Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/1285

Karar No

2026/233

Karar Tarihi

12 Şubat 2026

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1285 Esas
KARAR NO: 2026/233 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 30/05/2024
NUMARASI: 2020/288 E. - 2024/573 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 12/02/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında, müvekkili şirket adına taleplerinin Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/..D. İş, 2020/... Karar sayılı kararı ile teminat karşılığında kabul edildiğini, müvekkili şirketin dava konusu çekte lehtar ve ciranta olduğunu, müvekkili şirketi münferit imza ile temsil ve ilzama yetkili olan şirket müdürü ve şirkette tam hisse sahibinin ... olduğunu, ciro işleminde imzayı atan kişinin şirketin mali müşaviri olan ... olduğunu, bu kişinin herhangi bir şekilde şirket adına kambiyo senedi düzenlemek veya ciro etmek, borç altına sokmak şeklinde hukuki işlem yapma yetkisi bulunmadığını, dolayısıyla müvekkili şirket adına yetkisiz imza ile ciro işlemi yapılarak çekin davalıya devredildiğini, bu sebeple geçerli bir kambiyo taahhüdü bulunmadığını ve davalının haksız ve hukuka aykırı şekilde çekte son hamil olarak yer aldığını, davacı ile davalı arasında asıl bir borç ilişkisi bulunmadığını, kıymetli evrak hukukuna uygun olacak şekilde bir kambiyo taahhüdü bulunmadığını, ayrıca söz konusu çeklerde müvekkili şirketin ciranta olduğunu, Şirketin çeklerde keşideci olarak görünen kişiden gerçek bir alacağı bulunduğunu, ancak haksız ve hukuka aykırı icra takibi nedeniyle bu alacağına da kavuşamadığını, bu nedenle dava konusu çeklerin de taraflarına iade edilmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek, bu sebeple İİK'nın 72. maddesi uyarınca dava ve takip konusu çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespiti ve çeklerin tarafına iadesini talep ettiği anlaşılmıştır.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına konu çeklerin karşılıksız kaldığını, kötü niyetli olarak elde edildiği iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu, davacının iddialarının literatüründe karşılığının da bulunmadığını belirterek, haksız ve kötü niyetli davanın reddine, davacı kötü niyetli olarak davayı açtığından %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI: Bakırköy 6.Asliye Ticaret Mahkemesi 30/05/2024 tarihli 2020/288E. - 2024/573K. sayılı kararıyla; "...Bu açıklamalar ışığında, Bakırköy .... Ağır Ceza Mahkemesinin kesinleşen kararı ile dava konusu çeklerin davalının hileli eylemleri neticesinde davacının iradesi fesada uğratılarak davalı tarafın-dan alındığının hüküm altına alındığı, TBK 74. maddesi uyarınca ceza mahkemesinin maddi olaya ilişkin bu tespitinin mahkememizi bağlayıcı nitelikte olduğu, mahkememizce dinlenen tanık beyanları ve mali tespitler de göz önünde bulundurulduğunda, davacı tarafından yapılan cironun ...maddeleri uyarınca geçersiz olduğu kabul edilmiş ve davacı şirketin... .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasından ve icra dosyasına konu 23/09/2019 tarihli, 150.000 TL bedelli, ... seri numaralı ve 23/09/2019 tarihli, 150.000 TL bedelli, ... seri numaralı çeklerden dolayı davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine ve davacının çeklerin yasal hamili olduğu dosya kapsamı itibariyle sabit olduğundan bu çeklerin davacı tarafa iadesine karar vermek gerekmiştir.
Ceza dosyasındaki maddi olaya ilişkin tespitler göz önünde bulundurulduğunda, davalının hileli hareketlerle davacının iradesi fesada uğratarak çekleri ele geçirmiş olması nedeniyle kötüniyetli kabul edilmiş ve bu sebeple yapılan takip haksız kabul edilerek İ.İ.K 72/5 uyarınca davacı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ İLE,
1-Davacı şirketin Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasından ve icra dosyasına konu .../09/2019 tarihli, 150.000 TL bedelli, ... seri numaralı ve 23/09/2019 tarihli, 150.000 TL bedelli, ... seri numaralı çeklerden dolayı davalı tarafa BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının İPTALİ İLE, icra dosyasına konu 23/09/2019 tarihli, 150.000 TL bedelli, ... seri numaralı ve 23/09/2019 tarihli, 150.000 TL bedelli, ... seri numaralı çeklerin davacı şirkete İADESİNE,
2-Dosya kapsamı itibari ile davalı ...'un kötü niyetli olduğu anlaşıldığından, takip konusu alacağın %20 oranına tekabül eden 60.000,00 TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine..." karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davanın, kıymetli evraka karşı açılmış menfi tespit davası olduğunu, dosyada kıymetli evrakın varlığının ve verilmesinin başlı başına alacağın varlığına karine teşkil ettiğini, bu durumun kıymetli evrak hukukunun ve kıymetli evrakın soyutluğu ilkesinin gereği olduğunu, Mahkemenin hukuka aykırı bir şekilde ticari ilişki ve resmi evrak niteliğindeki kıymetli evraka karşı tanık deliline dayanarak borçlunun borçlu olmadığına karar vermesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu,
Borçlunun kıymetli evrakı verme sebebini veya ödeme belgesini kesin nitelikte yazılı delille ispat etmediği müddetçe iddialarının dinlenemeyeceğinin, senede karşı senetle ispat kuralının gereği olduğunu, iş bu sebeple mahkeme kararının açıkça hukuka aykırı olduğunu, kararın kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, arz ve izah edilen sebeplerle; dosyada hak kaybı yaşanmaması adına, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/288 E. 2024/573 Karar sayılı ve 30.05.2024 tarihli kararın kaldırılarak davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Büyükçekmece... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davalı tarafından davacı ... ... Şti. ile ...'a takip talebinde bulunulmuş, 23.09.2019 keşide tarihli ... ve.... seri numaralı, 150.000,00 TL'lık iki adet çekle ilgili 300.000,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 331.413,70 TL alacak için 11/10/2019 tarihinde kambiyo senetlerine özgü icra takibinde bulunulduğu, icra takibine istinaden davacı tarafından tedbir talebinde bulunulduğu, Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi ..... D.iş ...Sayılı Kararı ile teminat karşılığı icra takibi nedeniyle icra veznesine girmiş her türlü paranın kaynağı ne olursa olsun davalı tarafa ödenmeyeceği /verilmeyeceği şeklinde karar verildiği tespit edilmiştir.Takibe konu çek örnekleri incelendiğinde; çeklerden ilkinin ... Şubesi'ne ait, ... seri numaralı, 23/09/2019 keşide tarihli, 150.000,00 TL bedelli çekin keşidecinin ... .... Şarküteri, lehtarının ... .... Şti. olduğu, çekin arkasında sırasıyla ... ... Ltd. Şti. ve ...'un cirolarının bulunduğu, çekin bankaya 23/09/2019 tarihinde ibraz edildiği ve karşılıksız olduğunun yazıldığı, İkinci çekin, ... Şubesi'ne ait, .... seri numaralı, 23/09/2019 keşide tarihli, 150.000,00 TL bedelli çekin keşidecinin ... ..., lehtarının ... ... Şti. olduğu, çekin arkasında sırasıyla ... ...Şti. ve ...'un cirolarının bulunduğu, çekin bankaya 23/09/2019 tarihinde ibraz edildiği ve karşılıksız olduğunun yazıldığı tespit edilmiştir.Davacı şirketin ticaret sicil kaydı incelendiğinde; tek ortağının ve yetkilisinin ....olduğu, bazı iş ve işlemlerin şirket adına yapılabilmesi için ...’e Bakırköy ... Noterliğinin .../08/2019 tarihli... Yevmiye numaralı vekaletname ile yetki verildiği tespit edilmiştir.
Dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan Bakırköy.... Noterliğinin ... Kasım 2017 tarihli, ...yevmiye numaralı vekaletnamesi incelendiğinde; davacı şirket tarafından ...,... ve ...’a bazı işlemler için vekalet verildiği, ancak kambiyo senedi düzenlemek ve kambiyo taahhüdü altına girmek için vekaletnamede yetki bulunmadığı tespit edilmiştir.Dava konusu bu olaya ilişkin olarak davacı şirket tarafından davalı aleyhine Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması üzerine 2020/1325 sayılı soruşturma dosyası incelendiğinde; soruşturma sonucunda vaki suçun Ağır Ceza Mahkemelerinin yargılama yetkisine giren suçlardan olması nedeniyle soruşturma evrakının fezleke tanzim edilmek suretiyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/167461 Soruşturma, 2020/37176 Esas, 2020/9047 İddianame numaralı iddianamesi ile davalı ... hakkında ".... Cumhuriyeti vatandaşı olan ... yetkilisi olduğu ... ..... Şirketi'nin Türkiye'de yeni faaliyete başlayan bir şirket olduğu, ticari faaliyetleri esnasında her biri 150.000 TL tutarlı iki adet çek alındığını, toplam 300.000 TL. tutarlı çeklerin kıymetli evrak ile yapılan ilk ticarete ilişkin olduğu, daha sonra çevreden 300.000 TL. tutarında çekleri veren firmanın aldığı malları değerinin çok altında satıldığının öğrenildiği, çeklerin alındığı kişiye ulaşamadığı, bir tanıdık aracılığı ile tanışılan sanığın çekleri veren kişiyi bulabileceğini ve yardımcı olacağını söylediği ancak çeklerin şirket tarafından cirolanarak kendisine verilmesini istediği, Türk kanunlarını ve ticaretin işleyişini bilmeyen müştekinin çeki cirolayarak sanığa verdiği, sanığın kısa bir süre sonra Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından .../10/2019 tarihinde müştekiler aleyhine icra takibi başlattığı, bu durumun sorulması üzerine prosedür gereği böyle olması gerektiğini söyleyen sanığın müştekilerin icra takibine itiraz etmelerini engellediği, takip kesinleştikten sonra sanığın fiili haciz yaptığı hacizli malların satılmak üzere yediemine teslim edildiği, müştekilerin haciz esnasında dolandırıldıklarını anladıkları olayla ilgili sanık ... hakkında kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan cezalandırılması..." istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
Bakırköy .... Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/77 Esas ve 2021/359 Karar sayılı dosyası incelendiğinde; yapılan yargılama neticesinde verilen 07/09/2021 tarihli ilamı ile; "...Sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki savunmaları, katılan beyanları, tutanak, sanığa ait nüfus ve adli sicil kayıtları, tanık beyanları ve dosya kapsamındaki tüm deliller değerlendirilmek suretiyle yapılan yargılama neticesinde; sanık her ne kadar savunmalarında müştekiye 300.000 TL vermiş olduğunu beyan etmişse de bu alacağının kaynağını açıklayamadığı gibi bu ödemesine ilişkin bir belge de sunamadığı, sanığın müştekiye çeklerini tahsil etmesinde yardımcı olacağını söyleyerek Türk Kanunlarını bilmeyen müştekinin bu durumundan faydalanarak çeklerin ciro edilmesini sağladığı, ardından çekle ilgili icra takibi başlatmak suretiyle müştekinin mallarına haciz işlemi yaptırdığı, sanığın çekleri icraya koyarak icra dairesini araç olarak kullanmak sureti ile kendisine menfaat sağladığı ve bu halde sanığın eyleminin TCK 158/1-d bendinde düzenlenen suça vücut verdiği anlaşıldığından, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmemiştir. Sanığın üzerine atılı ve sabit bulunan kamu kurum ve kuruluşlarını araç olarak kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçundan eylemine uyan, TCK'nun 158/1-d maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suç nedeni ile elde edilen menfaatin miktarı ile sanığın güttüğü saik ve amaçları nazara alınarak alt hadden uzaklaşılarak cezalandırılmasına..." dair karar verildiği, sonuç olarak 4 yıl hapis ve 8.000,00 TL ağır para cezası ile cezalandırıldığı ve iş bu kararın ../02/2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Dinlenen ... beyanında; davacı şirketin mali müşaviri olarak görev yaptığını, davalı ...'u tanımadığını, söz konusu çeklerin düzenlendiği tarihte davacı şirketin temsilcisinin ... olduğunu, bildiği kadarıyla davacı şirket ile davalı arasında hiçbir ticari ilişki olmadığını, çeklerin keşide tarihi olan 23/09/2019 tarihinde ... ile ...’in yanına geldiklerini, söz konusu çekleri tahsil edeceklerini, bunun için ... şirketinin cirosuna ihtiyaç olduğunu söylediklerini, kendisin de şirketin mali müşaviri olduğu için imzalama yetkisi olduğunu düşünerek ciroladığını, ciroladıktan sonra gittiklerini, bu iki kişinin dışında çekin keşidecisi olan ...’nın da yanlarında olduğunu, ayrıca ismini bilmediği bir kişinin daha ... ile beraber geldiğini, ... davacı şirket ile ortaklık ilişkisi olmadığını, sadece o dönem şirket yetkilisi olan... ile akraba olduğunu,...'nın eşinin ...isimli birisi olduğunu, soyadını hatırlamadığını, bu kişinin ... ile bir ticareti olduğunu sanmadığını, kendisinin davacı şirket adına bu olay dışında çek düzenlemediğini ve cirolamadığını, davacı şirket tarafından kendisine verilmiş vekaletname olduğunu, ancak bu vekaletnamede çek düzenleme ve cirolama yetkisi olup olmadığını bilmediğini, vekaletnameyi okumadığını, gelen kişilerin vekaletname uyarınca yetkisi olduğunu söylediklerini, kendisinin de bir mali müşavir olarak bunu sorgulamadan kabul ettiğini ve imzaladığını beyan etmiştir.
Davacı ... ... beyanında; davacı şirkette üretim ve satış sorumlusu olarak çalıştığını, şirketi temsil yetkisinin olmadığını, şirketin yetkilisi Vusala’nın akrabası olduğunu, şirketin davalı ile herhangi bir ticari ilişkisi olmadığını, ...'tan kar ortağı yapma amacıyla herhangi bir para almadıklarını, kendisine bu şekilde bir söz vermediklerini, şirketin karton bardak üretimi yaptığını, bu kapsamda dava dışı olan diğer borçlu ...'a mal sattıkların, verilen malların parasını ödemeyince kendisinden takibe konu 2 adet çek de dahil toplamda 3 çek aldıklarını, bu çekin birini hammadde aldıkları firmaya verdiklerini, takibe konu 2 çekin de kendilerinde kaldığını, bu çeklerin karşılığı olmayınca ...'dan tahsil konusunda yardım istediklerini, kendisinin de "siz burada emeğiniz ile para kazanmaya çalışıyorsunuz, kimse size yanlış yapamaz, bu çekleri benim adıma cirolayın, ben bunları tahsil ederim, bana da bir kısmını verirsin" dediğini, bunun üzerine şirketin muhasebecisi olan tanık ...'ın yanına gittiklerini, ...’in kendilerine çekleri cirolama yetkisi olmadığını söylediğini, ancak ...’un, bunun sıkıntı doğurmayacağını, kendisinin zaten parayı tahsil edip kendilerine getireceğini söylediğini, bunun üzerine çekleri cirolayıp ...'a verdiklerini, ...’un da çekleri alıp icraya koyduğunu, tebligat gelince bunu anladıklarını, kendisini aradığını, mesajlar attığını, kendisine "parayı alıp getirme masrafı olarak 10.000,00 TL harçlık ver, senin işini halledeceğim" dediğini, bunun üzerine elden 10.000,00 TL para verdiğini, kendisinin ... olduğunu, Türk kanunlarını bilmediğini, kendisine söyleneni yaptığını, davalı ...’un kendisine 260.000,00 TL gibi bir para vermediğini, davacı şirketin sahibinin gerçekte ... olduğunu beyan etmiştir.
Davalı ... ... beyanında; davacı şirketin işlerini takip eden Arzu ve Azat bey isimli kişileri tanıdığını, bu kişilerin kendisinden pazar oluşturmak için yardım talebinde bulunduklarını, bu konuda yardımcı olamayacağını söylediğini, beraber Beylikdüzü’nden geçerken ahbabı olan ... Bey'in yanına uğradıklarını, sohbet sırasında birbirleri ile tanıştıklarını ve telefonlarını aldıklarını, sonra kendisinin yurt dışına çıktığını, aralarında nasıl bir ticari ilişki geliştiği, çek alışverişi olup olmadığı konusunda bir bilgisi olmadığını, ...’ın pazar payı dışında kendisine ortaklık da teklif ettiğini, ancak ekonomik durumu olmadığı için bunu kabul etmediğini beyan etmiştir.Mahkemece mali müşavir... ... ...'dan alınan .../10/2021 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; davacı tarafından ibraz edilen 2018-2019 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun bir şekilde açılış kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı, ticari defter kayıtlarının birbirini teyit eder şekilde tutulduğu ticari defterlerin yanların lehine delil niteliğinin mahkemenin takdirlerinde olduğu, açıkladıkları ayrıntılı tespitler ışığında; Şirketin hesap planı üzerindeki tüm hesapları açısından taranmış olup, davacı kayıtlarında ... adına takip edilen bir hesaba ve/veya adına herhangi bir kayda rastlanmadığı, davacının ticari kayıtlarında, davaya konu çeklerin alındığı ... şeklinde ...hesap kodu ile takip edildiği, ... ve davacı Şirket arasında 2019 yılında mal satışı şeklinde ticari ilişki kurulduğuna dair tespitte bulunduğu anlaşılmıştır.
G E R E K Ç E : Dava, icra takibinden sonra açılan borçsuzluğun tespiti davasıdır.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Dosya incelendiğinde; davacı şirket adına davaya konu çeklerdeki ciro imzalarının şirketin muhasebe müdürü olan ... tarafından atıldığının her iki tarafın da kabulünde olduğu, ...’ın davacı şirket adına kambiyo senedi keşide etme ya da kambiyo taahhüdünde bulunma yetkisinin bulunmadığı, kesinleşen Bakırköy ... Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile, davalının davacı şirket çalışanının yabancı uyruklu olması ve Türk Kanunlarını bilmemesi nedeniyle, tahsil edemedikleri çekleri onlar adına tahsil edeceği vaadiyle aldatarak çekleri aldığına karar verildiği anlaşılmakla, kesinleşen ceza Mahkemesi kararı Hukuk Mahkemesi için de bağlayıcı olacağından, Mahkemece davanın kabulünde hukuka aykırılık yoktur.
Bu nedenle, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçe ile:
1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 20.493,00 TL nispi harçtan, peşin alınan 5.123,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 15.369,75 TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
4-İstinaf yargılama giderleri olarak; davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 12/02/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim