Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/1279

Karar No

2026/152

Karar Tarihi

29 Ocak 2026

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1279 Esas
KARAR NO: 2026/152
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 05/06/2024
NUMARASI: 2022/853 Esas, 2024/417 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 29/01/2026

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 31-10-2012 tarihli İş ve İşyeri Devir Sözleşmesinden dolayı davalıdan olan alacağını faizi ile tahsili amacı ile Ankara 30. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından takip başlatılmış olup davalı şirketin kötüniyetli olarak takibe itiraz ettiğini, itiraz dilekçesi ekinde takip konusu alacağın ödendiğine dair hiçbir evrak sunulmadığını ve müvekkili şirket ........ Şti. İle Davalı ......... A.Ş. arasında 31-10-2012 tarihli İş ve İşyeri Devir Sözleşmesi imzalandığını, İlgili sözleşme uyarınca müvekkili şirket tüm edimlerini yerine getirmiş olmasına rağmen davalı tarafça sözleşme gereği yapılması gereken bütün ödemeler yapılmadığını, İlgili sözleşmenin 6. Maddesi uyarınca ...........'in ..................’e toplam 345000 TL ödeme yapmayı kabul ve taahhüt ettiğini ve ödeme planı oluşturulduğunu, davalı şirket sözleşme gereği ödemesi gereken miktarın 245.000 TL sini ödemediğini, sözleşmenin konu kısmında belirtilen iki adet minibüsün noter yolu ile davalıya devredildiğine araç satış sözleşmeleri dilekçede sunulduğunu aynı şekilde 31-10-2012 tarihli İş ve İşyeri Devir Sözleşmesi kapsamında davalının , müvekkili şirket ............. Ankara adresindeki mutfağı fiilen kullandığına ve müşteri portföyünün devredildiğine dair bir kısım evraklarda sunulduğundan, ayrıca davalı şirketin ............– Ankara adresine nakil olduğuna dair ......-01-2013 tarihli ticaret sicil gazetesi örneği ,... Şirketinin söz konusu adreste faaliyette bulunduğuna dair Ankara 30. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından açılan icra takip evrakları örneği dilekçe ekinde sunulduğunu, davanın kabulü ile davalının İstanbul 23. İcra Müdürlüğünün ....... Esas sayılı dosyasında itirazın iptalini, % 20 den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı tarafından da beyan edildiği üzere müvekkili şirket ile davacı yan 21.10.2012 tarihli protokol ve 31.10.2012 tarihli İş Ve İşyeri Devir Sözleşmesi imzalanmış olup, imzalanan sözleşme ile davacı ...'e ait mutfakta yer alan demirbaşların ve bu mutfaktan hizmet alan müşterilerin .......'e devri hususunda taraflar anlaşmış olduklarından, listede yer alan müşterilerin 2012 yıl sonuna kadar muhtelif sebeplerle devri gerçekleştirilemez ise müşterilere faturaların ... tarafından kesileceği, ancak bu faturaların tutarı kadar faturanın da müvekkili şirket tarafından davacı ...'e fatura edileceği; müvekkili şirketin tutarı ...'ten tahsil edeceği hususunda mutabık kalındığından, sözleşmenin 3. maddenin 7.fıkrasında ise davacı ...'in sahiplerinden ........'in beş süre ile müvekkili şirkete danışmanlık yapacağı; işlerin sürekliliği için destekte bulunacağı hususunda anlaşma sağlandığından, ek olarak devam eden fıkrada da 1.600-1.800 müşterinin devri ... tarafından taahhüt edilmiş; bu taahhütte yer alan sayıda sapma olur ise anlaşma koşullarının yeniden görüşüleceği imza altına alınmış olup, davacı yan dava dilekçesinde bu yükümlülükler de dahil olmak üzere sözleşmede yer alan tüm taahhütlerin yerine getirildiğini iddia ettiğinden, davacının tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen müvekkili şirketçe ödeme yapılmadığı ve huzurdaki yargılamaya konu takibin başlatıldığını iddia eden davacının iddiaları bütünü ile mesnetsiz olup, zira davacı izah edilen 3. Maddenin 5-7 ve 8. Fıkaralarına aykırı davranmış, yükümlülüklerini yerine getirmemiş olup, bu nedenle sözleşme Beşiktaş 10. Noterliği'nin ....09.2013 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile müvekkili şirket tarafından haklı nedenle feshedildiğini, davacı yan özellikle 5. Fıkrada yer alan fatura karşılığında müvekkiline ödeme yapma yükümlülüğünü yerine getirmemiş olup, taraflar arasında uyuşmazlık da özellikle bu noktada toplandığını ve ilk olarak müvekkili şirketin, alacağı için davacı aleyhine icra takibi başlatmış olup, İstanbul 22. İcra Müdürlüğü nezdinde .......... Sayılı dosya ile başlatılan takibe davacı yanın itiraz ettiğini, itirazın iptali amacıyla İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/625 E. Sayılı dosyası ile dava ikame edildiğinden, karar incelendiğinde görüleceği üzere yürütülen yargılama ve bu kapsamda alınan raporlarda; davacının bu yargılamaya konu ettiği 245.000-TL'ye de atıf yapılmakta olduğundan, bu atıflarda müvekkili şirketin sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğine, ilgili ihtarnameye ... tarafından itiraz edilmediğine; ...'in 245.000-TL ödenmediği iddiası ile ilgili olarak taraf ticari defter ve kayıtlarında herhangi bir kaydın bulunmadığına, dolayısıyla alacağın varlığına ilişkin tespit yapılamadığına, ek olarak feshin geçersizliğine ve alacak iddiasına ilişkin de o tarihe kadar açılan bir dava bulunmadığı gerekçesi ile mahsup iddiasının dinlenilemeyeceğine ilişkin gerekçeye yer verildiğini, davacı ...'in sözleşme ile ödenmesi kararlaştırılan 345.000-TL'den 245.000-TL'nin ödenmediği ve mahsuplaşma yapılması gerektiği iddiası İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/625 E. Sayılı yargılamasında hukuki karşılık bulmamış ve reddedilmiş olduğunu,, müvekkili şirketin ...'ten alacaklı olduğu da tespit edildiğini, dolayısıyla davacının 245.000-TL alacaklı olduğu iddiası, bir başka yargılamada esasen incelenmiş ve bu alacağın gerçek bir alacak olmadığı 27.12.2019 tarihli gerekçeli karar ile yasal olarak kayıt altına alınmış ve bu noktada bu dava kapsamında müvekkili şirketin alacakları devam etmekte olup müvekkili şirket alacaklı konumda olduğundan, bu alacaklar ile ilgili olarak da fazlaya ilişkin talepler de dahil olmak üzere müvekkili şirketin her türlü hakkı talep hakkı olup, er iki tarafın da ticari defter ve kayıtlarında, davacının iddia ettiği 245.000-TL alacağa ilişkin bir bir teyit bulunmamakta olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için aksi düşünülse dahi bu taleplerin zamanaşımına uğradığı, hak düşürücü sürelerin de geçtiğini, davanın reddi ile alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:
"...HMK 222/3 maddesinde, İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz hükmünü veren madde olup davacı tarafın usulüne uygun olarak tutmuş olduğu defterlerde davacıdan alacağı olmadığı gibi aksine davalının davacıdan alacaklı olduğu anlaşılmış ve davacının tutmuş olduğu defterler davacı aleyhine delil olduğundan davacı tarafın davalıdan icra takibine konu ettiği bir alacağının olmadığı davacının davalı aleyhine icra takibi yapmasında haksız olduğu anlaşılmış davacının davasının reddine karar verilmiş. Davacının icra takibi yapmasında kötü niyetli olmadığı anlaşıldığından davanın kötü niyet tazminatı talebi reddedilmiştir" Şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Davacı vekili istinaf isteminde özetle;
Bilirkişi raporu ile müvekkili şirketin tüm ticari defter ve kayıtları incelendiğini ve iddianın doğrulandığını, taraflar arasında imzalanan iş ve işyeri devir sözleşmesinden kaynaklı borcun 100.000,00 TL'sinin elden ödenmiş olduğu, kalan 245.000,00 TL'lik bakiyenin de 31.10.2012 tarihli yevmiye kayıtlarında kayıtlı olduğu, müvekkil şirketin söz konusu sözleşme sebebiyle davalı yandan 245.000,00 TL bakiye alacağının bulunduğu açıkça tespit edildiğini, davanın konusunun, müvekkili şirketin davalı yandan alacağına ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali olup, davalı yanın da müvekkili şirketten alacaklı olduğu değerlendirmesi dava konusu dışında olduğunu, davalı yanın alacak iddiasına ilişkin İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/625 E. 2019/1232 K. sayılı dosyası mevcut olup davalı yanın alacak iddiasının bu davanın konusu olduğunu, bilirkişinin görevi dışına çıkarak mahsup yaptığını,
Davalı tarafça ticari defterlerin sunulmadığını, basiretli bir tacir olan davalı tarafın ticari defterlerinin imha edildiğini iddia etmesine rağmen bununla ilgili hiçbir evrak sunamadığını, HMK'nın 222. Maddesine göre davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi sonucunda davacı müvekkilin ticari defterlerinin sahibi lehine delil olarak kabul edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin, ticari defterlerini yasaya uygun şekilde tutmuş olup bilirkişi incelemesi neticesinde de davalıdan alacağının bulunduğu açık olduğunu, davalı yanın ticari defter ibrazı yapmadığını, basiretli bir tacirin üstüne düşen görevi yerine getirmediğini,
Müvekkilinin alacağına yönelik hesaplama takip tarihi itibari ile yapılmadığını, bilirkişi heyetinin temerrüt tarihinden takip tarihine kadar işlemiş olan faizi de hesaplamak suretiyle takip tarihindeki alacağı hesaplaması gerektiğini, işlemiş olan faizin hesaplanmasıyla bu eksikliğin giderilmesi talebinin değerlendirilmediğini, kararın taleple bağlılık ilkesi ile çeliştiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta; taraflar arasındaki iş ve işyeri devir sözleşmesinin 3.6 maddesi; "..., ...'e ... ve müşteri devirleri için toplam 345.000TL ödeme yapmayı kabul ve taahhüt eder" şeklinde olup davalı yanca 100.000TL ödeme yapıldığı, sözleşmenin davacının edimini yerine getirmediği iddiası ile davalı yanca fesh edildiği, sözleşmenin 3.5 maddesinde; "muhtelif nedenlerle devri gerçekleştirilemeyen firmalara, ... tarafından kesileceği, faturaların aynı tutarlarda ........... tarafından ...'e fatura edileceğinin" şeklinde düzenlendiği, bu durumda davacının sözleşmedeki edimini yerine getirdiğini ispatla yükümlü olduğu, bilirkişi raporunda davacının kendi defter kayıtlarına göre 2013 yılı dönem sonu itibarı ile 360.087,17TL davalıya borçlu olduğunun tespit edildiği dikkate alındığında mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş kamu düzeni ve istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan incelemeye göre davacı vekilinin istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;
1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00-TL harçtan, peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/01/2026

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim