Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/1245
2026/182
3 Şubat 2026
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1245 Esas
KARAR NO: 2026/182 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 06/06/2024
NUMARASI: 2022/221 E. - 2024/434 K.
DAVANIN KONUSU: 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
KARAR TARİHİ: 03/02/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ...'nın, 2013 yılından itibaren ... ...'de çalıştığını, işyerinde aktif olarak çalışmaya devam ettiği dönemde ..../03/2022 Cumartesi günü saat 10.30'da patronu ... tarafından arandığını ve saat 12.00'de .....'daki ofisine gitmesini istediğini, ofise gittiğinde patronu ve eşi ...'ın müvekkilini karşıladıklarını, avukatlarının geleceğini, kendisiyle bir konu hakkında konuşmak istediklerini söylediklerini, avukatları geldiğinde müvekkiline "Kasadan para çalıyorsun, elimizde kamera kayıtları var" diyerek iftirada bulunduklarını, davacının bunun gerçek olmadığını, var olduğunu söyledikleri kamera kayıtlarını görmek istediğini söylemişse de onu geçiştirdiklerini, herhangi bir kayıt sunamadığını, avukatının 500.000,00 TL değerinde senedi getirmişse de, sonrasında bu miktarın 300.000,00 TL'ye düşürüldüğünü, bu sırada patronun eşi ... isimli şahsın davacının telefonunu alarak arama kayıtlarını, mesai arkadaşlarının numaralarını, WhatsApp gruplarını ve kendisine ait özel fotoğraflarını sildiğini, hesap hareketlerini kontrol ettiğini, davalıların bu eylemine karşılık İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/... hazırlık numaralı dosya ile suç duyurusunda bulunduklarını, ... ve avukatının davacıya 300.000,00 TL bedelli, ....03.2022 düzenleme, ....04.2022 vade tarihli alacaklı kısmı boş senedi imzalamasını, imzalamaması halinde var olduğunu iddia ettikleri kayıtları polise vereceklerini, 6 ila 8 yıl arasında hapis yatacağını, kanser hastası olduğu için hapiste öleceğini, ancak senedi imzalarsa istifasındaki hırsızlık yazısını sileceklerini, sicilini kirletmeyeceklerini" söylerek tehditlerine devam ettiklerini, yaşadığı şokun etkisi ve hastalığının kullanılmasıyla bilinç kaybı yaşayan davacının borcu olmamasına rağmen senedi imzalamak zorunda kaldığını, davacının borcunun bulunmadığını beyan ederek, davalı aleyhine açtıkları menfi tespit davalarının kabulüne, uygun görülecek bir teminat ile veya teminatsız olarak açılacak takibin durdurulmasına, yargılama giderleri ile kanuni vekâlet ücretinin davalılar tarafından ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalılardan ...'ın dava konusu senedin alacaklısı olmadığını, senedin tek alacaklısının ... olduğunu, bu nedenle davalılardan ... hakkında husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, .....03.2022 günü şirketin muhasebe biriminin davalılara ....03.2022 tarihli kasa zarfından 200,00 TL'lik açık çıktığını, zarftaki bulunan miktarın, tutanakta belirtilenden 200,00 TL düşük olduğunu, davalılardan ...'ın davacı ile konuştuğunu, davacının böyle bir şeyin mümkün olmayacağını belirttiğini, davalının hatayı çözmek için kasayı gören kamera kayıtlarını incelediğinde kasadan o gün 2.800,00 TL nakit çıktığını, davacının kasa zarfına 2.800,00 TL koyduğunu, ancak diğer şubeye zarf içinde 2.000,00 TL teslim ettiğini ve yazılı olarak da günün kasa kapanış miktarını 2.000,00 TL olarak bildirdiğini tespit ettiğini, davalının bu durumu tespit ettikten sonra davacının tek o gün için mi böyle bir eylemi yapıp yapmadığını tespit etmek için önceki günlerin kamera kayıtlarını ve gelir kayıtlarını incelediklerini, davacının her gün bu eylemi yaptığını, bu şekilde eksik para teslim etmeyi alışkanlık haline getirdiğini tespit ettiklerini, davalının bu durumu diğer davalı ... ile görüştüğünü, davacının aldığı paranın 250.000,00-300.000,00 TL olduğunu beyan ettiğini, bu borcunu senetle ödeyebileceğini söylemesi üzerine davaya konu senedi düzenleyerek verdiğini ve ofisten ayrıldığını belirterek, davacının dayanaksız, haksız ve kötüniyetli davası ile tüm taleplerinin reddine, % 20'den az olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI: İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi.../06/2024 tarihli 2022/... E. - 2024/... K. sayılı kararıyla; "...Menfi tespit davasında davacı borçlunun senetteki ihdas nedenini değiştirmesi (taliletmesi) durumunda ispat yükü davacı borçlu üzerindedir. İnkar edilmeyen ve fakat başka bir nedenle hukuki ilişkinin geçersizliğine yahut son bulduğuna dair iddialarla açılan menfi tespit davasında ispat yükü davacı borçluya aittir. Hata, hile, tehdit, bedelsizlik, ödeme, ibra, takas, avans, teminat iddiasının davacı borçlu tarafından ispat edilmesi gerekir. Kambiyo senedi hamiline karşı kötü niyetli iktisabın ispatından evvel, lehtar yönünden bedelsiz olduğunun senede karşı senetle ispat kuralı çerçevesinde davacı borçlu tarafından ispatı gerekir. Kısaca senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğunu iddia eden davacı borçlunun iddiasını ispat etmesi gerekir. Dosyada bulunan taraf beyanları, soruşturma ve kovuşturma dosyalarındaki taraf ve tanık beyanları göz önüne alındığında davacının aksine iddialarını ispat edecek dosya içerisinde başkaca bir delil ve belge mevcut değildir. Bu nedenlerle, davacı tarafın ispat edilmeyen davasının reddine..." karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, müvekkilinden zorla senet alındığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkilinin kasadan para aldığı tespit edilse dahi, işverenin bu konuda tutanak tutması, iş akdini haklı nedenle feshetmesi ve bir zarar mevcutsa hukuki yollardan bu zararın giderilmesini talep etmesi gerektiğini, İş yeri kasasından iki ayda 500.000,00 TL para eksildiğinin fark edilmemesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığını, İstanbul .... Asliye Ceza Mahkemesinin duruşmasında tanık olarak dinlenen hukuk müşaviri Kadir Er'in de belirttiği gibi müvekkiline de yalnız gelmesinin söylendiğini, senet imzalatıldığı sırada ofiste başkaca kimsenin bulunmadığını, senedin kandırılarak ve zorla müvekkiline imzalattırıldığını,İstanbul .... Asliye Ceza Mahkemesinde görülen davadan beraat etme ihtimalinin yüksek olduğunu, Mahkemece bu davanın sonucu beklenmeden karar verilmesinin eksik inceleme olduğunu belirterek, belirttikleri ve re'sen nazara alınacak sair sebeplerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, yerel mahkemenin eksik inceleme neticesinde verdiği usul ve yasaya aykırı kararına karşı istinaf başvurularının kabulüne, kararın belirttikleri sebeplerle ortadan kaldırılmasına, vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Davaya konu senet örneği incelendiğinde; .../03/2022 düzenleme,.../04/2022 ödeme tarihli, 300.000,00 TL bedelli bono olduğu, borçlusunun ..., lehtarın ... olduğu, bedelinin nakden ahzolunduğunun yazıldığı tespit edilmiştir.
İstanbul .... Asliye Ceza Mahkemesi'nde 2022/... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; şikayetçinin ..., sanığın ... olduğu, ../03/2022 tarihinde müşteki ...'ın... AVM içerisinde faaliyet gösteren... şubesi olan iş yerinde şüpheli ...'ın çalıştığı esnada kasadan 200,00 TL'nin eksik çıktığının tespit edildiği, müştekice kamera görüntüleri üzerinden yapılan araştırma ve tespitlerde şüphelinin tespit edildiği kadarıyla iki aylık sürede toplam 500.000,00 TL zararının olduğunun belirtildiği iddiasıyla sanık hakkında güveni kötüye kullanmak suçundan kamu davası açıldığı, UYAP üzerinden yapılan incelemede birim kapatma nedeniyle İstanbul .... Asliye Ceza Mahkemesine devredildiği, 2024/265 Esas numarasını aldığı, ../10/2024 tarihli, 2024/.... Karar sayılı kararla davacının TCK'nın 155/1. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verildiği, dosyanın halen istinaf incelemesinde olduğu tespit edilmiştir.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022/.... Soruşturma sayılı dosyası incelendiğinde; şikayetçinin ... ..., şüphelilerin ... ve ... oldukları, .../03/2022 günü saat 10:30 sıralarında müştekinin kullanmakta olduğu telefonu ...'ın aradığı ve kendisini ofisine davet ettiği, müştekinin saat 12:00 sıralarında ofise gittiği, ...'ın kendisine yönelik "seni çağırmamın sebebi 2019 yılından 2022 yılına kadar kasamdan para çalıyorsun kamera kayıtları var" dediği, bunun üzerine şahıslara kamera kayıtlarını görmek istediğini söylediği, ancak ...'ın kamera kayıtlarını göstermeyeceklerini söylediği, rahatsızlığından dolayı orada bilincini kaybettiği ve kendisine sunmuş oldukları senedi imzaladığı, senedi imzaladıktan sonra ... ve eşi ...'ın müştekiyi arabaya bindirerek bankadan zorla 5.000,00 TL parayı çekerek verdiği, oradan da evine giderek evinde bulunan 10.000,00 TL parayı kendisinden aldıkları iddiasıyla sanıklar hakkında mağduru senet imzalamaya mecbur etmek suretiyle yağma suçundan kovuşturma yapıldığı, .../03/2024 tarihli, 2023/... Karar sayılı kararla kovuşturmaya yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, şikayetçinin karara itiraz ettiği tespit edilmiştir.
G E R E K Ç E : Dava, icra takibinden önce açılan borçsuzluğun tespiti davasıdır.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı taraf vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Dosya üzerinde resen yapılan incelemede; davacının hizmet sözleşmesi ile işçi olarak çalışırken, sorumlusu olduğu işyerinin kasasından gizlice para aldığı iddiasıyla, bu paraya karşılık davaya konu bononun işveren şirketin yetkilisi ve ortağı olan davalılar tarafından alındığı konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı anlaşılmıştır.Taraflar arasında işçi-işveren ilişkisi bulunmaktadır. Dava bu ilişki içinde verilen bonodan kaynaklandığına göre, 4857 Sayılı İş Kanunu ve 5221 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun ilk maddelerinde belirtildiği üzere davanın İş Mahkemesinde görülmesi gerekir. Yerel mahkemece görev konusu üzerinde durulmaksızın işin esasının incelenmiş olması yanlış olmuştur.Davaya bakan mahkemenin görevli olması dava şartlarından olup, yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınacağından, davacı vekilinin istinaf talebinin resen yapılan inceleme sonucunda kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin görevsizliğine, görevli mahkemenin İş Mahkemesi olduğunun tespitine, dosyanın görevli İstanbul İş Mahkemelerine tevzi edilmek üzere İstanbul İş Mahkemeleri tevzi bürosuna gönderilmesine, davacının esasa ilişkin istinaf taleplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile, 6100 sayılı HMK'nın 355/1 ve 353/1-a-3 maddesi gereğince, İSTANBUL ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin .../06/2024 tarihli 2022/... E. - 2024/... K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin görevsizliğine, görevli mahkemenin İş Mahkemesi olduğunun TESPİTİNE,
-Dosyanın görevli İstanbul İş Mahkemelerine tevzi edilmek üzere İstanbul İş Mahkemeleri tevzi bürosuna gönderilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, -Davacının esasa ilişkin istinaf taleplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
3-İstinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talebi halinde davacı tarafa iadesine,
4-İstinaf yargılama giderleri olarak davacı tarafından yapılan; 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 232,00 TL teb.müz.posta giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 03/02/2026 tarihinde HMK'nın 353/1-a-3 maddesi uyarınca oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.