Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/1280

Karar No

2026/166

Karar Tarihi

29 Ocak 2026

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO : 2024/1280 Esas
KARAR NO : 2026/166 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/05/2024
NUMARASI : 2021/36 E. - 2024/87 K.
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
DAVA: Davacı vekili İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; ısıtma sistemleri (ısıtma üniteleri, radyatörler, havlupanlar, vs.) alanında faaliyet gösteren ve "..." markasını yaratmış olan davacının ... A.Ş. tarafından üretilmeye başlanan "..." ve "..." adlı ürünlerinin tüm haklarını adı geçen firmadan devraldığını, işbu "..." ve "..." adlı ürünlerin ... kalıp firmasınca ..... ve ....... profil numaraları ile 14/05/2013 ve 22/05/2014 tarihlerinden itibaren üretildiğini, ..../12/2013 tarihinden başlayan faturalardan da davacının işbu ürünleri uzun süredir üretmekte olduğunun görüldüğünü, davalının "..." ve "..." adlı alüminyum iç mekân radyatörlerini hiçbir ayırt edicilik katmaksızın "......" ve "......." adları altında üretip tanıtımını yaptığını ve sattığını, ... 2017'de ISH Frankfurt Fuarı'nda da işbu taklit ürünleri sergilediğini, davalı ürünlerinin davacı ürünleri ile genel görünüm benzerliği taşıdığını ve ayrıca bütün ölçülerinin de aynı olduğunu, kapakların ve profillerin arkasındaki su geçiş borularının dahi aynı yerde ve aynı şekilde olduğunu, Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/1 D.İş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporları ile bu durumun tespit edildiğini, böyle birebir aynı ürün üretilmesinin tesadüfi bir eylem olmadığını, hayatın olağan akışında ortalama tüketicinin bu ürünlerin farklı işletmelere ait olduğunu tespit etmesinin mümkün bulunmadığını, davacıdan ürün alan İngiltere'deki ... firmasına davalının düşük fiyattan satış yaparak davacının satışlarını etkilediğini, davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, ihtiyati tedbir istemli olarak, haksız rekabetin tespitine, men'ine, ref'ine, haksız rekabet teşkil eden ürünlere ve bu ürünlerin imal edildiği kalıplara ek konulmasına ve imhasına, HMK md.107 uyarınca talep artırma hakkı saklı kalmak kaydıyla 1.000,00-TL maddi tazminatın ve 1.000,00-TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesi talep edilmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının "..." ve "..." adlı ürünlerinin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli olmadıklarını, bu sebeple, SMK md.69 uyarınca tescilsiz tasarım olarak ancak kamuya ilk sunum tarihinden itibaren 3 yıl süre ile korunabileceklerini, dava dilekçesinde yer verilen tarihler karşısında işbu 3 yıllık koruma süresinin dolduğunu, kaldı ki, söz konusu ... tüm dünyada benzer malzemeler kullanılarak, benzer şekilde üretildiğini, uzun süredir farklı firmalarca üretilen ve satılan bu ürünlerin kamuya mal olduğunu, ürün kıyaslaması yapılırken tasarımı geliştirmede sahip olunabilecek seçenek özgürlüğünün derecesinin dikkate alınması gerektiğini, Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/1 D.İş sayılı dosyasında yapılan bilirkişi incelemesinde davacı ve davalı ürünlerinin su boru çapları başta olmak üzere, teknik ölçülerinde farklılık bulunduğunun tespit edildiğini, davalının tasarımı geliştirmede sahip olduğu sınırlı seçenek özgürlüğünü kullandığını ve iyiniyetli olduğunu, davacı ile çalışan firmanın davalı ile çalışmaya başlamasının serbest piyasa ekonomisinde kısıtlanamayacağı ve haksız rekabet oluşturmadığını, davacının kamuya mal olmuş ürünlerin kendisine ait bulunduğu iddiasıyla ve kötüniyetle haksız kazanç elde etmek amacıyla işbu davayı açtığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GÖREVSİZLİK KARARI: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, 07/05/2019 tarihli, 2018/337 Esas, 2019/462 Karar sayılı kararı ile, davacının dava konusu ettiği hususların 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 55 ve devamı maddelerinde yazılı tasarım ve ürünlerini kapsadığı, aynı kanunun 156. maddesinde ise Sınai Mülkiyet Kanunu'ndan doğan davalara bakma görevinin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine, talep halinde dosyanın İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş ve dosya İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir.
KARŞI GÖREVSİZLİK: İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince 30/09/2020 tarihli, 2020/24 Esas, 2020/133 Karar sayılı kararı ile davanın ,haksız rekabet eylemlerinin tespiti, alacak davası olduğu, haksız rekabet nedeni ile açılacak davalarda görevli mahkeme Sınai Mülkiyet Kanuna göre değil, genel hükümlere göre belirleneceğini, dava dayanağı tasarımın tescilli bir tasarım olmaması halinde uyuşmazlığa SMK. Hükümlerinin değil TTK.'da yer alan haksız rekabet hükümleri uygulanacağından, görevli mahkemenin TTK.'nın 5. maddesi uyarınca Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 05/02/2021 tarihli, 2021/175 Esas, 2021/229 Karar sayılı kararı ile görevli mahkemenin fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi olduğu gerekçesiyle karşı görevsizlik kararın kaldırılmasına ve dosyanın İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, davaya bu Mahkemede devam edilmiştir.
MAHKEME KARARI:İstanbul Anadolu 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 14/05/2024 tarihli 2021/36 E. - 2024/87 K. sayılı kararıyla; "... İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; dava tescilsiz tasarımlara ilişkin haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve meni ile maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olup davacı tarafından davacı vekili tarafından davacı şirketin ... ismi ile ... tasarımlarını üretip sattığını davalı tarafından ... ve ... adı altında davacı tasarımlarına benzer ... ürünlerinin satışa sunulduğunu, bu durumun haksız rekabet teşkil ettiğini iddia ettiği, davalı tarafından davanın reddinin talep edildiği, mahkememizce tüm deliller toplandıktan sonra aldırılan 02/06/2022 tarihli aldırılan raporda davalı ürünlerinin davacı ürünleri ile benzer olduğu, karıştırılma ihtimali yaratabileceği şeklinde görüş bildirildiği, daha sonra aldırılan 26/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda kök rapordaki görüşlerin değişmediği yönünde görüş bildirildiği, aldırılan 08/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda ise maddi tazminatın 101.476,68 TL olarak hesaplandığı, buna göre tüm dosya kapsamı birarada değerlendirildiğinde davacı ve davalının benzer olarak dava konumuz ile ilgili olarak ... emtialarında ticari faaliyette bulunduğu, davacı şirketin ... ve ... adını verdiği tescilsiz ... tasarımlarının sahibi olduğu, davalı tarafından üretilen ve ... ve ... isimli ürünlerin davacı tasarımına haksız rekabet teşkil edip etmediği yönünde yapılan değerlendirmede aldırılan bilirkişi raporlarına göre taraf ürünlerindeki tasarımların benzer olduğunun değerlendirildiği, benzerlik değerlendirmesinin konusunda uzman ehil bilirkişi tarafından yapıldığından bu hususta taraf ürünlerinin benzer olduğu yönünde mahkememizde de kanaat oluştuğu, bu benzerliğin haksız rekabet teşkil edip etmediği yönünde yapılan değerlendirmede ise davacı tasarımlarının tescilsiz olduğu ve davacı şirketçe ilk olarak 14/05/2013 ve 22/05/2014 tarihinde üretilmeye başlandığı, davacıya ait tasarımların üretildiği tarih itibariyle 554 sayılı KHK nın yürürlükte bulunduğu, bu nedenle değerlendirmenin buna göre yapılması gerektiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/89 esas, 2021/3954 sayılı kararında tescilsiz tasarımların haksız rekabet hükümleri çerçevesinde nasıl korunabileceğini, sınırları ve içeriği belirtilmiş buna göre tescilsiz tasarımın haksız rekabet hükümleri çerçevesinde korunabilmesi için mutlak manada yenilik ve ayırt edicilik niteliğinin bulunması, onu işleten işletme ile bütünlük arz ederek aynen bir marka gibi işletmesel kökene işaret edecek derecede yüksek bir ayırt edicilik düzeyine ulaşması ve onunla özdeşmesi taklidini üretenlerce işletmesel kökenleri itibariyle tasarıma konu malların işletmesel kökenlerinin karıştırılmasına yol açacak tedbirlerin alınmaması halinde haksız rekabetin söz konusu olabileceği sırf orjinal olmasından dolayı tescilsiz tasarımlara tescilli tasarımların dahi 5'er yılda bir yenilenmek koşulu ile 25 yıllık koruma sağlandığı durumda tescilsiz tasarımlara daha fazla hak bahşedilmemesi ve bu yapılırken rekabet düzeninde korunmasının gerektiği, buna göre davacıya ait tasarımlar incelendiğinde tasarımların davacı tarafından piyasaya sunulmasından dava açılma tarihine kadar 4 yıllık bir süre geçtiği, tasarımlar arasında tasarımların ... ürünü olması sebebiyle bilirkişi heyetince benzer olarak algılandıkları belirtilmiş ise de davalının davaya konu ....... ve ....... isimlerini verdiği ... tasarımlarının öncelikle davacının tescilsiz tasarımlarına verdiği isimden farklı olduğu, bu yönüyle benzerlik olmadığı, davalının bu yönde karışıklığa sebebiyet vermeyecek şekilde tedbirler aldığı, tasarıma konu ürünlerin ... ürünleri olması da dikkate alındığında ... ürünlerinin genel itibariyle benzer olduğu, farklılığın çok küçük ayrıntılar ile sağlandığı, bu yönüyle de bakıldığında hem davacıya ait tescilsiz tasarımın, mutlak manada yenilik ve ayırt edicilik sağladığı yönünde kanaat oluşmadığı, her ne kadar bilirkişi heyetince tasarımlar orjinal olarak değerlendirilmiş ise de sadece orjinal olmasından dolayı tescilsiz tasarımlara haksız rekabet hükümleri bakımından koruma sağlanamayacağı aksi halde serbest ekonomi düzeninde emeğin ve yatırımların korunması ile birlikte Fikri Mülkiyet hakları özelinde de tescile bağlı ve süre ile sınırlı koruma ilkelerinin de gözardı edilemeyeceği bu nedenle mahkememizce TTK nun da düzenlenen haksız rekabet hükümlerinin dosyamız bakımından ihlal edildiğine dair yeterli kanaat oluşmadığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, davaya konu eylemlerin 2017 tarihinden önce gerçekleştiğini, bu nedenle olaya 554 sayılı KHK’nın uygulanması gerektiği halde SMK’nın uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu,
554 sayılı KHK’da tescilsiz tasarımlar özel bir koruma sağlamasa da, yenilik ve ayırt edicilik özelliğinin olup olmamasına bakılmaksızın, sahibinin hususiyetini taşıyan bu tasarımlara FSEK kapsamında koruma sağlandığını,
554 sayılı KHK’nın 57. maddesinde ise bu durumda Borçlar Kanunundaki zamanışımı sürelerinin uygulanacağının belirtildiğini,
SMK’da tescilsiz tasarımların koruma süresinin üç yıl olarak belirtildiği, davaya konu tasarımların 2013 ve 2014 yılında üretildiği düşünüldüğünde koruma kapsamı dışında kalacağını,
Bu nedenle 2017 yılından öncesine dayanan uyuşmazlığa TTK’nın ve TBK’nın uygulanması gerektiğini,
Davalının ürünlerinin müvekkilinin ürünleri ile tamamen aynı olduklarının alınan bilirkişi raporları ile tespit edildiğini, davalının dürüstlük kuralına aykırı hareket ettiğini, bu durumun haksız rekabet oluşturduğunu,
Müvekkilinin "..." VE "... adlı .... Türkiye’de ve Dünyada ..... müvekkili tarafından üretildiğini,
Bu ... başkaca firmalar tarafından üretildiğine dair bir delil bulunmadığını,
Gerek İst. Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2017/153 D.iş sayılı, gerek Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2018/1 D.iş sayılı, gerekse de Yerel Mahkemede yargılama süreci içerisinde alınan 02/06/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda ve 26/02/2023 tarihli bilirkişi heyet ek raporunda davalının ... ... ürününün davacının ... ürünüyle ve davalının ....... ürününün davacının ... ürünü ile ortalama dikkati haiz tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali yaratabileceği ve davalının bu suretle davacı aleyhine haksız rekabette bulunduğu sonucuna varılabileceğini belirttiklerini,
Yerel Mahkemenin bu konuda sunulan tespit ve bilgilere aykırı şekilde olan, ancak sonrasında da yeni bir tespit yaptırmadan, uzmanların bilgilerinin aksine, uzmanlığının bulunmadığı bir alanda eksik incelemeye veya yalnızca keyfiyete dayalı şekilde hukuka aykırı karar verildiğini,
Davalı yanın hesaplanan net satışının 2 yılda toplam 59.828.040,00 TL olduğunu,
Davalı yanın davaya konu ürünlerinin net satışı toplam 10.684.099 TL olduğunu,
Durum bu iken, müvekkili şirketin yoksun kalınan kar niteliğinde olan maddi tazminat hesaplaması olarak belirlenen toplam 101.476,68 TL’lik tazminat miktarının yetersiz olduğunu belirterek, arz ve izah ettikleri ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle, İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/36 Esas 2024/87 Karar sayılı 14/05/2024 tarihli istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına ve talepleri doğrultusunda davanın tümüyle kabulüne karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/1 D.İş sayılı dosyası incelendiğinde; davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine 02/01/2018 tarihinde delil tespiti ve ihtiyati tedbir talep ettiği, Mahkemece Makine mühendisi ... ve endüstri mühendisi ...'den alınan 19/02/2018 tarihli bilirkişi raporunda; tespit isteyene ait "...." ve "...." isimli ürünler ile karşı tarafın iş yerinde satışa sunulduğu tespit edilen "...... ve "....... ....." isimli ürünlerin .... çapları başta olmak üzere teknik ölçülerinde farklılıklar olduğu, ancak dış görünüm itibariyle benzer olduklarına ve bu durumun haksız rekabet teşkil edeceğine dair görüş bildirdikleri tespit edilmiştir.
İlk derece mahkemesince alınan 02/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda; davalının ....... ürününün davacının ... ürünüyle ve davalının ..... ürününün davacının ... ürünü ile ortalama dikkati haiz tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali yaratabileceği ve davalının bu suretle davacı aleyhine haksız rekabette bulunduğu sonucuna varılabileceği; Maddi Tazminat yönünden yapılan tespit ve incelemeler neticesinde; davacının, 2017 ve 2018 yıllarına ait ticari defter ve belgelerini incelenmesi için sunduğu ve defterlerinin yazılı olduğu, usulüne uygun tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının yasal süresi içerisinde yapıldığı, TTK md. 64/ Il! göre nazara alınabileceği, HMK md. 222 'ye göre sahibi lehine delil olabileceği Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu, Davalının ticari defterlerini ve belgelerini sunmadığı, bu hususun tutanak altına alındığı, dosyaya eklendiği, rapor içerisinde yapılan tespitler doğrultusunda davacının dava konusu ... ve ... adlı ürünleri ile ilgili bir fiili zararı tespit edilmediği, Tazminatın belirlenmesi ile ilgili zararın bir diğer türü olan yoksun kalınan kazancın tespitinin davalının ticari defterlerini ibraz etmemesinden dolayı hesaplanamadığı şeklinde rapor sunulduğu görüldü.
İlk derece mahkemesince alınan 26/02/2023 tarihli ek bilirkişi raporunda; Haksız rekabet konusunda; heyetin kök rapordaki görüşünün değişmediği, mamafih Ek Rapor içeriğinde metni paylaşılan Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 22.04.2021 tarih ve 2021/89 E. 2021/3954 K. sayılı içtihadı ışığında münhasıran “marka farklılığı"na ağırlık vererek aksi yönde bir değerlendirme noktasında takdirin Muhterem Mahkemenize ait olduğu; Maddi tazminat yönünden; davalı şirketin ticari defter ve belgeleri ibraz etmemesi nedeniyle dosya kapsamında bir tazminat hesaplamasını yapabilecek verilerin olmadığını, nihai takdir Sayın Mahkemede olup davalı tarafa ait 2017 ve 2018 yıllarına ait Kurumlar Vergisi Beyannameleri ve Eki Mali Tablolarının Gelir İdaresi Başkanlığından (Anadolu Kurumlar Vergi Dairesi / 7340736661 Vergi Numarası) celp edilmesi halinde davalı şirketin mali tabloları incelenerek davacı şirketin mali verileri ile kıyaslanması sonucu “bir maddi tazminat" hesaplaması yapılması mümkün olabileceği şeklinde rapor sunulduğu görüldü.
İlk derece mahkemesince alınan 08/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda; Maddi tazminat yönünden; Davalı şirketin dosyaya celp edilen 2017 ve 2018 yıllarına ait mali tabloları üzerinden, Davacı şirketin ticari defterlerindeki dava konusu iki ürüne ait mali bilgilerin kıyasen, Davalı şirketin mali bilgilerine uygulanması ile rapor içinde ayrıntılı izah edilen mali rasyolardan yola çıkarak hesaplanan ve bu hesaplama sonucunda Davacı şirketin mevcut karlılıklarına uygun, sebepsiz bir zenginleşmesine mahal vermeyecek şekilde dava konusu her iki ürünle ilgili "Yoksun Kalınan Karın” 2017 yılı için 35.756,98 TL, 2018 yılında 65.719,70 TL olmak üzere toplamda 101.476,68 TL olabileceği şeklinde rapor sunulduğu görüldü.
G E R E K Ç E : Dava, davacının tescilsiz ... tasarımlarının davalı tarafından izinsiz olarak kendi ürünlerinde kullanıldığı iddiasıyla açılan haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
SMK’nın yürürlük maddesi olan 192. maddesi uyarınca 26, 23/2 ve 69/4. maddesi dışında kalan hükümlerinin yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği düzenlenmiş olup, 2018 yılında açılan işbu davada Mahkemece SMK’nın tasarıma ilişkin hükümlerinin uygulanmasında hukuka aykırılık yoktur.
Davalının kendi markası ve ürün isimleriyle ürettiği ... davacıya ait ... ve ... isimli ... tasarımlarıyla benzer olduğu tespit edilmişse de, davacının tasarımlarının kamuya sunuldukları tarihlere göre SMK’nın 69/2. maddesindeki üç yıllık süre dolmuş olduğundan, tescilsiz tasarım olarak korunmalarının mümkün olmadığı, kamuya sunuldukları tarih dikkate alındığına davalının kendi markası ve ürün isimleriyle benzer tasarımları üretip satışa sunmasının haksız rekabet oluşturmayacağına dair Mahkeme gerekçesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin buna ilişkin istinaf talebinin reddine karar verilmiş, kabule göre maddi tazminata ilişkin istinaf talepleri incelenmemiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçe ile:
1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL maktu harcın, peşin alınan 1.750,05 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 1.018,05 TL'nin talep halinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,
3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
4-İstinaf yargılama giderleri olarak; davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 29/01/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim