Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/862

Karar No

2025/199

Karar Tarihi

13 Şubat 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/862 Esas
KARAR NO: 2025/199 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/02/2024
NUMARASI: 2021/373 E. - 2024/55 K.
DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli)
KARAR TARİHİ: 13/02/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; söz ve müziği müvekkiline ait olup, notercede tespiti yapılan "..." isimli müzik eserinin davalılar tarafından izin alınmadan ''...'' isimli sinema filminde izinsiz kullanıldığını, davalılardan ...'in filmin yapımcı ve yönetmeni, diğer davalının ise sinema dağıtıcısı olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 3 katı tazminat talebine karşılık 30.000,00 TL maddi tazminatın ve 10.000,00 TL manevi tazminatın tecavüzün başlama tarihi 03/05/2013 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, kararın ..., ... gazetelerinde 1'er hafta ile ilanını talep etmiştir.
CEVAPLAR: Davalı ... Film vekili cevap dilekçesinde; " ... " isimli müzik eserinin ...'a ait olduğunu, ... ve ...’ın davaya konu sinema filminin tüm müzik eserlerinin hak sahibi olduklarını, bu kişilerden davalının muvafakatname aldığını, davacının söz konusu müzik eseri üzerinde hak sahipliğinin mevcut olmadığını, davacının mail ortamındaki yazışmalarını takiben, sinema filminin orjinalinden, bu müzik eserini çıkardığını ve kullanmadığını, davacının dava ehliyeti bulunmadığını, davacının tek başına eser sahibi olmadığını eseri ... ve ...’a oluşturduğunu, davalının da bu şahıslardan muvafakat aldığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sinemacılık vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin diğer davalı ile olan sözleşme gereğince filmin sinemada dağıtımını gerçekleştirdiğini, müvekkilinin filmin üzerindeki hakları devir almadığını, sadece sinemalara dağıttığını, müvekkiline husumet düşmeyeceğini, ayrıca müvekkiline her hangi bir ihtar çekilmediğini, müvekkilinin eser işletme belgesine dayanarak filmi dağıttığını, ayrıca tazminat isteminin fahiş olduğunu, davacının dava ehliyetinin bulunmadığını, müvekkilinin bu dağıtımdan sadece 2.000,00 TL aldığını beyan etmiştir. İhbar olunanlar ... ve ... beyan dilekçelerinde; kendilerinin hukuki sorumluluklarının bulunmadığını, dahili dava yoluyla taraf olarak davaya eklenmelerinin hukuken mümkün bulunmadığını, talebin zamanaşımına uğradığını, ...’in davacının öz kardeşi, diğer ...’ın ise kayınbiraderi olduğunu, davacının tüm bestelerinin kardeşi ... tarafından notaya alındığını, filmin bir sahnesinde davacının "..." isimli eserinin tamamen davacıya jest yapmak için kullanıldığını, eserin kullanılacağını davacının bildiğini, kardeşinden sözlü olarak muvafakat aldığını, filmde davacı eserinin kullanılmasını sırf davacı mutlu olsun diye istediklerini, film bitip vizyona gireceği sırada davacının verdiği sözleri yok sayarak bu duruma tepki gösterdiğini, filmin jeneriğinde "... söz müzik: ..." olarak belirlendiğini, ancak davacının sözünde durmayarak herkesi mağdur ettiğini bildirmişlerdir.
MAHKEMENİN İLK KARARI: İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 20.01.2021 tarihli 2013/134 E. - 2021/20 K. sayılı kararıyla; "...Dosyada mübrez belgelerden davacının Samsun ...noterliği nezdinde 27.8.2007 tarihinde ... isimli eserin notalarını ve sözlerini kendi adına kayıt ve tescil ettirdiği dolayısıyla eser ve beste üzerinde tek başına hak sahibi olduğu , dahili davalıların ise bu tarihten önce eser üzerinde hak sahibi olduklarını ispat edemedikleri gibi dosyaya sunulu ikrar içeren beyanlarından da eserin davacıya ait olduğunu ikrar ettikleri, dolasıyla eserin gerek söz gerekse bestesinin davacıya ait olduğu, ...Bir musiki eserinin söz yada bestesinin yada her ikisinin bir sinema eserinde kullanım hakkını yada eserin bir başkası tarafından sözlü olarak icra edilmesi hakkını yada senkronizasyon hakkını bir başkasına devir hakkının ( hangi hakların hangi süre ile hangi film için verildiğinin ) yazılı olarak FSEK 52. Maddeye göre ispatlanması gerektiği, dahili davalı davacının kız kardeşi olduğundan bahisle yazılı bir sözleşme sunulmadığını, davacının bilgisi olduğunu beyan etmekteyse de bu yöndeki iddialar yazılı delil ile ispatlanmadığı gibi, yasanın amir hükümleri gereği yazılı belge ile ispatlanması gerekli hususlarda tanık dinlenemeyeceği gibi yemin teklifi yapılmasının da sonuca etkili olmadığı.... Toplanan delillere göre , davacının ... İSİMLİ eser üzerinde mali hakların tek başına sahibi olduğu, müzik eserinin davalılar tarafından izin alınmadan ''...' 'isimli sinema filminde kullanıldığı, davalıların izinsiz kullanım nedeniyle maddi ve manevi tazminat sorumluluklarının bulunduğu,...Gerek ilk rapordaki görüş, gerek son raporda 3 lü heyetin rayicin 5000 TL olması gerektiği, 3 katı olarak 15.000 TL ödenmesinin somut dosyaya uygun olduğunu beyan etmeleri gözetildiğinde, rayicin 5000 TL olarak belirlendiği ve bu bedelin 3 katının ödenmesi somut olaya uygun görüldüğü, FSEK m,68 çerçevesinde 3 katı 15.000 TL ye hükmedilmesinin uygun görüldüğü, son raporda 3.sayfada IMBD verilerine göre yaklaşık filmin 10.000 kişi tarafından izlendiği, filmde yer alan oyuncuların popülaritesine göre bilirkişilerce raiyicin 5000TL olarak belirlendiği...huzurdaki somut olayın özelliği yanında tarafların sıfatı, işgal ettiği makam ve tarafların sosyal konumları somut olayın gerçekleşme biçimi , sosyal medya hesabındaki yazışmalarda davacının izinsiz kullanım nedeniyle yaşadığı elem ve üzüntü, filmin jeneriğinde ... söz müzik-... olarak adı belirtilmesine rağmen , eser ilk vizyona girdikten sonra davacının eserinin filmden çıkarılması, öte yandan eser işletme kaydında davacının hakkı gasp edilerek kendi adı yerine kayıtlarda halen ...’ın adının yer alması gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacının eserin umuma arz yetkisi, adın belirtilmesi yetkesi, eserde değişiklik yapma ve eserin aslına varma yetkisinin ihlal edildiği ve talep edilen 10.000 TL Manevi tazminatın davalılardan tahsiline ve davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle; "DAVANIN KISMEN KABÜLÜNE, KISMEN REDDİNE, -FSEK 68. maddeye göre hesaplanan 5.000 -TL nın 3 katı 15.000.TL maddi tazminatın 3.5.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, maddi tazminat da fazlaya ilişkin istemin reddine, -Manevi tazminat isteminin kabulü ile 10.000-TL manevi tazminatın 3.5.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, -Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalılardan alınmasına, iki kez ve iki gazetede birden ilan isteminin reddine..." karar verilmiştir.
KALDIRMA KARARI: Dairemizin 18/11/2021 tarihli 2021/931 E.- 2021/1950 K.sayılı kararıyla; "... Mahkemece alınan her iki raporda da, davalı ,,, Film-... ile ... arasındaki sözleşmedeki bedelin esas alındığı anlaşılıyorsa da, ibraz edilen sözleşmenin filmde kullanılan tüm müziklere ilişkin olduğuna yönelik davalı savunması ve itirazları incelenmemiştir. Davacı tarafça hükmedilen tazminat miktarının düşük olduğu, davalılar tarafından fahiş olduğu ileri sürülmüştür. Bu durumda mahkemece çeşitli meslek birliklerinden davaya müzik eserinin söz ve bestesi ile birlikte, ihlal tarihinde davaya konu filmde kullanılması halinde talep edilebilecek rayiç bedel konusunda emsal araştırması yapılması, daha sonra müzik eserinin filmde kullanılma şekli ve süresi gibi ile rayiç bedele etki edebilecek diğer hususların da değerlendirilerek, tarafların itirazlarını giderici şekilde bilirkişi heyetinden ek rapor yada yeni bir heyetten rapor alınarak karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiş, davacı vekili ve davalılar vekillerinin sair istinaf sebepleri incelenmeksizin istinaf başvurularının kabulüne karar verilmiştir. Dahili davalılar ... ve ...'ın davada taraf olmadığı, davalı ... Film vekilinin davanın ihbarını talep etmesi üzerine, mahkemenin davanın bu kişilere yöneltilmesi yada ayrı bir dava açılarak bu dava ile birleştirilmesi yönündeki ara kararı üzerine, davaya dahil edildikleri anlaşılmaktadır. Esasen mahkemenin gerekçeli kararında da açıklandığı üzere, davada taraf olmayan üçüncü kişilerin bu şekilde dahili dava yoluyla davada taraf olarak yer alması ve haklarında hüküm kurulması mümkün değildir. Mahkemenin gerekçeli kararında dahili dava işleminin usule uygun olmadığı açıklanmışsa da, dahili davalıların karar başlığında dahili davalı olarak gösterilerek, maddi ve manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi, hükmün infazında tereddüte sebep olabileceği gibi, kararın gerekçesi ile hüküm kısmı arasında da çelişki oluşturduğundan, dahili davalılar vekilinin usule yönelik istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir. 6100 Sayılı HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince, eksik inceleme nedeniyle davacı vekili, davalılar vekilleri ve dahili davalılar vekilinin sair istinaf sebepleri incelenmeksizin istinaf başvurularının kabulüne karar verilmekle, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın Dairemizin kararında işaret edilen hususlarda yargılamaya devam olunmak üzere mahkemesine iadesine..." karar verilmiş, karar taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
KALDIRMA SONRASI MAHKEME KARARI: Mahkeme'nin 14.02.2024 tarihli 2021/373 E. - 2024/55 K.sayılı kararıyla; "...Mahkememizce bam ilamı ışığında yapılan tetkik ve inceleme neticesinde; Davaya konu olan “...” isimli sinema filminde davacının sahip olduğu “...” isimli müzik eserinin 18 saniyesinin kullanıldığı, Dosya kapsamındaki bilgi, belge ve delillerden davaya konu eserin (...), davada adı geçen filmin Soundtrack’i/Film Müziği olmadığı, Filmin tümünün yer aldığı CD’de ise 20.dakika 35. saniyesinden itibaren (35-53 sn. arası) “...” isimli bir şarkının dörtlüğünün kadın bir ses sanatçısı tarafından seslendirildiği, Sinema Eseri Yapımcıları Meslek Birliği (SEYAP), Televizyon ve Sinema Filmi Yapımcıları Birliği (TESİYAP), Musiki Eseri Sahipleri Grubu Meslek Birliği (MSG) ve Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği (MESAM)’a müzekkereler yazılarak rayiç bedel sorulduğu, fakat rayiç bedelinin tespit edilmesine yönelik cevap alınamadığı, Davaya konu filmin bitişinde yer alan jenerikte “... Söz-Beste ...” olarak belirtilmiş, ...’e teşekkür edilmiş, Klasik Gitar-Akustik Gitar ...” şeklinde belirtildiği, emsal sözleşme olmaması, meslek birliklerinin dahi konu hakkında görüş vermemesi, serbest piyasa koşulları ve müzik sektöründeki farklı birçok maddi değişkenin rayiç bedelin tespitini zorlaştırdığı, Bu nedenle filmin toplam seyirci sayısı ve elde edilen hasılatı üzerinden değerlendirme yapılması gerektiği, Bu değerlendirme yapılırken rayiç bedelin hesaplanması noktasında ... ile ... Film arasında 16.12.2010 tarihinde imzalanıp, İzmir ...Noterliği’nden tasdik edilen sözleşmenin baz alınması gerektiği, Yapılan iş karşılığında sözleşme bedelinin toplam 5000 TL olduğu, Buradan işaretle yapılan bütün işin (filme yönelik tüm müzik eserlerinin sunumu ve hazırlanması) 5000 TL bedele karşılık geldiği, Alınan toplam bedel bütün olarak (filmde kapsamında gerçekleştirilen müzik faaliyetleri) 5000 TL’ye tekabül ediyorsa bütünün belli bir parçasının (... isimli müzik eseri) toplam bedel olan 5000 TL üzerinden bölünerek hesaplanmasının uygun ve hakkaniyetli olduğu, iş bu sebeple kaldırma ilamı öncesi takdiri yapılan 5.000 TL rayiç bedelin yerinde olmadığı, IMDB verilerine göre davaya konu filmin reytinginin 10 üzerinden 6,3 olduğu, ... verilerine göre davaya konu filmin 13 hafta boyunca toplam seyirci sayısının 6129, toplam hasılatının ise 48.476 TL olduğu, Davaya konu olan filmin gerek seyirci, gerekse de toplam hasılat açısından ...’nin 2013 yılına ait bütün film verileri göz önünde
bulundurulduğunda geride kaldığı, Davaya konu olan “...” isimli müzik eseri bütünün bir parçası olarak değerlendirildiğinde, mevcut veriler ve elde edilen bulgular eşliğinde rayiç bedelin 2000 TL olabileceği, bu yönde yapılan rayiç tespitine ilişkin alınan 19/04/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunun yerinde olduğu, dava konusu eserin izinsiz kullanımı sebebiyle FSEK 68. Madde kapsamında 3 kat takdir edilmesine ilişkin talebin de yerinde olduğu anlaşılmakla; FSEK 68. maddeye göre hesaplanan 2.000 -TL nin 3 katı 6.000.TL maddi tazminatın tecavüzün başladığı tarih olan 03.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı ... Film-...’den tahsili ile davacıya ödenmesine, maddi tazminata ilişkin fazlaya ilişkin istemin reddine, kaldırma ilamı öncesi verilen kararda 5.000 TL rayiç bedel tespitine karşın 10.000 TL manevi tazminat takdiri yapılmış olup, yapılan yargılama neticesinde 5.000 TL rayicin fazla olduğunun tespit edilmesi, rayicin 2.000 TL olması gerektiği karşısında 10.000 TL manevi tazminat takdirinin rayice göre fazla kaldığı, Manevi tazminat miktarının zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşıma fonksiyonu, manevi tazminat davasının gerçek anlamda bir tazminat davası olmaması, maddi hukuka ilişkin zararın tanzim edilmesini amaç edinmediği, takdir edilecek miktarın istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli miktar kadar olması gerektiği, huzurdaki somut olayın özelliği yanında tarafların sıfatı, işgal ettiği makam ve tarafların sosyal konumları somut olayın gerçekleşme biçimi , sosyal medya hesabındaki yazışmalarda davacının izinsiz kullanım nedeniyle yaşadığı elem ve üzüntü, filmin jeneriğinde ... söz müzik-... olarak adı belirtilmesine rağmen , eser ilk vizyona girdikten sonra davacının eserinin filmden çıkarılması, öte yandan eser işletme kaydında davacının hakkı gasp edilerek kendi adı yerine kayıtlarda halen ...’ın adının yer alması gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacının eserin umuma arz yetkisi, adın belirtilmesi yetkesi, eserde değişiklik yapma ve eserin aslına varma yetkisinin ihlal edildiği anlaşılmakla, 5.000 TL manevi tazminat miktarı somut olay yönünden yeterli görülmüş, Manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 5.000-TL manevi tazminatın tecavüzün başladığı tarih olan 03.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı ... Film-...’den tahsili ile davacıya ödenmesine, manevi tazminata ilişkin fazlaya ilişkin istemin reddine, Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalı ... Film-...’den alınmasına, ihbar olunan kişiler yönünden usule uygun açılmış dava olmadığından iş bu davada da davalı sıfatı bulunmadığından haklarında hüküm kurulmasına yer olmadığına dair;
HÜKÜM: 1-Davalı ... A.Ş. yönünden ikame edilen davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalı yönünden ikame edilen davanın kısmen kabul kısmen reddi ile ;
-Maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile, FSEK 68. maddeye göre hesaplanan 2.000 -TL nin 3 katı 6.000.TL maddi tazminatın 03.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı ... Film-...’den tahsili ile davacıya ödenmesine, maddi tazminata ilişkin fazlaya ilişkin istemin reddine, -Manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 5.000-TL manevi tazminatın 03.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı ... Film-...’den tahsili ile davacıya ödenmesine, manevi tazminata ilişkin fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalı ... Film-...’den alınmasına, 3-İhbar olunan kişiler yönünden usule uygun açılmış dava olmadığından iş bu davada da davalı sıfatı bulunmadığından haklarında hüküm kurulmasına yer olmadığına..." karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davalı ... Film'in müvekkilinin mali ve manevi haklarını ihlal etmesi nedeniyle tazminat sorumluluğunun doğduğunu, FSEK'te yer almayan ihtarname gönderme yükümlülüğünün davacı tarafa yüklenemeyeceğini, davalılar arasında imzalanan sözleşmenin müvekkilini bağlamayacağını, Söz konusu sözleşmenin yetkisiz kişi ile akdedildiğini, FSEK'in 54. Maddesi uyarınca davalı ... Film iyiniyetli kabul edilse bile hakkın devrinin geçerli olmayacağını,Bu nedenle davalı ... Film hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, Mahkeme tarafından hükmedilen maddi ve manevi tazminat tutarlarının hakkaniyete aykırı olduğunu, yetkisiz kişiler arasında yapılan sözleşme esas alınarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, Müvekkilinin dava konusu eserle ilgili haklarını devretmiş olsaydı 2.000,00 TL'den çok daha fazla bir talepte bulunma ve kabul edilmemesi halinde haklarını devretmeme hakkına sahip olduğunu, Davacının "..." isimli eserinin filmin Youtube'da bulunan filmin fragmanında halen kullanılmaya devam edildiğini, MSG'nin beyan ettiği üzere 10.000,00 TL eser bedelinin kabul edilerek üç katı kadar maddi tazminata ve 10.000,00 TL manevi tazminatın tüm davalılar açısından kabulüne karar verilmesi gerektiğini, Dava tarihinden bu yana uzun süre geçtiğinden, Mahkeme tarafından belirlenen 2.000,00 TL tutarındaki eser bedelinin mevcut enflasyonist ortamda hiçbir değerinin kalmadığı ve hükmedilen faizin de müvekkilinin aşkın zararını karşılamayacağı açık olduğundan, davalılar tarafından itiraz edilmeyen aşkın zarar talepleri konusunda Mahkeme tarafından hiçbir karar verilmemesinin eksikliğe neden olduğunu, Mahkemece enflasyon farkı da hesaplanarak maddi tazminata hükmedilmesini talep ettiklerini belirterek, istinaf taleplerinin kabulü ile, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 14/02/2024 tarihli, 2021/373 Esas, 2024/55 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak tüm davalılar yönünden davanın kabulüne, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dosyaya ibraz edilen, davalı ... Film-... ile ... arasında yapılan 16 Aralık 2010 tarihli noter tasdikli sözleşme incelendiğinde; Sözleşme ile dava konusu filmin bestecilik görevinin ...'a verildiği ve toplam sözleşme bedelinin 5.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya ibraz edilen 25 Ocak 2013 tarihli, davalı ... Film ile davalı ... Film arasında imzalanan sözleşme incelendiğinde; davaya konu filmin sinema salonlarında gösterim, dağıtım ve yayma hakkının davalı ... Film'e devredildiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince bilirkişi ...'tan alınan 08.10.2014 tarihli raporda; Davalı- ... Film- filmin yapımcısı olmadığı, filmin içeriğinin oluşturulmasında herhangi bir katkısının olmadığı, sadece dava konusu filmin sinemalara, dağıtımının gerçekleştirdiği, özellikle filmde hak sahiplerinin haklarının ihlal edilip edilmediğinin önceden bilebilecek durumda olmadığı için ve bir ihtar yapılmadığı sürece FSEK'e dayalı talep edilen telif tazminatından sorumlu tutulmaması gerektiğini ifade ettiğini, buna dayanak olarak ise Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 27.09.2012 tarih, 2010/10171 E. ve 2012/14474 K. kararını dayanak gösterdiğini, bu kararın belirttiği gibi "...söz konusu yayınların içeriğini değiştirme olanağının bulunmaması ve özellikle yayında eser ve/veya bağlantılı hak sahiplerinin haklarının ihlal edilip edilmediğini önceden bilebilecek durumda olmaması nedeniyle ...68. maddesine dayalı olarak talep edilen telif tazminatından doğrudan sorumlu tutulamaz. Buradaki taraf bir yayıncı kuruluşu olmakla beraber özünde bir "dağıtıcıdır." şeklinde olduğunu, aynı şekilde davalı- ... Film'in de bir dağıtıcı olduğunu, konu olan filmin sinemalara dağıtımını yapan bir tüzel kişilik olduğunu, dağıtıcı sıfatıyla dağıttığı ürünün bu hakları ihlal ettiğini bilmesinin mümkün olmadığını, aynı şekilde davalı ... Film'in iddia ettiği gibi yazılı bildirim ile ihlalin durdurulmasını sağlayabileceğini, bu durumun film dağıtıcı firmanın dağıttığı binlerce filmden sorumlu olması ve içeriklerini bilmesi, her eserin, her notanın haklarının doğru olup olmadığını bilmesinin mümkün olmadığını, bu kadar geniş bir sorumluluğun yasanın ruhuna aykırı olduğunu, bu çerçevede davalı ... Film'in iddiasında haklı olduğunu, ihlali yapan davalı ... Film'in ihlalden sorumlu olduğunu,..eser sahibinin aynı zamanda söz ve bestenin sahibi olması halinde rayicin 2.000,00- 6.000,00 TL aralığında ve 3 katı olarak takdir edilmesi gerektiğini, 2010 yılında yapılan bir sözleşmede 5.000,00 TL bedelin kabul edilebilir nitelikte bulunduğunu beyan etmiştir. İlk derece mahkemesince bilirkişiler ..., ..., ...ndan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 02.06.2017 tarihli raporda; dava dosyasına taraflarca sunulan CD'ler ve Kültür Bakanlığından gönderilen CD'lerin incelendiğini, davalı ... Film tarafından sunulan ve kasada saklanan CD içeriğinin davacının sunduğu CD içeriği ile bire bir aynı olduğunu, filmin 20.dakika 35. saniyesinden itibaren Kül Kedisi isimli bir şarkının dörtlüğünün, kadın bir ses tarafından seslendirildiğini, bu dörtlükteki sözlerin, davacının dava dilekçesinde sunduğu noter tasdikli belgede yer alan eserin sözlerinden alındığını, Turizm Bakanlığından gelen CD içerisinde bulunan filmin 20. dakika 53. saniyesinden itibaren ...'ın ... isimli şarkısının çalındığını, filmin IMDB verilerine göre 6.7 notu aldığını, 10.000 kişi tarafından izlendiğini, gerek bu veriler, gerekse film oyuncularının popülaritesi göz önüne alındığında, mesleki bilgi ve tecrübeleri ile, rayiç bedelin 5.000,00 TL olması gerektiği, davalının FSEK kapsamında eser sahibinin haklarını ihlal ettiğini, davacının daha öncesinde film müziğinin satışına ilişkin bir tarife dosyaya sunmadığını, dosya kapsamında davalı ...'nın filmin müzikleri için 5.000,00 TL ye anlaşmış olması, davacının eserinin filmde kullanılmış olması, mali hakların ihlal edilmiş olması gözetildiğinde 15.000,00 TL tazminata hükmedilmesinin uygun olacağını beyan etmişlerdir.İlk derece mahkemesi'nce alınan 19.04.2023 tarihli Bilirkişi Heyet Raporu’nda; "..Sinemada yapım ve dağıtım süreci birbirinden farklı işlemektedir. Dağıtım süreci, genellikle filmin yapımı tamamlandıktan sonra başlar. Yapımcı ve dağıtımcının görüşmeleri sonunda bir anlaşma imzalanır. Anlaşmada filmin kaç kopyayla dağıtıma çıkacağına dair tahmini bir karar verilir… Kopyalar, gösterimden birkaç gün önce salonlara teslim edilir. Salonlar, dağıtımcıyla belirlenen süre boyunca filmi gösterir. Bu açıdan değerlendirme yapıldığında davalı-... Film’in iddiasında haklı olduğu, ihlali yapan davalı-... Film’in ihlalden sorumlu (olduğu) anlaşılmaktadır. Nitekim bu husus bilirkişi ...’ın vermiş olduğu raporda da mevcuttur..." şeklinde görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
G E R E K Ç E: Dava, söz ve bestesi davacıya ait olan müzik eserinin davalılar tarafından sinema filminde izinsiz kullanıldığı iddiasıyla açılan maddi ve manevi tazminat davasıdır. Mahkemece davalılardan ... Film hakkındaki davanın husumetten reddine, davalı ... Film hakkında açılan davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... Film-...’in yapımcı, davalı ... A.Ş.’nin dağıtıcısı oldukları ''...'' isimli sinema filminde kullanılan "..." isimli müzik eserinin mali ve manevi haklarının davacıya ait olduğu ve izinsiz olarak sinema filminde kullanıldığına dair Mahkemenin kabulü yerindedir. Davacı vekilinin davalı ... Film hakkındaki husumete ilişkin istinaf talepleriyle ilgili yapılan incelemede; mahkemece davalılardan ... A.Ş. aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, davacıdan izin alınmadan müzik eserinin kullanıldığı eser nüshaları üzerinde davalının dağıtıcı firma olduğu belirtilmiş olmasına göre, söz konusu ürünler bakımından davalı ... A.Ş.’nin davacı tarafa ait olan FSEK’in 14. maddesinde belirtilen umuma arz ve FSEK’in 23. maddesinde belirtilen yayma haklarını ihlal ettiği halde bu davalı hakkındaki davanın husumetten reddine kararı verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin buna ilişkin istinaf taleplerinin kabulüyle, kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. (Örn. Yargıtay 11. HD’nin 03/04/2014 tarihli, 2013/16974 Esas, 2014/6558 Karar sayılı kararı) Davacı vekilinin maddi ve manevi tazminat tutarlarına ilişkin istinaf talepleriyle ilgili yapılan incelemede; alınan bilirkişi raporları, davaya konu müzik eserinin filmde kullanım süresi, filmden elde edilen gelire göre, kesin olarak belirlenemeyen telif bedelinin Mahkemece 2.000,00 TL olarak belirlemesinde ve üç katı kadar 6.000,00 TL maddi tazminat ile davalıların kusur durumu ve dava tarihindeki ekonomik değerlere göre 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin hakkaniyete uygun olduğu, davacının talep ettiği tazminatlarla ilgili faize hükmedilmiş olup, ayrıca enflasyon farkı talep edilemeyeceğinden davacı vekilinin tazminat tutarlarına ilişkin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, kısmen reddine, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden kazanılmış haklar saklı tutulara yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,2-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 14.02.2024 tarihli 2021/373E. - 2024/55 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine,-Maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile, FSEK 68. maddeye göre hesaplanan 2.000,00 -TL nin 3 katı 6.000,00 TL maddi tazminatın 03.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, maddi tazminata ilişkin fazlaya ilişkin istemin reddine, -Manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın 03.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, manevi tazminata ilişkin fazlaya ilişkin istemin reddine, -Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalılardan alınmasına, -İhbar olunan kişiler yönünden usule uygun açılmış dava olmadığından iş bu davada da davalı sıfatı bulunmadığından haklarında hüküm kurulmasına yer olmadığına,3-İlk derece yargılaması yönünden; -Davanın kabulüne konu miktar üzerinden alınması gereken 751,41 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 683,10 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 68,31 TL karar ve ilam harcının tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,-Davacı yanın karşıladığı peşin harç tutarı olan 683,10 TL'nin tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, -Kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 6.000,00TL vekalet ücretinin tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, -Kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 5.000,00 TL vekalet ücretinin tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine -Reddedilen maddi tazminat talebi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin tarifenin 13/3. maddesi nazara alınarak 6.000,00 TL vekalet ücretinin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, -Reddedilen manevi tazminat talebi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/2. maddesi nazara alınarak 5.000,00 TL vekalet ücretinin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, -Davacı tarafın yargılama giderlerinden olan başvurma harcı, posta, tebligat, müzekkere ve bilirkişi masraflarından oluşan 6.513,30 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları nazara alınarak; 1.791,15 TL olan kısmının tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, -Davalı ... A.Ş. 'nin yargılama giderlerinden olan 39,00 TL'nin kabul ve ret oranlarına göre 10,72 TL’sinin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, -Davalı ... FİLM ...'in yargılama giderlerinden olan 3.675,00 TL nin kabul ve ret oranları nazara alınarak 2.664,37 TL olan kısmının tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması yönünden; -Davacı vekilinin istinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talep halinde iadesine, -İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, -İstinaf yargılama giderleri olarak; davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 13/02/2025 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim