Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/1219
2026/151
29 Ocak 2026
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO : 2024/1219 Esas
KARAR NO : 2026/151
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/02/2024
NUMARASI : 2020/228 Esas, 2024/21 Karar
DAVANIN KONUSU : Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli)
KARAR TARİHİ : 29/01/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının makine tasarım ve imalatında sektöründe faaliyet gösteren bir firma olduğunu, Türkiye' de ilk kez yerli ... makinesini tasarladığını ve değişik modeller halinde ürettiğini, davaya konu yarı otomatik ... makinasını ...... kodları ile üreterek yurt içi ve yurt dışı piyasasında satışını gerçekleştirdiğini, davacı tarafından tasarımlarının kopyalanarak satıldığının anlaşıldığını, davalı firma tarafından, kendisiyle organik bağı olan firması ile müvekkilinin makinesinden 2 adet satın alındığını, makineyi kopyaladığını, yurt içi ve yurt dışı piyasalarda kendi namına satış ve pazarlamasını gerçekleştirdiğini, davalı firmaya ihtarname keşide edildiğini, ihtarnameye karşılık olarak, iddiaların gerçek dışı olduğu, .... kodlu profesyonel ... makinesinin yeni-özgün ve orijinal bir ürün olduğu, ihtarnamede bahsi geçen .....Şti tarafından üretilen .... kodlu makinaların yeni olmadığı söz konusu ürünlerin harcıalem tasarımlar olduğu şeklinde karşı beyanda bulunulduğunu, tasarımların harcıalem olduğu düşünülüyor ise, makinelerin vasıtalı yollarla neden davacıdan satın alındığını, sonra da kopyalamak suretiyle tescil ettirildiğini, davalının üretmeye başladığı ....... kodlu profesyonel ... makinesini kendi adına tescil ettirmek üzere TPE'ye tasarım tescil başvurusunda bulunduğunu, tescil başvurusuna karşı itiraz edilmişse de, itirazın reddedilerek ... tescil numarası tescil edildiğini, Ankara 2.FSHHM 2015/486E sayılı dosyası ile davalı aleyhine tasarımın hükümsüzlüğü ve YİDK kararının iptali talepli dava ikame edildiğini, yargılama neticesinde Ankara 2.FSHHM 2015/486 Esas 2017/378K sayılı kararı ile davalı adına tescilli ........ sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkine karar verildiğini, kararın İstinaf ve Yargıtay denetiminde geçerek onandığını, tasarımın davalıdan daha önce müvekkili tarafça tasarlanarak üretildiğinin tespit edildiğini, davalının kullanımının haksızlığının hüküm altına alındığını, davacının davalının eylemleri sebebiyle müvekkilden aldıkları 2 adet ürünü kopyalayarak ürettikleri ilk ürünle birlikte zararı oluşmaya başladığını, davacının endüstriyel tasarım hakkına doğrudan tecavüz edildiğini, davalının kesinleşen tasarım tescilinin hükümsüzlüğüne rağmen halen davacıya ait tasarımı üretmekte ve satışını yapmakta olduğunu, müvekkiline ait tasarımın kopyalayarak satışının gerçekleştirilmesinin potansiyel müşteri kaybına, yapması muhtemel satıştan daha az satış yapmasına ve maddi -manevi zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, ürünlerin kopyalayarak üretilmesinin davacının ticari itibarını zedelediğini, müvekkilinin hedef müşteri kitlesine yönelik olarak iktisadi faaliyette bulunulduğunu, haksız rekabet ve tecavüz fillerinin işlendiğini belirtmiş ve; İhtiyati Tedbir kararı verilerek, davalının tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden fillerinin tespitini, önlenmesini ve durdurulmasını, tecavüz ve haksız rekabet fiillerinin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için gerekli tedbirlerin alınmasını, ürünlerin üretim ve satışının engellenmesini, üretilmiş olan ürünlerin üretildikleri, satıldıkları, piyasaya sunuldukları ve ticari amaçlarla bulunduruldukları yerlerden toplatılmasını, ürünlerin üretiminde kullanılan makinalara el konulmasını, el konulan ürünlerin ... değiştirmek suretiyle imhasını, fuar ve benzeri yerlerde sergilenmesinin engellenmesini, katalog, broşür, resim vb reklam ve tanıtım malzemesinden kaldırılması ile internet sayfası, sitesi, alan adı ve her türlü tanıtım vasıtaları üzerinden kaldırılmasını, 6769 sayılı SMK 151/2-b fıkrası ve ilgili maddeleri uyarınca Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazancının tespiti ile tespit edilen tutara, 152/4 maddesi uyarınca mahkemece hakkaniyete uygun bir payın da eklenmesi suretiyle tazminatın belirlenmesini ve şimdilik 10.000-TL maddi tazminatın en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkiline ödenmesini, Haksız rekabetin men’ini, neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, davalının bu yolla elde ettiği kar'ı oranında haksız rekabet tazminatına hükmedilmesini, şimdilik 10.000-TL'nin davalıdan alınarak davacıya en yüksek ticari faizi ile birlikte ödenmesini, haksız fiil nedeni ile manevi zararların tazmini bakımından 10.000 TL manevi tazminatın en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, verilecek kararın masrafları davalı tarafından karşılanmak kaydıyla, Türkiye genelinde tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde ilan yoluyla duyurulmasını talep etmiştir.
-Mahkemece tazminat talepleri yönünden dosya tefrik edilmiş ise de; tefrik edilen dosya sonrasında asıl dosya ile birleştirilmiştir.
ISLAH:
Davacı vekili ıslah dilekçesinde neticeten; şimdilik; kısmi olarak bu bedelin yarısı olan 20.000-EUR (ıslah tarihi itibariyle EUR kuru karşılığı 31,63-TL den 632.600,00-TL)'nin dava dilekçesinde talep edilen 20.000-TL sinin dava tarihinden, geri kalan 612.600-TL'sinin ıslah tarihinden işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline, haksız rekabet neticesinde hak ettiği manevi tazminatın dava dilekçemizde talep edilen 10.000-TL olarak kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Haksız rekabetten kaynaklanan tazminat alacakları bakımından uyuşmazlığın çözümlenebileceği görevli mahkemenin Ticaret Mahkemeleri olduğunu, talebin tefrik edilerek, tefrik edilen bu dava hakkında görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, maddi tazminat talebinin farklı kanunlar gerekçe gösterilerek tekraren istenemeyeceğini, mükerrer taleplerin usulden reddi gerektiğini, davacının tazminat talebinde bulunmadan önce dava şartı olan zorunlu arabuluculuk başvurusu yapması gerektiğini, dava şartı yerine getirilmeden dava açılması sebebi ile davanın usulden reddi gerektiğini, davacı taleplerinin hak düşürücü süreye uğradığını, dava konusu tasarımın yıllardır dünyanın her yerinde kullanılmakta olduğunu, 10 yıldır Türkiye'de de kullanılan tasarıma ilişkin davacının korunmaya layık bir hakkı bulunmadığını, müvekkilinin tescilinin iptal edilmesindeki sebebin de, tasarımın daha önce dünyada kullanılmasına dair örnekler olması olduğunu, davacının kamuya tasarımı ilk kez sunduğuna ilişkin tarih vermediğini, delil sunmadığını, müvekkilinin tasarımına ilişkin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş olsa da davacının uyuşmazlık konusu tasarımda hak sahibi olmadığını, davacının tasarımın kendisine ait olduğuna ilişkin iddialarının kötü niyetli olduğunu, tasarımın birebir benzerlerinin bir çok ülkede yıllardır bulunduğunu belirtmiş ve davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:
"...davacı şirketin ....... kodları ile üretilen .....makinasını tasarımlarının sahibi olduğu, tasarımların tescilsiz olduğu, aldırılan bilirkişi raporuna göre ilk olarak 06/10/2012 tarihinde kamuya sunulduğu, dava tarihi itibariyle tescilsiz tasarımlar olarak öngörülen 3 yıllık koruma süresinin geçmiş olduğu, davaya konu davacı tasarımın ilk olarak 2012 yılında üretilmiş olması sebebiyle 554 sayılı KHK hükümlerinin geçerli olduğu buna göre de tescilsiz tasarımların genel hükümlere göre korunacağı bu suretle davacının tescilsiz tasarımının tasarım hakkına tecavüz hükümlerine göre korunamayacağı ancak koşulların varlığı halinde haksız rekabet hükümlerine göre korunabileceği, haksız rekabet hükümlerine göre yapılan değerlendirme ve yapılan incelemeye göre taraf tasarımlarının kullanıldığı ürünlerinin benzer olduğu, bu yönüyle davacı tasarımının davalı tasarımından daha önce mevcut olması ve davalı tasarımının da davacı tasarımının davalı tasarımına benzer olması sebebiyle haksız rekabet hükümlerine göre korunma iddiasında bulunabileceği aldırılan özellikle haksız rekabetin değerlendirilmesi bakımından 26/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda davacı tasarımının yeni ve ayırt edici olduğu, taraf ticari faaliyetlerininde benzer olması nedeniyle haksız rekabet oluşturduğu yönünde görüş bildirilmiş ise de mahkememizce hukuki değerlendirmeye itibar edilmediği şöyleki Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/89 esas, 2021/3954 sayılı kararında tescilsiz tasarımların haksız rekabet hükümlerine göre nasıl korunacağı tarif edilmiş buna göre de tescilsiz tasarımların haksız rekabet hükümlerine göre korunabilmesi için ancak mutlak manada yenilik ve ayırt edicilik niteliğinin bulunması, onu üreten işletme ile bütünlük arz ederek aynen bir marka gibi işletmesel kökene işaret edecek derecede yüksek bir ayırt edicilik düzeyine ulaşması ve onunla özleşmesi öte yandan taklitini üretenlerce işletmesel kökenleri itibariyle tasarıma konu malların işletmesel kökenlerinin karıştırılmasına yol açacak tedbirlerin alınmaması orjinal ve taklit malların aynı veya aralarında idari ekonomik yada işletmesel bağ bulunan işletmelerce üretilmiş olabileceği hususunda karıştırılma ihtimaline yol açılması halinde söz konusu olabilecektir. Bunun dışında orjinal tescilli tasarımlar için bile her beş yılda bir yenilenmek koşuluyla yirmibeş yıllık koruma sağlandığı ve sürenin sonunda tasarım hakkının topluma intikal edileceği düşünüldüğünden sırf orjinal olmasından dolayı daha fazla hak bahşedilemeyeceği zira haksız rekabetin amacının dürüstlük kuralları içerisinde bozulmamış rekabetin sağlanması olup bunun geniş yorumlanmayıp ticari rekabetinde korunması gerekmektedir ayrıca tescile bağlı ve süre ile sınırlı koruma ilkelerininde gözardı edilmemesi gerekir. Bu açıklamalar ışığı altında taraf tasarımlarının yer aldığı ürünler karşılaştırıldığında bilirkişi heyetince benzerlik tespit edilmiş ise de davalı tarafından kullanılan ürün üzerinde davacının markası olan ... + ... şeklin bulunduğu, bu yönüyle davalı ürününün davacı ürünlerinden farklılaştığı, davalı ürün üzerinde yer alan davalı markası sebebiyle sadece tasarımın benzer olması sebebiyle ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali olmayacağı davalının bu şekilde kendi markasını ve şeklini ürün üzerine koymak suretiyle davacı ürünleri ile karıştırılmaya yol açacak şekilde kullanımda bulunmayıp bu şekilde kullanımlarını farklılaştırdığı, yine davacı tarafından kullanılan tasarımın işletmesel kökene işaret edecek derecede yüksek bir ayırt edicilik düzeyine ulaşılıp onunla özdeştiği şeklinde bir tespitte yapılamadığı, sadece tasarımın yeni ve ayırt edici olmasının haksız rekabet olduğu anlamına gelmeyeceği zaten yeni ve ayırt edici olmadığı takdirde hiçbir suretle korunma sağlanamayacağı bu nedenle mahkememizce koşulları oluşmayan tecavüz ve haksız rekabet iddialarının reddine ve buna bağlı birleşen tazminat taleplerinin de reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Davacı vekili istinaf isteminde özetle;
Dosyada alınan birden çok bilirkişi raporunda tasarımların birebirlik düzeyinde benzer olduğu açıkça ortaya konulduğunu, Bilirkişi raporlarında yer alan benzer ibarelerini görmezden gelinerek davalının ne kadar süredir tasarımların üzerine eklediği dahi belli olmayan, ispat edilmemiş ... marka ibaresinin tasarımını davacının tasarımıyla tüketici gözünde karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırdığını ve tasarımların benzer olmaktan çıkardığı ve ayırt edici hale getirdiği şeklindeki gerekçenin hatalı olduğunu, müvekkilinin tasarımını satın alarak kopyasını üreterek tecavüz ve haksız rekabet eylemlerine başlandığı, davalının tasarım tescilinin benzerlik ve müvekkil davacının eskiye dayalı kullanımı sebebiyle TPE nezdinde iptal edilmiş olduğunu, mahkeme kararlarının dosyada olduğunu, davalının tasarıma ilişkin iltibas ve haksız rekabetine ilişkin olarak daha evvel Ankara 2.FSHM 2015/486E. Mahkeme kararıyla tespit edilerek tasarım tescilli iptal edilmesine karar verilmiş olduğunu,
Davalının müvekkiline ait makine tasarımının birebir aynısını kopyalamış/ haksız ve kötü niyetli olarak kendi adına tescil ettirmiş olduğunu, davalı firma tarafından, müvekkili davacı tarafından kendisiyle organik bağı olan ...Şti firmasına müvekkili davacının tasarladığı ......makinesindan 2 adet satın alarak müvekkilin tasarımı olan makineyi kopyaladığını, davalının yurt içi ve yurt dışı piyasalarda kendi namına satış ve pazarlamasını gerçekleştirdiğini,
26.04.2024 tarihli bilirkişi raporunun teknik ve hukuksal tespitler bakımından doğru ve yerinde olduğunu, tüm raporlarda benzerlik /iltibas konusu açıkça tespit edilmiş haksız rekabet hükümlerinin uygulanması uygun olacağı ifade edilmiş olduğunu,
Davalının haksız rekabeti sebebiyle satışlarını gizlediği ortaya çıkmış olmasına rağmen müvekkilinin tasarımını kopyalama ve piyasada satışını gerçekleştirmek suretiyle vermiş olduğu zarar hususunda yerinde bir hesaplama yapılmadığını, ilk derece mahkemesince sektör bilirkişisi heyete eklenerek yeni bir rapor alınması taleplerinin reddedildiğini, itirazın değerlendirilmediğini, uyuşmazlıkta mali müşavirin konunun uzmanı olmadığını, makina üretim maliyetlerini bilme imkanı olmadığını, yeni bir heyetten rapor alınması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf isteminde özetle;
Mahkemece müvekkil lehine 4 ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmekteyken 2 ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacının Tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden fiillerin tespiti, önlenmesi, durdurulması ve ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması, 554 sayılı KHK ve 6769 sayılı SMK uyarınca maddi tazminatın ödenmesi, TTK 56. Maddesi uyarınca haksız rekabet tazminatının ödenmesi, Manevi tazminat ödenmesi taleplerinde bulunduğunu, dava yığılması olduğunu, müvekkili lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davacının maddi tazminata ilişkin dava değerini 632.600-TL'ye çıkardığını belirterek kararın bu yönden kaldırılmasını, davacının istinaf isteminin reddini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, tescilsiz tasarıma tecavüz ve haksız rekabet iddiası ile haksız rekabetin tespiti, meni, refi ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olarak açılmıştır. İlk derece mahkemesince tazminat talepleri yönünden dava tefrik edilmiş, daha sonra dosyalar yeniden birleştirilmiştir.
İlk derece mahkemesince davaların reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ve davalı vekili yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta; davacının iddiasının dayanağı olan tescilsiz tasarımın davacı tarafça ilk olarak 06.10.2012 tarihinde kamuya sunulmuş olduğunun bilirkişi raporları ile tespit edildiği, dava tarihi itibarı ile tescilsiz tasarımlar için öngörülen 3 yıllık sürenin dolduğu, SMK'daki hükümlerin uygulanamayacağı, bilirkişi raporlarında tasarımların benzer olduğu yönünde görüş bildirilmiş ise de mahkemenin kararında yer verilen Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2021/89 Esas, 2021/3954 Karar sayılı ilamında yer verildiği üzere; tescilsiz tasarımların haksız rekabet hükümlerine göre korunabilmesi için ancak mutlak manada yenilik ve ayırt edicilik niteliğinin bulunması, onu üreten işletme ile bütünlük arz ederek aynen bir marka gibi işletmesel kökene işaret edecek derecede yüksek bir ayırt edicilik düzeyine ulaşması ve onunla özleşmesi öte yandan taklitini üretenlerce işletmesel kökenleri itibariyle tasarıma konu malların işletmesel kökenlerinin karıştırılmasına yol açacak tedbirlerin alınmaması orjinal ve taklit malların aynı veya aralarında idari ekonomik yada işletmesel bağ bulunan işletmelerce üretilmiş olabileceği hususunda karıştırılma ihtimaline yol açılması halinde söz konusu olabileceği, davalı tarafından kullanılan ürün üzerinde dava dilekçesinde görselleri yer verildiği üzere ..... +... ibaresinin yer aldığı, davalının bu şekilde kendi markasını ve şeklini ürün üzerine koymak suretiyle davacı ürünleri ile karıştırılmaya yol açacak şekilde kullanımda bulunmayıp bu şekilde kullanımlarını farklılaştırdığı, yine davacı tarafından kullanılan tasarımın işletmesel kökene işaret edecek derecede yüksek bir ayırt edicilik düzeyine ulaşılıp onunla özdeştiği şeklinde bir tespitte yapılamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmüş, davacı vekilinin istinaf istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekili kararı vekalet ücreti yönünden istinaf etmiş ise de; davanın tasarıma tecavüz ve haksız rekabet iddiası ile haksız rekabetin tespiti, meni, refi ve maddi, manevi tazminat istemi ile açıldığı ve ıslah edildiği, davanın reddi ile birlikte 3 ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olduğu, karar tarihindeki AAÜT 13/4 maddesi gereğince maddi tazminat isteminin tamamen reddi nedeni ile tarifenin 2.kısmının 2.bölümüne göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin de yerinde olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf isteminin ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;
1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı vekili ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı yönünden asıl ve birleşen dava yönünden alınması gereken 1.464,00TL (732 + 732TL) harcın, peşin alınan 855,20TL (427,60 + 427,60TL) harçtan mahsubu ile eksik 608,80TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
-Davalıdan alınması gereken 732,00-TL harçtan, peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/01/2026
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.