Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/1209

Karar No

2025/210

Karar Tarihi

13 Şubat 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1209 Esas
KARAR NO: 2025/210
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 05/10/2023
NUMARASI: 2022/30 Esas, 2023/148 Karar
DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli)
KARAR TARİHİ: 13/02/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin volanlar, musluk kolları vanalar, armatürler ve sıhhi tesisat ile ilgili her türlü tamamlayıcı ürünün üretim ve satışı işi ile iştigal ettiğini, müvekkilinin "..." markalı ürünlerin tüm Türkiye çapında ve Avrupa'nın birçok ülkesine ihraç ettiğini ve söz konusu markanın ... sayı ile 06. sınıftaki emtialar yönünden TPE nezdinde müvekkili adına tescilli olduğunu, müvekkilinin her türlü sıhhi tesisat ve armatür parça emtialarında "..." markasının tek ve gerçek hak sahibi olduğunu, davalılardan ... Ltd.Şti.'nin "..." ve "..." ibareli marka başvurularının, müvekkilinin tescilli markası ile karışıklığa sebep olacağı gerekçesi ile reddedildiğini, davalıların ortakları aynı olan aynı kişilere ait firmalar olduğunu ve müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösterdiklerini, davalıların başvurular ve davalar nedeniyle müvekkilinin ... markasını çok iyi bildiklerini, ancak buna rağmen haksız kullanımlarına devam ettiklerini, davalıların kötü niyetli olduklarını, davalıların bu kullanımlarının tespiti amacıyla İstanbul 2. FSHHM'nin 2014/21 ve 22 D.İş sayılı dosyaları ile davalı yanların işyerlerinde ve internet siteleri üzerinde delil tespiti yaptırıldığını ve yapılan tespit ile davalıların "..." markasını, ticaret unvanının kullanım kapsamı dışında, bu kapsamı aşar şekilde marka olarak tabela, fatura ve matbuatlarında kullanıldığının ve internet üzerinde yapılan incelemede de, davalıların pek çok sitede markayı haksız ve izinsiz kullandıkları ve bu marka ile reklam, tanıtım ve satış yaptıkları hususunun tespit edildiğini, ayrıca davalıların tescilli bir ... markası bulunmamasına rağmen, ... ibaresinin yanında "®" işareti koymak suretiyle kullandıklarını ve bu durumun müvekkili haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini iddia ederek, tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, durdurulmasını, yasaklanmasını, kaldırılmasını, tecavüz teşkil eden her türlü reklam ve tanıtım faaliyetlerinin durdurulmasını, ... ibaresinin davalı ... San.ve Dış Tic.Ltd.Şti unvanından terkinini, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 20.000,00 TL tazminatın, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin işlendiği tarihten itibaren Merkez Bankası'nın kısa vadeli kredilere uyguladığı reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini ve hükmün ilanı ile değişik iş dosyalarında yapılan yargılama giderlerinin de davalılardan tahsilini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin ortaklarının aynı olması dışında aralarında bir bağ bulunmadığını, bu nedenle müvekkili ... San.ve Tic.Ltd.Şti'nin işbu davada pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, zira gerek tescilli, gerek tescilsiz, gerekse haklı veya haksız ... markasının hiçbir şekilde müvekkili ... Şirketi tarafından kullanılmadığını, müvekkilinin ... ibaresini tek başına markasal olarak kullanmadığını, davacı markası ile müvekkili firma unvanının iştigal ettiği mal ve hizmet sınıflarının ayrı olduğunu, müvekkilinin ticari unvan olarak ... San. ve Tic.Ltd.Şti'ni herhangi bir ambalaj veya ürün üzerinde direkt olarak kullanmadığını, ... ibaresinin sırf davacı tarafından tescil edilmesinden dolayı ayrı bir sınıfta kullanılmasının engellenemeyeceğini, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet durumunun mevcut olmadığını, bu nedenle davalının iddia ettiği tazminat ve yoksun kalınan karına ilişkin taleplerinin hukuki dayanağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN İLK KARARI: "-Davalıların davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzün ve haksiz rekebetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, tecavüz teşkil eden her türlü tanıtım ve materyal vb. Faaliyetlerinin önlenilmesine, - Davalı A... San ve Dış Tic ltd şti'nin ticaret unvanından ... ibaresinin terkinine, karar kesineşitğinde karar örneğinin ticaret sicile gönderilmesine, -Marka hakkını ihlal nedeniyle 556 sayılı KHK 66/b kapsamında ana para 17.420.49 TL ve faiz 7.665.33 TL faiz olmak üzere toplamda davacının 25.085.82 TL talep etme hakkı olduğu ancak dava dilekçesindeki bildirdiği taleple bağlı kalınarak 10.000 TL maddi tazminatın, 22.4.2014 tarihinden itibaren Merkez bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı reeskont faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, -10.000 TL manevi tazminatın, 22.4.2014 tarihinden itibaren Merkez bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı reeskont faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, -Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalılardan tahsiline," şeklinde karar verilmiştir.
DAİREMİZİN KARARI: Dairemizin 02/02/2022 tarih ve 2019/1422 Esas, 2022/120 karar sayılı ilamı ile; "...Davacı vekilinin dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 10.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın davalılardan, müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ettiği anlaşılıyorsa da; davacı vekilinin maddi tazminat talebinin, mülga 556 Sayılı KHK 66/2-b maddesinde düzenlenen "Marka hakkına tecavüz edenin, markayı kullanmak yoluyla elde ettiği kazanca göre" hesaplanmasını talep ettiği, davalı şirketlerin ayrı tüzel kişilikleri bulunduğu gibi, kazanç tespitinin de ayrı ayrı yapılması gerektiği anlaşılmakla, öncelikle mahkemece davacı tarafça talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının hangi davalıdan ne miktarda istenildiği açıklatıldıktan sonra, her bir davalı yönünden ve her yıl için ayrı ayrı elde edilen kazanç miktarı yönünden muhasip bilirkişiden ek rapor alınarak, tazminat miktarlarının belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Mahkemenin kabulüne göre de, HMK 355. Madde gereğince Dairemizce resen yapılan incelemede; dava dilekçesinde işlemiş faiz alacağının açıklanarak harcının yatırılmadığı, neticei talebe eklenmediği, maddi tazminatın marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin işlendiği tarihten itibaren reeskont faizi ile tahsilinin talep edilmesine rağmen, bilirkişi tarafından hesaplanan işlemiş faiz miktarının da hüküm altına alınarak, yazılı şekilde karar verilmesi, HMK 26. Maddede düzenlenen taleple bağlılık kuralına aykırı görülmüştür. Dairemizce istinaf incelemesi sırasında, bir kısım davacı markalarının tescil kayıtları ile davalı ... Şirketine ait marka tescil başvuru dosyalarının celp edilmediği görülmekle, celbi için Türk Patent ve Marka Kurumu'na müzekkere yazılmışsa da, yukarıda yazılı eksiklikler nedeniyle, yargılamaya devam edilmesi gerektiğinden, bu aşamada müzekkere cevabının beklenmesine yer olmadığına, davalılar vekilinin sair istinaf sebepleri incelenmeksizin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının eksik inceleme ve resen gözetilen sebeplerle kaldırılmasına" şeklinde karar vermiştir.
DAİREMİZ KARARINDAN SONRA İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: İlk derece mahkemesinin istinafa konu 2022/30, 2023/148 Karar sayılı, 05/10/2023 tarihli ilamında; "... Somut olayda ise davalının ticaret unvanına önemli yatırım yaptığı ispat edilemediği gibi, tescil anında davacının markasından haberdar olmadığını ileri sürmesi de somut delillere göre mümkün değildir. Zira davalının tacir olmasından hareket ile ayrıca davacının sunduğu kesinleşen mahkeme ilamlarına göre sessiz kalma savunmasının dinlenemeyeceği anlaşılmıştır. Bu savunma MK 2. maddesine uygun değildir. Dolayısıyla davacının dava açma ve terkin talep etme hakkının bulunduğu anlaşılmıştır. .... davalının yeniden marka başvurularında bulunduğu ayrıca markasal kullanıma dayanak olması yönünden ortakları dahi aynı nitelikte olan ... esas unsurlu unvanı ticari sicile kayıt ettirdiği dolayısıyla davalının tescil anında iyiniyetli olmaması nedeniyle sessiz kalma savunmasında bulunamayacağı anlaşıldığından unvan terkini şartları oluştuğundan davalının ticari unvanının terkinine karar verilmesi gerekmiştir. ... Öte yandan 1 nolu davalı ... tarafından faturalarda satılan emtiaların davacı şirket tescilli markası kapsamında olduğu, emtialar için davacı adına tescilli ... ibaresinin kullanıldığı, eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği yine 2 nolu davalı tarafından iş evrakları üzerinde gerçekleştirilen ... ibaresi kullanımının markasal nitelikte olduğu, ayrıca kullanımın davacı şirketin marka tescili kapsamında olduğu, bu davalı yönünden de davalı eyleminin markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu anlaşıldığından Davalıların davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzün ve haksız rekebetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, karar verilmesi gerekmiştir." gerekçeleri ile neticeten; "1-Davalıların davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, tecavüz teşkil eden her türlü tanıtım, materyal, vb. Faaliyetlerinin önlenilmesine, II-Davalı ... San ve Dış Tic ltd şti'nin ticaret unvanından ... ibaresinin terkinine, karar kesinleştiğinde karar örneğinin ticaret sicile gönderilmesine, III- A-Marka hakkını ihlal nedeniyle 556 sayılı KHK 66/b kapsamında davalılardan ... SAN. VE TİC.LTD.ŞTİ.’nin toplam 17.420.59 TL net kar elde ettiği ancak davacının kaldırma kararı sonrası sunduğu 29.11.2022 tarihli dilekçesi gözetilerek ve talep ile bağlı kalınarak 5000 TL maddi tazminatın 22.4.2014 tarihinden itibaren Merkez bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı reeskont faiz ile birlikte bu davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, B- Marka hakkını ihlal nedeniyle 5000 TL Manevi tazminatın 22.4.2014 tarihinden itibaren Merkez bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı reeskont faiz ile birlikte davalılardar ... SAN. VE TİC.LTD.ŞTİden tahsili ile davacıya ödenmesine, IV-A-Marka hakkını ihlal nedeniyle 556 sayılı KHK 66/b kapsamında davalılardan ... SAN. VE DIŞ TİC.LTD.ŞTİ. nin toplam 6.847.16 TL net kar elde ettiği ancak davacının kaldırma kararı sonrası sunduğu 29.11.2022 tarihli dilekçesi gözetilerek ve talep ile bağlı kalınarak 5000 TL maddi tazminatın 22.4.2014 tarihinden itibaren Merkez bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı reeskont faiz ile birlikte bu davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, B- Marka hakkını ihlal nedeniyle 5000 TL Manevi tazminatın 22.4.2014 tarihinden itibaren Merkez bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı reeskont faiz ile birlikte davalılardan ... SAN. VE DIŞ TİC.LTD.ŞTİ.den tahsili ile davacıya ödenmesine, V-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalılardan eşit olarak tahsiline, " şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı ...şti yönünden davanın husumetten reddi gerektiğini, her iki davalının ayrı tüzel kişilikleri olduğunu, ... markasının davalı ...Şti tarafından kullanılmadığını Davacının markası ile müvekkilinin unvanının iştigal ettiği mal ve hzimet sınıflarının aynı olmadığını, markaya tecavüz iddiasında mal ve hizmet sınıfının da aynı olması gerektiğini, Bir işletmenin Ticaret unvanını kullanmasının kural olarak markaya tecavüz oluşturmayacağını, Ticaret unvanı ve markanın fonksiyonlarının birbirinden farklı olduğunu, somut olayda davacı ve müvekkilinin iştigal ettiği mal veya hizmet sınıfının farklı olduğunu, davacının ayrı sınıflardaki mal ve hizmetler açısından korunma talebinin marka hakkının kapsamını aşar nitelikte olup davanın reddini gerektirdiğini, ... ibaresinin ticaret unvanı olarak kullanılmasının marka mevzuatı açısından ihtilaf olarak öngörülmediğini, müvekkilinin ... ibaresinin sicilde yazılı şekilde kullandığını, marka olarak kullanım söz konusu olmadığını, usulüne uygun tescil edilmiş unvan kullanımının haksız rekabet de oluşturmayacağını, Müvekkilinin bir kısım marka başvurularının reddedilmesinin müvekkilinin kötüniyetli olduğunun ispatı olarak kabul edilemeyeceğini, Müvekkillerinden ... şirketinin bir takım marka başvuruları yaptığını, Kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilinin iyiniyetli olduğunu, davacının ... markasını kullanamaması sebebi ile yıllar içinde meydana getirilen ve tamamen kişisel emek ve gayretin ürünü olan çalışması olmadığını, Y.11HD nin 2016/8266, 2018/1741 K sayılı ilamında ; "6102 sayılı TTK 54 vd gereğince davacının haksız rekabetin tespiti meni davası açabilir ise de, hareket tarzı itibarı ile hakkın ihlaline zımnen müsaade edilmiş olması halinde karşı tarafın senelerden beri kullandığı ticaret unvanının iptali dava konusu olmayacaktır" şeklinde karar verildiğini, Mahkemenin gerekçesi olarak manevi tazminata hükmettiğini, hükmün esaslı bir gerekçe barındırmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE Dava, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti meni refi, ticaret unvanının terkini, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; davacının ... esas unsurlu en eskisi 24.02.2006 başvuru tarihli olmak üzere ..., ... numaralı tescilli markaları mevcuttur. Hükme esas alınan son bilirkişi raporunda davalıların faturalarındaki markasal kullanımların (evye, batarya, musluk, evye plastik, radyatör vanası vb emtiaları belirtir şekildeki) davacının markasının tescil sınıfı kapsamında olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda davalıların tescilli ... markalarının olmadığı, davalıların kullanımlarının davacının markasının tescil sınıflarında olduğu, davalı faturalardaki ...Şti'nin "... batarya, ... evya ..vb" şeklindeki kullanımın ve kataloglardaki "..." ibareli kırmızı renkteki kullanımının markasal kullanım olup davalının pasif husumetinin olduğu, davalı ... şirketinin de faturalardaki ... ibaresini öne çıkararak büyük puntolar ile yazılı kullanımının markasal kullanım olup bu kullanımın tescilli ticaret unvanı kapsamında olduğunun kabul edilemeyeceği, davalıların kullanımlarının markaya tecavüz oluşturduğu sabit olmakla bu hususlardaki istinaf isteminin reddi gerekmiştir. Davalı vekili, manevi tazminata ilişkin de istinaf sebebi ileri sürmüş ise de; markaya tecavüz sabit olup mahkemenin gerekçesine göre hükmolunan manevi tazminat miktarında usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Davacının unvan terkini talebinin markasal haklara dayalı olduğu, davalı şirketlerin ortakları aynı kişiler olup davalı ...Şti yönünden aşamalarda ... esas unsurlu bir çok marka başvurusu yapıldığı, bu yönde davalı yanca açılan davaların reddedildiği, davalı yanca markaya büyük yatırım yapıldığına dair delil de sunulmadığı, davalıların markasal kullanım tarihlerine göre sessiz kalma nedeni ile hak kaybı iddiasının kabul edilmeyerek ticaret unvanının terkini talebinin kabulüne karar verilmesi yerinde görülmüştür. Davalıların ... ibareli tescilli markası olmadığı halde işletme işareti üzerine ... işareti kullanarak gerçek dışı izlenim yarattığı gerekçesi ile haksız rekabetin tespiti isteminin kabulü de yerinde görülmüştür. Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davalılar vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalılar vekilinin istinaf isteminin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40TL harçtan, peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80TL harcın davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, -Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 235TL istinaf masrafının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/02/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim