Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/1215

Karar No

2026/144

Karar Tarihi

29 Ocak 2026

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1215 Esas
KARAR NO: 2026/144
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/03/2024
NUMARASI: 2022/733 Esas, 2024/318 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Franchise Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 29/01/2026
GEREKÇELİ KARARIN
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin ... markası ile türkiye ve birçok yabancı ülkede türk ve yabancı gerçek ve tüzel kişilere franchise verdiğini, davalılar ... ile ...'un müvekkili şirkete gelerek ... ilçesinde bir mağaza açma taleplerinin olduğunu belirttiklerini, bunun üzerine taraflar arasında mutabakat sağlanarak .../06/2019 tarihinde ... markasının davalıların tayin ettiği ......... ... İstanbul adresli mağazada davalılar tarafından 5 yıl boyunca kullanılmasını ve benzeri hak ve yükümlülükleri içeren Franchise Sözleşmesi imzaladıklarını, Müvekkilinin sözleşmesel bütün yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini ancak davalı taraflar sözleşmeyi hukuken kabul edebilecek sözleşmesel yahut yasal olarak hiçbir dayanak öne sürmeden ihlale yöneldiklerini, mağazasını açmamaya ve müşteri şikayetlerine neden olmaya başladıklarını, işin başında durmadıklarını ve ortaklar arası anlaşmazlıklar nedeni ile devam eden süreçte mağazasında sürdürme yükümlüğü bulunan faaliyetlerini tek taraflı olarak sözleşmeye aykırı şekilde sonlandırdıklarını, davalıların sözleşmeyi ihlale yönelen davranışlarının çekilmez hal alması nedeniyle müvekkili tarafından ..../08/2020 tarihinde Kadıköy .... Noterliği'nin .... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ilk olarak ihlal edilen sözleşmesel yükümlülüklerin davalının kendisine hatırlatıldığını ve işbu sözleşmeye aykırılıkların giderilmesi amacıyla 15 günlük süre tanındığını, tüm bu tanınan süre içerisinde ahde vefa ilkesine aykırı olarak ihlali sürdürdüklerini, davalıların mağazanın faliyetini tek taraflı olarak sonlandırması nedeni ile ......./11/2020 tarihinde Kadıköy .... Noterliği'nin ...... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıların sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeni ile sözleşme haklı nedenle fesih edildiğini beyan ederek taraflar arasında bulunan Franchise Sözleşmesinin davacı tarafından haklı olarak feshi sebebiyle fazlaya ilişkin haklarının ve arttırma haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL cezai şart ile 3.000,00 TL mahkum kalınan karın ticari temerrüt faizi ile birlikte müvekkili davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili .../02/2024 vekili tarihli dilekçesi ile; dava dilekçelerinde yer alan; 5.000TL(Kısmi) Cezai Şart taleplerini 85.000TL'ye, Bedel arttırım ile arttırdıklarını belirterek fazlaya dair tüm hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 85.000 TL cezai şart olarak arttırdıklarını, dava tarihi itibariyle ticari temerrüt faizi ile birlikte müvekkili davacıya ödenmesini, ıslah dilekçesinin davalıya tebliğini talep etmiş, 1.367,00TL harç yatırmıştır.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin kısmen veya tamamen bir ticari işletmeyi kendi nam ve hesabına işletmediğini, ...'deki işletmenin müvekkili tarafından değil ...Limited Şirketi ile diğer davalı ... Adi Ortaklığı tarafından işletildiğini, müvekkilinin tacir olduğundan bahsedilemeyeceğini, Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde ticari dava olarak sayılan hususlardan hiçbirinin müvekkili bakımından geçerli olmadığını, buna bağlı olarak ticari davadan bahsedilemeyeceğini, bu nedenle Ticaret Mahkemelerinin işbu uyuşmazlığa bakmakla görevli olmadığını ileri sürerek davanın görev nedeni ile reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili davalıya sözleşmenin feshedildiğine dair ihtarname keşide edildiğini belirtmiş ise de; müvekkiline usul ve yasaya uygun tebligat yapılmadığından ihtarname içeriğinde belirtilen hususların kabulünün mümkün olmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN İLK KARARI:
İlk derece mahkemesinin 20.../253E, 20.../434 Karar sayılı, .../06/2022 tarihli ilamında; "... davanın 5846 sayılı yasadan kaynaklanan uyuşmazlık olduğu dikkate alındığında mahkememizin görevsiz olduğu, görevli mahkemenin Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi olduğu" gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine karar vermiştir.
İSTİNAF KARARI:
Dairemizin .../09/2022 tarihli, 2022/.... E, 2022/.... K sayılı ilamı ile; "... Somut olayda, marka haklarından kaynaklanan bir hak sahipliği veya markaya tecavüz ya da lisans vb. diğer hususlardan kaynaklanan bir uyuşmazlık olduğu iddia edilmemiştir. Uyuşmazlık gerek 556 Sayılı KHK, 6269 Sayılı SMK ile 5846 Sayılı FSEK kapsamında bulunmamaktadır. Bir başka deyişle uyuşmazlığa bahsi geçen mevzuat hükümlerinin uygulama yeri bulunmamaktadır. Bu durumda görevli mahkeme davanın açıldığı ticaret mahkemesi olup, bu husus göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan davalı ... vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir..." gerekçesi ile kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
DAİREMİZ KARARINDAN SONRA İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:İlk derece mahkemesinin istinafa konu 2022/... 2024/... Karar sayılı, .../03/2024 tarihli ilamında; "... Feshin haklı olduğunun ispat yükünün davacıda olduğu; davacının ....08.2020 günü keşide ettiği birinci ihtarnamesinde; “ ....06.2019 tarihli Franchise Sözleşmesi uyarınca faaliyete devam borcu ihtarı ile aydınlatma yükümlülüğünün ihlal ve mağazanın açık bulundurulmasının” istenildiği; bilahare...11.2020 gün ... yevmiye ile keşide ettiği ihtarnamesiyle, ...06.2019 tarihli Franchise Sözleşmesi'nin feshedildiğinin bildirildiği; Davalı ...'ın “ davacının yeni bir marka oluşu, gerekli tanıtımları yapmaması, ürün bedelinin makul olmaması, gibi nedenlerle zarar ettiğini bu hal çekilmez olunca sözleşmeden beklenen amacın sağlanamayacağını, iş yerinin açık kalması halinde zararın artarak devam edeceğini bunun üzerine davacı ile görüşerek iş yerini kapattığını” savunmuş ise de, karşılıklı feshe ilişkin yasal delil sunulmadığı gibi, daha evvel davalının, aykırılık sebebiyle davacıya keşide ettiği ihtarname ve fesih bildirimi bulunmadığı; Davalı ...'un “ ...'deki işletmenin müvekkili tarafından değil ...Limited Şirketi ile diğer davalı ... Adi Ortaklığı tarafından işletildiğini” savunmuş ise, bu durumun davacıya ileri sürülemeyeceği; zira Franchise Sözleşmesi'ne davalı ... taraf olmakla, sözleşmeden kaynaklı hak ve vecibelerin taraflarınca ileri sürülmesinin mümkün bulunduğu; bu nedenle mevcut delil durumu ve davalıların dükkanın kapatıldığını bildirmelerine göre, faaliyeti durdurmasının sözleşmeye aykırılık teşkil edeceği; Taraflar arasında düzenlenen Franchise Sözleşmesi'nin 12.6 maddesinde “ Franchise kendi kusurunu ve işbu sözleşmeye aykırı iş ve işlemlerine dayanan nedenlerle veya sözleşmenin franhcisor tarafından haklı nedenle fesh edimesi halinde yahut franchisee tarafından haksız olarak süresinden önce fesh edilmesi durumunda sözleşmenin alacakları muaccel olur ve franchisee 85.000 TL ( seksenbeşbintürklirası) cezai şartı kayıtsız şartsız ödemeyi gayrikabili rücu kabul, beyan ve taahhüt eder”. hükmü bulunduğu; nazara alarak cezai şart alacağının doğduğu belirlenmiş olup, cezai şartın seçimlik ceza olduğu; TBK m.179/1 hükmüne göre, “Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir'' ancak TBK m.179/1 hükmünün emredici olmadığı; aksine düzenleme yapılabileceği; bu yönde kararlaştırma bulunmadığı; yani sözleşmede cezai şartla birlikte uğranılan zararın ayrıca ödeneceği kararlaştırılmadığından davacı, seçimlik ceza ile TBK'nın 180. maddesi uyarınca kanıtlanması durumunda cezayı aşan zararını isteyebileceği; dava konusu sözleşme ile belirlenen ... ile ilgili davacı kayıtlarında hiçbir hesap hareketi bulunmadığı; ispat yükü kendisine düşen davacının, kalan sürede davalı faaliyeti devam etseydi kararlaştırılan ceza-i şartı aşan zararı oluştuğunun, olayda bu aşamada somutlaşmadığı sonucuna varıldığı ve kar kaybı talebinin yerinde olmadığı rapor edilmiş olup; bilirkişi raporu mahkememizce bu çerçevede kabule şayan bulunmuş; mahkemece hükme esas alınmıştır. Ayrıca davalılar kendi işletmeleri için franchise aldığından tacirdir. Sözleşmede her iki davalı da taraf olduğundan birlikte sorumlu tutularak davanın kısmen kabulüne karar verilerek,
-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
-85.000 TL cezai şart bedelinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, bu tahsilat yapılırken ilk 5.000 TL nin dava tarihi olan 26.09.2022 tarihinden bakiye kalan 80.000 TL'nin ıslah tarihi olan 07.02.2024 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi uygulanmasına,
-Davacının mahrum kalınan kar bedeli yönünden talebinin REDDİNE," şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilinin taraf sıfatı olmadığını, Müvekkilinin franchise sözleşmesi kapsamında hiçbir faaliyette bulunmadığını, adreste faaliyette bulunan kişinin ...Limited Şirketi ile diğer davalı ...'ın bir araya gelerek oluşturduğu adi ortaklık olduğunu, müvekkili ...'un franchise sözleşmesini adi ortaklığı oluşturan ....... Şirket yetkilisi olarak imza altına aldığını, dükkanın adi ortaklık tarafından kiralandığını, bilirkişi raporunda da davacının ticari kayıtlarında müvekkiline dair hiçbir kayda rastlanılmadığına yer verildiğini, Franchise sözleşmesinin 15. sayfasında yer alan 11. maddesinde."... franchisee, işbu sözleşmesel yükümlülükleri kapsamında kira sözleşmesi akdetmiş olmak , mağazanın iş bu sözleşmesinin 10.maddesinde belirtilen sözleşme süresince hazır ve faal bulundurulması için gereken kontratı vb.lerini mülk sahibi ile yapmış bulunmak ile yükümlüdür" düzenlemesine yer verildiğini, müvekkilinin pasif husumeti olmadığını,Adi ortaklık ortaklarının mecburi dava arkadaşı olduğunu, davanın adi ortaklığı oluşturan her iki ortağa karşı yönetilmesi gerektiğini, mecburi dava arkadaşlarının tamamı arabuluculuk sürecine dahil edilmeden davanın açılmış olduğu dikkate alındığında davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, Davacı tarafça sunulan "arabuluculuk son tutanağı" incelendiğinde müvekkilin bu süreçte yer almadığı açıkça görüleceğini, arabulucu tarafından usulüne uygun şekilde gerçekleştirilmeyen hatta gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği dahi belirsiz olan işlemin dava şartını tamamlama kudretinde olmadığını, bir an için müvekkilin pasif husumetinin bulunduğu kabul edilse dahi arabuluculuk şartının gerçekleşmediğini,Müvekkilinin tacir olmadığını, Bir an için pasif husumeti bulunsa dahi, cezai şarttan indirim yapılması gerektiğini, bu hususta belirlenen kriterlerin değerlendirildiğine dair bir gerekçeye rastlanmadığını, Bilirkişi raporunda hukuki ihtilaf ile ilgili kanaat bildirildiğini, rapora itibar edilemeyeceğini, Davacının iş bu davayı kısmi dava olarak açmış olmasına rağmen usule aykırı bir şekilde bedel artırım talebinde bulunduğunu, davacının davasını ancak ıslah etme imkanına sahip olduğunu, bedel artırım dilekçesinin değerlendirmeye alınmasnın usule uygun olmadığını, cezai şartın belirsiz alacak olarak talep edilemeyeceğini, ıslah beyanı olmadığını, kararının kaldırılmasını davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf isteminde;Dava şartı arabuluculuk son tutanağı usul ve yasaya uygun düzenlenmediğini, müvekkiline usul ve yasaya uygun şekilde davet mektubu tebliğ edilmediğini, görüşme gün ve saatinden haberdar edilmediğini, arabuluculuk şartının dava şartı olduğu gözetildiğinde dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, Davacının yeni bir marka oluşu, gerekli tanıtımları yapmaması, markasını yeterince tanıtamaması, ürün bedelinin makul olmaması, ürünün tüketici nezdinde karşılık görmemesi vs. gibi nedenlerle müvekkili davalının aylarca zarar etmiş, en sonunda söz konusu zararlar çekilmez bir hal alınca ve sözleşmeden beklenen amacın sağlanamayacağı, iş yerinin açık kalması halinde zararın artarak devam edeceği anlaşılınca müvekkilinin davacı ile de görüşmek suretiyle iş yerini kapatmak zorunda kaldığını, cezai şart talebinin hakkaniyete, TMK’nun 2’nci maddesindeki hakkın kötüye kullanılması ilkesine aykırı olduğunu,Sözleşmenin feshine dair ihtarnamenin müvekkiline tebliğ edilmediğini,iş yerinin kapatılmak zorunda kalınmasının nedeni personel azlığı değil ürünün talep görmemesi olduğunu, rapora itiraz ettiklerini, franchise verenin yükümlüklerini yerine getirmediğini, reklam ve tanıtımların 63 tane mağazası olan bir şirket için yeterli olmadığı, davacı tarafından yapılan reklam ve tanıtım giderlerinin mağaza sayısına bölündüğünde hiç bir anlam ifade etmediğini, süreklilik içermediği, yeni açılan bir şirketin dahi internet ve sosyal medya gibi mecralarda davacının yaptığını iddia ettiği reklam giderlerinin kat be kat üstünde reklam harcamaları yaptığını, davacının ürünün tanıtımı için yeterli reklam ve tanıtım faaliyetleri yapmayarak kendisinden çok müvekkil davalıyı zarara uğrattığını,davacı lehine tek taraflı olarak cezai şartlar konulmuş olup geçersiz olduğunu, Islah dilekçesine itirazın dikkate alınmadığını, davanın kısmi dava olduğunu, bedel artırım ile dava değerinin artılamayacağını, ıslah harcını yatırmadığını, kısmi dava olarak ikame edilmiş bir davanın ıslah yolu ile belirsiz alacak davasına dönüştürülmesi mümkün olmadığını, cezai şartın sözleşmede açıkça belirli olmasına rağmen alacak talebinin belirsiz alacak davasında ileri sürülmesinin usulen mümkün olmadığını kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, franchise sözleşmesinin feshi nedeni ile cezai şart ve mahrum kalınan kar alacağının tahsili talebine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalılar vekilleri ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi HMK 355 maddesi gereğince kamu düzeni ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekili tarafından ....02.2020 Tarihli arabuluculuk anlaşmazlık tutanağı sunulmuş olmakla davalıların dava şartının yerine getirilmediğine ilişkin itirazları yerinde görülmemiş, davalıların bu hususlardaki istinaf istemlerinin reddi gerekmiştir.
Davalılardan ... vekili, müvekkilinin pasif husumeti olmadığını, adi ortaklık yönünden ise zorunlu dava arkadaşlığı söz konusu olduğunu ileri sürmüş ise de; franchise sözleşmesinde franchise alan olarak adi ortaklığın değil, davalıların şahsen yer aldıkları, dava konusunun da franchise sözleşmesine aykırılık iddiasından kaynaklandığı dikkate alındığında mahkemece davalının husumete ilişkin itirazının kabul edilmemesi yerinde görülmüş, davalıın bu yöndeki istinaf isteminin reddi gerekmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde müvekkilinin tacir olmadığını savunmuş, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde ve istinafında da; müvekkilinin tacir olmadığını, raporda hesaplanan cezai şartın kabulü halinde indirim yapılmasını talep etmiştir. Mahkemece davalının bu yöndeki itiraz ve talepleri, davalının tacir olup olmadığı, cezai şarttan indirim yapılması koşullarının oluşup oluşmadığı yönünden olumlu olumsuz herhangi bir inceleme, değerlendirme yapılmamış olmakla davalı ... vekilinin istinaf isteminin bu yönden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davalıların sair istinaf istemlerinin ise bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;
1-Davalı ... vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜNE,
-Davalı ... vekilinin sair istinaf istemi ile davalı ... vekilinin sair istinaf isteminin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
2-İstanbul Anadolu .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../03/2024 tarih, 2022/... Esas, 2024/...Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya kaldığı yerden devam edilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
4-İstinaf peşin harcının talebi halinde davalı ... ve davalı ...'a iadesine,
5-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.169,40TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 260TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.429,40TL'nin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,
-Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 60TL istinaf masrafının davacı üzerinde bırakılmasına,
- Davalı ...'ın istinaf masraflarının esas kararla birlikte değerlendirilmesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.29/01/2026

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim