126.505,00 TL tutarında çek verdiğini, çekin vadesinde ve vadesinin bulunduğu 10 gün içerisinde 60.000,00 TL banka yoluyla ödeme yaptığını, alacaklı davalının çekin tamamının ödenmesini istediğini, ancak pandemi sürecinde iş yeri kapalı olduğu için kalan tutarı ödeyemediğini, davalının arayarak iş yerine çağırdığını ve kalan tutar için ek 28.02.2022 tarihli 80.000,00 TL tutarında eklenen vade farkı ile senet aldığını, davalının, bankada bulunan çekin üzerinden 10 gün süre geçtiğini, bu çeki bankada takasta kullanamayacağını, yazdıramayacağını, çekin artık peçeteden ibaret olduğunu söyleyerek senedi ödediğinde kendisinin de çeki ve senedi iade edeceğini söylediğini, senedi almasına ve çekin ödemesi yapılmış olmasına karşın, davalı alacaklının haksız şekilde icra takibi başlattığını belirterek, öncelikle takibin durdurulmasına, ödeme emrine, senet ve çek alacağına, işlemiş faize, takip miktarına, işleyecek faize, her türlü ferilere ve borca itirazının kabulü ile İstanbul .... İcra Müdürlüğünün .... E. ve ... Esas sayılı icra dosyaları ile aleyhine açılan icra takibinin iptaline, takibe konu senetten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı tarafın aleyhine başlattığı icra takibinde borcun ödenmesi nedeniyle mesnetsiz ve kötüniyetli açılan icra takibinden dolayı davalı/alacaklının %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GÖNDERME KARARI: Bakırköy 12. Asliye Hukuk Mahkemesince 11/09/2024 tarihli, 2024/332 Esas, 2024/323 Karar sayılı kararı ile, mahkemeye hitaben yazılmış bir dava dilekçesi bulunmadığından, dosyanın İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, dava İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/266 Esas sırasına kaydedilmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkil ...'ın alacağının tahsili amacı ile 31.05.2022 tarihinde borçlu aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile genel haciz yolu ile ilamsız takip başlatıldığını, işbu takip dosyasından borçlu (davacı) tarafa ödeme emrinin tebliğe çıktığını, borçlu (davacı) tarafından borca itiraz edildiğini ve icra takibinin durduğunu, müvekkili ...' ın alacağının tahsili amacı ile 20.06.2022 tarihinde borçlu aleyhine İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasından (İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile tahsili taleplidir) ile kambiyo senedine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığını, işbu takip dosyasından borçlu tarafa ödeme emrinin tebliğe çıktığını, borçlu kendisine tebliğ edilen ödeme emri neticesinde takip dosyasına konu olan kambiyo senedine ilişkin borç tutarını alacaklı müvekkili ile aralarında protokol yapıp anlaşarak, borcu ödediğini belirterek huzurdaki takibe ve borca itiraz davasını açtığını, bu dava neticesinde İstanbul 32.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2022/234 Esas ve 2024/385 Karar sayılı karar ile davacının davasının reddine karar verildiğini, davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, davacı-borçlu tarafın, dava dilekçesi ekinde sunduğu sahte protokole göre, alacaklı müvekkili ile anlaştığını ve 14.04.2022 tarihinde borcu elden ödendiğini iddia etmişse de, müvekkilinin sunulan protokolden dava dilekçesi ile birlikte haberdar olduğunu, hiçbir şekilde yapılan protokolün tarafı olmadığını, davacı tarafın sunduğu protokol ve tahsilat makbuzunda yer alan müvekkili adına atılı imzaların hiçbir şekilde müvekkiline ait olmayıp, muhtemelen borçlu tarafından borçtan kurtulma amacı ile müvekkilinin imzası taklit edilerek hazırlandığını, müvekkilinin İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasına dayanak gösterilen 80.000,00TL bedelli, 28.02.2022 vadeli senet alacağını tahsil edemediğini, söz konusu senet aslı müvekkilinin elinde olup, icra takibi başlatılırken İstanbul ... İcra Müdürlüğü kasasına teslim edildiğini, davacı taraf her ne kadar senet borcunun ödendiği iddiasında bulunsa da, senet aslının müvekkilinin elinde olmasının dahi ödeme iddiasının gerçeği yansıtmadığını ve hayatın olağan akışına uygun olmadığını gösterdiğini, zira olağan akışta senet borcu bulunan birinin borcunu ödemesi, ancak borcun dayanağı senet aslını teslim almamasının samimiyetsiz ve kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın öncelikle usulden reddine, davacının haksız, dayanaksız ve hukuka aykırı davasının reddine, davacının tedbir taleplerinin reddine, haksız olarak ikame ettiği dava sebebiyle davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, davanın açılmasına davacı taraf sebep olduğundan tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GÖREVSİZLİK KARARI: İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesinin 24/09/2024 tarihli, 2024/266 Esas, 2024/410 Karar sayılı kararı ile görevli mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, dosya İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/621 Esas sırasına kaydedilmiş ve yargılamaya bu mahkemede devam edilmiştir.
MAHKEME KARARI: İstanbul 21.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09.10.2025 tarihli 2024/621E. - 2025/653K. sayılı kararıyla; "...Somut olayda, dava dilekçesi ve ekleri incelendiğinde; 7455 sayılı yasanın 31. Maddesi ile değişik TTK'nın 5/A maddesinin 1. Fıkrası uyarınca, 01/09/2023 tarihinden itibaren menfi tespit davalarında arabuluculuğa başvurmuş olmanın dava şartı olduğu, Bakırköy 12.Asliye Hukuk Mahkemesi 202/332 esas sayılı ve 11/09/2024 tarihli yetkisizlik kararı ile dosyanın İstanbul 19.Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edildiği, İstanbul 19.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 24/09/2024 tarihli görevsizlik kararının 24/10/2024 tarihinde kesinleştiği ve 25/10/2024 tarihinde mahkememize gönderildiği anlaşılmakla; davacının 24/09/2024 ile 24/10/2024 tarihleri arasında arabuluculuk dava şartını yerine getirmesi gerektiği, ancak mahkememizce verilen kesin süreye rağmen son tutanağın sunulmadığı; bu haliyle dava şartı eksik olduğu anlaşıldığından, davanın 6325 sayılı yasasının 18/A maddesinin 2. Fıkrası uyarınca usulden reddine..." karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF İSTEMİ: Davacı asilin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Mahkemece kendisine arabuluculuk dava şartının bildirilmediğini,
3-4 defa duruşma yapıldığı halde hiçbir duruşmada arabuluculuk dava şartının söylenmediğini,
Son duruşmada arabuluculuk son tutanağının sunulması için kesin süre verilmişse de, bu tarihte cezaevinde tutuklu/hükümlü olduğu için dışarıya çıkarak arabuluculuk başvurusu yapamadığını,
Verilen kesin sürenin fiilen uygulanması mümkün olmayan bir süre olduğunu,
HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca eksik olan dava şartının tamamlanabileceğini, Mahkemece bu konuda kendisine ek süre verilmesi veya arabulucuya başvurması için cezaevine müzekkere yazılması gerektiğini, Bu şartlar altında verilen ret kararının ölçülülük ilkesine, hak arama hürriyetine ve adil yargılanma hakkına aykırı olduğunu,Davanın menfi tespit davası olduğunu ve işin esasının dinlenilmesi gerektiğini,Dava konusu senet ve çek yönünden borcun ödendiğini, davalının haksız ve kötüniyetli olduğunu, Yapılan icra takibinin hayatını olumsuz olarak etkilediğini,Arabuluculuğa hazır olduğunu, yargılamanın devamına karar verilmesi gerektiğini belirterek, mahkemenin ret kararının kaldırılmasına, arabuluculuk dava şartının yerine getirilmesi için cezaevinde olması nedeniyle uygun ek süre verilmesine, arabuluculuk son tutanağı sunulduktan sonra yargılamaya devam olunmasına, esas inceleme yapılarak borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçluların ..., ..., ...Limited Şirketi olduğu, 100.000,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 106.618,49 TL alacak için 01/06/2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının 125.505,00 TL miktarlı, Bakırköy Çarşı Şubesi'ne ait, ... seri numaralı, TR.... İban numaralı çekin takibe konulan 100.000,00 TL'si olarak gösterildiği, davalı borçlunun borca ve ferilerine itiraz etmesi üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği tespit edilmiştir.
İstanbul .... İcra Dairesinin ...Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, 80.000,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 84.106,30 TL alacak için 23/06/2022 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının 80.000,00 TL miktarlı, 24/12/2021 tanzim tarihli, 28/02/2022 vade tarihli senet olarak gösterildiği tespit edilmiştir.
Dosya incelendiğinde; ilk derece mahkemesince 02/10/2025 tarihli duruşmada, davacı vekiline dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulduğuna dair anlaşamama son tutanağının sunulması için kesin süre verildiği, davacı vekil tarafından son tutanağın sunulmadığı ve son duruşmada davanın menfi tespit davası olması nedeniyle arabuluculuk dava şartına tabi olmadığının beyan edildiği anlaşılmıştır.
G E R E K Ç E : Dava, icra takibinden sonra açılan borçsuzluğun tespiti davasıdır.
Mahkemece davanın zorunlu arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Dosya incelendiğinde; dava tarihinin 08/09/2024 olduğu, 28/03/2023 tarihli, 7445 saylı Kanunun 31. maddesi uyarınca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5/A maddesinde sayılan ve zorunlu arabuluculuk dava şartına tabii olan davalara borçsuzluğun tespiti davasının da dahil edildiği, bu durumda dava konusu uyuşmazlığın arabuluculuğa tabi olduğu, arabuluculuk dava şartının dava açıldıktan sonra tamamlanamayacağı, bu dava şartı yerine getirilmeden davanın açıldığı, davacının cezaevinde olmasının sonuca etkili olmadığı anlaşılmakla, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun 18/A, HMK 115/2. maddeleri gereğince dava dilekçesinin usulden reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık yoktur.
Bu nedenle, davacının istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçe ile:
1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacının yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL maktu harçtan, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL eksik harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 12/02/2026 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.